AmeldeFıkhı 111-01

111- Amelde Fıkhı Ekber Ders 111

AMELDE FIKHI EKBER DERS 111

 

 

Kıymetli ve muhterem izleyenler; Amelde Fıkhı Ekber ile derslerimiz devam ediyor.  Ehlisünnetin bu konudaki görüşlerinin tamamından sizlere keşif notları vermeye çalışmaktayız. Tabii Zebaih konusunda dersimiz devam ediyor.  Şimdi kimin kestikleri yenir,  konusunda kimin kestikleri yenmez,  bu konuda bilgi vererek geldik.  Şimdi de bilgi vererek gidiyoruz.  Dersimiz kitap ehlinin kestikleri konusundadır.  Kıymetli izleyenlerimiz ehli kitabın kestiğinin yenmediği konusunda yüce İslam’ın ortaya koyduğu delillerle buradan sizlere bilgi vermeye çalışacağız.  Yüce Allah (C.C.)  o âlemlerin eşsiz Rabbisi, Rabbimiz olan Yüce Allah Maide suresinin bu sureyi celilenin 5. ayeti kerimesinde kitap ehlinin yiyeceği,  maksat kestikleri yani size helal olduğu gibi sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir buyurmaktadır yüce Allah ama ehli kitap olacak. Ehli kitap kimdir?  Onu da iyi bilmen gerekiyor.  İbni Abbas Hazretleri şöyle buyurdular:  Tevrat ve İncil’e inanmış olmaları sebebiyledir.  Demek ki Yahudi ve Hristiyanların bu gerçek Tevrat’a gerçek İncil’e inanmış olmaları gerekiyor. Uydurma İnciller ve uydurma Tevratlar değil.  Yahudilere de bütün tırnaklıları haram kıldık. Sığır ve koyunun iç yağlarını da haram kıldık.  Ancak sırtlarındaki ve karındaki yağlar ve bağırsaklarına yapışan veya kemiklerine karışan yağlar müstesna buyruldu.  Bu ayeti kerimede Enam Suresi’nin 146. ayeti kerimesidir.  Kıymetli dostlarımız Maliki ve Şafii ekolüne göre yine imamı Ahmed Bin Hanbel ’den de gelmiş rivayetlere göre tapınakları ve bayramları için kesmiş oldukları da mekruhtur dediler. Eğer bu Hristiyan ve Yahudiler tapınakları veya bayramları için kesmiş iseler bu mekruhtur. Onların o zaman kestiği mekruhtur,  ona göre dikkat edilmelidir.  Burada şeyhlerini tanzim etmemektedirler.  Daha doğru olan görüş de işte budur kıymetliler.  Hayvanı kesen Hristiyan’ın Mesih,  Yahudi’nin de Üzeyir adına kesmesi halinde bunların böyle yaptığı bilinirse Cumhur bunun helal olmadığını söylemişlerdir.  Eğer Hristiyanlar Mesih adına kesiyorsa kurbanı, Yahudi’de Üzeyir adına kesiyorsa,  Allah’tan başkasının adını anıyorsa,  bunların kestiğinin yenmeyeceğini Cumhur beyan etmiştir.  Cumhur İslam âlimlerinin çoğunluğudur,  bazen hepsidir,  bazen de çoğunluğudur.  Onun için şöyle bir baktıktan sonra buradan cumhurun çoğunluğu bunu dile getirmiş.

 

Dakika 5:03

 

Allah’tan başkası adına boğazlananların yenmeyeceği,  kim keserse kessin Allah’tan başkası adına kesmiş ise bu yenmez.  Üzerine Allah’ın ismi anılmayanlardan yemeyin.  Bu da ayeti kerime Enam suresi 121. ayeti kerimesinde Yüce Rabbimiz böyle buyurmuştur.  Şartını riayet ederek kestikleridir.  Eğer yenilecek birisi varsa bu da İslami şartlara uygun olmalıdır.  Malikiler ise bunun haram değil mekruh olduğunu söylemişlerdir. Kitap verilmiş kimselerin yiyecekleri sizin için helaldir. Malikiler genel bir bakışla böyle bakmışlar, ayeti kerimeye umumi olarak bu kanaate varmışlardır.  Şafiiler ise kitap ehlinin kestiklerinin helal olması ve kitap ehli kadınla evlenebilmek için şu şartı ileri sürmüşlerdir.  Burada takvaya en uygun olan İşte buna dikkat edin,  işte budur.  Kim bunlar? İsrail oğullarından değil de ataları arasından bazı kimselerin Hz. Musa ve İsa’nın dinine meshinden de tahrifinden önce girdikleri biliniyor ise,  yani bozulmamış bir Musa dini,  bozulmamış bir İsa dinine girmişlerse diyor ve o inançla bugünlere gelmişlerse, bugünkü uydurma ve tahriften yana batıl inançlara sapmamışlarsa ehli kitap diyor bunlardır.  Bu dini hak oldukları bir zamanda girmişlerdir.  Ancak bunların kestikleri yenebilir,  ancak bunların kızları alınabilir yoksa bugünkü Hıristiyanlığı bugünkü Yahudiliği Musa’nın yolundan İsa’nın yolundan sattıkları için gerçek Tevrat ve İncil’i de tahrif edip bozdukları için burada bu görüşe göre bugünkü tahrife uğramış Hristiyanlık ve Yahudiliğin bunların kestiklerinin yenmeyeceğini söylemişlerdir.  İsrail oğullarından ise atalarının bu dine mesh edilmeden önce girdiklerinin bilinmesi gerekiyor.  Yani burada Şafii âlimlerinin bu görüşü gerçekten şahanedir diğerlerinin de şahane olduğu gibi.  Kıymetliler sahabe kitap ehlinin kestiğini yemişler, kadınlarıyla da evlenmişlerdir. Amma o zaman yüce İslam Cihan’a hâkim olmuş idi,  onlara sen hükmediyordun,  şimdi ise onlar sana hüküm ediyorlarsa aklını başına al. Hazreti Ömer onların kadınlarıyla da evlenmeyi yasaklamıştır. Neden? Bunun da çeşitli sebep ve hikmetlerini geçmiş derslerimizde açıkladık gelecek derslerimizde de yine değinerek gideceğiz.  Şuna bakalım onlara kitap ehline yaptığınız uygulamayı yapınız.  Bu da Mecusiler hakkındadır. Şimdi Hristiyanlık, Yahudilik hakkında kısaca anladık.  Mecusi’nin kestiği yenmez ama bakın başka konularda idari, siyasi konularda onlara kitap ehline yaptığınız uygulamayı yapınız.  Şu kadar var ki kadınları ile evlenmeyiniz bak Mecusi kızı alınmaz.

 

Dakika 10:02

 

Onunla evlenemezsin, kestiklerini de yiyemezsin.  Mecusilerin kestiği de yenmez, onların kadınlarıyla da evlenilmez.  Şanlı Peygamber Hz. Muhammed Allah’ın Resulü (S.A.V)  buyurdular ki:  Sizler ve Nabatlılar’dan olan Fas topraklarına ineceksiniz.  Oradan et satın aldığınız takdirde eğer Yahudi veya Hıristiyanlardan alırsanız yiyiniz. Şayet Mecusi’nin kestiğinden olursa yemeyiniz diye Şanlı Peygamberden rivayet vardır.  Bu hadisi Şerif’i imamı Ahmet gibi kıymetli muhaddislerimiz rivayet etmişlerdir.  Buradan ehli kitap gerçek ehli kitabın kestiği yeniyor kızları alınabiliyor icabında ama bunun zamanın şartları değişince de sakıncaları da ortaya atılmış, Hazreti Ömer bunun en iyi bilenlerden ve hilafeti zamanında valilerine emir vermiştir.  Gayrimüslim olan insanların kızlarını almayın kadınlarıyla evlenmeyin demiştir.  Bunun sebebi hikmetleri hep anlatılarak gelmiş,  anlatılarak gidecektir.  Bir de sabilerin kestikleri.  Sabiler konusunda da kitap ehline uygun inançları olursa buna da dikkat et,  o zaman kestikleri yenir kitap ehline uygun ise sabiler,  uygun düşmüyor ise bunların kestikleri yenmez.  Bu Şafiilerin görüşüdür. Ebu Hanife’ye göre sabileri tabii sabiler de aralarında değişik olabilirler.  O açıdan Ebu Hanife İmam ı Azam’ın görüşüne baktığımız zaman bunların kestiği helaldir demiştir İmamı Azam sabiler için ama hangi sabiler?  İmamı Azam’ın keşfettiği sabiler ehli kitaba yakın olan veya onlar gibi olanlardır. Malikiler ise sabilerin kestiği haramdır demişlerdir.  Herkes baktığı açıdan sabinin hangi sabi olduğuna baktığın zaman bunların bu keşiflerin hepsi doğrudur.  Şimdi Hristiyanlar bir kendi aralarında birbirini tutmadığı gibi Yahudilerden farklı olduğu gibi hatta Müslümanların bile şöyle bir baktığınız zaman amelde,  İtikatta,  ehli bidat mezheplerine de baktığınız zaman tabii birbirine bazı konularda uymadıklarını görürsünüz.  Şimdi hak din olan İslam’ın müntesipleri genel anlamda hepsi Bismillah, Allahu Ekber,  La İlahe İllallah,  Muhammenden Resulullah da, bütün Müslümanlar bu Tevhitte birleştiği zaman bunların hepsinin kestiği yenir ama öbürlerinin inançları farklı.  Şöyle bir düşün bir Hıristiyan Allah üçtür diyor.  Öbürü ise ne diyor? Allah birdir diyor.  Şimdi yine bir Hıristiyan İsa Allah’ın oğludur diyor, öbür Hıristiyan İsa Allah’ın kuludur Meryem’in oğludur diyor.  Şimdi Hıristiyanlar da farklı,  Yahudiler de farklıdır, Yahudilerden de Üzeyir Allah’ın oğludur diyenler vardır.  Bunların kestikleri yenmesi konusunda işte İmamı Şafii ekolünde ki âlimler gibi bunların kestiğinin yenmeyeceğini, gerçek ehli kitabın kestiğinin yenebileceğini söylemişlerdir.  Şimdi biz kısa ve öz olarak keşif notları veriyoruz.  Her konudan size bir keşif notu veriyoruz. Kadınların kestikleri yenir mi?

 

Dakika 15:01

 

Kadının kestiği yenir.  Çocuğun kestiği yenir mi? Eğer mümeyyiz çocuk ise yani o işi kesebiliyorsa,  gücü yetiyorsa o da yenir. Buna helaldir demişlerdir.  Erkek olması müstehaptır,  kadınlar nazik olduğu için her kadının gücü yetmeyebilir ama gücü yeten bir kadın bu işi bilen bir kadın keser ve kestiği yenir.  Mümeyyiz çocuklarda böyledir ama gücü yetmeyen çocuğun bilmeyen çocuğun besmele bile çekemeyen bir çocuğun kestiği konusunda ulema değişik görüş beyan etmiş, çoğunluk yenmez demiştir. Şafiilere göre mümeyyiz olmayan çocuğun kestiği kerahat ile birlikte sahihtir demişlerdir.  İşte görüyorsunuz,  Yüce İslam’ın caddeleri o kadar geniş tutulmuş ki âlimler bu yolun ne kadar rahmet yolu, ne kadar geniş bir yol olduğunu ortaya koymuşlardır. Her müçtehidimizin görüşleri ortaya koyduğu hükmi bilgiler, içtihatları çok kıymetlidir.  Çünkü bunlar gerçek ilmi araştırdıktan sonra kanatlarını açıklamışlar, değişik pencerelerden bakınca bakmışlar hepsi doğrudur. Onun için herkes kendi mezhebinin kıymetini bilsin,  bu hak mezhepler dünyayı okutan ekol okullardır. Bugüne, onların ilmini bugüne taşımak, bugünün değişen şartlarına uygulayabilmek de bugünün âlimlerine düşmektedir. Bugünün âlimleri de bu kıymetli Ehlisünnet müçtehitlerinin ortaya koyduğu ilimlerle ne yaparlar,  istikbale ışık tutarak çağları kuşatarak devam ederler. Her çağın önündedir Yüce İslam. Şafiiler böyle demiştir.  Cumhuruna göre âlimlerin burada kestiği sahih değildir demişlerdir.  Kimin? Küçük çocuğun. Çünkü besmeleyi anlayamazsın.  Hayvanı da iyice tutmaya gücü yetmez.  Damarlarının kopartılmasını,  besmeleyi bu konularda becerisi kâfi gelmez açısından bakmışlar. Cumhur hepsi de burada doğru söylemişlerdir.  Mükemmeldir, hayran olmamak mümkün değildir.  Ulema çok güzel çalışmış.  Yine deli ve sarhoşun kestiği konusunda bakın Cumhur ne diyor:  Delinin sarhoşun kestiği helal değildir demişlerdir. Çünkü sarhoş da akıl kalmıyor ne dediğini bilmiyor. Bu konuda Şafilerde kerahat ile birlikte caiz olur demişlerdir.  Bu da yine sarhoşluğun derecesine göredir, şöyle bir bakınca kasıt ve iradeleri varsa,  yani kesin bu işi yapabilecek bir durumda ise bir sarhoşun yapısı veya bir delinin durumu o zaman Şafilerin dediği de kerahat ile birlikte caiz olur demişlerdir.  Cumhur ise o işi artık beceremeyecek durumda olan deliler ve beceremeyecek durumda olan sarhoşlar kast etmişler.  Onlarınki de daha doğrudur hepsi doğru olduğu gibi. Kıymetliler hırsızın ve gasp edenlerin kestikleri konusunda da şimdi mesela bir hırsız geldi senin davarını kesti,  kaçtı kesilmiş hayvan evde kaldı. Eğer bu hırsızlar Müslüman toplumun içinde Müslüman hırsızlar bu işi yapmışsa ki Müslüman’ın da günahkârı,  içinde serserisi,  delisi, hırsızı,  haydudu bulunabiliyor.  Çünkü bunlar gerçek irşada ulaşmamış kimselerdir.

 

Dakika 20:26

 

Ama asgari de (لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ) derler. Buradan baktığımız zaman bunların kestiği yenir.  Delili ise bunların kestiklerinin mübah olduğunu ortaya koyan rivayetlere rastlanılmıştır.  Mesela sahibinin izni olmadan kızartılan,  yağda pişirilen koyundan söz eden hadisi şerif, bunu esirlere yediriniz diye Peygamberimiz cevap vermiş. Adam sahibinin izni olmadan kesmiş, hırsızlık da böyledir.  Sahibinin izni olmadan kesmiştir.  Şimdi bir başkası da mesela hangi nedenle olursa olsun sahibinin izni olmadan onun malını kestiği zaman hırsızın yaptığını yapmış olursun.  Dolayısıyla bunların caiz olduğu söylenmiştir ama hırsız yine hırsızlık suçundan ne yapar kestiğinin yenmesi,  o malın heder olmaması içindir.  Yoksa hırsız suçtan da cezadan da kurtulacak diye bir olay yoktur. İslam’ın adaleti herkesin ensesinde bulunmaktadır adalet kılıcı. Çünkü Adalet kılıcını eğer kitapsız,  kitaptan anlamayan, ilim imandan anlamayan, hak ve adaletten hukuktan anlamayan insanların ensesinde Allah’ın Adalet kılıcını tutarsanız,  Dünya rahat eder.  O zaman haydutları beslemezsiniz.  Caydırıcı İlahi Adalet tecelli edince Dünya kurtulur suçlu sadece cezasını bulur. Bugün Dünya’da adalet olmadığı için hırsızlar, haydutlar ve katiller, yeryüzünün en vahşilerinden dahi vahşi olan o tağutlar ve zalimler besleniyor.  Çünkü ilahi adalet olmadığı için ve insanlıktan güven ortamı elinden alınmış görünüyor. Dünya’da doğru dürüst güven ortamı tam anlamı ile görülmemektedir.  Onun için kıymetliler kesende aranan şartlar konusuna da gelince mesela adam bir hayvanı kesecek, kesen adam da şu şartlar aranır:  Birincisi o işi kesmeyi bilecektir,  akıllı olacak,  Müslüman olacaktır.  En az asgari ehli kitap olacaktır.  Erkek ve dişi olması şart değil,  erkek de olabilir,  dişi de olabilir.  Yani kadın erkek bu işi bilen keser, yeter ki Müslüman olsun o işi bilsin.  En az ehli kitap olsun.  Temiz, adaletli veya cünüp. Mesela bir insanın kestiği yenir mi? Cünüp insanın kestiği de yenir. Yeter ki Müslüman olsun.  Çünkü cünüplüğün onu kesmeye bir zararı olmaz. Öyle an olur ki hayvanı kesmesen ölecek. Yıkanayım da öyle keseyim desen hayvan mundar gidecektir.  Onun içinde cünüpken de kesilirse yenir.  Yine gözü gören veya görmeyen,  adaletli veya fasık da olabilir.  Fasıkların da kestiği yenir.  Yeter ki Müslüman olsun askeri ehli kitaptan olsun.

 

Dakika 25:01

 

Delillerin lafızları umumidir demişlerdir yani bu konudaki lafızlar.  Yalnız müşriklerin,  Mecusilerin, mürtetlerin,  putperestlerin kestiği kesin kes yenilmez. Bütün mezheplerde bunların kestiği yenmez.  Şafilere göre amanın, mümeyyiz olmayanın,  delinin ve sarhoşun kestiğini yemek mekruhtur.  Yani ama gözleri görmeyenin, mümeyyiz olmayan yani 7 yaşından küçük çocukların, delinin ve sarhoşun kestiğini yemek mekruhtur demiştir Şafiiler daha önce de bu konuya değinmiştik.  Hristiyan veya Yahudi’nin kestiğinin yenilmesi bütün fakihlere göre mekruhtur. Buraya da dikkat edin!  Müslüman olmadığı zaman ehli kitabın kestiği yenir ama Hristiyan ve Yahudilerin bu konuda bütün ulemanın burada ittifakı ile bunların kestiği mekruhtur.  Yani Müslüman olmadığı zaman bunlardan da biri keserse o mal haram olmaz ama mekruh olur. Dolayısıyla heder olmaktan kurtulmuş olur.  Bu konuda Kââb Bin Malik’in cariyesi sel dağında koyun otlatıyordu.  Bu koyunlardan birisi yaralanınca koşup ona yetişti,  bir taş parçasıyla hayvanı kesti.  Taşın keskin tarafıyla.  Kââb Peygamber Efendimize (S.A.V)  bu Kââb Hazretleri efendimize durumu sorunca o da ondan yiyiniz buyurdu. Çünkü gerçek bıçak ve keski aleti olmayıp da o anda keskin bir taşla kestiği için ona da Peygamberimiz ruhsat vermiş ondan yiyiniz buyurmuştur.  Şimdi kesilmesi gereken organlar konusunda da şöyle bir bakalım.  Hayvan kesilirken yemek borusunun her iki yanındaki kalın damarlar kesilmesi gerekir.  Yemek borusunu,  nefes borusunu da kesmek gerekmektedir.  Bu dördünü kestiği zaman kesme işlemi bütün hak mezheplerin tamamında yeterlidir ve kesme işleminin mübah olacağı üzerinde kıymetli âlimlerimizin hepsi ittifak etmişlerdir.  Hepsi aynı karardadırlar. En az miktarın ne olduğu konusunda ise kıymetli âlimlerimiz kıymetli görüşlerini ortaya koymuşlar.  Hanefi ekolünün yüksek şahsiyetleri bakın ne diyorlar:  Kesilecek bu dört organdan ekserisinin, yani üçünün kesilmesi gerekir en az. Bu da nefes borusu,  yemek borusu ve iki damardır dediler.  Şimdi kıymetliler demek ki bu 4’ünün kesilmesi çok önemlidir.  Bunlardan birisi kalırsa Hanefilere göre asgari bir kesim işlemi yapılmış olur. Bunlardan evdaç yani damarları,  istediğin herhangi bir şey ile kopar,  yani kes diyor Peygamberimiz.

 

Dakika 30:01

 

Bu damarları , bu boruların  yan taraflarında İki damar vardır bunlar için söyledi.  Şimdi hulkun denilen,  nefesin geçtiği yer meri mesela yemek borusu ve bunların etrafında iki tane kalın damar bulunmaktadır.  İşte bunlar kesilince kan akar,  hayvan hakkıyla kesilmiş olur ve geriye güzel bir helal gıda kalır.  Maliki ekolünün kıymetli âlimlerinde ne diyorlar: Bunların görüşleri birbirinin ya aynısı ya yakındır birbirine.  Hulkun,  yani nefes borusunun 2 damarların tamamen kesilmesi lazımdır dediler. En az bu da Malikilerin görüşüdür.  Aşağı yukarı Hanefilerin görüşüyle birbirine çok yakın ve aynısı denebilecek kadardır.  Kanı akıtılan ve üzerine Allah’ın adının anıldığını hayvandan ye diyor, Peygamberimiz söylüyor bunu da.  Evdac’ı kesen bir diş sıkıştırması veya bir tırnağın çekmesiyle olmadıkça, yani dişle,  yerinden koparılmamış bir dişle eğer kesilirse veyahut yerinden koparılmamış bir tırnakla kesilirse o yenmez demişlerdir ama zaruri keskiyeler tabi müstesnadır.  Şafiler ve Hanbelilere göre de bu yüksek âlimlerimizden bu ekole göre de yine nefes borusu yemek-içme borusu, bunların tamamen kesilmesi lazımdır dediler.  Bunların kesilmesiyle hayat son bulur diye de buyurdular.  Kalın damarların yani elbedecan denilen bu kan damarlarının kesilmesi de müstehaptır dediler.  Burada da yaygın bir rahmet yine ihtilaftan bak bir rahmet yaygınlaşıyor.  Burada Şafiiler ve Hanbelilerde bakın bu şekilde söylediler ve hayatı kolaylaştıran ve Yüce İslam’ı güzel keşfeden bu âlimlerimiz,  İslam dininin hayat dini olduğunu ortaya bu keşifleri ile de koymaya çalıştılar.  Bu rahmetin yaygınlığını düşünemeyen, bu âlimlerin hepsinin kanaatinin bir Şanlı Kuran’a,  nurlu İslam’a ve sahih hadisi şeriflere,  icmaya ve kıyasa dayandığını bilemeyen cahil zümreler ne yapıyorlar,  bunları başka türlü anlayıp bu âlimleri yadırgamaya başlıyorlar hatta tenkit ediyorlar,  mezhep düşmanlığı yapıyorlar.  Bunlar sapıtmış serserilerdir,  bunlara değer vermeyin. Ehlisünnet âlimlerimiz pek kıymetlidirler. Allah (C.C.)  hepsine ebediyülebet Rahmet,  mağfiret eylesin.  Merhamet eylesin.  Çünkü güzel çalışmışlar. Sevgili izleyenler kesim yerine gelince hayvanın boğazının neresinden kesileceği konusunda ortadan kesilmesi, boğazın ortasından.  Burada bu konuda da tabi ulemamız ihtilaf yoktur demişler, boğaz sıkıntısı,  boğazını çıkıntısı ortadan kesilmez. Vücut tarafında bulunursa Hanefilerin dışında kalan cumhura göre yenilmez.

 

Dakika 35:16

 

Şimdi boğazda bir çıkıntı vardır. Bu çıkıntı vücut tarafında kalmamalıdır.  O kesilen baş tarafında kalmalıdır dediler ulema.  Hanefilerin dışındakiler böyle dedi.  Hanefilerde orada kendi kıymetli görüşlerini ortaya koydular.  Hanefilerle bazı Malikiler bu şekilde kesilen hayvanın yenilebilir olduğunu söylediler.  Yenilir dediler.  Yine şayet çıkıntının üstünü kesecek olursa o da caizdir dediler.  Yine çoğunluğunun kesilmesidir diye üç şeyin daima oluruna, en makbul olan tarafına ne yaptılar.  Bütün celplerini,  gayret sarf ettiler ve zaten hükümleri ortaya koyarken en faziletlisinden en caiz çıkarına,  en kolay olanına kadar sahayı da geniş tuttular.  Öyle olması gerekiyor. Onlar çok güzel çalıştılar.  Cenabı Hak çok rahmet eylesin.  Hanefiler yine kestikleriniz müstesna diyen ayeti kerimede, bu ayeti kerimede buyurmuş ve bu konuda daha başka da açıklama yapılmamıştır.  Şimdi tabii Yeter ki kesilsin,  ehliyetli eller tarafından kesilsin. Kesildiği zaman bu makbul olmaktadır ayeti kerimenin de şümulünün geniş olduğunu görmekteyiz.  Yine Malikiler şöyle demişlerdir.  Boynun arka ve yan taraflarında kesilme konusunda eğer arkadan ve yandan kesilirse boynu Malikiler yenilmez demişlerdir.  Omuriliğin kesilmiş olacağın da şüphe yoktur demişler ve doğru dürüst hayvan kesilmiş, dolayısıyla daha önce öldürücü yeri isabet almış bir hayvan kesilmiş demek olur diyorlar Malikiler. Onlar da tehlikelere dikkat çekmişler,  yani böyle bir hayvanın öldürdükten sonra kesim yapan bir duruma düşmeyin diye de uyarmışlardır.  Bunlar kıymetli görüşlerdir,  kıymetli uyarılar,  teşhis ve tespitlerdir.  Mükemmel mi mükemmeldir kıymetliler.  Hiçbirini sakın yabana atmayın.  Cumhura göre ise bakın eziyet verilmiş olacağından dolayı yandan,  arkadan kesmek mekruhtur.  Bu hoş değildir ama yine de kesim, kesimdir demişler,  Hanefîler damarlar kesilinceye kadar Şafilerle Hanbelilere göre ise boğaz ile yemek borusu kesilinceye kadar müstakil bir hayat bulunursa yenilmesi caiz olur demiştir.  Müstakir hayattan maksat hayat eserinin görülmesidir.  Yani ölmemiş daha hayat eseri var anlamındadır.  Müstakir hayatın varlığı ise hareketin,  kanın fışkırması ile bilinir. Hayvanda bir hareket görülür,  az veya çok ve kan fışkırır.  Bu müstakir bir hayatın,  müstakir bir hayatın varlığı anlaşılır.

 

Dakika 40:00

 

Onun için de neresinden keserse kessin ister yan,  ister arkadan.  Yine kesilir ama tabii mekruhtur hayvana eziyet olur demiştir. Kim? Cumhur ulema.  Onlar da ne güzel söylemişlerdir. Ey Yüce Rabbim. Bu âlimlerimize çok çok rahmet eyle ya Rabbim. Şimdi bir de ilik, omurilik konusunda da iliği yahut da başı gövdeden ayırınca ya kadar bu işi sürdürürse Hanbelilerin dışında kalan cumhura göre bu kesin mekruhtur.  Yani omurilik oradaki omuriliği kesmemek lazım,  birde kelleyi gövdeden ayırmamak lazım.  Bunlar yapılırsa mekruh olur dediler Hanbelilerin dışındaki Cumhur’u ulema böyle dediler.  Hz Ömer böyle yapılmasında özellikle yasakladı diye haber vardır.  Yani iliği kesmeyiniz,  başı gövdeden ayırmayınız diye Hz Ömer’in ayrıca uyardığı söylenmektedir. Haram olmaz çünkü iliğin kesilmesi hayvanın kesilmesinden sonra söz konusudur da onun için nedir,  haram olmaz ama mekruh olur.  Mekruh olmaması için dikkat lazım.  Bakın uyarılıyor Müslümanlar her konuda.  Yeryüzü Müslümanları asırlardır okutularak geldiler.  Ne güzel bilgiler verdi bu âlimlerimiz.  Hanbelilere göre de bu mübahtır dediler.  Hanbeliler sahayı biraz daha geniş tuttular.  Hazreti Ali ile İmran Bin Usayım bunun yenilebileceğine dair fetvaları vardır.  Zaten mekruh da yenilmez anlamı çıkmaz. Mekruhlar haram olmadığını gösterir ama iyi bir kesim olmadığını da gösterir. Kıymetliler, kesme işleminin çabuk olması,  aralıksız olması lazımdır.  Şanlı âlimlerimizin Cumhuruna göre acele etmek, fevri yapmak şarttır dediler.  Yani adam öyle bir kasap ki bıçak çalıyor duruyor. Hayvan orada eziyet çekiyor.  Böyle yapmayın diyor.  Yerli yerince çarçabuk kesin diyor. Kıymetliler uzun zaman geçirecek olursa o hayvan yenmez. Çünkü öldükten sonra kesmiş olabilir.  Bu konuda da uyarılmıştır hayvan keseni bütün Müslümanlar.  Hanefi ekolünün Şanlı âlimleri bakın ne diyorlar.  Elin çabuk tutulması müstehaptır.  Ağır hareket edilmesi mekruhtur dediler.  Kestiği hayvanı rahatlatsın. Buda Peygamberimizin sözüdür. Hayvanı rahatlamak rahatlatmak onu çar çabuk keskin bir alet ile kesmek, incitmeden kesmenin adıdır.  O Şanlı Peygamber (S.A.V)  Efendimiz insanlığın ebedi, eşsiz önderi âlemlere Rahmet Peygamberi bu İslam şeriatını, ilimler üstü ilim,  tabiatüstü Yüce ilimleri,  vahiy ilahiyi,  Allah’tan aldığı ilimleri,  yeryüzüne mükemmel uygulamış, onun ashapları tabiin ve kıymetli müçtehit âlimlerimiz bu nurlu İslam’ı ilmen, hükmen bize kadar ne kadar güzel getirmişlerdir.  Yüce İslam asla bozulmadı,  asla bozulmayacak,  insanlar bozuldu.

 

Dakika 45:03

 

Müslümanlar bozulmuş olabilir.  Müslüman’ın içinde bozuklar olabilir ama yüce İslam asla bozulmadı,  bozulmayacaktır.  Bunu bilen böyle bilsin. Sonra bozulmuş Müslümanlara bakıp da öbür Müslümanları suçlama ya da kimsenin hakkı yoktur.  Suç sadece işleyenindir başkasının değildir.  Kıymetliler hayvan kesiminde niyet etmek konusunda da kesme işleminde hayvan kesilmeye niyet edilecek,  öldürülmeye değil.  Mesela adam hayvanı öldürür,  sonra keser Bu kesme işlemi değil ki yenmez. Etinin yenmesi gerekir,  yani niyetinde böyle hayvanın İslami esaslara göre kesilmesi,  işlemine niyet edecektir.  Mesela hayvanı öldürmeye niyet etse,  bir aletiyle vursa.  O zaman o hayvan yenmez.  Çünkü kesmedi hayvanı öldürdü. Yine besmele okumak,  hayvan keserken.  Bismillah demek,  bu da bunu söylemek sünnettir.  Bismillahi Allahu Ekber sünnettir.  Cumhura göre kasten besmele terk edilecek olursa helal olmaz.  O zaman meyte olur.  Leş olur yani daha iyi anlaşılsın diye söyledim. Yanılarak terk ederse veyahut hayvanı kesen Müslüman dilsiz ya da zorlanmış biri olursa o hayvanın eti yenir.  Üzerinde Allah’ın ismi anılmayanlardan yemeyin.  Çünkü o bir fısktır fısk.  Bunu söyleyen yüce Allah’tır. Enam Suresi’nin 121.  Ayeti kerimesinde Yüce Rabbimiz böyle buyurmuş, fakat buradaki buyruk da Müslüman mesela kasten terk etmediği müddetçe bir de Müslüman olmayanların kestikleri kastediliyor. Bir de Müslüman’ın kasten besmeleyi terk edeni kastediliyor.  Müslüman unutursa onun kestiği yenir.  Çünkü kastı yok.  Şimdi Hanbelilerde yanılma halinde o zaman diyor av üzerinde sabit olmaz.  Şimdi bu kıymetli âlimler Hanbeliler kesilen hayvan üzerine besmele yanılma halinde sabit olur demişler.  Yani o hayvan yenir yine demişler ama av üzerinde sakıt olmaz. Ava silah atacaksın besmeleyi unuttun,  Hanbelilere göre olmaz diyorlar. Besmele çekmen gerekir.  Zahiriler de bakın ne diyorlar:  Besmele okumak mutlak olarak şarttır derler.  Kasten veya yanılarak besmele çekilmeden, kesilen hayvan yenilmez der zahiriler.  Ama bu elemanın Cumhur’u görüşü değildir. Cumhurun görüşü unutan Müslüman’ın kestiği yenir.  Bu avda da öyledir, kesilen hayvanlarda da öyledir. Köpeğini salarken besmele okuyup öyle salacaksın ama bir Müslüman unuttu.  Yine o besmele kalbinde var olduğu için ve kastı da olmadığı için yine yenir.  Şafi âlimleri bakın besmele sünnettir, vacip değildir dediler.

 

Dakika 50:04

 

Yalnız terk edilmesi mekruhtur buyurdular.  Üzerinde Allah’ın adı anılanlardan yiyiniz ayeti kerimede Yüce Rabbimiz öyle buyuruyor.  Enam suresi 118. ayeti kerime bu.  Kasten veya unutarak besmeleyi terk edecek olursa şimdi Şafiilere göre yine helal olur.  Çünkü Müslüman’dır.  Kalbinde besmele vardır diyor Şafiiler.  Kestikleriniz müstesna bu ayeti kerimede de bir Müslüman hem kesme işlemini güzel yapmış ama besmeleyi unutmuş.  Dili ile söylemeyi unutmuş kalbinde var.  Şafiilere göre bu bir sakıncası yoktur,  kestiği yenir bu adamın. Kitap ehlinin çoğunlukla besmele çekmezler, bakın kıyas edilen bir yerde var.  Şimdi kitap ehlinin çoğu besmele çekmeden keserler demiş Şafiiler.  İşte bu besmele de besmele çekmenin vacip olmadığının delilidir demiş Şafiiler.  Kitap ehlinin de kestiği yenir dediğine göre Şanlı Kuran’ın buradan kıyas etmişlerdir.  Başkasının adına alınmış olan hayvan konusunda bakın yenilmesi haramdır.  Allah’tan başkasının adını anarak bir hayvan kesildi o hayvan yenmez.  Çünkü Enam Suresi’nin 121. ayeti kerimesinde âlemlerin eşsiz,  muktedir hükümdarı Yüce Allah (C.C.)  ne buyuruyor:  Üzerine Allah’ın adı anılmayanlardan yemeyin.  İşte görüyorsunuz Yüce Rabbim hükmünü ortaya koymuştur. Yine Peygamberimizden gelen haberler de bir grup kimse Ey Allah’ın Şanlı Peygamberi (S.A.V)  bizim kavmimiz bize et getirmektedir.  Onların üzerine Allah’ın adını anıp anmadıklarını bilemiyoruz dediler.  Şanlı Peygamber buyurdu ki: Siz onun üzerine Allah’ın adını anınız ve yiyiniz buyurdu. O kavim henüz küfürden yeni kurtulmuşlardı. Bakın yani Müslüman yeni Müslüman olmuş kavimden geliyor et.  Onun için duruma iyi bakmak, iyi anlamak gerekmektedir.  Demek ki Müslümanlardan gelen bir etin besmele çekilerek yenilebileceğini, ama bu bir Mecusi’den,  ateşperestten,  putperestten gelseydi bu et üzerinde ne okursan oku o et yenmez.  Kuran’ı hatim etse yine yenmez.  Kuranı Kerimi çünkü haramı kimse helal yapamaz. Yine bir haber de dedi ki Şanlı Peygambere sahabeden birisi o gökte parlayan yıldızlar misali kıymetli sahabelerin hepsine Yüce Allah’ın bizden selamı olsun ve Allah hepsinden razı olsun.  Şanlı Peygambere av hakkında sordum diyor.  Adi Bin Hatim isminde sahabe soruyor.  Şöyle buyurdu Allah’ın Resulü.  Okunu attığın zaman üzerine Allah’ın adını zikret. Yani ava atarken Bismillahi Allahu Ekber de. Hayvanını salarken de Bismillahi Allahu Ekber de.  Müslüman’ın kestiği Allah’ın adını ansın veya almasın helaldir.

 

55:04

 

Bu da bir haberdir Peygamberimizden.  Es-salt Essedusi’nin  hadisi olduğu rivayeti vardır.  Müslüman besmele çeksin veya çekmesin O zaten Yüce Allah’ın adınadır.  Adamın birisi Peygambere şöyle sordu.  Bizden bir adam hayvan keser ve Allah’ın adını anmayı unutursa,  bu unutmaya bağlı,  kasten terk etmeye bağlı değil.  Müslüman kasten terk eder mi? Kıymetliler doğru anlayalım konuları. Şanlı Peygamber bakın ne buyurdular: Allah’ın adı her Müslüman’ın ağzındadır.  Allah’ın adı her Müslüman’ın kalbindedir.  İşte görüyorsunuz.  Biri unuttuğu zaman kalp devrede duruyor. Kalpte hiç Allah unutulur mu? Okun ile avladığının adına zikret,  sonra ye buyuruyor Şanlı Peygamberimiz.  Şimdi burada ruhsatlar bulunmaktadır ama besmelenin de önemi ne kadar büyük olduğu ortaya çıkmaktadır.  Evet, kıymetliler hiç kimse besmeleyi katiyen, kasten terk etmemelidir.  Burayı da unutmayın.  Yine kesme işleminin sünneti, fazileti hakkında da Şafiiler gibi kıymetli âlimlerimize göre tekbir getirmek hayvanı keserken Bismillahi Allahu Ekber demek ve Şanlı Peygamber’e Salatü Selam getirmek, bunlar Şafiler’de birer, birer sünnettir ama diğer mezheplerde de güzeldir bunlar.  Kesmenin gündüz yapılması.  Hanefi ekolün yüksek âlimlerine göre geceleyin yapılması tenzihen mekruhtur.  Çünkü gündüz yapılması daha rahattır ama zaruret esnasında gecede yapılır,  hiç bir sakıncası yok o zaman da mekruh olmaz.  Yeter ki gece kesilmesi şartsa eğer.  Değil ise gündüz kesersin.  Evet, kıymetliler o geceleyin kurban kesilmesini ve hasat yapılmasını yasaklamıştır,  kim? Allah’ın Peygamberi. Çünkü gece yapılan işler zordur,  sıkıntılıdır.  Bundan dolayı geceleyin kurban kesilmesini ve hasat yapılmasını yasaklamıştır.  Hasat nedir? Tarlada, bağda,  bahçede çalışmaktır ve mahsulü içeri almaktır ve gerekeni yapmaktır.  Çiftçilerin yaptığı işlerden.  Kıble tarafına yönelmesi,  hayvan kesilirken kıbleye doğru hayvan yöneltilir.  Hayvan kesmek de bir ibadettir.  Çünkü Müslüman’ın her işi meşru olmalıdır,  her meşru iş de Allah içindir,  bu da ibadettir.  Şanlı Peygamber öyle söylediği gibi Yüce Rabbimiz bakın ne buyuruyor? Şanlı Peygamber de diyor kurbanını keserken kestiği kurbanı kıbleye yöneltip إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ ﴿٧٩﴾ diyen ayeti kerimesini okur ve kurbanını keserdi.  Demek ki bu türlü ayetleri okumak, قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿١٦٢﴾ diyen bu ayeti okumak gibi faziletler ile dolu bu okumaları da yerine getirmekte sünnettir dediler.

 

Dakika 1:00:04

 

Hayvanın sol yanı üzerine yatırılması gerekir Solağın kesmesi mekruhtur.  Vekâlet vermesi müstehaptır da dediler. Adam solak çalışıyorsa orda sağını kullanan varsa bu işi iyi bilen,  onu vekil yapar bu da müstehaptır.  Ama başkası yok da solak birisi var o keser o zaman sakıncası olmaz. Deve sol dizi bağlı olarak ayakta boğazlanır.  Buraya dikkat edin deve sol dizi bağlı olarak ayakta boğazlanır.  Sığır ve koyun sol tarafı üzerine yatırılmış olarak kesilir.  Sağ ayağı serbest bırakılır.  Diğer ayakları ise bağlanır. Evet, kıymetliler bu da Hac Suresi’nin 36. ayeti kerimesinde Yüce Rabbimiz onlar ayakları üzere iken Allah’ın adını üzerlerine zikrederek kesin diyor. Develer kastediliyor.  Develer ayakta kesilmesi burada bu ayeti kerimeden anlaşılmaktadır.  Yine kıymetliler namaz kıl ve kurban kes diyen Kevser suresinde Yüce Rabbimiz muhakkak Allah size bir inek kesmenizi emretmektedir diyen ayeti kerimede Bakara Suresi 67, Mücahit der ki bizlere nahır emri verildi.  İsrail oğullarına da zebh kesme emri verildi.  Şanlı Peygamber Hz Muhammed’in bir deveyi nahır ettiği ve kendi eliyle boynuzlu iki koçu keserek kurban ettiği rivayetle sabittir kıymetli izleyenler. Cenabı Hak yüce İslam’ı iyi anlayan,  iyi kavrayan kullarından eylesin. Kesim işini boyun omurunda bulunan beyaz damara kadar ulaştırmalı,  kafayı gövdeden ayırmadan kesmeli,  kafayı gövdeden ayırmak mekruhtur, bu da sünnetlerin içerisinde sayılır bunlarda. Yatırmadan önce hayvanın görmediği bir yerde bıçağı bilemek de sünnettir.  Hayvanın gözü önünde bıçak bileylenmez.  Allah iyilik yapmayı her şeyin üzerine farz kılmıştır.  O bakımdan öldürdüğünüz,  yani kestiğiniz zaman güzel kesiniz. Hayvanın ölümüne güzel sebep olunuz,  güzel kesme işlemi ile kestiğiniz zaman güzel kesiniz ve sizden herhangi biriniz hayvan keseceği zaman bıçağını bilesin ve keseciği hayvanı rahatlatsın. Bu sözler HZ Muhammed’den rivayet edilmiştir (S.A.V) .  Yine Hazreti Ömer gibi parlayan sahabenin büyük yıldızı da şöyle buyurmuştur: Ayağını hayvanın üzerine koymuş bir adamı görünce hemen adamı sopalamayı başlamıştır ve adamı kamçısıyla ona vurduğu rivayet edilmektedir.  Çünkü Hz. Ömer Yüce İslam’ın emirlerini, adaleti uygulamakta son derece kararlı bir zatı muhteremdir ve Faruk’tur.  Yani hayvanı keserken bak ayağını boynuna bastırmış olmasını katiyen kabul etmemiştir. Bu hayvan senin için yedi, içti, etlendi,  sütlendi, bir de bıçağın altına yattı.  Buna sen hakaret edebilir misin, eziyet edebilir misin?  Bu Allah’ın sana bir lütfu, nimetidir.  Nimete nankörlük edilmez. Canlı bir hayvana bu eziyet yapılır mı? Aklını başına al Ey insanoğlu. Yerde gökte her şey senin için bir nimet olarak sana lütfedilmiştir.  Rahmeti Rahman seni kuşatmıştır.  Rabbine şükretmeyi bil.  Allah’a iyi kul ol, İyi bir Müslüman ol.  Allah’a kul olmanın adı iyi bir Müslüman olmak. Gerçek hak iman ile Allah’a iman etmek.  Ona itaat etmek hiç isyan etmemek. Bu da ne olur,  İslam’ın şeriatını,  hükümlerini bir, bir bilmek, uygulamakla olur.  Yine hayvanın gözü önünde kesmemesi de müstehaptır.  Başka bir hayvan var onun yanında birisini yatırdın, kesiyorsun.  Bunu da yapmayın diyor.  Hayvanları birbirinin gözü önünde kesmeyiniz.  Şanlı Peygamber (S.A.V)  efendimiz bıçakların bilenmesini ve hayvanların gözünden uzak tutulmasını emretmiştir.  Bıçağınızı bileyin, keskinleştirin ama.

 

Dakika 1:06:46

 

(Visited 63 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}