HadısŞerifKülliyatı 19-01

19-Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 19

19- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 19

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain Euzu bikelimatillahit tammati min şerri ma haleka ve zerea ve berea rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatın ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Çok kıymetli ve muhterem efendiler; sevgili Peygamberimizin hadisi şeriflerinden keşif notları vermeye devam ediyoruz. O şanlı Peygamber ki (A.S.V) bir mucize olarak ashabıyla yaptığı konuşmayı keserek şu cihetten az sonra doğruların en hayırlısı olan bir heyet gelecek dedi ve mucize olarak haber verdi. O heyet geldi onlara imanı İslam’ı öğretti ve ameli salihi de İslam’ın esaslarını da onlara söyledi. Kâmil manada ki imanla kâmil manada ki amel birdir, ayrılması mümkün değildir ve onlara şarap kaplarını şarabı ve şarap yapılan için de şarap bulunan kapları da yasakladı, daha sonra şarabı bünyesine çeken kapları tamamen yasakladı, bünyesine şarabı çekmeyen kapları da temizlenmek şartıyla kullanılmasına izin verildi. Fakat burada İmamı Malik, Ahmet Bin Hanbel gibi zatlar bu kapların, yani şarap yapılan kapılarla ilgili yasağın mensûh olmayıp hala devam ettiğine inanmaktadır. Mensûh olanlarla olmayanlar bünyesine şarabı çekenle çekmeyenler arasındadır, ulema bunların hepsini incelemiş. Onun için aralarında fark ihtilaf var gibi görünse de aslın da yok. Kıymetli efendiler; Hz. Ali’den gelen haber de Peygamber efendimizden şöyle rivayet ediyor; bunu da Tirmizi eserine almıştır kişi 4 şeye inanmadıkça mümin olmuş sayılmaz. Yüce Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim diyor Peygamberimiz buyuruyor Allah’ın kulu ve Resulü Peygamberi Muhammed olduğuma, beni bütün insanlara hakla göndermiş bulunduğuna şehadet etmek, ölüme inanmak tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak. İşte bunlara inanmadıkça kişi mümin sayılmaz dedi Peygamber efendimiz. İmanın bunlar bir kısmıdır iman esasları Fıkhı Ekber de sizlere hepsi anlatılmıştır. Şimdi bura da Dehri’lerin iddia ettiği âlemin kıdem ve bekası inancının reddedildiğini görmekteyiz, sonra komünizm şeklin de ver hayat olan Dehriler, temel akidesi dinleri afyon kabul edip tevhid risalet ahiret esaslarına dayanan hak dini ret etmişlerdir.

 

Dakika 5:14

 

Akıl dinleri bahane ederek hak dini de bunlar kabul etmemişlerdir. Âlemin terkip tahlil şeklin de ila nihaye devam edeceğini iddia ederler, bir kısım tabiatçılar ölümü biyolojik mizacın bozulmasıyla izah etmişlerdir bunların tamamı Kur’an-ı Kerim’e uymayan bütün izahlar geçerli değildir. Kıymetli efendiler; yüce İslam’da tesadüfe de hiç yer yoktur. Onun için güneşi parıl, parıl dünyayı aydınlatırken güneş yok demeye benzer. Hatta ondan da daha ötesidir. Evet, kıymetliler; yine Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır bir hadisi şerifte; Buda Ebu Davud’un, Nisainin rivayet ettikleri eserlerini aldıkları hadisi şerif. Ey Allah’ın Resulü deniliyor bakın Eşşerrit İbnüssüveyt es-Sekafi diyor bunu annem bana kendisi adına Mümine bir cariye azat etmemi vasiyet etti. Benim yanım da Sudanlı siyah bir cariye var, onu azat edeyim mi? hürriyetine kavuşturayım mı? Diye sordum. Çağır onu göreyim dedi. Peygamber efendimiz hemen onu çağırttırdı o da çağırdı geldi cariyeye sordu; Rabbin kim? Dedi. Cariye; Allah dedi. Tekrar sordu ben kimim? Dedi. Cariye; Allah’ın Peygamberi elçisisin cevabını verdi yani ‘’La ilahe illallah Muhammedurresulullah’’ dedi kelime-i şehadeti de getirmiş oldu ve onu iman açısından yokladı cariyeyi bunu azat et zira Müminedir buyurdu. İşte kıymetliler; kişi ‘’La ilahe illallah Muhammedurresulullah’’ der içini dolduracak imanı varsa tasdik ve ikrarı ile beraber o kişi mümindir müminedir kadınsa. Netice de dininin dinine girmiş olur İslam’ı kabul etmiş olur mümine sayılır. Ondan sonra da dinini artık öğrenmeye çalışacaktır ve dinini kemale erdirmeye çalışacaktır hem imanını hem de ameli salihlerini. Ebu Hanife ve Ashabı Katil ile ilgili kefaret dışındakilerin gayri mümin köle azat etmek suretiyle de yerine getirileceğine hüküm etmişlerdir. Çünkü yanlışlıkla adam öldüren insanların da köle azat etmesi gerekiyor o zaman da bir köle azat eden mümin veya mümin olmayan da olabilir demiş Hanefi ekolü.

 

Dakika 10:00

 

Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler; diğer hadisi şerifte yine bir cariyem var çoban olarak çalıştırıyor koyunlarımı otlatıyordum, yakınlar da bir koyunumu yitirdi, ne oldu diye sorunca kurt kaptı dedi. Koyunun kaybolmasına üzüldüm insanlığım icabı cariyenin suratına bir tokat vurdum, bu davranışımın kefareti olarak bir köle azat etmeyi adadım. Onu azat edebilir miyim? Diye sordu. Buda burada da bunu da İbnü’l Hakem soruyor. Şanlı Peygamber (A.S.V) cariye Allah nerede diye sordu cariyeyi çağırdı. O da Cenabı Hakk’ın yüceliğini söyledi. Pekâlâ, ben kimim? Diye sordu. Sen Allah’ın Resulüsün Peygamberisin cevabını verince Hz. Peygamber (A.S.V) bana yönelerek bunu azat et zira müminedir buyurdu. Bunu burada da yokladı mümin mi, değil mi? Diye, bir Peygamberin keşfetmesi ile başkalarının keşfi tabiki farklıdır. Bunu da rivayet eden Müslim, Muvatta, Nesai, Ebu Davut gibi hadisi şerif kaynakların da görülmektedir. Evet, yine Peygamber efendimiz şöyle dediğini işittim diyor Abbas İbni Abdülmuttalib Hazretleri (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) İmanın tadını Rab olarak Allah’ı din olarak İslam’ı Peygamber olarak Hz. Muhammed’i seçip razı olanlar duyar neyi imanın tadını. Burada da işte İslam’ı imanı kelimeyi tevhide Muhammedur Resulullah ile beraber birde İslam’ın tümünü imanının için de görmekteyiz. Bunu da rivayet eden Müslim ve Tirmizi’dir. Evet, çok kıymetli efendiler; sevgili Peygamberimizin sözlerini özetli olarak vermeye devam ediyoruz. Hadisi şerife göre bu vasıfları taşıyan bir kimsenin imanı sahih, nefsi iman hakikatlerine mutmain ve ruhen rahat olur, esas rahatlık gerçek imandadır, imanı neşenin kalbine girdiğine delil olur. İman gerçek muhtevası ile kalbine girdi mi? yüce Allah’a ibadet ona kolay ve zevkli gelir, gerçek iman ibadetsiz yaşamaz yaşasa da kişinin için de mahkûm olur. Gerçek imanın Allah’a ibadetini de seve seve zevkle yapan yaptıran imandır. Haramlara nefret ettiren imandır hele de küfür şirk nifaka o kadar karşıdır ki iman. Çünkü birbirlerinin ebediyülebet düşmanıdırlar, imanın düşmanları başta küfür şirk ve nifak gelir, ondan sonra da haram ve günahlar imana karşıdırlar, imanlı kişi bunlardan nefret eder bin kere ölmeye razı olur kâfir olmaya razı olmaz.

 

Dakika 15:04

 

Müşrik olmaya razı olmaz, münafık olmaya razı olmaz haram işlemek katiyen istemez. Yine Peygamberimizden gelen haber de üç şey vardır kim onları yaparsa imanın tadını alır sadece Allah’a kulluk eden, Allah’tan başka ilah olmadığını iyi bilen, her yıl gönül hoşluğu ile zekâtını seve, seve veren, zekâtını da yaşlı uyuzlu hasta değersiz küçük hayvanlardan vermez, aksine malının orta hallilerinden verir. Zira Cenabı Hak ne en iyisinden vermenizi emretmiştir ne de en adisinden olana razı olmuştur bunun orta hallisini verin demiştir. Çünkü ne mal sahibinin gönlünün takılıp kalacağı en iyisinden alınmalı zekât alan memurlara diyor, ne de alan kimsenin haysiyetini rencide edecek derece de en değersizlerinden vermeli. Yani değersizlerinden vermemeli en iyisini de alıp da mal sahibinin gönlünü oraya takmamalı, gözü kalmamalı orada onu orta hallisinden vermeli. Yine ashaptan Behir İbni Hâkim soruyor? Ey Allah’ın Resulü ben sana gelirken seni ve dinini benim sevmeyeceğim diye şunların ellerinin parmaklarını göstererek adedinden fazla yemin ettim, meğerse Allah ve Resul’ünün öğrettiği dışın da hiçbir şey anlamayan bir kimseymişim. Şimdi Allah rızası için senden soruyorum Allah seninle bizlere ne gönderdi diye sordu? Peygamber efendimiz dedi ki; İslam’ı gönderdi dedi. Pekâlâ dedim İslam’ın alametleri nedir? Diye sordum. Kendimi Allah’a teslim ettim başka şeyleri terk ettim demen, namaz kılman, zekât vermendir, her Müslüman başka Müslümana haramdır, iki Müslüman birbiriyle kardeştir ve birbirlerine yardımcıdırlar. Bir kimse Müslüman olduktan sonra müşrikleri terk edip Müslümanlara karışmadıkça hiçbir ameli Allah katın da makbul değildir. Bunu da Nesai kaleme almıştır eserin de, 6 sahih kitabından biri de Nesai ’dir. Kıymetliler; işte Müslüman oldu mu kişi Allah’a teslim olmalı, Müslümanlarla kardeş olup bir bütün olmalıdır. Müslüman olmuş ama adamın gönlü gâvurların için de kalmış, hala gâvur aşığı olarak devam edenler hiçbir zaman gerçek Müslüman olamazlar, hiçbir amellerinin de makbul olmayacağını duyurdu bura da. Evet doğru Müslüman olmalı, Allah’a inandım de sonra da dosdoğru ol dedi birine de. Kıymetliler; hadisi şerifler daha önce de hatırlattım birbirini tamamlarlar, bir hadisten değil bütün hadislerden İslam’ı Kuran-ı Kerim ile beraber İcma, kıyasla beraber din bunların tamamından öğrenilir birbirini tamamlar.

 

Dakika 20:04

 

Onun için bir hadisi şerifte dinin bazı emirlerini öbür hadisi şerifte diğer bazı emirleri söylenir. Bir hadisi şerifte hepsi toplanmış olmayabilir böyle olduğunu da görüyoruz. Ne diyor burada da Peygamberimiz; Allah’a inan ve dosdoğru ol diyor bakın bu da işin özeti doğru olmak için ne lazım İslam’ı bilip dosdoğru ona uymak lazım, işte doğrulukta o İslam’ın tamamını bilmeden bir adam dosdoğru olsa bir tarafı eksik kalır öğrenmezse dinini. Onun için Allah’a bağlan, Allah’a iman eyle ama emirlerini öğren dosdoğru ol o emirlere göre. Çünkü (فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ) emir olunduğun gibi dosdoğru ol buyuruyor, emir olunduğun gibi diyor nedir emir olunan İslam’ın tamamı. Rabbimiz Allah’tır deyip (C.C) sonra da doğrulukta devam edenlerin üzerine melekler ölümleri anın da inerler. İşte görüyorsunuz bir Müslüman dosdoğru Müslümanlığını yaşayarak Azrail (AS.) geldi cana kuruldu ölüm anı geldi, melekler geliyor onun yanına biz senin dünyada da dostun idik yaşarken şimdi de dostunuz derler yardıma gelirler kim gönderiyor Allah gönderiyor hepsi Allah’tan hepsi Allah’tan (C.C). ‘’Fussilet Suresi Ayeti Kerime 30’’ biz ora da bunların teferruatlarını önceki derslerimiz de verdik şimdi de işaret ediyoruz. Yine kim bizim namazımızı kılar Peygamberimiz buyuruyor; bizim kıblemize yönelir, bizim kestiğimizi yerse işte o Müslümandır. İşte burada da bakın Müslümanı bu şekil tarif ediyor. Evet, kıymetliler; ulemanın ittifakıyla yalnızca ‘’La ilahe illallah’’ demek bir kimsenin Müslüman sayılması için yeterli değildir. Buraya dikkat et! Şimdi milleti Hıristiyanlığa, Yahudiliğe eşitlemek için ortaya sahte hocalar çıktı, vaazlar çıktı, ilahiyatçılar çıktı bunlara dikkat edin. Ulemanın ittifakı ile bak dikkat et bura da ulema nerede ittifak ediyor? Kuran’ı Kerim’i baştan sonra incelemiş Ehlisünnet âlimleri, sahih hadisleri baştan sona incelemiş, icmaya, kıyasa bakmış netice de bütün ulemanın ittifakıyla yalnızca ‘’La ilahe illallah’’ demek bir kimsenin Müslüman sayılması için yeterli değildir. Bu kadarını başkalarından da söyleyenler olur. İbnu Hacer (El Hamdü’yü) okudum diyerek surenin tamamını kast etmeniz gibi ‘’La ilahe illallah’’ kelimesi ile ‘’Muhammedurresulullah’’ kelimesini de kast ederiz bunlar birbirinden ayrılmaz demiştir. Neyi okudun (Elhamdü) yani Fatiha’yı okudum diyor ama baştan sadece (Elhamdü’yü) söylüyor. Bugün ‘’La ilahe illallah’’ diyen hakkın da Peygamberimiz bir şey söylemişse bunun arkası nedir? ‘’Muhammedurresulullah’’ Onun peşi nedir? İslam’ın tamamı.

 

Dakika 25:01

 

Bunu birbirinden ayırıp koparıp atabilir misin? Haşa. Onun için gerçekleri doğru anlamak gerekiyor. Tevhidi ikrar etti mi ehli kitaba mensup bir muvahhit gibi olur. Böyle birisinin Müslüman sayılması için Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın getirdiklerine inanması gerekir. Gördün mü? ‘’La ilahe illallah’’ dedin mi ‘’Muhammedurresulullah’’ diyeceksin Hz. Muhammed’e Allah ne gönderdiyse İslam adına onları da inanmış olacaksın tasdikten geçireceksin, ikrardan geçireceksin. O zaman Mümin Müslümansın, bu sebeple hadisi şerifin devamın da zikredilen fiiller namaz kıblemize yönelme, kestiğimizi usulce kesilmesi veya kestiğimizi yemeleri kelimeyi tevhide atfedilerek eksiklik tamamlanmış yanlış anlama ihtimali ortadan da kaldırılmıştır. Hadisi şerifleri doğru anlamak lazım esasen şer’i namazın için de Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın risaletine şehadet mevcuttur. Namazın için de Peygamber yok mu? Namazın için de (Ettahiyyatı) Okuduğun zaman (Et tahiyyatın) içerisin de yarısı selamı Allah’u Teâlâ Peygamberine veriyor ve salih Müminlere ora da selam veriliyor. Onun için ne yaptığını bilmeyen toylar, cahiller belki de hainler İslam’a ne yapıyorlar ihanet etmeye çalışıyorlar ama cahilliklerinden ama hainliklerinden onu biz Allah’a bırakıyoruz ama yaptıkları yanlış. Bu sebeple mezkûr filleri bizim tarzımız da yapmadıkça Müslüman olamayacaklarını ifade etmek için bu fiiller hassaten zikredilmiştir. İşte Peygamber efendimiz ne buyurdu? Kim bizim namazımızı kılar diyor bakın bizim kıblemize yönelir bizim kestiğimizi yerse işte o Müslümandır diyor. Ne diyor bu toylar ‘’La İlahe İllallah’’ diyen cennete girecek diyor. İslam’ın kalan kısmını yok sayacak kadar cahillik veya hainlik yapıyorlar bilerek bilmeyerek. Sevgili Peygamberimizden yine bakın ne buyurdular; İman 70 küsur bir rivayette de 60 küsur şubedir, hayâ imandan bir şubedir bunu da Buhari, Müslim, Ebu Davut gibi sahih kaynaklar da görüyoruz. Tirmizi, Nesai, İbni Mace de bunlara dâhildirler bu eserlerin tamamın da yer almış bir hadisi şeriftir. Şimdi şube için de şube var, farz için de farz var. Onun için 60 veya 70 küsur buyurulmuştur. Bunlar şube için de şube, farz için de farz olanlar, bu şubelerden en üstünü ‘’La ilahe illallah’’ sözüdür (C.C) en asgari mertebe de olanı da yol da bulunan rahatsız edici bir şeyi kenara çıkarmaktır. Görüyorsunuz bunların hep iman ile ilgisi var yüce İslam’da amir hükümler ne kadar varsa bunlar imanın şubeleridir diyor.

 

Dakika 30:00

 

Bu şubeleri özet olarak ileriki derslerimiz de saymaya çalışacağız. İman şubelerini Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflere dayanarak Şuabul İman bura da bunlar saymaya çalışmışlardır kıymetliler. Biz de onlara dayanarak sizlere bu konuda bilgi vermeye çalışacağız İnşallahu Teâlâ. Bazıları 64, 33, 309, 315 olduğunu da belirtmişlerdir. Şube denirken şeriat, yol, bap,  sehim, pay gibi hasletler akla gelmiştir başka kelimeler de kullanılmıştır. İmanın en üstün hasleti ‘’La ilahe illallah’’ ile başlar ve oradan başlayarak kemale doğru gider ki İslam’ın bu da tümünün tasdikten geçmesi ve ikrardan geçmesidir. Şimdi iman 70 küsur baptır bakın bura da bap anlamına gelince İslam’ın bütün konularını incelikleriyle içine alması demek. İslam 33 şeriattır kim bunlardan birini Allah için yerine getirirse cennete girer. Aziz ve Celil olan Rahman’ın önün de bir levha vardır, üzerinde 319 şeriat vardır. Cenabı Hak kullarımdan bana ortak koşmaya her kim bunlardan bir tanesini yerine getirirse mutlaka cennete koyarım der. İslam 80 sehimdir, namaz bir sehimdir, zekât bir sehimdir, Ramazan’ı Şerif orucu bir sehimdir, Hac bir sehimdir, hiç sehmi olmayan zarar etmiştir. Bunlar hep mecazi anlam da İslam’ın tümünün içerisindeki yine şubeleridirler. Bunlar İslam’ın tümüdür, tümüdür. Onun için yine tekrar ediyorum ki bunlardan çıkarılan gerçek hükümleri, fakihlerimiz, müçtehitlerimiz hadisi şeriflerin hükmünü onlar ortaya koyarlar. Biz hadisi şeriflerin aslını duyuruyoruz, hükmünü fıkıh ilmine havale ettik, orada da bunlar zaten önceki derslerimiz de de A’dan Z’ye amel de Fıkhı Ekber, itikatta Fıkhı Ekberi de sizlere dört mezhep başta olmak üzere bütün müçtehitlerin görüşlerini de size keşif notları adı altında verdik. Evet, kıymetliler; Ayni gibi güzel alimlerimizden bazıları çokluk kastedildiği söylenmiştir, bu rakamlara küsur kelimesinin ilavesi imanın şubeleri sınıra sayıya gelmez, çoktur manasını taşır, bu mecazi anlamdan biri bu. Zira tehdit tehdit kast edilseydi müphem bırakılmazdı denmiştir. Bura da bunlar mecazen imanın birçok şubeleri vardır anlamındadır. Arapların 70 rakamını mübalağa için kullandığı da söylenmiştir. Şimdi Arapların için de olduğu için Peygamberimiz onların anlayacağı dilden konuşuyor. Zaten Cenabı Hak de Kuran’ı Kerim’i Arapça gönderiyor ki anlayan da biraz kolaylık için de anlasın, anlatan da kolaylık için de anlatsın diye.

 

Dakika 35:09

 

Oradan da dünyaya bütün dillere ilimler yayılsın diye. O zaman anladım ki Resulullah (A.S.V) kastı kitap ve sünnette gelmiş olanların miktarı idi. Görüyorsunuz bak sonuçta ne çıktı bu şubelerden mecazi anlamın sonun da kitap ve sünnette gelmiş olanların tamamıydı diyor bunu kastetti İslam’ın tamamı kastediliyor. Sen kapıdan içeri bir anahtarla kapıyı açarsın ama ondan sonra saraya girersin, evin de her şey evinin içindedir. Şimdi anahtarı al evi yok say, kilidi aç evi yok say hiç olacak iş mi bu? İmanın bu kadar şubesi olduğuna icmali olarak inanmak vaciptir, iman esaslarını ve mezkûr şubeleri tayin ve tafsil mevzu üzerine tespit edilecek hususa bağlıdır. Şeriat bunların hepsini içine almıştır işte İslam şeriatı İslam’ın kanun ve kuralları belirlenmiştir bunların tamamıdır. Evet, yine Ayni gibi âlimlerimizden bakın bazıları ne diyor; imanın en âlâ şubesi Peygamberimizden aldığını söylüyor. ‘’La ilahe illallah’’ demektir, en asgarisi de yoldan rahatsız edici bir şeyi uzaklaştırmaktır, gerisi bu iki arasın da yer alır biz bunları teker teker bilmesek de toptan inanırız. Nitekim meleklerden pek azını ismen bildiğimiz halde hepsine inanıyoruz ve bu bizim Melek inancımıza bir noksanlık getirmez, öyle de imanın şubelerine toptan inanmamız inancımıza bir nakise getirmez. Zaten kişi önce icmali imanla toptan inanır, sonra tafsili imana gücü yettiği kadar İslam’ı delilleriyle anlamaya çalışarak ömrünün sonuna doğru gider. İyi çalışırsa icmali imandan tafsili imana kavuşur. Eğer iyi çalışmazsa icmali iman da kalır, icmali imanı muhafaza edebilirse o da imandır. Evet, kıymetliler; yüce Allah’ın avn ve yardımıyla diyoruz ki imanın asli kalp ile tasdik dil ile ikrardır, fakat kâmil ve tam bir iman tasdik ikrar ve ameldir, yani üç kısımdır demişlerdir. Şimdi imanın kemali ile ilgilidir amel kısmı, yoksa inanılacak yüce değerlerin tamamı tasdikten ikrardan geçince iman, iman olur. Amel ile de iman hem korunur hem kemale erer, hem de Allah’ın kesin emirleridir ameller de, onları inkâr eden kâfir olur bunları doğru, doğru anlamak lazım ki İmamı Azam Fıkhı Ekberin de, itikattaki Fıkhı Ekberin de en güzel şekil de anlatılmıştır. Bunların da keşif notlarını sizlere verdik hatırlatıyoruz ki oraya dikkat edin, hadisleri hadisi şeriflerin imanla hükümleri orada.

 

Dakika 40:05

 

Şimdi imanın şubeleri hakkın da bakın şubeden önce şubeler kast edilerek ulema bunları saymaya çalışmıştır. Önce farzdan önce farz olarak şubeden önce büyük şubeler olarak 30’a ayırmışlar, sonra yine buna ne yapmışlar o farzları takip eden bu 30’u takip eden tekrar diğer şubeleri de katarak yine 70 kûsüre çıkarmışlardır. Fakat 70 kûsürün için de diğer şubeler de daha da vardır ki İslam’ın tümü vardır. Bunu da tekrar hatırlatalım 1. kısım 30 şubedir bakın bu şubeleri kısımlara ayırmışlar 1. kısım 30 şubedir. Yüce Allah’a iman nedir o? Allah’ın zatına, sıfatlarına birliğine ve benzeri olmadığına inanmak da buraya girer. Yüce Allah ne ile tanınır? Sıfatları ile esmasıyla kitabı ile eserleri ile tanınır. İkincisi Allah’tan başka her şeyin sonradan yaratıldığına inanmaktır ikinci şube. Üçüncüsü de meleklere inanmak, kitaplara inanmak, Peygamberlere inanmak, kadere hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmak, ahirete inanmak, kabir sualine, kabir azabına, tekrar dirilmeye, mahşer de toplanmaya, hesaba, mizana, sırat köprüsüne, cennete cehenneme, cennete ve oradaki ebedi hayata inanmak, cehenneme cehennem azabına kâfirlerin ebediyen ora da kalacağını inanmak, Allah’ı sevmek Allah için sevmek Allah için buğuz etmek Muhacir ve Ensar Sahabeyi, Ali Resul Aleyhisselatu Vesselam’ı sevmek de buraya dâhildir. Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ı sevmek, buna Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’a salat ve selam okumak, sünnetine uymak da buraya girer. İhlaslı olmak ve riya ve nifakı terk etmek, tövbe ve nedamet de bulunmak, Allah’tan korkmak, Allah’ın rahmetinden ümit etmek, asla ümit kesmemek, ümitsizlik ve ye’si terk etmek, şükretmek, ahde vefa göstermek, sabırlı olmak, tevazu büyüklere saygı da buraya girer. Şefkatli ve merhametli olmak, küçüklere şefkatte buraya girer, Allah’ın kazasına razı olmak, yüce Allah’a tevekkül etmek, amele güvenmemek, kendini övmeyi ve kusursuz görmeyi terk etmek de buraya girer. Bütün gücünle Allah’a güzel amel işle ama ameline güvenme. Çünkü Allah’ın verdikleri karşısın da senin amelin zerre sayılır. Amelsizler de tamamen asidirler oda ayrı bir mesele, hasedi çekememezliği terk etmek, kin ve intikamı terk etmek, gazabı terk etmek, aldatmamak, suizan sahibi olmamak, hilekâr olmamakta buraya dâhildir. Dünya sevgisini terk etmek, mal ve makam sevgisini de terk etmek buraya girer. Evet, kıymetliler; kalbe müteallik güzel veya kötü amellerden herhangi biri aklına gelir de bura da zikredilmemiş bulursan o esas itibariyle bu saydıklarımızın dışın da kalmaz, bunlara dâhildir bunlardan birine dâhil olduğunu azıcık bir tefekkürle görürsün anlayabilirsin. Evet, çok kıymetliler; İnşallah imanın diğer şubelerini de saymaya çalışacağız bugünkü dersimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız.

 

Dakika 46:05

 

(Visited 96 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}