AmeldeFıkhı 141-01

141- Amelde Fıkhı Ekber Ders 141

AMELDE FIKHI EKBER DERS 141        

 

Malikiler kasten öldürmede diyet ağırlaştırılır.  Ağırlaştırıldığı takdirde Malikiler,  Şafiiler ve İmamı Muhammed El Hasene göre müsellese yani 30 tanesi 4 yaşına basmış, 30’u 5 yaşına basmış ve kırkı da gebe olmak üzere 100 deve şeklinde ödenmesi gerekir. İşte ağırlaştırmadan maksat budur dediler. Hanefi ve Hanbeliler murabba olarak ödenmesi gerekir yani 25 tanesi 2 yaşına basmış 25 tanesi 3 yaşına basmış.  25 tanesi 4 yaşına basmış,  25 tanesi de 5 yaşına basmış olmalıdır dediler.  Evet, bazen öyle olur bazen böyle olur. Öyle bulamazsan böyle, böyle bulamazsan öyle.  Kıymetli âlimlerimiz zaten çareyi çoğaltmışlar ve Yüce İslam’ın kolaylıklar dini olduğunu da keşfetmişler.  Hata ve benzeri yolla öldürmelerde ise diyet kıymetli âlimlerin tamamının hemfikir olması ile muhammese yani beşte birileri bölünmüş olarak ödenmelidir.  Bu ise 20 tanesi 2 yaşına basmış dişi deve,  20 tanesi 2 yaşına basmış deve, 20 tanesi 3 yaşına basmış deve,  20 tanesi 4 yaşına basmış dişi deve,  20 tanesi de 5 yaşına basmış dişi deve olmak üzere 100 devedir.  Bu Hanefilerle Hanbelilerin ortaya koyduğu kıymetli hükümlerdir ve keşifleridir.  Şanlı Peygamber (S.A.V)  buyurdu ki hata en öldürme diyeti 20 tane 4 yaşına basmış deve,  20 tane 5 yaşına basmış deve,  20 tane 2 yaşına basmış dişi deve,  20 tane 3 yaşına basmış dişi deve ve 20 tane de 2 yaşına basmış erkek devedir buyurdu sevgili Peygamberimiz.  Malikiler ve Şafiiler 2 yaşına basmış erkek develerin yerine 3 yaşına basmış erkek develeri sayarlar.  Rivayete göre Hz Peygamber Ayber’de öldürülen kişiye karşılık zekât develerinden yüz deve ile diyet ödemiştir.  Sadaka yani zekât develerinin arasında ise 2 yaşında basmış erkek deve bulunmamaktadır diye rivayet olunmuştur.  Şafiler Hanbeliler Mekke’nin hareminde haram aylarda,  haram aylarda yani,  Zilkade, Zilhicce Muharrem ve Recep aylarında meydana gelmişse haram olan bir akrabasını öldürmüş ise işte görüyorsunuz ki bu gibi durumlarda da bedel,  diyet ağırlaştırmaktadır.  Dörtte yani murabba bölüneceğinin delili dörde bölüneceğinin delili diyet Şanlı Peygamber (S.A.V.)  döneminde dörde bölünmüştür.

Dakika 5:20

25 tanesi 5 yaşına girmiş,  25 tanesi 4 yaşına girmiş,  25 tanesi 3 yaşına girmiş,  25 tanesi de 2 yaşına girmiş dişi deveden alınırdı.  Evet, kıymetliler değişik durumlarda değişik bedeller ortaya çıkmaktadır Onun için Şanlı Peygamberin uygulamaları kıymetli âlimlerimiz tarafından sahih hadisler korunarak gelmiş bize kadar,  İnşallah ebediyete kadar devam edecektir. Ağırlaştırılmış diyetin üçe bölüneceğine dair de haber vardır.  Bu da her kim kasten öldürürse katil maktulün velilerine verilir yani katil teslim edilir.  Öldürülen kişinin velisine veya birkaç taneyse velilerine. Onlar isterse onu öldürürler,  isterlerse diyet alırlar.  Diyet ise 30 tane 4 yaşına basmış deve,  30 tane 5 yaşına basmış deve,  40 tane de hamile devedir.  Üzerinde sulh yaptıkları şey ise onlarındır. İşi sıkı tutmak ve ağırlığını belirtmektedir mesele.  Şunu bilin ki Peygamberimiz buyuruyor, kasta benzer hata yoluyla öldürülmüş,  yani kamçı veya sopayla öldürülmüş kimsenin diyeti yüz devedir. Bunların 40 tanesi karınlarında yavrular bulunan hamile develerdir buyurmuştur.  Hanefilerin dışında ulema hemen peşin olmasını ortaya sürmüşler. Hanefiler Hanbelilerin görüşüne göre ise dört kısma ayırmakla Malikiler ile Şafiiler üç kısma ayırmakla ağırlaştırılacağını söylemişlerdir.  Kasta benzer öldürmenin diyeti ise iki açıdan hafifletilir.  Akile’ye yükletilmesi ve üç senelik vade tanınması ile olunur.  Hata en öldürmenin diyeti ise üç açıdan hafifletilir.  Akile’nin diyeti ödemesini mecbur edilmesi, 3 yıl süreyle ertelenmesi ve beş kısma bölünmesi olarak ileri sürmüşlerdir. Kim,  Hanefi ve Hanbeli uleması.  Diyetin ödenme zamanı konusunda da Hanefi uleması 3 yıl vade ile ödenmelidir.  Hazreti Ömer’in uygulaması ile amel edilmiş olur.  Zaten Hanefi mezhebinin temelinde Kuran’ı Kerim, sünnet, sahabeler, Hz Ali,  Hz Ömer,  Ebu Bekir gibi sahabenin bütün âlimleri bulunmaktadır.  Cumhur’u ulema kasten öldürmenin diyeti peşin istenir demiştir Cumhur. Hata en öldürmenin diyeti ise Cumhur, Cumhur ulema Hanefiler gibi 3 yıl vade ile ödenmelidir demişler,  bunda icma da oluştuğunu görmekteyiz.

Dakika 10:20

Cumhur ulema kasta benzer öldürme de her sene üçte biri ödemek üzere üç sene vadeli olarak ödenmelidir.   Hükümlü olanlar bu konuda kasten öldürmede katilin malından vacip olduğu ittifak edildiğini görüyoruz bu konuda.  Her kişi kazandıkları karşılığında rehindir.  Şanlı Kur’an Tur Suresi 21. ayeti kerimeden bunu anlıyoruz.  Günahkâr hiçbir diğerinin günah yükünü taşımaz.  Yani hiçbir günahkâr bir diğerinin yükünü taşımaz.  Çünkü her günahkâr nefis kendi günahını taşır. Enam suresi 164. ayeti kerime: De ki sizler bizim işlediğimiz suçlardan sorumlu tutulmazsınız, biz de sizin yaptıklarınızdan sorulmayız,  sorumlu tutulmayız.  Bu da Sebe Suresi 35. Ayeti Kerimede yüce Rabbimizin kelamından bunları anlamaktayız. Yine Şanlı Peygamber(S.A.V)  bakın ne buyuruyor,  her bir cani mutlaka kendi aleyhine olmak üzere cinayet işler.  Bu senin oğlun mudur,  evet deyince şöyle buyurmuştur:  Şunu bil ki o senin aleyhine cinayet işlemez.  Sen de onun aleyhine cinayet işlemezsin.  Peygamberimizden bu haber rivayet edilmiştir.  Sünnette olan şu emir görülmektedir akile kasten öldürmenin,  kölenin, sulhun ve itirafın bedelini ödemez. Evet, bu da vacip olan haberdir sünneti şerif’te.  Malikilerin dışında ulema kasta benzer öldürme ile hata yolu ile öldürmenin diyetini akile tarafından ödeneceği görüşünü ortaya koymuşlar.  Küçük yahut deriden sadır olan kasten öldürmenin diyeti hakkında Cumhur Hanefiler başta olmak üzere Maliki ve Hanbeliler bakın ne dediler:  Diyeti akilesine aittir dediler.  Bir deli adamın birisine kılıçla hücum edip onu vurmuş.  Buna dair dava Hz Ali’ye götürülmüş. O da onun diyetinin akilesi tarafından ödeneceğini hüküm vermiştir.  Bu hükmü bir grup Ashabı Kiram huzurunda vermiş ve onun kastı da hatası da birdir demiştir.  İtiraz da olmadığına göre burada İcmayı da görmekteyiz.  Şafi uleması küçüğün kastının mümeyyiz ise bir kasıt olacağı şeklindedir. Mümeyyiz değil ise hatadır kısas yoktur.

Dakika 15:00

Mümeyyiz olması halinde diyetin malından ödenmesi gerekir.  Akilesi onun yerine diyetini yüklenmez,  bu da Şafiilerin görüşüdür.  Akile kimdi?  Katilin yakınları,  en yakınları varisleri.  Tam diyet ne zaman gerekir konusunda da Hanefi ve Maliki uleması kısasın affedilmesi halinde karşılıklı rıza ile belirlenen veyahut da cani ile kan velisi arasında üzerine ittifak edilendir demişlerdir.  Şafii ve Hanbeliler ise kasten öldürmenin yüz deve olduğunu söylemişler, can öldürme de 100 deve vardır daha önce de geçtiği gibi.  Yine Şafiiler dişilik,  kölelik ceninin öldürülmesi ve küfürdür.  Yani diyeti eksilen bir şeye arız olabilir bu da 4 sebepten birisi olur.  İşte bu sayılanlardan birisi yani dişilik,  kölelik, ceninin öldürülmesi ve küfürdür. Yani dişinin diyeti yarımdır. Yine aynı zamanda ikincisinin diyeti yani kölenin diyeti de her kişinin değişen fiyatına göre kıymetidir.  Üçüncüsü gurre’dir dördüncüsü ise üçte bir veya daha azdır.  Evet, kıymetliler dişilik kadının diyeti bu yarımdır.  Erkeğin diyetinin yarısı olduğu üzerinde ulema hemfikirdir.  Kadının diyeti erkeğin diyetinin yarısıdır.  Peygamberimizin haber bu da.  Kadının diyeti canda ve daha aşağıda olanlarda erkeğin diyetinin yarısıdır.  Kadının diyetinin yarım diyet olduğu üzerinde Ashabı Kiram İcma etmiştir diye ortada güçlü bir haber vardır.  Kadın mirasında ve şahitliğinde erkeğin yarısıdır. Diyeti de aynı şekilde böyledir.  Yine gelen haberlerde kadının diyeti erkeğin diyeti gibidir diyen bir haber bulunmaktadır.  Fakat öbür haberler bunun önüne geçtiği için daha güçlü olanla amel edilmiştir.  Mümin olan canda yüz deve diyet vardır.  Bunu delil gösterdikleri anlaşılıyor.  Küfür Müslüman olmayanın diyeti bu konuda da Hanefi uleması zimmi ve müstemelin diyeti Müslüman’ın diyeti gibidir buyuruyor Hanefi uleması. Şayet kendileri ile aralarında bir anlaşma bulunan kavimdense o vakit akrabalarına bir diyet vermek ve Mümin bir köle Azat etmek gerekir.  Bu da Nisa Suresi 92. ayeti kerimesinde Yüce Rabbim buyurduğudur.  Peygamber Efendimiz (S.A.V)  ahit sahibi bir kişinin ahit süresi içerisinde diyetini bin dinar olarak tespit etmiştir.

Dakika 20:05

Maliki ve Hanbeliler kitap ehli olan kimsenin Yahudi ve Hristiyan’ın diyeti Müslümanın diyetinin yarısıdır.  Kadınlarının da diyeti Müslümanların Müslüman erkeklerin diyetinin yarısı yani Müslüman kadınların diyeti gibidir.  Muahed olan kimsenin diyeti Müslüman’ın diyetinin yarısıdır.  Muahed kimsenin diyeti Müslümanın diyetinin yarısıdır değişik haberlerde böyle gelmiştir.  Kâfir kimsenin diyeti Müslüman’ın diyetinin yarısıdır, bu da bir başka haberdir.  Evet kıymetliler.  Yahudi ve Hristiyan’ın diyeti 4000 dirhemdir diye gelen haber de vardır.  Bu konuda Şafii uleması Yahudi,  Hristiyan ve muayyid ve müstemelin diyeti Müslümanlığın diyetinin üçte biridir demiş Şafiiler.  İcma’nın vaki olduğu asgari mi asgari miktar budur. Hanefilerin dışında kalanlar Mecusi’nin güneşe ve aya tapan putperest müstemelin ve zındığın diyetinin 800 dirhem,  yani Müslümanlığın diyetinin yüzde 12 12 buçuğu olarak yüzde 12,5 olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir.  Cumhurun görüşü ise Aynen böyledir.  Kadınlarının diyeti ise erkeklerinin diyetinin yarısı kadardır.  Hanbeliler ile Hanefiler,  Hanefiler başta olmak üzere eman verilmeden önce ve davet yapılmaksızın öldürülecek olursa tazminat söz konusu değildir.  Ahdi de imanı da yoktur demişlerdir.  Evet, kıymetliler tazir ile İnşallah dersimiz devam edecektir.  Kıymetli izleyenlerimiz keşif notlarımız tazir ile devam ediyor. Bu konuda Maliki uleması tazir edilmesi gerekir.  Ceza ise 100 sopa ve bir sene hapistir.  Böylelikle Hazreti Ömer’den gelmiş bir rivayettir diyorlar ve zayıf olduğunu da söylemişlerdir rivayetin.  Cumhur’u ulema ise tazir gerekmez yani tazir kasten öldürmede kısas düştüğü takdirde söz konusu edilmiş bu konuda Cumhur tazir gerekmez iş hâkime bırakılır tedip eder.  Hanefilerle Malikilere göre tazirin öldürmek yahut hayat boyu hapis cezası olması dahi mümkündür demişlerdir.  Evet, mirastan ve vasiyetten mahrum etme konusunda bu da tabii kasten öldürmeye tabi olan ceza hakkındadır.  Hiçbir katile miras yoktur,  katil hiçbir şeyi miras alamaz.

Dakika 25:03

Bu haber Peygamberimizden gelmektedir.  Yine Seddi Zerai,  kötülük yollarını kapatmak söz konusudur.  Mirastan mahrumiyet,  Cumhur ulema bunlar Hanefiler Şafiiler ve Hanbelilerdir.   Haksız yere kasten veya hata en olsun mirasa manidir. Hanefiler mübaşereten yani bizzat işlenmiş olmasını şart koşarlar.  Şafiler,  Hanbeliler mübaşereten olması ile tesebbüben olması arasında fark yoktur demişler, her ikisi de mirasa manidir demişlerdir.  Yine adil bir kimsenin baği bir kimseyi öldürmesi,  babanın, kocanın, öğretmenin dövmesi, tedip maksadıyla döverken öldürme şeklinde olduğu gibi tazminat altında olmayan haklı öldürmeye ise Hanefilere ve Hanbelilere göre mirasa mani değildir, Şafiilere göre mirasa manidir.  Malikiler mübaşereten isterse, tesebbüben olsun mirasa manidir, hata mirastan mahrum etmez.  Eğer hata yoluyla olmuş ise tabii.  Çünkü sevgili Peygamberimizden gelen haberde katile hiçbir şey yoktur.  Her kim bir şeyi vaktinden önce ele geçirmek isterse ondan mahrum edilmek ile cezalandırılır. Yine vasiyet konusunda da Hanefi uleması vasiyete engel olan öldürme mirasa engel olan öldürmedir.  Mübaşereten ve haksızca yapılmış olması kaydıyla kasten yahut hata yolu ile olması ise fark etmez.  Yine Maliki uleması bunlarda da aynı şekildedir.  Hanbeliler Hanefi ve malikiler gibi söylerler.  Şafi uleması mirasa engel olsa dahi öldürmek vasiyete engel değildir demişler,  cumhura göre mirasa mani olan öldürme ve vasiyete de manidir demişlerdir.

Dakika 29:05

Yine Şipiant yani kasta benzeyen öldürme konusunda malikiler bu kasten öldürme hükmündedir.  İstisna babanın oğlunu öldürmesidir demişlerdir.  Yine Hanefi ulemaya göre ki bunların başında imamı azama göre ki silah hükmünde olan bir şey ile vurmayı kast etmesidir.  Evet, Ebu Yusuf ile İmamı Muhammed ve Şafiiler,  Hanbeliler ise kasten öldürmedir demişlerdir.  Asli ceza,  bedel ve tabii ceza olmak üzere kısımlarını şöyle izah etmişlerdir.  Asli ceza diyet ve kefarettir.  Şimdi ağırlaştırılmış diyet kasta benzer öldürmede diyet yoktur.  Akile ağırlaştırılmış bir diyet vardır.  Akile tarafından ödenmesi gereken.  Şunu bilin ki kasta benzer hata ile öldürmek kamçı ve asa ile olan öldürme olup bunun diyeti 40 tanesinin karnında yavruları olmak üzere 100 devedir buyurmuştur Peygamber Efendimiz.  Maliklerin ve Şafiilerin bu görüşüdür.  Kasten öldürme, diyeti caninin malından ve peşin olarak ödenir.  Akile tarafından ve 3 sene süreyle vadeli olarak ödenir.  Buda kasta benzer öldürmenin diyetidir.  Önceki ise kasten öldürmenin diyetidir.  Yine yükümlü olanlar hakkında da Cumhur’u ulema ki Hanefi, Şafii, Hanbeliler akile tarafından ödenir dediler yani kasta benzer öldürmenin diyetindeki yükümlü olanlar buradan anlaşıldığına göre akile sınıfıdır.  Malikiler akilenin malından değil katilin malından ödenmesinin gerektiğini görürler.  Cumhur’u ulema ise delil olarak Peygamber Efendimizden gelen şu haberi ortaya koyarlar:  Huzeyl kabilesinden iki kadın birbirleriyle kavga etti,  birisi diğerine bir taş attı karnındaki yavrusu ile birlikte onu öldürdü.  Dava Resulullah (S.A.V)  efendimize götürüldü. Cihan Peygamberi Hz Muhammed şu hükmü verdi.  Ceninin diyeti bir gurre,  yani bir köle yahut 7 yaşında küçük bir cariyedir.  Kadının diyetinin de akilesi tarafından ödenmesine hüküm verdi. İşte görüyorsunuz kıymetliler, gurre aslında atın alnındaki beyazlıktır. Burada ki gurreden kasıt vücudunun tamamıdır. Hanefi, Maliki ve daha sahih kabul edilen görüşlerde Şafi uleması da dâhil olmak üzere diyet önce katile aittir. Akile ise onun adına yüklenir dediler ulemanın bu çoğunluğu bunu söylediler.  Akile ortak olur,  sorumluluğu yüklenmekte yani ona ortak olur dediler. Akilesi yoksa hepsini kendisi öder.  Hanbeliler ise akile tarafından ödenmelidir.  Akile acze düşerse Beytülmal ’den peşin ve tek defa da alınır demişlerdir Hanbeliler.

Dakika 35:09

Yine zaman bakımından üç sene vadeli olarak ödenir her bir sene sonunda 3te 1i verilir.  Her konuda geniş malumat veren Hanefi uleması hüküm verildiği günden kabul edilir,  Malikilerinde görüşü Hanefilerin görüşüdür.  Şafilerle,  Hanbeliler can diyeti ise ölüm anından itibaren başlar. Cinayet vaktinden itibaren başlar.  Ne kadarına yüklenme konusunda akile için Hanefi uleması 5 devedir.  Akile kasta benzer öldürme diyetinde buradaki miktar Hanefi ulemasında 5 devedir.  Yine Hanefilerce her sene akile fertlerinin her birisinden ancak bir dirhem alınabilir buyurmuşlardır.  Maliki ve Hanbeliler akile hâkimin kanaatine göre kaldırabileceği kadarını yüklenir.  Ağır gelecek kadar bir ödeme yükletilmez.  Malikiler ise akilenin askeri sayısı 700’dir.  Şafiilere göre diyetin hepsini yüklenir yani akile için söylüyor Şafiler.  İster az ister çok olsun akile diyetin hepsini yüklenir diyorlar.  Akile’den zengin olanlar yarım dinar altın, orta halli olanlar 1/4 Dinar yahut üç dirhem öder.  Bu vacip olmuştur dediler.  3 sene boyunca zenginin ödemesi gereken miktar bir buçuk dinar,  orta halinin ödemesi gereken miktar ise 3/4 dinardır.  Akile hâkimin hatasını yüklenir mi? Şimdi Cumhur ulema Şafii,  Maliki ve Hanbeliler akilesine düşer.  Hz. Ömer, Hz. Ali’ye ben artık bunu ceninin diyetini kavmine paylaştırmadıkça buradan ayrılmam,  ayrılamam, sana ant veriyorum demiştir.  Hâkim onun da hatası başkası gibi akilesine düşer.  Hanefilere göre hâkimin hatasının bedeli Beytülmal ‘den ödenir.  Hâkim hüküm ve fiilleri ile Allah adına hükmeder.  Allah’a ait olan maldan ödenmelidir. Bu kıymetli ulema Hanefi uleması da böyle dediler.  Bütün âlimlerimize Cenabı Hak çok rahmet eylesin.  Akile kimdir diye sorarsanız akile diyeti yüklenen demektir.  Diyete akil adı verilmiştir.

Dakika 40:01

Sebebi kanları dökülmekte aklettiği yani alıkoyduğu içindir.  Akılda çirkinliklerden önlediği için bu ismi almıştır.  Evet, kıymetliler diyete akil adı verilmiş,  sebebi kanları dökülmekten aklettiği için yani alıkoyduğu içindir.  Akılda çirkinliklerden önlediği için bu isim verilmiştir.  Hanefi uleması akrabalık hilf yani ahit antlaşma veya efendilik,  kölelik ve azat etme ve akit türleridir.  Hz Ömer’in uygulamasıdır.  Diyet onun döneminde yardıma ehil kimselere yüklenirdi.  Bunlar ise akrabalık, hilf veya ve akit türleridir.  Hz Ömer divan ehline yüklemişti.  Şayet katil divan ehli değil ise onun akilesi,  kabilesi,  akrabaları ve kendilerinden yardım aldığı herkestir. Mezhepleri en yakın kabileler eklenir,  kardeşler öne alınır, sonra onların oğulları,  amcalar,  amca çocukları,  akilesi bulunmayanların akilesi ise beytülmaldir.  Bir katilin kendisi de akileye dâhildir. Katilin babaları ve çocukları akilenin kapsamına girmez.  Eşlerde akileye dâhil değildir.  Kadınlar,  çocuklar ve deliler de dâhil değildir.  Teberru yoluyla bir yardımlaşmadır.  Kölenin ve kasten işlenen cinayetin diyetini akile yüklenmez.  Sulh ve itiraf sebebiyle ödemesi gerekenleri de akile yüklenmez.  Divan dendiği zaman askerlerin isimlerinin,  sayılarının ve onları verilen maaş ve atiyelerin tespit edildiği,  yazılı olduğu defterin adıdır.  Bu da divandır.  Cumhur’u ulema ki Malikiler, Şafiler ve Hanbeliler Akile baba tarafından katilin yakını olan kimselerdir.  Mezheben hasebe olanlardır. Âlemlerin Rahmet Peygamberi Hz Muhammed (S.A.V)  kadının diyetinin katilin hasebesine ait olduğuna dair hüküm vermiştir.  Malikiler ve Hanbeliler bunun kapsamına babalar ve çocuklar girer.  Yine Şafiiler,  Hanefiler başta olmak üzere cani diyeti yüklenmediği gibi onun parçaları olan babalar ve oğulları da yüklenmezler.  Adam oğlunun günahından sorumlu tutulmaz. Ve oğlu beri oldu yani akileye iştirak etmekten kurtuldu ifadesi de vardır.

Dakika 45:00

Diğer akrabalarda buna kıyas edilmiştir.  Kocası da ibra oldu denilmektedir.  Akilesi olmayanların diyeti Beytülmal ‘den ödenir. Ben mirasçısı olmayanın mirasçısıyım. Onun yerine diyet öderim ve ona mirasçı olurum buyuran Peygamber efendimizdir. Yoksa Maliki ve Şafiiler caninin bunu ödemesi gerekir.  Canide akilenin bir ferdidir.  Hanbeliler diyet baştan beri akile tarafından ödenmelidir demişlerdir.  Kadının ödemesi gereken diyeti hasabesinin ödemesini hükmünü vermiştir.  Evet, bu da hadis-i şeriftir. Oradan alınmıştır bu hüküm. Diyet akile arasında fakir olanların kadından, küçükten ve akılsızdan alınmaz.  Günümüzde akile düzeninin durumu nedir, bir de ona bakalım. Akile düzeni bir istisnadır.  Sebebi katilin gözetilmesi ona yardım ve destek olunması,  sevgi,  ülfet ve ıslah bağlarının güçlendirilmesidir. Aile fertlerinin arasındaki yardımlaşma ruhunun ortadan kalkması dolayısıyla akile düzenine yer kalmamıştır.  Akile düzeni Hanefilerin görüşüne göre aileden aşirete doğru oradan kabileye oradan divana oradan mesleğe,  meslek odalarına, sendikaya sonra da Beytülmale doğru bir tekâmül gösterir göstermiştir demişlerdir Hanefîler.  Öldürmenin diyetinin artık günümüzde sadece caninin malında ödenmesi gerekli hale gelmiştir.  Hanefi uleması bunu açıkça ifade etmiştir.  Ebubekir El Asam’ın haricilerin görüşüne de uygundur.  Diyetin akilesine değil katilin kendisine ait kabul edilen, kabul eden haricilerin görüşüne de uygundur.  Şahsi sorumluluk,  ayet ve hadislerin genel ifadesinden destek alırlar.  Akilesi bulunmuyor, Beytülmal ’de yoksa diyetin cani tarafından ödenmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.  Kefaret konusu Cumhur’u ulemaya göre kasta benzer öldürmede kefaret gerekir.  Kefaret Mümin bir köleyi azat etmektir.  Arka arkaya iki ay oruç tutması icap eder.  Maliki ulemasına göre kasta benzer öldürme kasten öldürme gibi kabul eder ve kefareti vacip görmezler. Kasta benzer öldürmede bedel ceza konusunda diyet düşecek olursa tazir onun yerine geçer.  Hâkimin görevidir.  Oruç tutmak ise asli ceza olan kefaretin birisidir.  Köle azat etmekten sonra gelir.

Dakika 50:02

O da köle azat etmek de aciz olursa bunun için ondan sonra gelir.  Diyetin dışında iki ceza ile daha cezalandırılır.  Miras ve vasiyet de mahrum edilmektedir.  Katile bir miras yoktur ve katile vasiyet yoktur.  Üzerine düşüp veya ava atış yaparken bir insana isabet etmesi Hanefiler uyuyanın başkası üzerine düşmesi halini hata gibi değerlendirirler.  Ulemanın hemfikir olması ile kısas yoktur.  Sadece iki cezası vardır.  Diyet ve kefarettir.  Diğeri miras ve vasiyetten mahrum olmaktır.  Hanefi ulemasına göre tesebbüp yani sebep olma cezası vardır ki o da akile tarafından ödenmesi gereken diyettir.  Cumhur’u ulema hata yoluyla öldürmek gibidir demişlerdir.  Kim bir mümini hata yoluyla öldürürse Mümin bir köle azat etmesi ve akrabasına teslim edilecek bir diyet vermesi lazımdır.  Kim ki bunlara güç yetiremezse aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır.  Birincisi Darül İslam’da hata yoluyla Müslüman’ın öldürülmesinin kefareti diğeri de Darul Harp’te Mümin olduğunu bilmeksizin birini öldürmenin kefareti,  üçüncüsü ise ahitli bir kimsenin ki buda zimmidir, yani zimminin öldürülmesi yani zimminin öldürülmesi.  Şimdi bu konuda da bunların diyeti konusunda burada bir 5li diyet görülmektedir.  20 tanesi 2 yaşına basmış dişi deve,  bu hata yoluyla öldürmenin diyeti.  20 tanesi 2 yaşına basmış erkek deve,  20 tanesi 3 yaşına basmış dişi deve,  20 tanesi 4 yaşına basmış dişi deve,  20 tanesi de 5 yaşına basmış dişi deve olmalıdır.  Hanefilerle Hanbelilerin kıymetli keşifleri görüşleri böyledir.  Malikiler, Şafiiler 20 tanesi 2 yaşında erkek deve yerine 20 tanesi 3 yaşına basmış erkek deve olarak ileri sürmüşlerdir.  Tabii delil olarak İbni Mesut’tan gelen haberi göstermişler,  fakihlerimiz akile tarafından 3 yıl vadeyle ödeneceği üzerinde hemfikirdirler. Bunun hükmü Hz. Ömer ile Hz. Ali’nin bu diyeti üç yıl içerisinde akileye ait olarak tespit eden uygulamaları ile amel etmiş olmaktadırlar.  Yine Hanefi uleması erteleme,  akilenin de caninin de birlikte yüklendiklerinin hepsini kapsar.  Cumhur ise akilenin yüklenmediği bedellerin peşin ödenmesi gerekir.

Dakika 55:06

Akilenin diyet ödemesi ve onun sebebi kefareti ise cani tek başına yerine getirir.  Sebep hata yoluyla cinayetler çok olur.  Katilin yardım görmesi ve yükünün hafifletilmesi için desteklenmesi amacıyla akile tarafından ödenmesi gerektirir.  Hanefi uleması ve Malikiler hata yoluyla öldürmenin diyeti ağırlaştırılmaz.  Şafiiler ve Hanbeliler üç halde ağırlaştırılır demişlerdir.  Yine hata yoluyla öldürmenin kefareti konusunda da katilin malından ödenmesi gerekir.  Hiçbir kimse ona ortaklık etmez.  Sebep ise kefaret caninin günahını örtmek için meşru kılınmıştır.  Kefaret bir ibadettir.  Öldürülen kişi zimmi ve köle değilse kefaretinin vacip olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir.  Malikilerin dışındaki ulema zimminin öldürülmesi ile de vacip olduğunu kabul ederler.  Malikiler ise zimminin öldürülmesinde kefaret vacip değildir.  Zimmi küfrü sebebiyle genel olarak kanı heder olan bir kimsedir der Malikiler.  Kefaret olarak tutulan oruç iki ay peş peşe tutmak,  köle bulamayan kimsenin peş peşe iki ay oruç tutması gerekir.  Yine insan öldürmenin dışındaki işlenen cinayetler konusunda buraya kadar insan öldürme ile ilgili keşif notları vererek geldik,  şimdi de bir azasını kesmek yahut yaralamak veya dövmek gibi her türlü haksızca saldırıdır.  Hanefi uleması kasta benzer öldürmeyi kabul etmeyen Malikilere göre ya kasten olur veya hata yolu ile olur demişlerdir. Yani taş atan gibi Hanefilere göre öldürme dışındaki fiillerde kasta benzer cinayet yoktur.  Cinayetler ya kasti olur ya da hata ile olur.  Şafilerle, Hanbeliler ancak kasten yapılan da kısas vardır.  Hata veya kasta benzer yapılan da yoktur dediler.  İnsan öldürme dışında cinayetin incelenmesi ve cezanın durumu ise organların kesilmesi, yara açmak, el cirah adı verilir buna terim olarak.  Yine eşşicac diye bilinen yüzde yara meydana gelmesi. Yine kısasın uygulanması mümkün olduğu takdirde şüpheden uzak kasten işlenmiş fiildir.

Dakika 1:00:08

Kısas icap eder.  Kısasın mümkün olmadığı hallerde ise bu hata en fiildir ve şüphe taşıyan fiildir diye veya erş gerekir.  Cezası kısas yahut diyet ve tazirdir.  Faydanın pratikte ortadan kaldırılmasının cezası ise diyet veya erş’tir.  Kısas yahut erş veya hükümeti adil gerektirir.  Azaları kesme ile ilgili olan cezalarda kıymetli fakihlerimiz azalardan kasıt el etraf ki azalara el etraf denmektedir,  azalar eller ve ayaklardır.  Parmak,  burun,   göz, kulak, dudak, diş, kaş, göz kapağı ve benzeri de onlar gibi değerlendirilir.  Parmak,  burun, göz,  kulak,  dudak,  diş,  saç, göz kapağı.  Bunlar gibi değerlendirilir demişlerdir.  Cezası ya kısastır efendim,  diyet ve tazirdir.  Birincisi asli olan ceza kısastır.  Hükümeti Adil,  hâkimin bilirkişi aracılığı ile takdir edeceği maldır.  Yani organ sınırı olan organdır.  Yani belli bir sınırı olan organdır.  Buna da taraf denmektedir.  Kulak, el ve ayak gibi sonu belli, sınırı olan organlardır.  Genel şartlar konusunda da Hanefi uleması akıllı ve baliğ kasten yapmış olması gerekir.  Aslı babası ve dedesi olmaması, kanı koruma altında olan birisi olması, mübaşereten dolaysız olarak işlenmesi, kısasın mümkün olması şartları aranır. Cumhur caniye denk olmasını şart koşarlar.  Sebep mübaşereten olması arasında fark yoktur.  Yani sebep yoluyla olmasıyla dolaysız yani mübaşereten olması arasında fark yoktur dediler Cumhuru ulema. Kısasın engelleri ise baba olmak,  çocuğuna karşılık babaya kısas uygulanmaz.  Burada dört mezhep hemfikirdir.  Denkliğin olmaması, Hanefi uleması erkek ile kadın arasında kısas yoktur.  Öldürme dışındaki yaralamalarda kısas yoktur demişler.  Hanefilere göre azalar mallar gibidir.  Kadının diyeti erkeğin diyetinin yarısıdır.  Azalarının diyetinde de aralarında benzerlik yoktur.  Denklik ve eşitlik ortada olmadığına göre azalar arasında kısasa da imkân kalmaz.  Ortaklaşa işleyenlerin kestikleri azanın diyetini ödemeleri gerekir.  Cumhuru ulema buna kadına karşılık erkeğe kısas uygulandığı gibi bunun aksi halde de kısas uygulanır ve birçok kimsenin eli bir tek el karşılığında kesilir.

Dakika 1:05:24

Cumhura göre denkliğin olmadığı iki hal, hürriyet ve Müslümanlıktır. Yine Cumhur’u ulema köle karşılığında hür bir kimseye kısas yoktur. Hür kimse karşılığında kölenin azası kısasla cezalandırılır.  Köleye karşılık kölenin azası da kısastır. Hanefiler hür ile köle arasında mutlak olarak kısas yoktur.  Bunun aksi de böyledir.  Köleler arasında da kısas olmaz. Mümâselet yoktur,  kıymette farklılık söz konusudur.  Cumhur’u ulema kâfir olan,  zimmi karşılığında Müslüman’a öldürme dışındaki cinayetler dolayısıyla kısas yoktur.  Şafiilere ve Hanbelilere göre Müslüman’a karşılık zimminin kısası vardır.  Canda denklik yoktur.  Malikilere göre ise zimminin azası kesilmez yani Müslüman’a karşılık.  Bu da Malikilerin görüşüdür. Müslüman ile kâfir arasında ise mutlak olarak eşitlik olmaz.  Yine kasta benzer olması yani saldırının.  Şafilerle Hanbelilere göre kısas yoktur,  diyetin ödenmesi gerekir.  İşte kıymetliler,  kıymetli âlimlerimiz çok çalışmışlar,  her konuya açıklık getirmişler. Malikiler ile Hanefiler kısas uygulanır,  saldırı kastının bulunması yeterlidir demişlerdir.  Hanefilere göre fiilin tesebbüben olması cinayetin mübaşereten,  dolaysız olarak yapılması gerekir. Cumhur onlara muhalefet etmiştir.  Hanefi uleması cinayetin Darül Harp’te meydana gelmesi,  imamın Darül Harp üzerinde velayeti olmadığından kısas yoktur.  Diğer Mezhep imamlarına muhalefet etmişlerdir.  Evet, kıymetliler çünkü kısasın uygulanması için bir imkânın olması gerekir kısas diyete dönüşür o imkân yoksa. Özel şartlar konusunda misillemenin fiilde misilleme, yerde misilleme,  menfaat itibarıyla misilleme,  Hanefiler ise erş’ler de de misilleme şartını eklerler.  Kadın ile erkek, hür ile köle arasın da denklik yoktur.  Organlar mallar gibi canı korumak için yaratılmıştır.  Misillemeye itibar edilir,  yaralar ise kısastır.

Dakika 1:10:01

Kuranı Kerim’de beyan edilmiş Maide Suresi 45.  Eğer cezası ceza verilecek olursanız size verilen cezanın misliyle cezalandırınız.  Kim size bir haksızlık yaparsa siz de onun yaptığı haksızlığın misliyle onu cezalandırınız.  Bakara Suresi Ayeti Kerime 194. Kıymetli Efendiler; öldürme dışında cinayetler has kısasın engelleri ve onun kısas aksamı,  fiilde misillemenin bulunması,  el ve kolda,  bilek,  dirsek, omuz ve ayak tarafında ise topuk, diz kapağı ve uyluk eklemi veya burun yumuşağı gibi nihai sınırı olan şeyler gibi yaralamalarda ise kısas vardır.  Kuranı Kerim açıkça beyan ediyor.  Maide 45. Ayet.  Şafiiler cinayet mahalline en yakın olan eklemden itibaren kısas uygulanır ve geri kalanında telafi bedeli verilir.  Göğüs, omur yahut boyun kemikleri ulemanın tüm imamlarımızın müçtehitlerimizin ittifakı ile kısas yoktur.  Erş ödenmesi gereken miktar ödenir.  Misilleme imkânsız bir şeydir.  Yine baş ve yüzdeki yaralamalarda kısasın olmayacağı ittifakla kabul edilmiştir.  Çünkü burada imkân yoktur.  Bırakmadığı takdirde, bir iz bırakmadığı takdirde kamçı, sopa, tokat vurmak, tokat yumruk vurmalarda kısas yoktur,  misilleme imkân olmaz.  Tazir söz konusudur.  Malikiler bundan kamçıyı istisna ederler.  Kamçı ile vurmada kısas vardır.  Tokat ve benzerlerinde de kısas olduğu görüşündedir buda İbni Kayyım’ın görüşüdür. Bir yerde misilleme olması yani miktar ve menfaat itibariyle kesici dişler,  küçük azı dişleri ve büyük azı dişleri ancak kendileri gibi olan dişler,  dişler karşılığında sökülürler.  Yine misillemenin olmaması, sağlıklı bir el,  çolak bir el karşılığında,  sağlıklı bir ayak işlemeyen bir ayak karşılığında kesilmeyeceği,  bir onda Tevrat’ta onların üzerine cana can,  göze göz, dişe diş, buruna burun, kulağa kulak olmak üzere kısas yazdığımız üzeri yaralarda da birbirine kısastır yaralarda,  Maide Suresi 45. Ayeti Kerimede bunları anlıyoruz.  Yine kısas konusunda araç, uzman bir operatörün yardımı alınır.  Cinayetlerde kısas aracı.  Yine canın sirayeti, sirayet-ün nefis yahut ölüm ile sonuçlanma, organ sirayeti adını alır. Kişiyi öldürürse İmamı Azam Ebu Hanife kısas uygulayan tazminat olarak diyet öder,  fazlasını yerine getirmiş olur.

Dakika 1:15:15

Parmağını kesse ve bunun sonucunda da eli işlemez hale gelse, felç olsa,  erş ’ini yani diyetini tazminat olarak öder. Parmak işlemeyecek hale gelse elin diyetini ödemesi gerekir.  İmamı Azam Ebu Hanife bir organa karşı cinayet işlenir ve bu bir başka organa sirayet ederse ikinci organda da kısas uygulanmıyor ise birinci organda da kısas olmaz fakat bunda diyet vardır.  Diyeti akile öder.  Baba, vasi yahut öğretmen tedip sebebiyle meydana gelmiş ise dövülme halinde yani ölüm meydana gelmiş ise mütesebbib buna sebep olan tazminat olarak diyet öder.  Evet, kıymetliler fail tazminat olarak diyet öder ve derslerimiz çok kıymetli derslerimiz devam etmektedir.  Kıymetli dinleyenler.  İmameyn’e göre kısas uygulayana bir şey düşmez.  Tedip halinde de ona bir şey düşmez.  İmam bir kimseye yani İslam devlet başkanı ve yetkili organları bir kimseye tazir cezası verip ölse hâkim hırsızın elini kesse ve hırsız ölse hüküm böyledir.  Elin işlemez ve felç olması halinde elin diyetinin ödenmesi gerekir ve kısas söz konusu değildir.  Yine cumhuru ulema ki Hanefilerin dışındakilerin hepsi kısas uygulayanın tazminat ödemesi söz konusu değildir.  Hz. Ali ile Hz. Ömer’in söylediği şu söz had veya kısas dolayısıyla ölen kimsenin diyeti yoktur.  Hak onu öldürmüş olmaktadır. İmamı Ebu Yusuf ve İmamı Muhammed’in görüşünde bunlar uygundur.  Sirayet konusunda cinayetin kendisinde tazminat söz konusu olduğuna göre onun etkisi de böyledir.  Cinayet ölümle sonuçlanacak, sonuçlanmış olursa kısas gerekir.  Bir tokat atsa,  görme kabiliyeti kaybolsa,  cumhura göre ona kısas uygulanmaz.  Şafiler sirayet yoluyla buna kısasın uygulanması gerekir demişlerdir.  Cani bir parmak kesse,  öbürü de kangren olup yerinden düşse,  İmameyn ile Hanbelilere göre kısas gerekir.  İmamı Azam ve fakihlerin çoğunluğu ise

Dakika 1:20:01

Kısas yoktur.  İki parmak için diyet gerekir.  Kasten yapıldığı tahakkuk etmemiştir. Malikiler 2. asli ceza tazir,  tazir yaralamalarda caninin eli kesilir ve ona tazir uygulanır yani tedip edilir.  Cumhur’u ulema kısas ile birlikte böyle bir tatile gerek olmadığı görüşündedir.  Yaralanmalarda ise kısas vardır.  Diyet yahut erş, kıyas mümkün olmadığı takdirde diyet gerekir. İki elin telef edilmesi halinde olduğu gibi tam bir diyet gerekir.  Bir tek elin telef edilmesi erş yani ödemek söz konusudur.  Miktarını sınırlandırdığı,  el ve gözün erş’i gibi,  miktarı belli olmayan ise şeriatta hükmün hâkime bırak alacağı hususlardır.  Eksiksiz diyetin gerektiği haller,  organın menfaatinin cinsini ortadan kaldırmak suretiyle hata yoluyla cinayet halinde eksiksiz ödenmesi gerekir.  Benzeri olan tür vücutta iki,  iki tane bulunan, 4 tane bulunan yine vücutta 10 tane bulunan türdür. Vücutta başka bir benzeri olmayanlar burun,  dil,  erkeklik organı, haşefe yine omurga, sidik yolu,  anüs,  deri, saç ve sakal. Şimdi burun diyet ödemek gerekir burunda.  Tamamı kesilmesi halinde burunda bir diyet vardır.  Şafiler’de dâhil tamamı bu görüşte dilde diyet vardır.  Maliki,  Hanefi,  Şafiler ki konuşmayan dilsizin dilinde,  hâkimin takdir edebileceği bir bedel vardır.  Hanbelilere göre ise diyetin üçte biri,  küçüğün dilinde cumhura göre diyet Ebu Hanife’ye göre ise hükümet söz konusudur.  Delilik organı yahut haşefe erkeklik organının baş tarafı,  erkeklik organı veya haşefe yani erkeklik organının baş tarafı diyet söz konusudur.  Erkeklik organında diyet vardır.  Hanefilerle Hanbeliler cinsi ilişki İlişkide bulunamayan kimseyle hayâları alınmış olanın erkeklik olanın da hükümet Malikilere ve Şafiilere göre tam bir diyet vardır.  Omurga meninin kesilmesi halinde diye söz konusudur.  Omur kemiklerinde diyet vardır.

dakika1:25:02

Sidik yolu yahut anüs diyet ödemek gerekir.  Caninin tam bir diyet ödemesi gerekir.  Deri ölmesi halinde diyet gerekir.  Malikler alacaklık,  Baras kararmasına diyet ödemek gerekir.  Kararmasına götürecek olursa.  Hanefiler,  Hanbeliler deride Hükümeti Adil söz konusudur.  Hanefiler yüzün derisinin soyulması halinde tam bir diyetin ödeneceğini söylemişlerdir. Başın, sakalın veya kaşların tüylerin izale edilmesinde bitmeyecek olursa Hanefi ve Hanbelilere göre diyet gerekir.  Malikiler ve Şafiiler adil söz konusudur.  Evet, kıymetli izleyenler.  Derslerimiz devam ediyor.  Vücutta iki tane bulunan organlar eller,  ayaklar,  gözler,  dudaklar,  nihai olarak kıllarının gitmesi ve kaşlar,  memeler, meme uçları,  hayâlar,  fercin dudakları,  kalçalar ve alt çene kemikleri.  Bunlardan birisinin gitmesi halinde yarım diyet söz konusudur.  2 el kesilecek olurlarsa ikisinde diyet vardır.  Ellerde ve ayaklarda diyet vardır. Gözlerde diyet vardır.  Ellerde diyet vardır,  ayaklarda diyet vardır,  kulaklarda diyet vardır,  hayâlarda diyet vardır. Bir tek elde ise yarım diyet vardır.  Bir elde 50 deve diyet vardır.  Tek bir ayakta ise yarım diyet vardır,  bir ayakta da 50 deve diyet vardır.  İki gözde diyet vardır.  Bir tek gözün yarım diyet vardır.  Gözde 50 deve diyet vardır.  Tek bir kulak ise yarım diyet vardır.  Kulakta ise 50 deve diyet vardır. İmamı Malik işitme organı ortadan kalkmazsa Hükümeti Adil’in takdir edeceği ödeme yapar.  İki dudakta ise yine Amir Bin Hazm’dan gelen iki dudakta da diyet vardır.  Her bir dudakta ise yarım diyet vardır.  Kaşlara gelince tüy bitmeyecek olursa Hanefi ve Hanbelilere göre tam bir diyet gerekir.  Bir kaş için ise yarım diyet söz konusudur.  Malikilerle Şafiiler kaşların,  tüylerin yok edilmesinde hükümet,  Hükümeti Adil vardır.  Kadının iki memesi veya meme uçlarında diyet vardır. Birisi için yarım diyet ödenir.  Çünkü bunlarda hem bir güzellik hem de menfaat vardır. İki memede ise süt kesilsin veyahut kesilmesin ona göre tam bir diyet vardır.

Dakika 1:30:10

Evet, erkeğin iki yumurtalığında da tam bir diyet vardır. İki yumurtalıkta diyet vardır.  Sevgili Peygamberimizden gelen haber de.  Evet, kıymetli âlimlerimiz ne güzel keşifte bulundular.  Yine fercin hakkında kesilir yahut felç edilirse diyet söz konusudur,  birisinde ise yarım diyet vardır.  Yine bekâret bozulursa diyet ile birlikte bekâretin erş’i de ödenmelidir.  Hanefi, Şafii, Hanbeliler kalçalarda diyet vardır.  Bir tanesinde yarım diyet söz konusudur. Alt çene kemiklerinde ise Şafiilerce Hanefilere göre birisini ise yarım diyet vardır.  Yine bedende dört tane bulunan organlar,  kirpiklerin bittiği yer olan göz kenarları,  kirpiklerdir.   Göz kenarları kapaklarında cumhura göre diyet vardır.  Her bir kapak yahut göz kıyısında 1/4 diyet vardır.  Malikiler hükümeti adil söz konusudur.  Nas varit olmamıştır.  Miktarlarının tespit edilmesi için ise nassın bulunması lazımdır.  Yine Cumhuru ulemanın kanaati kıyas ile sabit olmaz.  Kirpiklere gelince Hanefiler ve Hanbeliler diyet söz konusudur, Malikiler ve Şafiiler Hükümeti Adil söz konusudur dediler.  Yine el ve ayağın her bir parmağı için on deve vardır, her bir parmakta on deve vardır,  her bir diş için 5 deve vardır.  Parmaklar birbirine eşit olduğu gibi dişlerde birbirine eşittir.  32 dişte ise bir diyet söz konusudur.  Her bir diş için beş de ve yahut 500 dirhem söz konusudur.  Dişte beş deve vardır.  Hanefilere göre dişin erş’i, başkalarına göre Hükümeti adil söz konusudur.  Malikiler örfen kararması gibi Hanefilere göre sararmasın da ise Hükümeti Adil söz konusudur demişlerdir.  Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler.  Dersimiz mükemmel, mükemmel keşif notları ile devam etmektedir.

Dakika 1:34:20

 

 

 

(Visited 71 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}