1- Tıp İlmi Ders 1

TIP İLMİ DERS-1

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

 

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler; yüce İslam’ın A’dan, Z’ye insanlığı koruma altına alıp ebedi mutluluğu için ne lazımsa ortaya bütün yüce değerlerle insanlığın mutlu olabilmesi, sağlıklı olabilmesi için en mükemmel hayat tarzını ilahi reçete ile Cenabı Hak ortaya koymuş bunun adını İslam olarak ilan etmiştir. Yüce İslam’ın bir yönü de tamamen tabiatüstü bilimler üstü tıp ilmidir. Yüce İslam’ın tıp ilmi ile ilgili oradan size alabildiğimiz keşif notlarını vermeye çalışacağız. Cenabı Hak kullarına şanlı Kur’an’da buyuruyor.                                              (وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ) kendinize kendi elinizde tehlikeye atmayınız yiyiniz içiniz israf etmeyiniz. Yüce Allah israf edenleri sevmez buyuruyor. Yine şanlı Peygamberimiz’den gelen haberde; Ey Allah’ın kulları tedavi olunuz. Çünkü yüce Allah şifasını, devasını, dermanını vermediği hiçbir hastalık hiçbir maraz yaratmamıştır. Fakat bu hastalık ve şifayı bilen bilir bilmeyen bilmez buyurmuşlardır. Bu da sevgili Peygamberimiz’den gelen kıymetli bir haberdir. Kıymetli dostlarımız; Kuran-ı Kerim yüce Allah’ın kelamıdır kulları için her konuda mutluluğun kaynağı olan bütün kanun ve kuralları ortaya koymuştur şanlı Kur’an ile tıp ilminin de en sağlam dayanağı yine Kuran-ı Kerim ve sahih olan sünnettir yani Allah ve Peygamberdir. Şimdi bir yerde salgın hastalık zuhur ettiği zaman oraya girmeyi ve çıkmayı yasaklayan şanlı Peygamberin emrini görmekteyiz. Eğer salgın hastalık yüzünden hayatını kaybedenlere şehitlik rütbesinin müjdelendiğini görmekteyiz. Onun için bakın burada da koruyucu hekimliği dikkatler çekilmiş yüce İslam bütün insanlığın sağlam olanlarını sağlıklı hasta olmamak için karantinaya koruyucu hekimliği ortaya koymuş bir de hasta olanları en güzel şekilde tedavi metotlarını ortaya koymuştur. İslam tıbbı yeryüzünde eşine rastlanmayan yücelik de güçlü ve hakikate dayanan bir tıp ilmidir. Yalnız Müslümanlar yüce değerlerinden bir asırdan daha fazla bir zamandır Müslümanlar kendi değerlerinde yabancı bırakıldılar ve kendi değerlerini bilmez hale getirildiler onun için dünyadaki Müslümanlar kendi değerleri ile tekrar tanışması, buluşması gerekmektedir dünyaya ne geldiyse doğru ve güzel olarak Hz. Muhammed’den sonra gelmiştir. Ondan önce de diğer Peygamberlere dayanan bir doğru gerçek varsa o konuda da Kuran-ı Kerim ve şanlı Peygamber nedir? Mümin, musaddik, müheymin olarak Kuran-ı Kerim’in tasdikinden Hazreti Muhammed’in onayından geçmiş olması gerekmektedir.

 

Dakika (5.52)

 

Kıymetliler; şanlı Peygamber bakın vahye dayanan bir haberde sevgili Peygamberimiz ne diyor: İslam tıbbının dayandığı nokta vahye dayanır en sağlam esaslara ilmel yakin ile ortaya konur bilimler üstü bilim de vahyi ilahi Allah’tan Peygambere gelen emirlere hükümlere dayanmaktadır. Yani vahiy Allah’tan Peygamberlere gelir. Hazreti Muhammed’e gelen vahye dayanıyor İslam tıbbı ve şanlı Kur’an-ı Kerim’e dayanıyor. O âlemlere gönderilen rahmet Peygamberi Hazreti Muhammed (A.S.V.) efendimiz bakın örnek olsun diye mantar ekip biçilmeden, ekip dikilmeden Allah’ın kudreti ile kendiliğinden meydana gelen bir bitkidir. Bir nimettir suyu ise göz hastalığına karşı şifadır buyuruyor. Bunlarda İslam’ın Kuran-ı Kerim’den sonra en sağlam kaynağı sahih sünnetin kaynağı olan Müslim-i Şerifte, Buhari Şerifte bu haberin görmekteyiz. Kıymetli dostlarımız; Cenabı Hak yeryüzünü nimetlerle doldurmuştur, insanların faydasına sunulmuştur, yer gök insan niçin yaratılmıştır. Haramlar ortaya zararlı olduğu için haram olarak konulmuş bir de insanlar burada imtihanı tutulmuşlardır. Şimdi insanoğlu bakın Allah’ın sözünü emirlerini yerine getirmekle hem imtihanı kazanıyor hem zarardan kurtuluyor hem de amir hükümlerle faydalarla kendini donatmış oluyor. Yeryüzünde biten bitkiler şu haramdır demediği müddetçe bunların hepsi bir gaye bir fayda üzere ilmi bir değer takdir üzere yaratılmıştır bir faydaya istinaden yaratılmıştır boş yere yaratılmamıştır. Onun için her yaratılmış insanların faydasına sunulmuş ne varsa insanoğlu haram ve günahların dışında olan nimetlerden faydalanmayı bilmelidir. Bizi yüce değerlerimizden koparan ve uzaklaştıran zihniyete bakın batıyı taklit eden ve taklit ettiğini söyleyenlere bakın batıda bitkilerden faydalanma oranı %64 iken bu Türkiye’de %2 civarlarında kaldığı bir önceki araştırmalarda ortaya konmuştur. Bu haber ‘’Van Kütüğü’’ sayfa 556 Ankara 1993 tutanağı bu kütüğe ve bu tarihi istinaden bu oran verilmiştir. Buradan baktığımız zaman bütün ilimlerin gayesi yerdeki gökteki nimetlerden faydalanmak için bunların ilmel yakin keşfi yapılmalıdır ve İslam dini bu keşfi yapmış sana hazır ol vaziyette nimetleri sana takdim eylemiştir.

 

Dakika (10:53)

 

Bütün ilimlerin gayesi Allah’ı bilmek emirlerini tanımak ve onun yaratıcılığını bilmeye onu tanımaya yöneliktir hakiki ilmin gayesi budur. Kıymetliler; İslam’daki tıp kâmil akla Peygamberlik nuru ve vahiy mahsulü ne dayanmaktadır. Yani kâmil akıl Peygamberlik nuru ve vahiy mahsulüdür diğer tıpların ekserisi zan, tahmin ve tecrübeye dayanmaktadır. Böyle olunca kusur ilaçtan değil hastalık mahallenin ve hastanın tabiatının bozuk olup ilacı kabul edip etmeyeceğine dikkatle bakılmalıdır. Çünkü imanlı bir vücuda imansız bir enjekte imansızlığı enjekte ettiğiniz zaman iman ona tepki gösterecektir, imansız bir vücuda imanı zorlandığınız zaman imansız vücut imana tepki gösterecektir. Haramlar vücuda helal ile beslenen bir vücuda haramı verdiğiniz zaman o vücut harama tepki gösterecektir. Şimdi bunun için yüce İslam bütün insanlığı fayda ile kucaklayan evrensel bir ruhu millidir ruhi küldür yani bütün insanlığın ruhunu yüce İslam kucaklamış insanları doğruya en yüce gerçeğe çağırmaktadır ki bunun adı yüce İslam’dır önderi şanlı Peygamber Hazreti Muhammed’dir bütün çağların Peygamberi’dir. Onun için şöyle bir baktığınız zaman Peygamberin görevini ne olduğuna asil görevi insanları hakka davet etmek yüce Allah’ın emirlerine ve yasaklarını bildirip şeriatın hükümlerini açıklamaktır. Bu nedenle zaruri olarak hikmetinin en çoğu bu tarafa yönelik olmuştur, ancak emir ve yasakların tam olarak yerine getirilebilmesi vücudun sağlıklı olmasına bağlı olduğundan dolayı şeriatını tamamlamak için ihtiyaca göre ümmetinin tedavisi ile de meşgul olmuştur. Yani İslam aynı zamanda bir tıptır ve insanlığın sağlığını ve hayatını en mükemmel şekilde koruyan mutlu hayat tarzını ortaya koyan bu mutlu hayat tarzını da koruma altında tutup insanlığın sağlıklı kalması için İslam Tıp’ı dünyadaki bütün ilimlerin üzerinde tabiat üzerinde de bir ilmi tıptır ve hakka hakikate dayanmaktadır.

 

Dakika (15:10)

 

Kıymetli izleyenler; yiyiniz içiniz şanlı Kur’an’da Cenabı Hak ne diyor (وكُلُواْ وَاشْرَبُو) buyuruyor; “İLÂ-ÂHİRİL AYEH’’ Fakat israf etmeyiniz çünkü Allah İsraf edenleri sevmez buyuruyor ‘’Araf Suresinin 31. Ayeti Kerimesinde’’ yüce Rabbimiz bakın burada ölçüyü tam koymuş İslam şeriatı tam ölçüdür. Yerken ölçü, içerken ölçü, giyim kuşanırken, harcarken, zevki sefa yaparken, çalışırken her konuda hak ve adalet ölçüleriyle birlikte tam mutedil bir yaşantıyı mükemmel bir hayat tarzını yüce İslam ortaya koymuştur. Peygamber (A.S.V) tıbbı bilgileri yakini kati ve ilahidir. Yani İslam tıbbı ilmel yakin’e kesin hakikate dayanır. Çünkü vahiy yoluyla Peygamber kendiliğinden Peygamber kandilinden ve kâmil akıldan sudur ettiğini görmekteyiz. Tadil ve tashih yapıldığını da görmekteyiz yeni bir tıbbı başlatmış olduğunu da görmekteyiz yüce İslam’ın. Yüce İslam’ın ortaya koyduğu birçok değerler tabiatüstüdür ve mucize olarak ortaya konmuştur. Tıbbi konularda Kuran-ı Kerim vahye dayalı hadisi şerifler kıyas, tecrübe, tadil ve tashih olarak çıktığını görmekteyiz. Yine örnekler gerekirse şanlı Peygamber (A.S.V.) efendimiz size ne getirdiyse onu alıp kabul ediniz sizlere neyi yasak ettiyse ondan vazgeçiniz buyuran yüce Allah’tır şanlı Kur’an’ın ‘’Haşr Suresi ayet 7’de’’ yüce Allah tüm insanlık âlemine böyle buyurmaktadır. O Peygamber diyor ne getirdiyse alınız, neyi yasakladıysa kaçınız buyuruyor. Peygamberimize Allah böyle görevlendirmiştir. Ey iman edenler gerçekten sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı arzu edenler ve Allah’ı çok zikredenler için Allah’u Teâlâ onun şanlı Resulü pek güzel bir örnektir işte Allah resulünü insanlık âlemine örnek olarak göstermektedir, ‘’Ahzap Suresi 21. ayeti kerimede’’ bunu görmekteyiz. O şanlı Peygamber kendi arzusuna göre de konuşmaz ona inen şanlı Kuran-ı Kerim veya onun söylediği sözler kendisine vahiy edilen vahiyden başka bir şey değildir buyuruyor yüce Allah bu Kuran-ı Kerim’de ‘’Ahkaf Suresi, Necm Suresi’’ gibi surelerde bunu görmekteyiz. Vahye dayalı hadisi şerifler sevgili Peygamberimize bir Yahudi geliyor bazı sorular Yahudi âlemi sorular soruyor. Diyor ki o Yahudi âlimi Peygamberimize; Erkeğin meni sperması beyaz kadının menisi ise sarıdır bunlar ana rahminde birleştiğinde erkeğin menisi kadının menisine galip gelip öne geçerse Allah’ın izniyle çocuk erkek olur.

 

Dakika (20:15)

 

Eğer kadının menisi erkeğin menisine galip gelip öne geçerse Allah’ın izniyle çocuk kız olur diye Peygamberimiz Yahudi’nin sorduğu soruya göre böyle cevap verdiğini İbni Abbas Hazretleri’nden gelen rivayettir. Gerçekten bu adam bana soracağı şeyleri sordu diyor Peygamberimiz ama ben onun sorduklarından hiçbir şeyi yüce Allah bildirinceye kadar ben bilmiyordum buyurdu, o şanlı Peygamber bakın soru sorunca vahiy geldi Cenabı Hak tarafından o soruların cevabı Peygamberimize bildirildi. Peygamberler vahiy ile konuşur. ‘’Miraç Gecesi’’ meleklerden hangi bir topluluğa uğradımsa bana ey Muhammed size hastalıklardan tedavi olmak için kan aldırmanızı tavsiye ederiz ümmetine de kan aldırmalarını tavsiye ediniz diyorlardı Miraç da böyle dediler melekler Peygamberimize. Cebrail (A.S.) bana diyor haber verdiğine göre insanların tedavi oldukları şeylerin en faydalısı kan aldırmaktır buyurdular. Bak bu haberler vahye dayalıdır kesin tedavidir yalnız kan almayı aldırmayı da bilmek şartıyla. Misvak konusunda o kadar daha çok emrolundum ki yani dişleri ağız temizliği diş fırçalaması konusunda az kalsın bunun hakkında ayet inecek zannettim diyor. Cebrail her geldiğinde bana misvak kullanmamı tavsiye ederdi yani diş fırçalamayı işte bu sebeple çokça misvak kullanmaktan dolayı ön dişlerim ve dişetlerimin söküleceğinden korktum diyor Peygamberimiz. Yüce İslam’ın temizlik üzerine kurulduğunu temizliğin ise tedavinin en başında sağlığı korumanın en başında temizlik geldiğini bu gerçek temizlikte İslam’da olduğunu görmekteyiz. Müslümanlarda bu temizliği eğer yeteri kadar görmüyorsanız o suç temizliğini yapmayan kişiye aittir İslam’dan daha dersini alamamış cahil kaldığına hükmetmek gerekir yoksa İslam’da kusur yok İslam kemale erdirilmiş. Yüce Allah ben İslam’ı kemale erdirdim diyor, dininizi ikmal ettim buyurmaktadır. Yüce İslam tam kemal derecesinde yüce bir din ilahi kanun ve kurallardır İslam Tıp’ı da mükemmeldir. İslam A’dan, Z’ye insanlığın kurtuluşu için ne lazımsa ortaya koymuştur. Yine bir gün diyor sahabeden birisi ishale yakalandı Peygamberimize durum arz edildi Peygamberimiz ona bal şerbeti içir buyurdular. O da bal şerbetini içerdi fakat hastalık birden geçmediği için sahabe geldi. Tekrar Peygamberimize tanıştığı Peygamberimiz bakın ne kadar kesin bir hükümle diyor ki; Allah doğru söyler fakat senin kardeşinin karnı yalancıdır eğer iyi olmazsa diyor.

 

Dakika (25:12)

 

Çünkü burada da bal şerbetinin karın ağrısına Peygamberimizin kâşif olduğunu da önünü görürken peşini gördüğünde ve ona durumlar bildirildiğini de hesaba kattığımız zaman Peygamberimiz gibi birisini bulmak da imkânsızdır. Onun için Peygamberin sözlerini bu yönüyle de iyi anlamak gerekir yine Allah doğru söyler fakat senin kardeşinin karnı yalancıdır bal şerbeti içir diye tekrar söyleyince onlarda içirmeye devam edince hastalık iyi oldu. Yine mantar konusunda daha önce sözü geçmişti Peygamberimizin sizden birinin yiyecek ve içeceğine karasinek düştüğü zaman onu tamamen batırsın sonra çıkarıp atsın çünkü sineğin kanadının birinde zehir diğerinde ise panzehir vardır. Hâlbuki o zehir taşıyan kanadını önce batırarak kendisini korumak ister şifalı kanadını sonraya bırakır. İşte bu sebeple sineğin tamamını batırınız buyurmaktadır karasineğin kanadının birinde zehir diğerinde ise panzehir vardır. Şimdi akrepte böyledir zehir ve panzehir vardır, yılan da böyledir, bal arısı da böyledir hem zehir hem panzehir vardır işte görüyorsunuz Cenabı Hak zehirde panzeri de aynı vücutta yaratıyor o yüce yaratıcı. Haberiniz olsun bana Kuran-ı Kerim verildi buyuruyor Peygamberimiz Kur’an’ı Kerim’le beraber onun bir benzeri daha verildi buyuruyor. Nedir o benzeri dedikleri? Sahih hadisi şeriflerdir bunlar da vahye dayanmaktadırlar. Evet, muhterem ve kıymetli izleyenler; yüce İslam tıbbının dayandığı kaynaklardan biri de kıyastır bunu Peygamberimiz kıyasla da ortaya koymuştur. Diğer bir kaynağından biri de tecrübedir. Çünkü kıyas konusunda Peygamberimiz gerçekten kadın emzikli iken kocasının kendisi ile cinsi münasebette bulunmasına yasaklamak istemiştim diyor fakat Rumların ve İranlıların böyle yaptıkları halde çocuklarına zarar vermediğini hatırladım da bundan vazgeçtim diyor. Görüyorsunuz burada daha kıyas var. Diğerinde tecrübeyi görmekteyiz buyuruyor; sinameki ve sennut, tereyağı, bal ve kimyonu tavsiye ederim buyurdular bir gün. Bunu da kime dediler? Peygamber Aleyhisselam’ın eşi Ümmi Seleme annemiz için söyledi onu rahatsız gördü de ona dedi ki; sana sinemaki ve sennut, tereyağı, bal ve kimyonu tavsiye ederim çünkü bunlarda ölümden başka bazı hastalıklar için şifa vardır buyurdular.

 

Dakika (29:40)

 

Niçin böyle yaparak çocuklarınızı rahatsız ediyorsunuz diye bir gün bademciğe tutulan çocukların boğazlarını bademciklerini sıkıp çocukları feryat ettirdiklerini gören Peygamberimiz böyle buyurdular. Niçin böyle yaparak çocuklarınızı rahatsız ediyorsunuz? Sizlere şu udi hindi öd ağacını tavsiye ederim çünkü bunda yedi derde şifa vardır buyurdular. Bunlardan birisi de zatülcenp hastalığıdır öd ağacının tozu su ile karıştırıldıktan sonra bademcik olanlara burundan damlatılır zatülcenp olanlara ise ağızdan verilir buyurdular. Kıymetli efendiler; Kitaba, sünnete, kıyasa, tecrübeye, kâmil akla dayanan yüce İslam’ın bir yönü de tadil ve tashih ile tedavi metodunu ortaya koyduğunu ortaya koyduğunu görmekteyiz. Bakın ne buyuruyor; üç şeyde şifa vardır buyuruyor Peygamberimiz bal şerbeti içmek de kan aldırmak ve dağlama yaptırmakta fakat ve ben dağlamayı sevmem buyurdular. Dağlamanın şeklini değiştirip faydalı bir tadil ve tashih ile bakın ısıtılmış taş veya yağlı bez parçası ile yapılan tedavi bana göre dağlama yapmaktan daha iyidir buyurdular. İlacı ağızdan su ile almakta toz halinde üfleyerek almaktan daha iyidir bademcik için burundan ilaç damlatmak ise bademciğin parmakla patlatmaktan daha iyidir buyurdular. Telkin konusunda da telkin sırasında okuduğunuz duaları bana arz ediniz bakalım yanlış bir şeyiniz var mı yok mu diye telkin yapanları telkin ile tedavi edenleri Peygamberimiz onları ne yaptı? Dinledi nasıl telkin yapıyorsunuz yapılan telkinde şirk Allah’a ortak koşmak olmadıkça bunda sakınca yoktur buyurdular ve dinlediler onların bakın telkin ile tedaviyi de tadil ve tashihe tabi tuttular. Zararlı olan yönlerini konusunda uyardı ümmetini ashaplarını faydalı bir telkini de serbest bıraktı. Kıymetliler; burada da tadil ve tashihi görmekteyiz. Cenabı Hak yüce İslam’ı A’dan, Z’ye ilmel yakin tashih eden ve aynı zamanda vahye dayanan tıp ilmini de iyiden iyiye kavrayan ve sağlıklı sapasağlam dünyanın en mutlu bir Müslümanı olan ve insanlığın hayrına yardımına koşan kullar zümresine mülhak olmak için İslam Tıp’ını da İslam’ın ilmen yakin ilimleriyle elde etmeye çalışılmalı ve insanlığa faydalı olunmalıdır.

 

Dakika (34:15)

 

Kıymetli efendiler; zührevi bulaşıcı hastalıklar konusunda da bakın İslam tıbbında şunlara rastlıyoruz yine sağlam İslami kaynaklarda görüyoruz ki tabii bu kaynaklar Hâkim, Muvatta ve emsali kaynaklarda görmekteyiz. Ne diyor? Zührevi hastalıklar konusunda evlilik dışı cinsel temasla veya kan yoluyla geçen bulaşıcı ve tehlikeli hastalıklara zührevi hastalıklar denmektedir. Frengi bel soğukluğu ve çağımızın vebası haline gelen AIDS hastalığı gibi hastalıklar önde gelmektedir. Tedavi konusunda ise temizliğe son derece dikkat etmek lazım ki İslam dini temizlik dinidir. Günde 5 defa abdest alan bir Müslüman düşünün ve boy abdesti alan Müslümanları düşünün İslam A’dan, Z’ye temizlik üzere bina edilmiştir. Zaten temizlik olduğu zaman sağlık, mutluluk temizlikle başlar. Şimdi temizliğe dikkat zina ve homoseksüellik gibi çirkin işleri yapmaktan yüce İslam ne yapmıştır son derece insanları buna yasaklamış sakındırmıştır. Zinaya yaklaşmayınız çünkü o ahlaksızlıktır ve çok kötü bir iştir buyuruyor yüce Allah ‘’İsra Suresi 32. Ayeti Kerimede’’. Kıymetli dostlarımız; yine şanlı Peygamber ne buyuruyor bir millette zina yaygınlaştığı zaman onlarda ölüm hadiseleri çoğalır. Ey insanlar zinadan sakınınız çünkü bunda altı çeşit ceza vardır ki üçü dünyada üçü ise ahirettedir. Dünyada kişinin şahsiyetini yok eder fakirlik getirir zinadan meydana gelebilecek hastalıklar sebebiyle ömrü kısalır ve yaşantısı perişan olur ahirette ise Allah’ın gazabına uğrar hesabı o Ruzi Ceza da şiddetli olur o büyük Mahkeme-i Kübra da ve cehennemde azap görür buyurdular. İşte görüyorsunuz yüce İslam’ın buradaki koruyucu hekimlik yönünde bakıyoruz insanları zarardan dünyevi ve uhrevi belalardan korunmak için Cenabı Hak ne yapmış – sakındırma yollarını da ortaya koymuştur. Şimdi tıbbi zararlarına gelince kısırlık, düşük, sakat çocuk ve ev kanser gibi arazlar bırakmaktadır. Ne? İşte gördüğünüz zührevi hastalıklar. Ciltte dermeye, egzama, sivilce ve kabarcıklar gibi bulaşıcı ve kötü yaralar meydana gelmesi, erkek ve kadının tenasül organlarında yumuşak ve iltihaplı yaralar bulaşıcı siğiller meydana getirmesi, idrar yollarında felç ve şerç iltihapları gibi hastalıkların meydana gelmesine, zina gibi kötü haramlar bunlar zührevi hastalıklara yol açan büyük günahlardır. Kişinin dünyasını da sağlığını da öbür âlemdeki hayatını da perişan etmektedir. Kıymetliler; şöyle baktığımız zaman İslam’da yerde gökte yaratılan ne varsa Cenabı Hak haramların dışında bunları insanların faydasına sunmuştur.

 

Dakika (40:04)

 

Bakın zift de bunlardan biridir çam ağacının fırınlarda yavaş, yavaş yakılması ile katran elde edildikten sonra ikinci bir işlemle de damıtma veya buharlaşma yoluyla zift elde edilir. Buna çam yağı ve katran yağı yahutta karasakız adı verilir. Yakıcılığı ve keskinliği katrandan daha az ve daha yumuşak olduğu için hekimlikte bunlar yakı olarak kullanılır. Kıymetli efendiler; Bu faydalı nimetlerden birisi de zeytinyağıdır. Zeytinyağının mizacı hararetli ve rutubetlidir ham zeytinden elde edilen zeytinyağı ise soğutucu ve kurutucu özelliğe sahiptir zeytinyağı hem güzel hem ilaç ve hem de aydınlatmada kullanıldığını görmekteyiz. Zeytinyağını yiyiniz diyor Peygamberimiz ve onunla yalanı zira o mübarek bir ağaçtan meydana gelmektedir buyuruyor. Zatülcenp hastalığından dolayı bizlere safran, zeytinyağı ve öd ağacının tozu ile tedavi olmamıza tavsiye etti diyor. Kim bu rivayeti yapan? Zeyd Bin Erkâm (R.A.) Hazretleri bu tavsiyeyi Peygamberimizden rivayet ediyor. Bu üç madde hastaya ayrı, ayrı verilebileceği gibi karışım halinde de verilebilmektedir. Şanlı Kur’an’da Yüce Rabbimiz yine sizin için Turi Sina’da yetişen bir ağaç meydana getirdi ki bu hem zeytinyağı ve hemde yiyenlerin ekmeğine katıp edecekleri zeytin verir buyuruyor ‘’Müminun Suresinde’’ bu ayete rastlamaktayız. Yine ‘’Nur Suresinin 35. ayeti kerimesinde’’ Allah göklerin ve yerin nurudur onun nurunun misali içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki doğuya da batıya da nispet edilmeyen mübarek bir zeytin ağacından yani ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. Böyle bir ağaç ki bu öyle bir ağaç ki yağı neredeyse kendisine ateş değmese dahi ışık verir. Bu ışık nur üstüne nurdur yani ‘’Nurun Ala Nur’’ Allah Celle Celalühü insanlara işte böyle misaller vermektedir. Allah herşeyi bilir ilmiyle her şeyi kuşatandır. Kıymetliler; zeytinyağını yiyiniz ve onunla yağlanınız buyuran şanlı Peygamberimizdir Hz. Muhammed (S.A.V.) sertlikleri adele ve mafsallara sürülerek daha çok faydalı olduğu tavsiyesi ortaya çıkmaktadır.

 

Dakika (44.57)

 

İçine su karıştırılarak elde edilen zeytinyağı daha az hararetli daha hoş ve faydası çoktur. Zeytinyağının bütün çeşitleri cildi yumuşatır ve saçların beyazlaşmasını da geciktiriyor. Tuzlu zeytin suyu ateş yanıklarının kabarmasını önler diş etlerini kuvvetlendirir zeytin yaprağı kızıllık, egzama, habis yaralar ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarına karşı faydalıdır terlemeyi de önler. Görüyorsunuz zeytinin yağı da kendisi de yaprağı da ne kadar faydalı olduğunu görüyoruz. Zeytin yaprağı kızıllık, egzama, habis yaralar ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarına karşı faydalıdır terlemeye karşı da faydalıdır zeytinyağı fakirlerin tedavi olacak ilacıdır. Evet, kıymetliler; Zeytinyağının yara çıban egzama sivilce ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarına merhem gibi sürülmesi pek faydalı görülmüştür zeytinyağının cüzzam hastalığı için cilde sürülmesi gayet iyidir basur hastalığı için zeytinyağının ciğ olarak içilmesi ve basur memelerine sürülmesi tavsiye edilir. Zeytinyağı sönmüş kireç su ile karıştırılıp merhem yapılır ve yanıklar üzerine sürülürse ve kısa zamanda yanığı iyileştirir. İşte görüyorsunuz zeytinyağı pek faydalı Allah’ın nimetlerinden bir tanesidir daha neler, neler dersimizin akışı içinde Peygamberimize şanlı Kuran-ı Kerim’e sağlam kaynaklara dayanan bilgileri sizlere vermeye devam edeceğiz, İnşallahu Teâlâ. Zeytinin kendisi konusunda da bakın Kuran-ı Kerim’de neler buyuruluyor; yeşil zeytinin mizacı soğuk ve kurudur, mideyi kuvvetlendirir, cinsel istek ve arzuyu harekete geçirir, ağız kokusunu giderir, siyah zeytinin mizacı sıcak ve kurudur safra yapar mide için dikkatli olunmalıdır midesi sağlam olmayanlar için. Yine salamura edilmiş zeytin ateş ve gece yanığına karşı faydalıdır. Zeytin yaprağı çiğnemek dil ve ağızda çıkan kabarcıklara karşı faydalı olduğu görülmüştür. Bunu da yine sağlam kaynaklara istinaden söylemektedir ki Bağdadi bunlardandır. İncire, zeytine turi sinaya ve şu emin beldeye Mekke’ye yemin ederim ki gerçekten biz insanı en güzel bir şekilde yarattık buyuruyor Yüce Allah ‘’Tin Suresinde’’. Yine sizin için Tur-i Sina da yetişen bir ağaç meydana getirdik ki bu ağaç hem yağı zeytinyağı hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir buyuruyor. Yine şanlı Kur’an ‘’Müminun Suresi ayet 20’de’’ daha önce de adı geçmişti.

 

Dakika 50:06

 

Yine şöyle buyurduğunu görmekteyiz; insan henüz Allah’ın emrettiğini yerine getiremedi insan aldığı gıdalara bir baksın biz yağmuru gökten nasıl bol bol nasıl yağdırdık sonra bitkiler bitsin diye toprağı nasıl yardık. Kendinize ve hayvanlarınıza bir gıda ve fayda olması için yeryüzünde ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik buyuruyor. Yüce Allah bu ‘’Enam Suresi, Nur Suresi, Abese Suresi’’ gibi surelerde bu tür ayetlere rastlamaktayız. Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler; yüce İslam’ın ve Allah’ın ve ortaya koyduğu helal nimetlerin her birisinin çok kıymetli özellikleri faydası olduğu ortadadır bunları sizlere bildirmeye devam edeceğiz İnşaAllah.

 

Dakika 51:43

 

(Visited 642 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/htdocs\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}