Tip 13-01

13- Tıp İlmi Ders 13

HAYAT VEREN TIP İLMİ DERS 13

Kıymetli izleyenler; sorkun söğüdü yığını böbreğine zekerine ve zekerinin etrafına mesane vs. gibi yerlere sürmelidir bu sürdüğü zaman börek üşütmelerine ve idrar damlalarına karşı faydalı olduğu kayda alınmıştır. Muz böbrek ve mesane yaralarına karşı faydalıdır idrarı söktürür. Kereviz böbrek taşlarını parçalar. Tavşan eti idrarını söktürür ve böbrek taşlarını parçalar. Çörek otu oda pek faydalıdır bal ile karıştırılıp ılık su ile içilirse idrarı söktürür ve mesane de böbrek taşlarını parçalar. Yalnız aşırı gitmemek bir gram aşmamak 1 alışta en fazla 1 gram 1 buçuk gram bunu aşmamak kaydıyla çörek otu ve diğer bütün nimetler haddi aşmamak kaydıyla bir bilenle hareket etmek gerekir. Böbrekle ilgili konular katı ve sert gıdalar, tortu, çökerti meydana gelmesi, iltihap, kan pırtısı taş haline dönüşmesi gibi böbreklerde problem çıkabilir ağrı sızı yapar. Bakla, nohut, fasulye, mercimek, tavuk, serçe kekik, keklik, oğlak ve koyun etleri zararsızdır. Kuru ve sert etlerden taze ve tuzlu peynirden ekşi meyvelerden ve hazmı zor meyvelerden sakınmak gerekir böbrekler rahatsız olduğu zaman. Bal, badem ve kuru üzüm süzmesi gayet faydalıdır. Sebzelerden ıspanak ve nane faydalı olup turp zararlıdır. İncir badem fıstık ve ayçiçeği faydalı olup kuru üzüm ve ceviz zararlıdır. Böbrekler de ki problem olduğu zaman bu az miktarda yemek yemesinde bir sakınca yoktur. Evet, çok kıymetli muhterem izleyenler; biz bütün hazineleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz biz bilelim başkasını bilmesin diyenlerden değiliz rant peşinde de değiliz insanlara faydalı olmak gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Kaynatılmış papatya ve gebre otunun suyuna oturulmalıdır böbrekleri çok rahatsız olanlar için onun küvetine de konulabilir hasta küvet içindeyken papatya ve menekşe kaynatılıp suyu içirilmelidir bünyesi kuvvetli ise hamamda yapılması daha faydalı olur idrar yaparken çok zorlanıyorsa ise kaynatılmış lahana suyu içmelidir. Bütün ağrıları teskin olacaktır taş düşünceye kadar devam etmek lazımdır. Görüyorsunuz Cenabı Hak ne yaratıysa bunu istinatsız fayda, fayda, fayda üzerine yaratmıştır haramlar müstesna, müstesna, müstesna dedik daima. Kabızlık ağır yiyeceklerden de gece yatmadan önce yemek yemeden sakınılmalıdır sulu gıdalı yemeklere devam etmelidir böbrek rahatsızlığı olanlar için.

Dakika 5:00

Kabuğu soyulmuş karpuz çekirdeğinden bir miktar alınır buna 1 bardak kereviz tohumu 4’te 1 bardakta şeker ilave edilir. Böylece yapılan bu ilaçtan yemeklerden 2 saat kadar önce 2 miskal yaklaşık 9 gram yemekten 2 saat sonrada 1 miskal yani 4 veya 5 gram bundan 10 saat sonrada tekrar 1 miskal alınır. Uzun müddet kullanmak bağışıklık meydana getireceğinden pek fazla devam etmemelidir. Kına tohumu, karpuz çekirdeğinin iç kısmı, armut ağacının sakızı ve hinde bağ denilen bitkiden birer miske alınır kaynatıldıktan sonra içersine bal şerbeti katılarak içilir. Enginar ve kuşkonmaz otuna biraz sirke biraz da arpa unu katılıp kaynatıldıktan sonra içilir bu ilaçlar idrarı söktürür ve idrar yollarını temizler. Bal böbrekler ve karaciğer için gayet müessirdir faydalıdır. Ebegümeci içine kaynatılıp içine tereyağı ve bal ilave edilip böbrek ağrısını yakalandığı zaman bol miktarda içilirse böbrek taşlarını yerinden oynatır ve idrarı çoğaltır. İdrarın zor yapılmasına karşı da faydalıdır kulunç ağrısına karşı da çok müessirdir. Evet, ebegümeci kaynatılıp içine tere yağ ve bal ilave edilmelidir. Yaş üzümde çok faydalıdır. Kereviz idrar ve adet kanamasını söktürür böbrek taşlarını parçalar bu konuda tohumu da daha da kuvvetlidir. Çörek otu dövülüp bal ile karıştırılıp ılık su ile birkaç gün içilirse idrarı söktürür mesane ve böbrek taşlarını da parçalar çörek otundan bir defasından yarım dirhem yani bir buçuk gram geçmemelidir. 1 günde ise 2 dirhem ancak alınmalıdır. Yine Mekke ayrılığı bunun diğer adı ishir kaynatılıp suyunun içilmesi mide karaciğer ve böbreklerdeki şişlikleri çözer gözeneklerdeki tıkanıklığı ve ağızlarını açarlar böbrek taşlarını parçalar merhem gibi hasta organ üzere sürülmesi de pek faydalı olduğu hesaplanmıştır. Göbeğinde benek bulunan bir cins fasulye vardır bu bakladan bakla cinslerindendir buna börülce denmektedir öksürüğe karşı faydalıdır gaz yapmaz bu öbürleri gibi sıtmaya da iyi gelir. Börülcenin suyu sirke ile kaynatılıp cilde sürülecek olursa uyuz hastalığına karşı da faydalıdır. Evet, kıymetliler evin içinde ki kötü haberi de daima tazelemeli güzel kokularla tütsülenmelidir güzel koku dezenfekte yapılmalı ödağacı, sandal, tarçın, reçine, amber, hurma çekirdeği, akgünlük, tavşan otu, kekik gelin çiçeği, tuz, şeker kamışı vs. gibi maddelerin içinde yapıldığı özel kaba da verilen isme bu buğdanlık denir.

Dakika 10:12

Evde tütsülenmeyi yap da ister buğdanlık da yap ister öyle yap. Çekirdeği çıkarılmış hurma, tere yağ, yoğurt kurusu ve bazen de kavrulmuş un ilave edilerek bu 4 maddeyi iyice birbirine katıp karıştırdıktan sonra üzerine bir miktar su ilave edilerek meydana getirilen yemek vardır bu yemeğe bulamaç denmektedir. Sevgili Peygamberimiz (a.s.v) düğün yemeklerinden birisi de bulamaç olduğu rivayet edilir. Hayber savaşı bittikten sonra şanlı Peygamber (a.s.v) Safiye bindiği Huye ile Safiye annemizle evlendi gelini Ümmü Süleym hazırladı ve o gece zifaf oldu böylece Peygamber (a.s.v) Efendimiz damat olarak sabahladı kimin yanında bir şey varsa getirsin buyurdu. Toprağın üzerine deriden bir yaygı serdi artık kimisi yoğurt kurusu, kimi kuru hurma, kimi yağ getiriyordu derken karıştırıp yemek yaptılar bu yemek de düğün yemeği oldu. Kıymetliler; işte faydalı kıymetli bir Peygamber yemeği bu. Cenabı Hak yüce İslam’da ve onun imanında ve tevhit inancında ümmeti Muhammed’in birleşip kuvvetlenip sağlıklı yaşaması ve bu sağlık düzenini dünyaya egemen kılan yüce İslam’ın cihana hâkim olması için çalışılmasını ve zaferin en yakın zamanda gerçekleşmesini Cenabı Hak’tan dileyerek gerçekleşmesini dileyerek derslerimize devam ediyoruz inşaAllah. Kıymetliler; yüce İslam’ın şanlı Kur’an da, nurlu İslam da ortaya koyduğu durumdan biriside lohusalık durum müddetidir en çok 40 gündür bu az bir zaman içinde temizlenmek ve sağlık yönünden de iyileşmek mümkündür. Buda bir rahatsızlıktır ama kimilerinde bu fazla sürmez kimilerine de 40 gün sürülebilir 40 günden sonra rahimden gelen kan hayız veya özür kanı olarak kabul edilmemiştir bu hastalık kanıdır. Evet, Ümmü Seleme Peygamber (a.s.v) zamanında doğum yapan biz kadınlar doğumdan sonra 40 gün evinde istirahat ederdi diyor çillikten dolayı da krem olarak safran yağı sürerdik diyor. İbn-i Abbas Hazretleri de doğumdan sonra kadınlar 7-14-21 veya en son olarak 40 günde temizlenebilir ve normal sağlığına kavuşabilir demiştir. İşte görüyorsunuz lohusa yemekleri şanlı Peygamber (a.s.v) bana göre doğum yapan lohusa kadınlar için yaş hurma hasta kimseler için ise bal gibi şifa yoktur buyurmuştur. Demek ki yaş hurma doğum yapan kadınlar için Peygamberimiz tavsiye etmiştir.

Dakika 15:06

Doğum yapan kadınlarınıza yaş hurma yediriniz eğer yaş hurma yoksa kuru hurma yediriniz buyurmuştur. Hz. Ömer kavut yağı ile kavrulmuş undan yapılmış bir çorba verilmesini tavsiye etmiş bir kadına bunu tavsiye ediyor ve kadına hitaben bu çorbayı iç zira bu doğum sırasında ve doğumdan sonra sancıyı keser ve sütü çoğaltır demiştir. Yine süt ile pirinç süt ile hurma veya sütlü çorba veya sütlü lapa çoğu kes loğusa kadınların en kıymetli yemeğidir. Hz. Ali Kerremallahu Veche Hazretleri teyzeniz hurmaya saygı gösteriniz çünkü o babanız Âdem’in arta kalan çamurundan yaratılmıştır. Allah katında ağaçlar içinde altında İmran kızı Meryem’in İsa’yı doğurduğu hurma ağacından daha sevimli bir ağaç yoktur. Böyle olunca doğum yapan kadınlarınıza yaş hurma yediriniz eğer yaş hurma bulamazsanız kuru hurma yediriniz Peygamberimizden böyle rivayet etmiştir Hz. Ali. Kıymetli ve muhterem izleyenler; ateşli bir hastalıktır lohusalık hurması hamile kadınların en çok korktuğu hastalıklardan biridir bu lohusa kadınların hurma hastalığına yakalanması. Biliyorsunuz dünyanın en kötü pis alışkanlıklardan biri de lutiliktir ve Lut Kavminin tepesine cehennem taşları yağmıştır ve lutilik lanete uğrayan bir kötü alışkanlıktır. Bir erkek diğer bir erkekle veya kendi karısına makattan temasta bulunursa Allah o kimseye merhamet gözüyle bakmaz. Her kim karısına makattan cinsi temasta bulunursa melundur Allah’ın rahmetinden uzaktır. Peygamberimizden geliyor bu haberler. Lut kavminin yaptığı kötü fiili işleyene Allah lanet etsin buyurdular. Her kim aybaşı gören kadına cinsi temasta bulunursa veya kendi karısına makattan yaklaşırsa veya bir falcıya doğru söylüyorsun diye tasdik ederse Hz. Muhammed’e indirilen şanlı Kuran-ı Kerimi inkâr etmiş olur. İşte kıymetliler bunlar sahih kaynaklardan gelen çok kıymetli haberlerdir aklını başına alsın herkes. Bu fiili küçük lutiliktir. Bakın birisi karısına makattan cinsi temasta bulunan kimse için söylendi bu da lutiliktir dedi. Her kim eşine veya bir erkeğe veya bir çocuğa makattan cinsi temasta bulunursa kıyamet gününde o kimse leşten daha fazla kokar böyle kötü kokan olduğu halde Haşr olunur cehenneme girinceye kadar bütün insanlar bunun kötü kokusundan nefret ederler. Allah o kimsenin sevaplarını yok eder ondan farz ve nafile hiçbir şey kabul edilmez.

Dakika 20:00

Onu ateşten bir tabut içine koyar ateşten çivilerle de üzeri çivilenir. Allah’ın hikmet ve şeriatından uzaklaşmış olurlar işte makattan temasta bulunanlar için söylemiş. Evet, muhterem efendiler yüce İslam her türlü kötülüğü almış atmış ayağının altına almış her iyiliği de dünyaya da takdim eylemiştir. Tabiata aygırı kadına nefret ve eziyet verici bir iştir bu lutilik. Üzüntü ve kedere vesile olur, yüzü ve gönlü karartır kalbin nurunu söndürür, yüzü kötü bir manzara arz eder nefret düşmanlık ortaya çıkar iyi hallerini yok eder buğuz ve lanetin geldiği gibi nimetlerin elden gidip belaların gelme sebeplerin en büyüklerindendir. Hayâ ve utanmayı bütünüyle ortadan kaldırır hayâ gönüllerin hayatıdır çirkini güzel güzeli çirkin görmeye başlar kötülüğü daha da katmerleşir hayvanlardan hiç birisi için yaratmadığı bir tabiata indirmiş olur. Tenzili rütbe ki hayvanlardan aşağı derece düşer, ters düz edilmiş bir tabiattır, kabalık meydana getirir. Hafiflik, rüsvalık, aşağılık doğurur. Nefret, buğuz, kin, dil uzatma yine hakir görme gözle görme durumlar ortaya çıkar cemiyette itibarı ve değeri kalmaz. Zina ve homoseksüellik gibi fuhşiyatın yaygınlaşması ve aleni işlenir hale gelmesi o memleketten kolera, taun, veba, zührevi hastalıklar ve çağımızın hastalığına gelen AIDS gibi bulaşıcı ve salgın hastalıkları ve bunlara bağlı olarak ölüm vakaları çoğalması ve milletin topyekûn helakine sebep olacağı aşağıda tercümesini vereceğimiz şanlı Kur’an da nice bu konuda ayeti kerimeler vardır. Nitekim şanlı Peygamberler bak ne diyor; Ey muhacirler günahlardan sakınanlar ey cemaati muhacir 5 şey vardır ki onlara müptela olduğunuz zaman helak olursunuz. Ben sizin o kötü fiilleri işlemenizden Allah’a sığınırım bir millet içinde zina ve homoseksüellik gibi fuhşiyat ortaya çıkıp o millet o kötü fiilleri âlemi olarak işlemeye başladığı zaman onlarda mutlaka veba, taun gibi bulaşıcı hastalık ve onlardan önce gelip geçmiş kavimlerde görülmemiş hastalıklar meydana gelip yaygınlaşır buyurdular. Ve ölüm hadiseleri çoğalır ölçü ve tartıyı eksik yapan her millet mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve devletin zumlu ile cezalandırılır Allah muhafaza buyursun. İşte görüyorsunuz çirkin olayların bir milletin top yükü helakine sebep olmaktadır. Kıymetli izleyenler; Allah’ın izni ve takdiriyle olmakla beraber sakınılması tavsiye edilenler vardır ki buda bulaşıcılık meselesidir.

Dakika 25:13

Hiç bir şeyin hiçbir şeye Allah’ın izni olmadan sirayet edip bulaşması yoktur ya ilk devenin deveyi kim uyuz etti buna hastalık nereden geldi. Şimdi insanlar mikroplardan hastalıklardan bulaşıcı olanlardan korunur ama bunu ilk yaratılanı ilk ortaya çıkanı nerden geldi denirse işte bunlar Allah’ın takdiriyledir. Ya ilk deveyi kim uyuz etti buna hastalık nereden geldi İslam’da hastalığın kendi kendine sirayeti yoktur. Gece kuşu ve baykuş ötmesinin tesiri de yoktur safer ayının hayır ve şerle ilgisi de yoktur. Yüce Allah her canlıyı yarattığında onun sağlığını da hastalığını ve rızkını da takdir etmiştir takdir onundur ilim onundur faydayı da zararı da yaratan odur. Onun yaptıkları ise tam bir hikmeti hüda’dır, tam bir takdirdir. Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır. Sizden biriniz mescitte sümkürdüğü veya balgam çıkarttığında onu kaybetsin her hangi bir Müslüman’ın cildine veya elbisesine bulaştırıp ona zarar vermesin. İşte görüyorsunuz sahih hadis kaynaklarından gelen haberler bizim görevimiz hastalıkları bulaştırmamak mikropları yaymamak takdir Allahın’dır Allah’ın işine biz karışmayız biz görevimizi yapmalıyız. Hz. Ömer (r.a) ordu komutanı Ebu Ubeyd’e Bin El Cerraha gönderdiği mektupta Ürdün mıntıkasının havası pekiyi değildir. Cabia mıntıkası ise havası güzel bir yerdir ordugâhı oraya naklet diye emir vermiştir. Evet, kıymetliler kapların üzerini örtünüz bakın Peygamber efendimizden gelen haber tulumların ağzını da bağlayınız. Çünkü senede bir gece vardır ki o gece de veba mikrop yağar mikrop iner. Kapağı olmayan hiçbir kabın yahut üzerinde bağı bulunmayan hiçbir tulumun yanından geçmez ki içine bu vebadan bir şey inmesin. İşte Peygamberin kimsenin bilemeyeceği mucizevi haberleri vermektedir. Yine şanlı Peygamber cüzamlı hastadan aslandan kaçar gibi kaçının yani korunun diyor hastalık bulaşmasın. Peygamber Efendimiz hastalıklı hayvanı sağlıklı hayvanın yanına iletmeyin buyurdu. Kendilerine zulüm eden insanların eğleştiği yerde eğleşmeyiniz ki onlara dokunan azap size de dokunmasın ancak ağlar olduğunuz halde eğleşebilir ve bu viraneleri dolaşabilirsiniz. Buradan aldığınız sulardan içmeyeniz bu sular ile abdest almayınız eğer bu su ile hamur yoğurdu veya çorba yaptıysanız develerinize veriniz asla ondan bir şey yemeyeniz. İşte kıymetliler belanın indiği yerlerde ve oralar hakkında Peygamberimizin söylediği kıymetli sözler uyarılar. Muhassir vadimizden geçerken hızlıca yürüyüp geçmelerini emretmiştir. Çünkü Kâbe’yi yıkmak için yemenden gelen Ebrehe komutasında ki fil ordusu yüce Allah tarafından bu vadide helak edilmiştir.

Dakika 30:06

Biz Babil halkının zelzele ile helak olduğu yere uğradığımızda o mıntıkayı geçinceye kadar Hz. Ali burada namaz kıldırmadı sebebi sorulduğun da burası lanete uğramış bir yerdir dedi. Burada da Allah’ın helak ettiği milletlerin bulunduğu yerlerde Allah korkusundan ve hastalık bulaşmasından bela gelmesinden dolayı oralardan hızla geçilmesi emredilmiştir. Her kim müşriklerle beraber yaşarsa Müslüman’ların himayesi ondan uzaklaşmış olur müşriklerle birlikte yaşamayınız onlarla birlikte oturup kalkmayanız. Her kim onlarla birlikte yaşar veya oturup kalkarsa bizim sünnetimizi işleyenlerden değildir. Buda sahih kaynaklardan gelen haberdir onlara sadece hakikat İslamiyet tebliğ edilir onun için onlarla bir bu kadar bir düşüp kalkmanın yanında ticari iktisadi sadece durumlar sadece siyasi durumlar farklıdır. Müslüman olmayanlarla birlikte yaşamayınız, onlarla oturup kalkmayanız her kim onlarla birlikte yaşar ve onların ahlakı ile ahlaklaşırsa onlar gibi olur. Burada da kişi kişiliğini Müslüman kişiliğini korumak kaydıyla ekonomik, siyasi, kültürel iş birliği içinde olabilirler ama bu kendi yüce değerlerini korumak şartıyla. Allah düşmanlarının bayramlarında onlara iştirak etmeyi sakınınız Hz. Ömer’den geliyor bu haberde. Evet, kıymetliler işte görüyorsunuz ki çok kıymetli haberler geliyor ki tam sağlıklı olmak için İslam’ın her emrinin yerine getirilmesi gerekiyor. Şimdi hastalıklardan birisi de tabi aklı dengenin bozulması kulluk vazifesini unutturan yoksulluk, azdıran zenginlik, bedeni güçleri bozan hastalık, bunaklık getiren yaşlılık, ansızın gelecek olan ölüm, beklenen deccalın gelmesi ve kıyamet kopma zamanı gelmezden önce iyi işleri yapmakta acele edip yarış ediniz. İşte kıymetliler bunlardan birisi da yaşlılıkta bunama hastalığıdır. Kafile Mısıra Mısır’dan hareket edince babaları Yakup yanındakilere eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf’un kokusunu alıyorum dedi. Yakup’un yanında bulunanlar ise Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığında devam ediyorsun dediler fakat müjdeci gelip de Yusuf’un gömleğini Yakup’un yüzüne sürünce hemen gözleri açılıverdi. İşte kıymetliler insanoğlu yanılgı içindedir kendisi bunamış olan insanlar akıllıları bunak zannederler fakat yaşlılarda bunamış insanlar vardır bu beyin sulanması ile ortaya çıkar. İslam’ı tam yaşayarak bizde elden geldiği kadar tedavi olarak bunun önüne geçilmeye çalışılır fakat Cenabı Hak sen tedavi olurken sana şifayı devayı başarıyı Allah verir.

Dakika 35:00

Çörek otu burundaki rahatsızlıkları tıkanıklığı açar. Nergis çiçeği koklamak oda çok faydalıdır. Hardal oda açar acı badem yağı ile farekulağının otunun suyu burna çekilecek olursa burnu açar ağrılara karşı da faydalıdır. Altın çürümez, paslanmaz, eksilmez, ateşte yanmaz, kötü koku yapmaz altın ile dağlama yapılan yer kabarmaz çabucak iyileşir. Peygamber (a.s.v) Efendimiz altın ve gümüş kap kullanılmasını yasaklamış fakat bunların tedavide kullanılmasına izin vermiştir. Yine Halifelerden Ömer İbn-i Abdül Aziz valilere bu yönde bir yazı göndermiş altın ile kanayan yerleri altınla dağlayıp kanamayı durdurmayı söylemiştir. Eğer şiddetli kanıyorsa burun kanaması elma şurubu ve ekşi şuruplar içirilmelidir kanayan burnuna kar suyu soğuk su veya kâfur çekilirse kanamaya karşı faydalıdır piliç çorbası da kuvvet verir. Hasır otu ki buna berdi derler ki onun külü burun deliğine üflenirse kanamayı durdurur. Kâfur kanayan buruna çekilirse oda kanamayı durdurmakta faydalıdır. Reyhan yaprakları yaş olarak dövülür sirke ile macun yapılır ve başın ucuna koyulursa burun kanamasını durdurur. Hasır otu külü sade olarak ve gerekse sirke ile karıştırılarak burna üflenir veya damlatılırsa burun kanamasını durdurur. Evet, kıymetliler sevgili Peygamberimiz (a.s.v) tedavi olduğunuz şeylerin en iyisi ağızdan ilaç almak, burundan ilaç damlatmak, mide ve bağırsakları yumuşatıcı ilaçlar kullanmaktır buyurdular. Size ödağacının tozunu tavsiye ederim zira bunda 7 derde şifa vardır bademcik hastalığından dolayı burundan damlatılır zatülcenp hastalığından dolayı ise ağızdan verilir. Yine Enes Bin Malik Hazretlerinden gelen haberde şanlı Peygamber (a.s.v) oruçlu kimsenin gözlerine sürme çekmesini mekruh saymazdı fakat oruçlu kimsenin burnundan ve kulağından ilaç damlatmasını mekruh sayardı demiştir. Buda kıymetli kaynaklarda yer alır. Şanlı Peygamberimiz (a.s.v) efendimiz vücudundan kan aldırdı kan alan kimseye hacamatcıya kan alma ücretini de verdi burnuna da ilaç damlattı demiştir. İbn-i Abbas’tan geliyor bu haberde. Yine nezle hastalığına yakalandı birisi ve ona da bu tavsiyelerde bulundu sizlere şu çörek otunu tavsiye ederim buyurdu. Ondan 5 veya 7 tane alıp iyice dövünüz sonra birkaç damla zeytin yağla karıştırıp hastanın burnuna bu taraftan yani şu taraftan burun deliklerine damlatınız şüphesiz ki çörek otu ölümden başka birçok hastalıklara şifadır tavsiyesinde bulundu şanlı Peygamber buda Aişe annemizden gelen haber.

Dakika 40:19

Ey kadınlar yazık sizlere çocuklarınızı yanlış tedavi ederek öldürmeyeniz. Her hangi bir kadının çocuğu bademcik olur veya başında ağrı olursa ödağacını alsın ezip toz haline getirdikten sonra su ile karıştırıp çocuğun burnundan damlatsın buyurdu sevgili Peygamber efendimiz (a.s.v). Evet, kıymetliler yine şanlı Peygamber susam yağını burnuna damlatır başına ise Arabistan kirazı yaprağının tozu ile yıkardı demiştir buda Ebu Cafer’den gelen bir haberdir. Sizden biriniz abdest aldığı zaman burnuna su çeksin sonra o suyu burun nefesi yardımıyla dışarı çıkarsın her kim istinca edecek olursa taşı tek olarak kullansın. Yine sizden biriniz uykusundan uyandığı zaman abdest alacağı su kabına daldırmadan önce elini yıkasın çünkü sizden her hangi biri elini nasıl ve nerede gecelediğini bilemez. Sizden biriniz uyandığı zaman abdest alsın ve 3 defa burnuna su çeksin burnunu iyice temizlesin çünkü şeytan zararlı yaratıklar o kimsenin burun deliklerinde gecelerler. Abdest aldığın zaman oruçlu değil isen suyu burnuna iyice çek diye de Peygamberimizden haber gelmiştir. Vücutta soğukluğa neden olan bir durumdur ki buna bürudet denmektedir karpuz kavun yemek vücuttaki ısı düşmesini önler tedavi maksadıyla cinsi münasebeti azalmak gerekir. Bu fazla cinsi münasebetten dolayı da bürudet hastalığı vücuda soğukluk meydana gelir. Kıymetli izleyenler; insanoğlunu en üst biçimde yaratan Allah kulunun yaratılış devrelerini, safralarını da bize hem Kuran-ı kerimde hem şanlı Peygamberin diliyle bize bakın durumu nasıl açıklıyor. Gizli olan her şeye cenin deniyor kıymetliler ilk defa insanlar anne rahminde cenin hayatı ile işe başlar. Nutfenin ana rahmine düşmesinden itibaren 8. haftanın sonuna kadar cenin bundan sonra doğum zamanına kadar haml denilmektedir. Ceninin 40 gün civarında bir süre içinde canlandığı konusunda tabipler ittifak halindedir. Bu süre içinde erkeğin mizaca hararetli olduğundan dolayı organları belli olsa da kızın ki belli olmaz. 2. 40 gün içinde kan pırtısı yani alaka haline dönüşür 3. 40 gün içinde ise küçük et parçası yani mutğa haline gelir ve kendisine ruh üflenir ve anne karnında hareket etmeye başlar. Cenin ruh üflenmesinin ancak 4 ay bittikten sonra konusunda da tabipler yine müttefiktirler.

Dakika 45:00

Rahim canlı bir organizmadır erkek ve kadının menileri yani spermaları rahimde birbirine karışınca hararet sebebiyle köpüklenmeye başlar köpükler toplanıp tek bir köpük halini alır ve içinde büyük bir boşluk meydana gelir. İşte bu boşluğun içinde Allah’ın izniyle hayat oluşur dış kısmı bunun sertleşir âlaka kan pırtısı denmektedir buna âlaka yani kan pırtısı denmektedir. Rahimde müvekkel olan melek vardır ki bu melek ey Rabbim erkek mi dişi mi olacaktır diye sorar? Kan damarları oluşur. İşte o zaman mutğa et parçası adını alır. Yüce Allah rahime müvekkel olan meleğe cenine ruh üflenmesini, rızkını, ecelini ve amelini yazmasını emreder daha sonra cenini iç içe 3 zar kaplar. Birincisine çocuk kesesi ceninin göbeğine bağlı olan kesedir ve yavruya gıda sağlar cenin ana rahminde gıdasını göbeğinden alır. 2. zar ceninin idrarını zararsız hale getirir, üçüncüsü de cenininden çıkan buharları zararsız hale getirmek için ne kadar mükemmel bir ortam hazırlanmıştır. Bu buharlar ter ve kire benzerler sizi annelerinizin karınlarında iç içe 3 karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa lütfeden âlaka ’ya âlaka’dan mutğa ’ya, mutğa’dan et giydirilmiş kemiklere dönüştürerek yaratmıştır buyruğunun manası işte budur bu şanlı Kuran’da Ayeti Kerimedir. 3 karanlık 3 zar demektir cenin yüce Allah’ın kendisine tanığı süreyi tamamlayınca bu 3 zar yırtılır kadın sancı çekmeye ve nifas kanı gelmeye başlar yüzü anasının sırtını dönük vaziyette durmaktadır çocuk ana rahmindeki çocuk ve bu çocuğun yüzü anasının sırtına dönük bir durumdadır. Doğacağı zaman başı aşağıya ayakları ise yukarıya gelir böyle olmasaydı elleri annesinin karnına takılabilirdi kendisi de annesi de tehlike ortamına itilebilirdi ölen kadın şehit sayılmıştır işte bu nedenle. Çocuk tam bir arz içinde dünyaya gelmiş olur. Yüce Allah anne ve babasını onun emrine verir ona en iyi ve en güzel gıdaları hazırlarlar, şefkatlerini gösterirler, bağırlarına basarlar. Mihnet ve imtihan diyarı olan bu dünyada ömrünü geçirmeye başlar ya doğru yoldan gider mutluluğa ve cennete kavuşur yahut da kötü yolu seçer mutsuzluğa ve cehenneme mahkûm olur. Kıymetliler; biz insanı katışık nutfeden erkeğin nutfesi ile kadının nutfesinin karışımından meydana gelen bir damla sudan yarattık buyuruyor Cenabı Hak Kuran-ı Kerim de.

Dakika 50:06

Nutfe ‘’Nutfetün Emşâc ’den’’ maksat erkek ve kadının menilerinin rahimde birleşmesinden meydana gelen bir karışımdır. Ey insanlar biz sizi bir erkekle bir dişiden Âdem ile Havva’dan yarattık buyuruyor Cenabı Hak. Yine kıymetli kaynaklarda Ahmet Bin Hanbel’in Müsnedinde de yer aldığı gibi bir Yahudi oraya uğramış. Ey Muhammed insan neden yaratılır? Diye sormuş. Bunun üzerine şanlı Peygamber (a.s.v) erkek ve kadının sperma yumurtacıklarından ikisinin birleşiminden, her ikisinden, her ikisinin karışımından yatılır buyurmuştur. Yahudi senden önceki de Musa’da (a.s) böyle söylemişti demiştir. İşte görüyorsunuz 15 asır önce bu bilgiler mahya dayanan asil bilgilerdir Peygambere ve Kuran-ı Kerime dayanmaktadır. Yine şanlı Peygamber (a.s.v) Efendimiz her meniden çocuk olmaz meninin tamamından çocuk meydana gelmez. Allah bir şeyi canlı yaratmak istediği zaman bunu hiçbir şey hiçbir güç engelleyemez. Kıymetliler; ceninin geçirdiği devreler vardır şanlı Kur’an da sizlere ne oluyor ki Allah’a büyüklüğü, azameti ve her şeye kadir olduğunu yakıştıramıyorsunuz hâlbuki sizi türlü merhalelerden geçirerek o yaratmıştır buyuruyor Cenabı Hak. Devrenin birisi biliyorsunuz erkeğin nutfesinin rahime de kadının nutfesini aşılamasından itibaren 40 günlük bir süreyi içine almaktadır. Yine şanlı Kur’an da And olsun ki biz insanı çamurdan süsülerek çıkarılmış bir öz hulasadan yarattık sonra onu sağlam ve emniyetli bir karargâhtan yani ana rahminde bir nutfe haline getirdik. Sonra onu bir kan pırtısına dönüştürdük, daha sonra kan pırtısını çiğnenmiş bir lokmacık et haline getirdik. Bu bir lokmacık eti kemiklere iskelete çevirdik, sonra bu kemiklere et giydirdik, sonrada ona ruh üflemek suretiyle bambaşka bir yaratılış ve yarattık. Yaratanların en güzeli olan ne kadar yücedir. İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor? O döl yatağına rahme akıtılan meninin içinden bir nutfe değil miydi? Sonra o nutfe kan pırtısı olmuş derken Allah onu insan biçiminde yaratıp şekillendirmişti. Evet, kıymetliler bu ve buna benzer daha nice Ayeti Kerimeler ve Peygamber sözleriyle derslerimiz devam ediyor.  2. devre âlaka devresidir nutfe âlaka ‘ya dönüşmektedir. Sonra o nutfeye bir kan pıhtısı alaka haline dönüştürdük diyor Cenabı Hak Kuran-ı Kerimde.

Dakika 55:04

Sonra kan pırtısını çiğnenmiş bir lokmacık ete çevirdik yani mutğa yaptık diyor. Bu bir et parçası kemiklere iskelete çevirdik sonra bu kemiklere et giydirdik en sonunda da ona ruh üflemek suretiyle bambaşka bir varlık olarak şekillendirdik. En güzel yaratıcı olan Allah’ın şanı eşsiz yücedir eşsiz tek yücedir. İşte görüyorsunuz âlaka’nın durumu da bu şekil anlatılırken bundan sonra biliyorsunuz âlaka mutğa ‘ya çevriliyor rahim cidarına sülük gibi yapışarak hayatını devam ettirmektedir mutğa. Şanlı Peygamberden gelen haberlere de şöyle bir bakalım (A.S.V) Efendimiz Ana rahmine düşen nutfe üzerinden 40 gün 40 küsur gün geçtikten sonra yüce Allah bir melek gönderir. Onu cenini şekillendirip tasvir eder kulağını, gözünü, cildini, etini ve kemiğini belli eder. Sonra ey Rabbim erkek mi olacak yoksa dişi mi olacaktır? Diye sorar. Rabbin dilediğini yapar hükmünü verir melek yüce Rabbinin buyurduğunu aynen yazar. Yine ey Rabbim der o melek sağlam mı olacak yoksa sakat mı? Diye sorar. Rabbim hükmünü verir Rabbim dilediğini yapar. Melek yüce Rabbim buyruğu neyse onu aynen yazar. Sonra yine ey Rabbim eceli ne kadardır? Diye sorar. Rabbim hükmünü verir dileğini yapar, Melek yüce Rabbim buyruğu neyse aynen yazar. Sonra yine ey Rabbim rızkı ne kadardır? Diye sorar. Rabbim hükmünü verir melek yüce Rabbin buyruğu neyse onu aynen yazar. Sonra melek elinde yazdığı sayfa defter olduğu halde geçip gider yüce rabbim emrettiği şekil ve miktardan eksik veya fazla yazamaz. Ana rahmine düşen nutfe üzerinden 40 küsur gün geçtikten sonra diyerek başladığı halde yine Huzeyfe Hazretlerinden ilgili Melek’in 42-43-45- ve 48.günlerden birinde geldiğine dair rivayetlerde vardır. Bunlar yerli yerince rivayetlerdir hiç birinde çelişki yoktur. Evet, kıymetliler bu konuda mükemmel bilgiler vermiştir şanlı Peygamberden alınan bilgiler insanoğluna bütün insanlık âlemine ışık tutarak 15 asırdır gelmektedir bunlar 15 asır önce verilen bilgiler ki en sağlam temel bilgilerdir. Evet, muhterem izleyenler; bunun erkek mi olacağını dişi mi olacağını ecelini rızkını her şeyi Melek Allah’a soruyor. Allah’tan aldığı cevaba göre yazıyor ve en sonunda ona ruh üfleniyor. 40 gün 3’de çocuktaki hareket bitkisel hayat bitkisel canlılık 3. 40 günden sonra da esas ruh üflenmektedir. Cenin hali sona eriyor artık bir sonraki hayat başlıyor. Kıymetli ve muhterem izleyenler; gaybın anahtarları Allah’ın elindedir.

Dakika 1:00:15

Allah her şeyi bilendir, yerlerin göklerinde mülkü de kesinkes Allah’ındır. Dilediğini erkek dilediğini kız yaratır ve her şeyi bilendir her şeyde bir takdir vardır kimsenin bilemeyeceği hikmetler vardır. Çocuğun tabii ki kız mı oğlan mı bu durum hakkında da tabi aletler bir müddet sonra bunu kestirebilmektedir. Bu günkü aletlerle tespiti bir müddet sonradır o bir müddete kadar insanların bunu bilmeye gücü yetmez aletlerinde gücü yetmez. Ama onu yaratan onun önünü sonunu her şeyini ebedi ezeli her şeyi tam bilendir. 3 karanlık konusunda da işte o 3 tane zarı ana rahmini bu zarların içerisini ve anne karnını şöyle bir düşündüğümüz zaman orada böyle bir canlı mükemmel bir şekilde yaratılmaktadır. İnsanoğlunun bütün cesedini toprak yiyip yok eder ancak kuyruk sokumu kemiği yok olmaz. İnsan o kemikten yaratıldı. Öldükten sonra dirilme de yine o kemikten başlayacaktır diriltilip yaratılacaktır. Yüce Allah bir insanı yaratmak istediği zaman rahime ana rahmine müvekkel olan Melek ey Rabbim erkek mi olacak yoksa dişi mi? Diye soruyor. Yüce Allah hükmünü bildiriyor melek tekrar ey Rabbim Saîd mi olacak yoksa Şakî mi? Diye sorar. Rabbim yine hükmünü bildirir sonra melek ceninin 2 gözü arasına alın yazısını yazar hatta başına gelebilecek en küçük bir sıkıntıyı bile yazar buyrulmuştur. İşte görüyorsunuz hiç kimse başı baş yaratılmamıştır ve bunlar kıymetli eserlerde yer almıştır Suyuti’nin de Eddürül Mansur’unda da mevcuttur yine İbn-i Cerir ’de de bu görülmektedir. Çok kıymetli efendiler; tarih boyunca Müslüman doktorlar cerrahi sahada da çok mükemmel doktorlarımız İslam doktorları mevcuttur. Bunlar çok meşhurları da vardır bunlara yakın kıymetli pek çok doktorlarımız vardır tarih boyunca. Ebu Rimse et-Temimi bunlardandır ve sahabedir, Ebu Bekir Razi Muhammed Bin Zekeriya kıymetli doktorlarımızdandır hicri 303 tarihlerinde dünyadan göçtüğü kayda alınmıştır. Yine Ebul Kasım Ammar Bin Ali El Mevsılî de onlardandır Zehravi ve emsali çok kıymetli doktorlarımız vardır yine El-Kehhal diye anılan Şerafettin Ali Bin İsa vardır. Yine İbn-i Zühr bunlardandır çok kıymetli cerrahlarımız çok başaralı ameliyatlar yapmıştır tarih boyunca ve dünyaya her şeyi öğretmek için çok güzel çalışmışlardır. Cerrahi müdahaleye gerektiren rahatsızlıklarda en iyisini yapmaya çalışmışlardır. Sezaryen konusunda İmam-ı Sevri demiştir ki hamile olarak ölen kadının karnında ki çocuğun sağ olduğu bilinirse karnı yarılarak ameliyatla çocuk kurtulur demiştir. Tarihte kangren ameliyatları, şercin açılması Peygamberlik mührünü ile ilgili bir cerrahın Peygamberimize bir danışmasında bulunması ve Peygamberin ona verdiği cevaplar onun tabibi Allah’tır dedi cerraha Peygamberimiz sen ise eli uz bir kimsesin buyurdu. Yine siyatik ameliyatları tarihçe sirozlu hastalardan su alma gibi işlemler katarak ameliyatları hastayı bayıltma konusunda da yine Müslüman tabiplerin hastayı incitmeden nasıl tedavi ettiklerini konusunda da büyük marifetlerini görmekteyiz ve çok güzel başarılı ameliyatlar yaparak geldiklerini görmekteyiz. Küçük dil ameliyatına varıncaya kadar bunlar yerli yerince başarılı doktorlarımız vardır tarih Müslüman doktorlarla doludur. İnsanlar bildiğinin dışında bilmediği zaman kendi bildiğini zannediyorlar öyle değil kıymetliler. Kıymetli izleyenler; pis hastalıklardan biri de lutiliktir ki o milletin helâkına sebep olmuştur tepelerine cehennem taşı yağmıştır yerin dibine geçirilmişlerdir. Nuh Peygamberi Allah o millete göndermiş 20 küsur sene Allah’ın emirlerini yerine getirmeye, yasaklarından sakınmaya, ona ibadet etmeye zina ve homoseksüellik gibi kötü ve çirkin olan fuhşiyatı işlemekten vaz geçirmeye çağırdı bu Peygamber (A.S.V). Lut (A.S) da sofrası herkese açıktı kavmi ise hiç misafir kabul etmezlerdi. İşte Peygamberlerinin dili ile Rabbinizin sizin için helal kıldığı kadınlarınızı bırakıp da insanlar içinde erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu sizler sapık insanlarsınız. Gözünüz göre, göre bilerek hâlâ bu sapıklığı yapacak mısınız? Gerçekten siz kadınları bırakıp da cinsi temasta bulunmak için erkeklere mi gideceksiniz? Doğrusu sizler ne yaptığınızı bilmeyen cahil bir kavimsiniz Kuran-ı Kerim bunları böyle anlatıyor. Neml Suresi 54- 55. Ayeti Kerimeler ve yine Ankebut Suresinde, Hud Suresinde bunlar emsali surelerde anlatılmaktadır. Kıymetliler; ümmetin üzerine diyor Peygamberimiz Hz. Muhammed en çok korktuğum şey ‘’Lut Kavminin’’ yaptığı işi yapmalarıdır buyurmuştur kendi ümmetini şiddetle sakındırmıştır. Yine İbn-Abbas’tan gelen habere göre Peygamber (a.s.v) erkeklerden kadınlara, kadınlardan da erkeklere benzeyenlere lanet etti. Onları evlerinizden çıkarınız evlerinize koymayınız buyurdu. Yine Ebu Hureyre Hazretlerinden gelen haberde kadın elbisesi giyen erkeklere, erkek elbisesi giyen kadınlara Peygamber (a.s.v) lanet etti demiştir. Zaruretler müstesna bu durum böyledir. Yine şanlı Peygamber bir kimse diğer bir kimsenin avret yerine bakmasın, bir kadın diğer bir kadının avret yerine bakmasın, bir erkek diğer bir erkekle ince bir elbise ile birbirine temas edecek bir şekilde yatmasın. Bir kadında bir kadınla ince bir elbise ile birbirine temas edecek bir şekilde yatmasın buyuruyor. İşte görüyorsunuz şanlı Peygamberin buyruklarına bakın bunlar homoseksüelliğe gidecek yolları kapatmak tehlikeyi önlemek için önceden alınan tedbirler. Ey Allah’ın Resulü bu adam kadınlara benzemeye çalışıyor kadınlara özeniyor dediler bir adam için. Naki beldesine sürgün edilip toplumdan uzaklaştırıldı o adam. Benim namaz kılan bir kimseyi öldürmem yasaklanmıştır buyurdu. Bunu öldürelim mi? Diye soranlara böyle cevap verdi. Yine erkeğin kadına, kadının da erkeğe benzemesi giyim, kuşam, konuşma, hareket, süslenme, yürüyüş ve benzeri hareketlerle olmaktadır. Yine İkrime ’den gelen haberde şanlı Peygamber (a.s.v) kadınlara benzeyen bir erkeği Medine’den sürgün etti. Peygamber (a.s.v) sonra Hz. Ebu Bekir’de böyle bir kişiyi Medine dışına gönderdi. Hz. Osman’da böyle bir kimseyle oturup kalmamaları için gençlere tavsiyede bulundu. Bulaşıcı hastalıklardan ve hastalıklara sebep olanlardan en başta gelenlerden zinadır zina haramdır. Bu yayılmasına nesillerin mahvı perişan olmasına şehvet duygularının azgınlaşmasına ve ahlâkın bozulmasına sebep bir çirkin harekettir ki haramdır. Zinaya yaklaşmayınız Kuran-ı Kerim de Cenabı Hak çünkü o bir hayâsızlıktır ve kötü bir yoldur buyuruyor Cenabı Hak Kuran-ı Kerim de İsra suresi 232. Ayeti Kerime de. Yine onlar ki Allah ile beraber başka bir tanrıya tapmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler bunları yapan cezasını bulur buyrulmaktadır. ‘’Furkan Suresindeki Ayeti Kerime 68’’ Fahişe, fuhşiyat, şehvet kelimeleriyle ifade edilmiştir ki kötü iş, çirkin fiil, edepsizlik, ahlaksızlık manalarına gelir çok korkunç tehlikesi vardır dünyada mezarda mahşerde başına beladır. Akıntı yaralar, zührevi hastalıklar, felç, damar sertliği, nefes darlığı ve saç dökülmesine sebep olabilir. Zekâ geriliği, irsi kas kasılmaları, kısırlık, tenasül organı iltihabı, körlük ve romatizma ağrılar meydana gelebilir. Çalışmak harama bakmaktan sakınmak tesettüre uymak kadınlı erkekli oturmalardan sakınmak bir kadınla yalnız olarak bir yerde olmaktan sakınmak bekâr ise evlenmek evlenmiyorsa oruç tutmak bunlar korunma tedbirleridir. Kadınlı erkekli karışımların işte kötü niyetli insanlara bir laksa buz zemin hazırlamaktadır ve zinaya giden yolları açmaktadır. Bir millette veya memlekette zina fili ve faiz alışverişi açıktan yapılmaya yaygınlaşmaya başladığı zaman kendilerine Allah’ın azabına hak etmişler demektedir. Yani onlara Allah’ın azabı artık hak olur diyor ve onlarda bunu hak etmişlerdir. Zina fakirlik getirir, şahsiyetini yok eder, fakirlik bir milleti de felakete sürükler, ömrü de kısaltır, Allah’ın gazabına uğrar, hesabı da mahşerde çok şiddetli olur ve cehennemde azap görür. Hayvanlarla temasta bulunmakta haramdır. Hayvan eti yiyen hayvanlardan ise öldürülüp toprağa gömülür Cenabı Hak ümmeti Muhammedi bütün pis kötü davranışlardan kötü ahlakın her türlüsünden uzak eyle en güzel ahlakı yaşatan bir ümmet haline getirsin.

Dakika 1:18:27

(Visited 236 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}