HadısŞerifKülliyatı 2-01

2- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 2

2- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 2

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 ‘’ Elhamdülillahi rabbil alemin vessalatü vesselamü ala rasulina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Sübhaneke la ilme lena illa ma allemtena inneke entel alimül hakim. Euzu billahissemiil alimi mineşşeytanirracim min hemzihi ve nefgihi ve nefsihi. Bismillahirrahmanirrahim rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler; hadis külliyatından keşif notları vermeye devam ediyoruz. Sahih hadisi şeriflerin başın da Buhari şerif gelmektedir. Buhari hazretleri mükemmel bir muhaddistir fakat görüşün de onun mezhebin de iman amelden ayırmayan bir görüşü vardır Onda iman kavil ve fiildir artar eksilir. İmamı Azam ise iman kalp ile tasdik dil ile ikrardır. Onun için İmamı Azamla bir defa muasır da değillerdir. Araların da bu gibi ihtilafları olduğu gibi bir de bazı kişilerin tesiri altın da kalarak İmamı Buhari, İmamı Azam’ın muasırı olmamakla beraber ona muhalefet etmiş ismini anmamış ama fakat onu işaret ederek muhalefetini bildirmiştir açığa da vurmuştur. Buhari hazretleri ile Ebu Hanife İmamı Azam hazretleri arasında cephe bir muhalefetin oluşmasına sebep olan kişinin Nuaym İbni Hammat El Merve’nin müessir olduğu söylenmektedir. Terâcim kitapları bunu bildirmektedir. Ebu Hanife’ye karşı beslediği aşırı taassuptur. Bu Nuaym İbni Hammat denilen kişi İmamı Azam’a karşı Ebu Hanife’ye karşı aşırı bir taassubu var idi. Bu konu da hadis uydurdukları söylenmektedir. Nuaym denilen bu kişi Buhari hazretlerine tesir eden bu kişi Ebu Hanife İmamı Azam aleyhinde şenii yalanlar uydurmaktan çekinmediği de bildirilmektedir. Buhari ilmi seyahatlerden Buhara’ya dönünce oradaki âlimler kendisini kıskandılar. Buhara’dan sürülmesini sağladılar. Buhari’nin talebelik arkadaşı olan Ebu Hafs Sağır El-Buhari başrolü oynadığı söylenmektedir. Bu da Buhari’nin İmamı Azam’a karşı olan muhalefetini biraz daha güçlendirdiğini görmekteyiz.

 

Dakika 5:01

 

Buhari Hanefilere kırıldı kırıldığı için Ebu Hanife’ye karşı taassuba düştüğü ifade edilmektedir. Bu onun şahsi bir yanılgısıdır ama onun bu şahsi yanılgısını tapu ve senetlerle ortaya konan hadisi şeriflere bir etkisi yoktur. Bu yanılgısını biz Buhari Hazretlerinin kendine bırakıyoruz ama biz ilim neredeyse onu almaya devam ediyoruz. Onun için Buhari denilen zatı muhterem hadis ve eser sahibi bir fakihtir ve iman kavil ve amelden ibarettir diyen bir ayrılık noktası da vardır. İmamı Azam ise fıkıhta yeryüzünün en önde gelen büyüklerinden bir fakih müçtehittir, hem de dinde müçtehittir. Fıkıh ve rey galebe çalan bir muhaddistir İmamı Azam muhaddislerin de hocasıdır. İman kalp ile tasdik dil ile ikrardır iman inanılacak yüce değerler bakımından artmaz ve eksilmez. Sadece kişinin ameli ahlakı zühdü ilmi irfanı gibi konular da iman kuvvetlenir veya zayıflar. Onun için muhaddislerle fakihler arasın da zaman zaman bu muhalefetler görülmüştür sadece İmamı Azam ile Buhari gibi kişiler arasın da değil diğerleri arasında da bunlar görülmüştür bunlar birer yanılgıdır. Ahmet Bin Hanbel Hazretleri şöyle diyor; biz ehli reyi diyor onlar da bizi durmadan lanetlerdik diyor. Nitekim sonradan yüksek âlimler ortaya devreye girince aramızı diyor buldular bizi kaynaştırdılar diyor İmamı Şafii Hazretleri de bunlardan birisidir, İmamı Şafii de vakti ile İmamı Azam’a gençliğin de ilk günlerin de çok karşı idi ama sonradan İmamı Azam gibisi dünyaya gelmedi dünya onun fıkıhta ehli iyalidir. Eğer Numan Bin Sabit olmasaydı, İmamı Azam olmasaydı fıkıhta dünya uykudaydı o uyardı dünyayı dedi ve İmamı Azam’ın kabrine gider İmamı Azam’ın hürmetine Allah’a dua ederdi. İşte insanlar önceleri böyle yanılıyor sonra da yanılgısının farkına varıyor. Bunun gibi bunlara rastlamak mümkündür. Bunların üzerin de fazla durmayalım, mesela İmam Malik hazretleri için de ölümüne bile hükmeden bazı kişiler vardır bazı hadis âlimleri vardır ve diğer yine bazıların da Ahmet Bin Hanbel Hazretleri için de bunları görmekteyiz. Buna rağmen biz oradaki yanılgıyı beşeri bir yanılgı insanın aczine hamlederek ilmi yarışa devam edeceğiz. İlmi yarışta ilimlerin tapusuna senedine ehliyetine bakarak biz ilim almaya ilim vermeye devam etmemiz gerekiyor.

 

Dakika 10:03

 

Mesela İmamı Azam’ın o kadar üstün meziyetleri, faziletleri, derecesinin üstünlüğü, ilim de ileri öne çıkması, güneşin diğer yıldızlardan öne çıkması gibidir. Hadis ilminde de Buhari Hazretleri böyledir. Ama hiçbirisi beşerdir kuldur Allah’ın kuludur kulun kendine göre acziyeti mutlaka vardır olacaktır. Buhari Hazretlerinden kısaca bahsettikten sonra mükemmel bir muhaddis olduğunu bildirdikten sonra insanoğlunun aczine de işaret ettikten sonra İmamı Müslim Hazretleri de mükemmel bir muhaddistir. Onun da Sahihi Müslimi çok mükemmeldir ve Buhari Şerif ile Müslimi Şerif’e ‘’Sahihayn’’ denmektedir. Bunlar sahih en başta gelen hadis kitaplarıdırlar. Senetleri tapuları sağlamdır. Ondan sonra Ebu Davud’un ‘’Süneni’’ gelmektedir, o da kıymetli bir hadis âlimidir onun da kıymetli prensipleri vardır. Hadis ilmin de hadis usulün de bunların gücüne nasıl bir hadisi şerif aldıklarını eserlerine, nasıl bir titizlikle tapuya sene de dikkat ettiklerini dersimiz yeri geldikçe bildireceğiz. Bunlardan birisi de Tirmizi’nin Süneni ’dir, oda çok mükemmel bir hadis âlimidir. Onun için çok güzel iki eserini tanzim etmiştir. Her birisinin yüksek mi yüksek özellikleri vardır. Diğer birisi Nesei’nin Süneni ‘dir, o da kıymetli bir hadis âlimidir. Diğeri İbni Mace’dir onun da sünen-i altı sahih kitabın arasındadır. Bunun için İmamı Malik Hazretlerinin muvattası da bunlar arasında kıymetlidir. Yine Ahmet Bin Hanbel Hazretlerinin Müsnedi de takdire şayandır. Onun için İslam âlimlerinin kıymetini Müslümanlar iyi bilmelidirler, onların beşeri kusurlarına küçük hatalarına veyahut da ilim de yanılgılarına bakıp aldanmamalıdır. Onların ilim de yanılgısı kendilerini ilgilendirir. Ama koydukları ilimin ortaya koydukları ilim ise bir hazinedir bunlardan faydalanmayı insanlık âlemi iyi bilmelidir. Onlar Peygamberimiz’den aldıkları hadisi şerifleri olduğu gibi tapusu ve senedi ile ortaya koymaya çalışmışlardır. Bize lazım olan hadisi şeriflerin sahih olup olmadığıdır. O nedenle biz hadisi şeriflere bakacağız, ortaya konan hadisi şeriflerin sıhhatine bakacağız. Kişilerin kişilik kusurları ileri derece de dinine imanına zarar vermeyecek durum da olduğu müddetçe onları biz kendilerine bırakacağız.

 

Dakika 15:05

 

Biz ilme bakacağız ilmin de kaynağı Kuran-ı Kerim, hadisi şerifler, icma ve kıyas olduğunu aslı delillerden hareket edeceğiz. Onun için bunların dışın da daha pek çok güzelim hadis âlimlerimiz bulunmaktadır. Tarih boyunca hele de birinci hicri birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü asırlar da mükemmel âlimlerin yetiştiğini göreceğiz. Tasavvuf tarihin de nice mükemmel mutasavvıfların yetiştiğini görmekteyiz. İslam tarihi âlimlerle dolup taşmaktadır. Onun için ilme bakacağız ilim alacağız, Ehlisünnet yolundan sapmayacağız. Sizlere bir de Selefiyye hakkın da selef âlimleri hakkın da kısa bilgiler vermeye çalışalım, ilk üç asır da yaşayan nesle muhaddisler, müfessirler ve fukaha selef veya mütekaddimin demişlerdir. Kelamcılar bu devri İmamı Gazali’ye (Rahmetullahi aleyh) yani beşinci asra kadar uzatırlar. Yani önceki âlimlerin tamamına selef âlimleri demişlerdir ki hicri ta beşinci asrın sonuna kadar kelamcılar böyle demişlerdir. Selef de kendi araların da sahabe, tabiin, etbeut tabiin diye üç ayrı durum da incelenmiştir İslam âlimleri tarafından. Buna dikkat et! Bakın selef deyince sahabe tabiin ve etbeut tabiin diye incelenmiş üç sınıf halin de, Ashabı Güzin ve onlara güzellikle tabi olanlar beraberce tebrik eden bir ayet kaydedeceğiz. Bakın ‘’Tevbe Suresinin 100. ayeti kerimesin de’’ Cenabı Hak ne buyuruyor;                                    (وَالسَّابِقُونَ الأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ ) (iLA AHiRiL AYEH)  bu ayeti kerimenin sonuna kadar mealini verelim; yüce İslam da birinci dereceyi kazanan ‘’Muhacirler’’ ve ‘’Ensar’’ ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya yüce Allah onlardan razı olmuştur, onlar da yüce Allah’tan razı olmuşlardır. Yüce Allah bunlar için kendileri için de ebedi kalıcı olmak üzere kendileri için de ebedi kalıcı olmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu en büyük bahtiyarlıktır. Yüce Allah görüyorsunuz Ashabı Güzin’i, Muhaciri ile Ensar’ı ile onlara tabii olanlarla o yol da devam edenlerle Cenabı Hak bunları bu ayeti kerime de övmektedir. Şimdi Allah’ın övdüğü kimseleri sen gidip de dil uzatırsan ashabı güzine işte nasıl sırat-ı müstakimden saptığını bataklara battığını göreceksin. Yine sevgili Peygamberimizden gelen şu habere bak ümmetimin en hayırlı olanları benim asrım da yaşayanlardır.

 

Dakika 20:03

 

Yani Ashabı Güzin (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) sonra onları takip edenler tabiin, sonra da onları takip edenler yani etbeut tabiin gelmektedir. Bu kıyamete kadar bu yolu takip edenler işte dört mezhebin hak oluşu da buradan gelmektedir. Çünkü dört mezhep öncelikle bu dört mezhebe yakın diğer bazı müçtehitlerimiz de bulunmaktadır. Bunlar kıyamete kadar Peygamberimize tabii olan Ashabı Güzin, Ashabı Güzin’e tabii olan tabiin ve onlara tabii olan etbeut tabiin kıyamete kadar bu yol devam etmektedir. Şimdi Suyuti, İbni Hacer gibi Kettani gibi bu hadisi tevatüre nispet etmişlerdir. Yani şimdiki okuduğum mealini verdiğim hadisi şerif’i tevatür derecesin de olduğunu bildirmişlerdir. Şimdi Peygamber efendimiz ümmetimin en hayırlı olanları benim asrım da yaşayanlardır, yani Ashabı Güzin’dir buyuruyor, sonra onları takip edenler tabiin, sonra da onları takip edenler buyuruyor etbeut tabiin. Şimdi ayeti kerimeyi duyduk yüce Allah bunları övdü, peki Peygamberimiz de övdü, sen Kuran’ı yok sayarsan o zaman Ashabı Güzin’e dil uzatırsın. Ashab nedir? Peygamber okulun da iyi okuyup Peygamberimizin etrafın da pervaneler gibi dönüp bunlar her sıkıntıyı göğüsleyip yüce İslam’ın dünyaya hâkim olması için Peygamber efendimizin hem okulunun talebesi hem cephenin, savaş meydanlarının cihat meydanlarının en büyük kahramanlarıdırlar sen bunlara dil uzatamazsın. Bunların kusurları hataları insandır. Yanılgıları olabilir vardır ama müçtehit olanlarının içtihatta yanılması ilim de yarışmalarıdır. İlim de irfan da yanılmak ise onların hakkıdır payıdır. Çünkü içtihadın da yanılana da bir sevap vardır ilmi yarış meydanına çıkmak her babayiğidin karı değildir. Onun için cahilin âlimi yargılama hakkı da yoktur. Âlimler kendi arasın da yarışırlar ve içtihadın da isabet eden fazla mükâfat alır. Yanılan da içtihadın da yine bir sevap alır bir derece alır buyurulmuştur. Abdullah İbni Havale’den yapılan bir rivayette sahabeden sonra 4 asır, hayırlı asırlara dâhil edilmiştir. İşte buradan da baktığımız zaman kelamcıların bunun isabet ettiğini görmekteyiz. Bu Abdullah İbni Havale’den yapılan bir rivayettedir, hadislerinin de bu zatı muhteremin yani Abdullah İbni Havale’den yapılan hadislerin de sahih olduğu bildirilmiştir. Onun için kıymetli dostlarımız İslam’da rastgele konuşma yoktur.

 

Dakika 25:04

 

İlim, ilim, ilim, delil, delil, delil, tapu senet gerek ilmi deliller, ilmi tapular ilmi senetler lazım. Rastgele konuşmak yok, sonra âlim olmayanın âlimi yargılama hakkı da hiç yok. Hâkim olmayan kişi mahkeme de hüküm verebilir mi? Bunun gibi. Doktor olmayan kişi gidip de bıçakla baltayla adamı ameliyat eder mi? İşte cahilin konuşması âlimi yargılaması aynen doktor olmayanın bıçak baltayla adamı ameliyat etmeye kalkması gibidir. Şimdi onun için Yüce İslam’da ilim, ilim, ilim ama Ehlisünnet yolunun ilimlerini iyi kavramak, ehli bidat yollarına sapmamak kaydı ile. Sünnete tam teslimiyet, bakın hadis âlimlerin de o kadar güzelim sahabe de tabiin de yüksek özellikler vardır. ‘’Hadid Suresinin 10. ayeti kerimesin de’’ Cenabı Hak (c.c.) bakın ne diyor; içinizden fetihten evvel Allah yolun da harcayan ve muharebe eden kimseler diğerleriyle bir olmaz. Onlar derece itibarıyla fetihten sonra harcayan ve muharebe edenlerden daha büyüktür, dereceleri üstündür. Bunu kim söylüyor? Cenabı Hak. Onunla beraber yüce Allah bu iki zümreden her birine en güzel olanı cenneti vaat etti, Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdardır. ‘’Hadid Suresi 10. ayeti kerime’’ tabii ki hadis külliyatından sizlere keşif notları verirken daha nice gerçeklere de rastlamış olacaksınız ve olacağız inşaAllah. Ashabı Güzin sünnete tam teslimiyet yani Peygamber efendimize onun getirdiği yüce İslam’ın emir ve kurallarına tam teslim olmuşlardır. Bunları diyaneti ve takvası mükemmeldiler. Hamiyet ve gayret sahibidirler, yorulmak bilmeyen bir gayretin içindedir Sahabeyi Güzin, tabiin de böyle, etbeut tabiin de ihlas ve samimiyetleri mükemmeldir. Şimdi yine bir haber de bu ümmetin sonradan gelenlerinin müteahhirin önden gelenlerine yani selefi salih’e dil uzatmasını kıyamet alametleri arasın da saymaktadır. İlmin irfanın küçükler cahiller nezdin de aranması kıyamet alameti olarak bildirilmiştir. Bu istisnalar hariç gerçek olgunlukta büyük ulemaya cahil ve küçük yaştakilerin dil uzatması kıyamet alametidir. İlim büyüklerimiz nezdin de oldukça hayır üzere devam edersiniz, ne zaman ilim küçüklerinizin eline geçerse küçükler büyükleri bozmaya çalışırlar. İnsanlara ilim çocuklar canibinden gelirse helak olur. İstisnalar daima kaidenin dışındadır. Çünkü büyükler de bugün doktorun yaşlısı, âlimin yaşlısı ilim de tecrübenin olgunluğun doruğuna gelmiştir.

 

Dakika 30:03

 

Küçükler de bu tecrübeyi bu olgunluğu hepsin de bulamazsınız, içinde istisnai olarak vardır olgun gençler vardır. Mükemmel gençler vardır ama genel kural durum böyledir. Şahitliği istenmeden şahitlik Müslümanlar aleyhine ispiyonluk yapanlar ihanette bulunurlar. İtimat edilmez nezrederler yerine getirmezler, gamsız kedersizdirler, araların da düşmanlık zuhur eder. İşte bu da yine kıyamete yakın işaretlerdendir. Kıymetli dostlarımız; Selefiyye dediğimiz zaman bu kavramı da iyi anlamamız gerekiyor. Mezhep düşmanları dini Mübin’i İslam’ı 1500 yıllık mihrakından çıkararak arzileştirmek lasisize edebilmek için yani dini din olmaktan İslam’ı da çıkarıp da Hristiyanlığa benzer bir İslam meydana getirmek için çeşitli kılık ve kıyafet altın da düşmanlar çalışarak geldiler. Selefi Salihin ’in büyüklerinin gittikleri yolu bir kısım tahrif ve mugalatalarla işlerine gelen şekil de yorumlayarak kendi batıl yollarının paraleline getirip bu yola Selefiyye demek isteyen selef düşmanları vardır, ama bunlar bir selefiyiz derler bunlara dikkat edin. Sonra da bizim yolumuz Selefiyye yoludur Selefiyye mezhebini benimsemişiz şeklin de iddiaya kalkarak ne yapıyorlar? Bu düşmanca hareketlerini bu kisve altın da yapmaya çalışıyorlar. Aslın da bu kimselerin selefle Selefiyye ile hiçbir ilgileri yoktur. Buna dikkat edin, tarihte Hariciler İslam âleminin başına bela oldular ve Müslümanlar arasın da kan dökülmesine sebep oldular. Düşmanlar Ehlisünnetin dışın da ehli bidat mezheplerini icat ettiler. Çeşitli kılık ve kıyafet altın da bunlar casusça İslam âleminin içine fitne fesat sokmaya çalıştılar. Selef büyüklerini aradan çıkarma gayesi yapmaktadır. Bu sahte selef selefi iddiasın da bulunanlar var ya gerçek selef büyüklerini aradan çıkarma gayreti yapmaktadır yani 4 mezhebi ve 4 mezhebin de içerisin de gerçek selef yolu dört mezhebin yoludur. Bunların içerisin de asil selef âlimleri bulunmaktadır ama bunlar birbirlerine muhalif değildirler. İslam’ın Hıristiyanlık ve Yahudilikte olduğu gibi arzileştirilmesi, beşerileştirilmesi yatmaktadır, yani İslam’ı İslam olmaktan çıkarmaya çalışan bir zihniyettir sahte selefiler, gerçek selef dört mezhebin için de büyük âlimlerle devam ederek gelmişlerdir. Bugün dört mezhebin tamamı Peygambere tabi olmak da Kuran-ı Kerimi, sahih hadisi şerifleri delil olarak ele almakta ve icma ve kıyas yolundan asla sapmamışlardır.

 

Dakika 35:13

 

Onun için sahte selefilere dikkat ediniz. Selefiye tariki yedi esasa dayanmaktadır yani takdis, tasdik, irtifaı acz ve sukut, imsak, kef, ehli marifeti teslim gibi kıymetli gerçek selefin özellikleri vardır. Bunlar ise dört mezhebin için de tamamen benimsenmiş değerlerdir. Hiçbirisi alınıp da dışlanmamıştır. O nedenle insanlar gerçek selefle sahte selefi de bilmek zorundadır, bugün Süfyani Sevri Hazretleri bir selef âlimidir ama baş altın da İmamı Azam’ın kitapları bulunur ve İmamı Azam’ın önüne ömrün de geçmemiştir. İmamı Malik Hazretleri İmam-ı Azam’a verdiği mevki makamın biraz arkasına oturtturmuştur Süfyani Sevri. Niye? Âlimler birbirlerinin derecelerini iyi bilirler de ondan. Altından anlamayan bir adamın eline sahte boncukları, sahte altınları verseniz gerçek altın diye doldurur cüzdanına torbasına neyse ama altın da sahte altını ayırt edebilenlere verdiğiniz zaman onlar neyin gerçek olduğunu neyin sahte olduğunu bilirler veya neyin zayıf olduğunu neyin güçlü olduğunu bilirler. Onun için kıymetli efendiler; ilim yarışın da bulunan Allah yolun da fisebilillah, sırf Allah’ın rızasını kazanmak ihlas ile ‘’Ehlisünnet vel Cemaat’’ yolun da gayret sarf eden ömrünü veren bütün âlimlerimizin hepsine rahmet okumaktan başka yapacağımız bir şey yoktur. Onlara bol bol rahmet okumalı ve onlar için mağfiret duaların da bulunulmalıdır. Evet, kıymetliler; bizim hadis külliyatı hakkın da vereceğimiz bilgiler keşif notları ile ilgilidir. Benim sünnetimi beğenmeyen benden değildir buyuruyor Peygamber Efendimiz, hadisi şerifleri kim beğenmiyorsa bunlar işte Muhammed ümmeti değildir. Benim sünnetim ile amel etmeyen benden değildir buyuruyor yine Peygamber Efendimiz. Dinin elden gidişi sünnetin terki ile başlar. Bir halat iplik, iplik, iplik ortadan kalktığı gibi bir halat iplik, iplik ortadan kalktığı gibi din de sünnetlerin birer birer terki ile ortadan kalkar. Sünnetler nedir? Sünnetler Peygamber efendimizin sözleri, işleri, takrirleri buna dikkat et. Bir de sünnetin çok değişik anlamları vardır. Sünnetullahtan maksat Allah’ın kanunlarıdır ayrıca. Onun için Peygambersiz din olmadığı gibi sünnet, hadis şerifler olmadan da yüce İslam anlaşılmış olmaz.

 

Dakika 40:05

 

Peygambersiz olmadığı gibi sahih sünnet yani hadisi şerifler olmadan da olmaz. Sünnet ve din tabirleri çoğu kere kültür ve medeniyet anlamına gelip kullanılmıştır. Sünneti terk belli bir ölçü de İslam kültürünü terk demektir. Yine bakın Peygamberimizden gelen haber de bizim dışımızdakilere benzeyenler yani Yahudilere, Hıristiyanlara benzeyenler bizden değildir. Yağma yapan veya soyan veya soyguna tevessül eden bizden değildir. Erkeklerden kadınlara benzeyenler, kadınlardan da erkeklere benzeyenler bizden değildir buyuruyor Peygamber efendimiz. Burada Yahudi’den maksat Hristiyan’dan maksat İsa’nın yolundan Musa’nın yolundan İncil’in, Tevrat’ın yolundan sapan, kendi kitabın da İncil’deki Tevrat’taki o ayetler de Hz. Muhammed (ASV)’in kaşına gözüne varıncaya kadar yazılı ayetlerin üstünü örtüp kendi kitabına inanmayan bir Yahudi’den bir Hıristiyan’dan bahsediyoruz. Kendi kitabının yolundan kendi Peygamberinin yolundan sapanlardan bahsediyoruz. İncil’i doğru okuyan Tevrat’ı doğru okuyan, İsa’nın Musa’nın yolundan sapmayan kişiler hep Müslüman oldular ve olurlar ve bir gün de hepsi Müslüman olacaktır. O günler arayan Mevla’sını da bulacak belasını da bulacaktır. Mesih arayanlar da olduğu gibi, Yahudiler deccalı mesih olarak beklemektedir, bir kısmı İsa’yı beklemektedir. İsa’yı bekleyenler İsa geldiği zaman Hz. Muhammed (ASV)’in şeriatını dünyaya ilan edecektir. O zaman bütün insanlık işte İsa’nın kim olduğunu Hıristiyan öğrenecek Müslüman olacak. Ama o gün gelmeden Azrail (AS.) gelmeden ömür bitmeden Müslüman olanlar kazanır. Bizden söylemesi ister inan ister inanma. Yine sevgili Peygamberimizden gelen haberler de bakın ne buyuruyor; uğursuzluğa inanan müracaatı üzerine kendisi için uğursuzluk çıkarılan, kehanete inanan, kendisine kehanette bulunulan kâhine başvuran, sihir yapan, sihir yaptıran bizden değildir diyor buyuruyor Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV). İnsanları iğdiş eden kendisini iğdiş ettiren bizden değildir. Asabiyete, kavmiyetçiliğe çağıran bu yol da savaşan ölen bizden değildir. İslam’da iman İslâm kardeşliği vardır, ırkçılık yoktur. Musibete uğrayınca bağırıp çağıran, saçını başını yolan, elbisesini yırtan bizden değildir. Bizden başkasının sünneti ile amel eden bizden değildir. Ey Müslüman doğuyu batıyı taklit eyleme, kendi kitabına gel, kendi sünnetine, kendi kültürüne, kendi örfüne âdetine iyi sarıl.

 

Dakika 45:06

 

Matem için suratını döven, üstünü başını yırtan cahiliye çığlığı ile çığlık atan bizden değildir. Küçüklerimize merhamet büyüklerimize hürmet etmeyen,’’ Emri bil maruf ve nehyi anil Münker de’’ bulunmayan bizden değildir buyuruyor Peygamber efendimiz. Yine şöyle bir bakın Kuran-ı Kerim asli konuları ortaya koyan, asli konuların nasıl uygulanacağını da hadisi şerifler yani Peygamber efendimiz onu uygular. Peruk takma saç takma işini yapan da, yapana da, peruk taktırana da Allah lanet etsin. Sağ elinizle yiyin, sağ elinizle için, sağ elinizle alın, sağ elinizle verin, zira sol eliyle yiyen, sol eliyle içen, sol eliyle alıp, sol eliyle veren şeytandır. Yani şeytan böyle yapar. Kirli işler de sol elini kullanan taharette olduğu gibi, temiz işler de ise sağ elini kullan. Zaruret müstesna zarurette her ikisi de olur o ayrı. Sizden önce gelip geçenlerden bir adam boşuna giden hoşuna giden bir elbise giymiş ve gurura kapılmıştı, Allah onu yerin dibine batırdı, kıyamete kadar ora da sarsılarak azap çekecek. Burada gururlanma çünkü bütün nimetler Allah’ındır Allah’tandır. Sen yaratılış itibariyle de bütün varlığınla da Allah’a aitsin. Neyine gururlanıyorsun ki? Allah’a hamd etmekten başka ona kulluktan başka yapacağın ne var? Sizden önce gelip geçenlerden bir adam işte bu şekil de geldi gururundan dolayı kim bir yabancı millete benzerse İslam’a ters düşen İslam’ın farzlarına, vaciplerine, sünnetlerine, müstehaplarına ters düşen bir yabancı millete benzerse o onlardandır veya bizden başkasına benzeyen bizden değildir. Ey Müslüman her şeyinle Müslüman ol, yabancıya benzemeye çalışma, yabancıya benzeyen onlardandır bizden değildir buyuruyor Peygamber efendimiz. Onun için ilim, teknik, teknoloji, kültür bu dünyanın ortak malıdır nerede bulursan al, ama dini konular da, itikatta, amel de, ahlakta hukukta örfte kendi yüce değerlerine sıkı sarıl, yabancıyı taklit etme. Bidat yollarına sapma, işte bidat lügatte din kemalini bulduktan sonra ortaya konan uydurulan her bir yeni şeye şer’i örfte bidat denmektedir ama bunun da faydalısı zararlısı olduğunu da unutma. Ümmetim kültür hamulesine şanlı Peygamber (ASV) ‘den sonra girmiş bulunan iyi veya kötü her çeşit müktesebatın bidat olduğunu iyi anla. Bunların faydalı veya zararlı olan yönlerine de dikkat et. Bu din de olmayan bir şeyi ihdas eden kimse bilsin ki o merduttur.

 

Dakika 50:07

 

Din de olmayan şeyi dindeymiş gibi göstermek bu yapılan iş merduttur ret olunur kabul edilmez. Kim dinimize muvafık düşmeyen bir amel de bulunursa bilsin ki o merduttur. Red olunmuştur kabul edilmemiştir. Sonradan çıkan şeylerden kaçının, zira en fena şey sonradan çıkan şeydir, her sonradan çıkan şey bidattir, her bidat ise delalettir. Bu din adına uydurulanlardan bahsediliyor ve insanlığa zarar verenlerden bahsediliyor, yoksa insanlığın karına olan, faydalıyı celbeden zararı def eden her yükseliş İslam’dandır. Bidatı vacip, mendup, haram, mekruh ve mübah olmak üzere beşe ayırmıştır. Bazı ulema bidatı bu şekil de sınıflandırmışlardır. İmamı Şafi Hazretleri delalet olarak ifade ettiği kötü bidatı kitap sünnet eser veya icmaya muhalif olarak ihdas edilen şey olarak kötü olmayan bidayı da bu sayılanlardan herhangi birine muhalif olmaksızın sonradan ihdas edilen hayırlı şey olarak açıklar. İbni Hacer şeriat ve müstahsen akdedilen bir sınıfa sokulabilen her bidanın iyi kabir addedilen bir sınıfa sokulabilen her bidanın da kötü, bunlar dışın da kalanların da mübah olacaklarını ortaya koymuştur İbni Hacer Hazretleri o kıymetli âlimlerimiz (Rahmetullahi Aleyhim Ecmain). Bidatı nasıl güzel açıklamaktadırlar her yenilik kötü bidat değildir, her yenilikte iyi bidat değildir, bunun iyisini kötüsünden ayırt edebilmektir. Kur’an-ı Kerim’e, sahih hadis-i şeriflere, sünnete, icmaya, kıyasa aykırı olanlar bunlar kötü bidat’lardır. İnsanlığa faydası olan, Kuran-ı Kerime sahih sünnete ters düşmeyen, icmaya ters düşmeyen her faydalı olanlar da iyi bidat’lardır. Yüce İslam’da kim güzel bir çığır yani sünnet yolu açarsa ona bu amelinin ecri ile kendisinden başka onunla amel eden diğerlerinin ecri de onlarınkine herhangi bir noksanlık gelmeksizin aynen verilir. Hz. Ömer (Radıyallahu Anhüm) Resulullah (A.S.V) devrin de kısmen münferit, kısmen de cemaat halin de kılınan teravih namazının tamamının cemaat halin de kılınmasını emreder ve öyle yapılmaya başlandığını görünce bu ne güzel bir bidattir der. Çünkü buradaki âdetin kökü Peygambere dayanmaktadır. Çünkü devrisaadette teravih, hem cemaatle hem de münferit olarak kılınmıştır. Hz. Ömer devrinde de tamamen cemaat halin de kadınlar da erkeklerle kılmaya başlamışlardır.

 

Dakika 55:01

 

Bu da çok güzel bir fayda, maslahat ortaya çıkmıştır. Mesela yüce İslam’da İslam âlimleri vacibe misal verirken nahiv ilmi ile meşguliyet vaciptir. Şeriatın hıfzı vaciptir, bunları yapmak için de nahiv ilmini okuman lazım, bu iş ise o suretle hâsıl olur. İlmi mekteplerin olması gibi, her tarafta mekteplerin, medreselerin yaygın hale getirilmesi gibi. Sonra zor hadiselerin anlaşılır hale getirilmesi gibi, bunun için yüce İslam’da İslam’a hizmet eden, ilme irfana hizmet eden, insanlığa, insanlığın faydasına icra edilen zararı def eden bütün çalışmalar faydalı bidatler olarak değerlendirilmiştir. Her bidat dalalettir bu din de olmayan bir şeyi ihdas eden kimse bilsin ki o merduttur. Kur’an’da olmayan şeyi sen Kur’an’daymış gibi, sahih sünnette olmayan şeyi sen sünnette varmış gibi göstermeye çalışırsan işte bu hem dalalettir hem de merduttur reddolunur ve dine dinin içine bu gibi yanlış şeyleri sokanlar hiçbir amelleri kabul edilmez bunlar reddedilir. (Bid’at-i seyyie’yi) şiddetle tahbih etmiş, müsamaha edilmemesini kesinlikle emretmiş. Mürtede hayat hakkı tanımamıştır, tıpkı kangren olan kangren olan bir uzvun kesilip atılması gibi o vücudu kurtarmak için kangren olan yerin kesilmesi neyse, İslam’a zarar veren dine imana insanlığa zarar veren, itikadını, amelini, ahlakını, adaletini bozan ne varsa bunlar merduttur. Evet, kıymetliler; İnşallahu Teâlâ dersimiz devam edecektir, bugünkü dersimizin de vakit itibariyle sonuna gelmiş bulunmaktayız. Cenabı Hak Ümmeti Muhammedi ve bizleri hayırlı hizmetlerden bir an bile geri bırakmasın, razı olduğu kullarından eylesin, çünkü biz Rabbimizden yüce dinimizden çok razıyız çok memnunuz. Peygamberimizden çok memnunuz çok razıyız salatü selam olsun, yüce Allah’a namütenahi hamdü senalar olsun.

 

Dakika 59:03

 

 

(Visited 505 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}