HadısŞerifKülliyatı 20-01

20-Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 20

  • Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 20

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselam ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain, rabbi euzubike min hemezatişşeyatın ve euzu bike rabbi en yahzurun.’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler; dersimiz imanın şubeleri ile devam etmektedir. İman dediğimiz zaman kalp ile tasdik dil ile ikrar bunları unutmayalım. Şeksiz şüphesiz kalbin tasdik etmesi, dilin ikrar etmesi kesin kes inanıp kabul etmesidir tasdik ve ikrar. Kişi tasdik etse ikrar etmese, dili ile söylemese bu iman olmaz, diliyle hepsini söylese kalbi tasdik etmese yine hiç mi hiç iman, iman olmaz, kişi inanmış olmaz Mümin de Müslüman da sayılmaz. Onun için yüce İslam’ın değerlerinin tamamı kalbin tasdikinden geçecek dilin ikrarından geçecektir. Ben yüce Allah’a onun, onun eşsiz yüceliğine kemal sıfatlarla muttasıf olup noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna inandıktan sonra Hz Muhammed’in Peygamberliğini tasdik edip Hz. Muhammed’e inzal edilen İslam adına ne varsa bunların tamamını kalbin ile tasdik edip, dilin ile ikrar etmedikçe mümin Müslüman olamaz. Bu şubeler imanın 6 esasının için de mevcuttur, bu 6 esasın da kendisi İslam’ın tümünü temsil eder. Onun için imanın bütün şubeleri İslam’da, İslam’ın bütün itikadı konularının tamamı imanın 6 esasın da toplanmış, o 6 esasın için de iman edilmesi lazım gelen ne varsa Kuran-ı Kerim’de zincirleme birbirine bunlar bağlıdır, birini alıp koparma şansın yoktur. Eğer birini oradan alırsan imanın iman olmaz, çünkü zincir çektiğin zaman hepsi elden gider. Şimdi de sizlere imanın şubelerinden 30 kadarını saydıktan sonra, şimdi de diğer kısımlarını sayıyoruz, bunların tamamı kalp ile tasdik dil ile ikrarı gerektirir. Bir insan kelimeyi tevhidin iç dünyasına manasına inandıktan sonra onu kelimeyi tevhidi dili ile de söylemesi nedir? İmanın şubelerindendir. Kuran-ı Kerimi içeriğine inandığı gibi onu okuması da imanın şubelerindendir, ilim öğrenmek yüce Allah’a dua etmek, Allah’ı zikretmek istiğfar da buraya girmektedir. Boş hayattan boş laflardan zamanı boşa harcamaktan, boş işlerden sakınmak.

 

Dakika 5:03

 

Bunlar da imanın şubelerindendir, diğer bir kısmı da iman biliyorsunuz ki bedeni amellere kul mecburdur amel etmeye, mesela bunlardan 40 şube sayılmıştır, temizlik mesela ibadet edeceksin temizlik bunlardandır, temizlik kısmına giren ne varsa hepsi buradandır. Namaz kılmak imanın şubelerindendir, temizlik yine imanın şubelerindendir, zekât vermek imanın şubelerindendir, bunlar da bedenin ikrarıdır vücut ne yapıyor? Kalp ve dil ikrar ettikten sonra beden de ikrarını tasdikini açığa vuruyor Rabbisine ibadet ederek. Farz ve nafile oruçlar imanın şubelerindendir. Haccetmek umre de bunun içine dâhildir, imanın şubelerindendir, itikâfa girmek, Kadir Gecesi’ni aramak da buna dâhildir, dinin yaşanabileceği yere gitmek şirk diyarlarını terk etmek imanın şubelerindendir, nezirlerini yerine getirmek adaklarını, yeminleri yerine getirmek, kefaretlerini ödemek bunlar bir, bir imanın şubelerindendir. Namaz için de ve dışın da setri avret, yani tesettür örtünmek imanın şubelerindendir, kurbanları kesmek kurbanla ilgili bütün konular da buraya girmektedir. Cenaze işlerine bakmak imanın şubelerindendir, borcu ödemek muameleler de doğru olmak, her yaptığın işte doğru olmak. Ribadan, faizden sakınmak doğrulukla şahitlik etmek hakikati gizlememek imanın birer birer şubelerindendir de bunlar. Evet kıymetliler; meşru nikahla evlenip iffeti korumak bunlar da imanın şubelerindendir, aileye karşı vazifeleri yerine getirmek, işçilere hizmetlilere iyi muamele yapmak, Anne babaya iyi muamele etmek, onlara karşı haksızlıktan onları üzmekten kaçınmak, çocukların terbiyesi, sılayı rahim, büyüklere itaat imanın şubelerindendir, büyükler dediğimiz zaman yüce Allah ve Peygamberden sonra âlimler, Sıddık Âlimler, şehitler, Salihler gelir. Yine idareciliği adaletle yürütmek bakın bunlar da toplumun tümü ile ilgili işlerdir ki imanın şubelerindendir, idareciliği adaletle yürütmek cemaate İslam Ehlisünnet vel cemaat, vel cemaate uymak. İslam toplumu için de bulunmak Ehlisünnet vel cemaat ve bütün Müslümanların tümünün bura da bir bütün olmaları gerekmektedir.

 

Dakika 10:00

 

İnsanları barıştırmak ve İslam’ın içindeki Müslümanlara kılıç çeken asilere baği’lere hariciler gibi onların emsali ehli bidat’a karşı İslam’ı Ehlisünneti savunmak, iyilikte yardımlaşmak Emri Bil Maruf Nehyi Anil Münker de bulunmak, yüce İslam’ı insanlığa tebliğ etmek kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmak. Hududu yani ağır cezaları tatbik etmek, bunlar devletin yapacağı şeylerdir bunlar topluma aittir. Cihad etmek bunlar da askerler Milli Savunma ile ilgili bütün konular da buraya girmektedir. Emaneti eda etmek, emanet nedir iyi bilmek, İslam’ın her emri emanettir. Emaneti korumak yerli yerince bütün teklifi ilahileri yerine getirmeye çalışmak, ödemek şartıyla borç vermek, komşuya iyi muamele etmek, geçimli olmak, helalinden kazanmaya çalışmak, malı yerin de Allah yolun da harcamak israftan kaçınmak bunlar birer birer imanın şubelerinden olduğu sayılmıştır. Selamı almak hapşırana aksırana yerhamükellah demek, insanlara zarar vermekten kaçınmak, eğlenceden kaçınmak oyun eğlencenin zamanı ifrat eden, israf eden ömrü israf eden ibadetlere meşru olan işlere engel olan ne varsa eğlence ve oyun adına bunlardan da kaçınmak, yoldan rahatsızlık veren bir cismi kaldırmak yolun içine bir şey düşmüş taştır dikendir veya başka bir engel onu oradan kaldırmak imanın şubelerindendir. Bunlar 77 şube olarak saydık sizlere bunları, yalnız şunu iyi bilin ki 77’nin için de daha nice 77’lerin olduğunu da unutmayın. Çünkü İslam’da bütün emri ilahi ne varsa farzlardan, vaciplerden, sünnetlerden, müstehaplardan bunlar nedir imanın şubelerindendir. Haram ve mekruh cinsleri ne kadar haramlar varsa, mekruhlar varsa bunların tümünden kaçınmak bunların hepsini bir, bir saysan nice şubeler çıkar. Bunlarda bir, bir imanın şubelerindendir. Onun için Müslümanlar bunları böyle iyi anlaşılsın diye Peygamberimiz ne yapmış imanın en üst derecesinden en son derecesine kadar insanları uyarmış yüce İslam’ı onun imanını iyi anlasınlar iyi öğrensinler diye. Evet, kıymetli dostlarımız; imanın şubelerini size özetle vermiş oldum, Peygamber efendimizden şöyle rivayet ediyor Hz. Enes (R.A) sevgili Peygamberimiz (A.S.V) şöyle buyurdular; üç haslet vardır bunlar kim de varsa imanın tadını duyar.

 

Dakika 15:03

 

Yüce Allah ve onun şanlı Resulünü Peygamberi Muhammed’i bu ikisi dışın da kalan her şeyden ve herkesten daha çok sevmek. Allah’ı Allah olarak, Peygamberi de Peygamber olarak sevmek. Bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah imansızlıktan kurtarıp İslam’ı nasip ettikten sonra tekrar küfre inançsızlığa imansızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak. Ateşte yanarsın şehit olursun ama imansız ölürsen ebedi cehennem de kalırsın, dünya ateşi cehennem ateşinin yanın da soğuk su gibidir. Onun için ey insanoğlu Peygamberini iyi dinle, Peygamber’in Allah’tan aldıklarını anlatıyor iyi dinle, kitabı, sünneti, sahih hadisleri, icmayı, kıyas-ı iyi anla iyi dinle. Ben bilemiyorum diyorsan Fakih âlimleri, müçtehitleri fıkıh ilmini iyi öğren bizden söylemesi. Bir diğer rivayette bu ikisi dışın da kalan tabirinden sonra şu ziyade vardır; yüce Allah için sevmek Allah için buğuz etmek buğuz edileceğe Allah için buğuz etmek, sevileceği de Allah için sevmek. Kim sevilecek kime buğuz edilecek bunları öğreneceksin. İşte bunlar İslam’da iyi kötü ne varsa hepsi anlatılıyor, Allah’ın sevdiği ve sevmedikleri hep anlatılıyor, nerede buğuz edileceği nerede sevileceği hepsi anlatılıyor. Allah bütün iyilikleri sever, hiçbir kötülüğü de sevmez. Şirk küfür nifak zulüm fasıklık facirlik bütün kötülüklerin başını çeker, en kötüler küfür şirk nifakla başlar bunlar en kötü olanlar, kim ki küfürle şirkle nifakla ölürse ebedi cehennem de kalır. Çünkü imansız ölmüş olur. Evet, kıymetli efendiler; bu hadisi şerifi Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai gibi İbni Mace gibi kıymetli muhaddislerimiz rivayet etmişlerdir, kitaplarına almışlardır. Yine ‘’Tevbe Suresinin 24. Ayeti Kerimesin de’’ Cenabı Hak; Ey Muhammed de ki (A.S.V) babalarınız oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler size Allah’tan Peygamberinden ve Allah yolun da savaşmaktan daha sevgili ise Allah’ın buyruğu gelene kadar bekleyin, Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez. İşte bu hadis-i şerifteki durumu bu ayet açık açık anlatmaktadır, ayetler hadisleri, hadisi şerifler ayetleri ne yapıyorlar teyit ediyorlar, tefsir ediyorlar, keşfediyorlar.

 

Dakika 20:01

 

Hiçbir şey Allah’tan Peygamberinden ve Allah yolun da cihattan daha ileride olamaz olursa başınıza gelecek belayı bekleyin diyor Cenabı Hak. Bu Kuran-ı Kerim’in ‘’Tevbe Suresinin 24. Ayeti Kerimesi’’ Aklını başına al. Şimdi babalarınız diyor bakın oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret hoşunuza giden evler size Allah’tan Peygamberden ve Allah yolun da savaşmaktan daha sevgili ise diyor haşa Allah’ın buyruğu gelene kadar bekleyin, Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez, bu bekleyin dediği belanızı bekleyin diyor. Babanı baba olarak sev ama Allah’tan ileri geçirme, bak oğullarınız da kardeşleriniz de eşleriniz de, akrabalarınız da elde ettiğiniz mallar da durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret de, hoşunuza giden evler saraylar hanlar hamamlar bunlar Allah’tan Peygamberinden ve Allah yolun da savaşmaktan daha sevgili ise diyor bakın, başınıza gelecek belayı bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez buyurdular. İşte Allah Peygamberini tasdik ediyor, Peygamberi de Rabbisinin emirlerini haber veriyor. Ey Muhammed (A.S.V) deki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun, yani peygambere tabi olun, ta ki Allah da sizi sevsin günahlarınızı mağfiret etsin. Buda ‘’Ali İmran Suresi’nin 31. Ayeti Kerimesidir’’ Kıymetli izleyenler; Allah’ı sevdiğini söyleyen kişi Hz. Muhammed’e ona inzal edilen şeriata İslam şeriatına tabi olmadıkça Allah’ı sevmiş olmaz. Allah’ı sevmenin şartı Hazreti Muhammed’e tabi olmak, ona tabi olmak demek onun şeriatına sıkıca bağlı olmak, İslam şeriatının kanun ve kurallarını bilmek uygulamak, yaşamak yaşaması için de cihat edip çalışmak. Evet, bunu yüce Allah söylüyor ‘’Ali İmran Suresin de’’ Peygambere böyle de bu insanlık âlemine diyor. Allah’ı sevdiğini söyleyenler Muhammed’e tabi olsunlar bana öyle gelsinler diyor Cenabı Hak. Yoksa Allah’ı seviyorum demekle Allah’ı sevmiş olmayacağı ve Muhammed’e tabi olmadan onun şeriatını yaşamadan Allah’ı sevmenin kişiyi yarın sahtekâr yalancı çıkaracağı açıktır. Çünkü Allah’ı sevse Allah’ın emirlerini yerine getirmez mi? Yani Allah’ın seveceği hak dostlarını sevmek, bu Peygamberle başlar hak dostları sevmek Allah’ın sevgisine layık olmayacağı belli olan sefih, hevaperest, din düşmanı kimseleri de sevmemek, sevilmeyeceği sakın sevme, sevilecekleri sev. Peygamberden sonra senin takip edeceğin ve tabii olacağın kişiler müçtehitlerdir müçtehit âlimlerdir. Onlar Peygamberin ortaya koyduğu yüce İslam’ı en iyi okuyan, dünyayı da en iyi okutan ekoller müçtehit ekolleridir.

 

Dakika 25:08

 

Onun için sizlere dört mezhebin ve diğer müçtehitlerin ekolün de okunan İslam’ı anlaşılan İslam’ı ne yaptık Hanefi ekolü, Maliki, Şafii ve Hanbeli diğer müçtehitlerin ekollerinin fıkıh ilmin de, amel de Fıkhı Ekberin ilmiyle sizlere verdik bunları. Din sevgi ve buğuz’dan başka bir şey değildir bakın buna da dikkat et. Peygamberimiz (A.S.V) kişi sevdiğiyle beraberdir, din sevgi ve buğuz’dan başka bir şey değildir hadisini de göz önüne alacak olursak sevgi âlemini sadece artistler sporcular romancılar vesaire bunlara bağlayıp Allah’tan Peygamberden, âlimlerden, evliyalardan, büyüklerden sevileceklerden haberi olmadan yaşayanlar, İslami değer ve mefahirler’e gerekli alakayı göstermeyenler, bilmelidir ki ömür sermayesin de bir an bile olsa pay ayırdığı bir şeyden hesap verecektir. Yarın Cenabı Hak seni sevdiklerinle beraber firavunları sevmişsin onlarla beraber zalimleri sevmişsin onlarla berabersin cehennem de, kâfirleri sevmişsin, İsa’nın yolundan sapılmış, onun için insanlığın yolunu doğrultmak için dosdoğru sırat-ı müstakim üzere insanlığı hakka doğruya çağırmak için Hz. Muhammed Peygamber olarak gönderildi. Peygamberler birbirinin devamıdır ama şeriatları Allah yeniler. Kur’an ile geçmiş yenilenmiştir, onun için gâvuru seven gâvurla beraberdir. Allah’ın sevme dedikleri dost olma dedikleri var, bunları yeri geldikçe bir, bir sayarak geldik anlatarak gidiyoruz. Sevgili dostlarımız; yine Enes Hazretleri’nden gelen haber de sizden biri diyor Peygamberimizden haber veriyor, Peygamberimiz buyuruyor; Sizden biri beni babasından evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz. Hz. Ömer bir gün bunu böyle söyledi, seni böyle anamdan, babamdan, evladımdan, hepsinden çok seviyorum deyince canından da ya Ömer canından da dedi. Kendi canından da fazla sevmen gerekir, iman İslam olmasa senin canın ne işe yarar, cehenneme odun yakıt olacaksın başka bir işe yaramazsın, iman İslam ile değerin yükselir ve devam eder bu değer.

 

Dakika 30:06

 

İmansızın İslamsızın hiçbir değeri yoktur. Cenabı Hak insanları değerli yaratmış ama iman edin Müslüman olun demiş. İman edip Müslüman olmayanlara da ne diyor;

 

ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ ﴿٥﴾

اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ﴿٦﴾

 

O cehennemin en dibine Esfele Safiline atılmayanlar ancak iman eden ameli salih işleyenler diyor. Sen üst biçim de en yüksek değer de yaratıldın ey insanoğlu kıymetini bil, Mümin ve Müslüman ol. Allah’ı yaratanı onun ortaya koyduğu kanun kuralları İslam kanunlarını yok sayarak, inkâr ederek ona düşman olarak sen en üst biçim de kıymetli bir değer de yaratıldın, bu değer tenzili rütbeye uğruyor. Aşağıya gidiyorsun iman etmedikçe, iman edip Müslüman olduğun zaman da yukarı terfi üstüne terfi, yükselerek cenneti Âlâya çıkıyorsun, bizden söylemesi ister inan ister inanma. Allah’ın merhamet etmediğine, hidayet etmediğine kimsenin bir faydası olmaz. Allah hidayet ederse bu dersler kişinin kurtuluşuna vesile olur. Zaten İslam dini Kuran-ı Kerim Hz. Muhammed hidayet vesilesi, hidayet önderi rehberidir ama asıl hidayeti veren Allah’tır. Kuran-ı Kerim hidayettir, Peygamber hidayet önderidir ama kime ( هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ) Muttakiler için hidayettir. Muttakiler kimdir? Gerçek iman eden ameli salih işleyenlerdir. Kısaca özetlemek için söylüyorum yoksa teferruat çok. Evet, kıymetli efendiler; Nesai ’den gelen haberde de malından ve ailesinden daha sevgili olmadıkça diyor ama kişi yüce Allah’ı eşsiz şeriksiz nazirsiz olarak tanıyıp sevecek, Peygamberi de Peygamber olarak sevecek ama mahlûkatın hepsinden daha çok sevecek. Sadece Allah’ın kulu ve Resulü olarak sevecek. Çünkü Hz. Muhammed eşref-i mahlûkattır ama Allah’ın kuludur peygamberidir. Hristiyanlar gibi İsa’yı ilahlaştıranlar gibi hataya düşülmesin. Yahudilerin Üzeyir’i ilahlaştırdıkları gibi hataya şirke küfre düşülmesin, herkes aklını başına alsın, evliyasını Allah gibi görmesin haşa. Evliya kimdir? Allah’ın sevgisini kazanan Allah’ın kuludur, Peygambere tabi olan Allah’ın bir kulu Muhammed’in ümmetidir. Sen evliyayı, Allah’ın Peygamberin önüne geçirirsen putperestlerden bir farkın kalmaz, şirke düşersin. İşte kendi adamlarını şeyhlerini, önderlerini rehberlerini Rab edinenler böyle saptılar. Sizden biri kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana eremez buyurdu Peygamber efendimiz, bunu da Enes Hazretleri rivayet ediyor.

 

Dakika 35:01

 

Tabii bu sevmek hayır şeyler hakkındadır bu Nesai ’de mevcuttur bu cümle. Bunu da Buhari, Müslim gibi Nesai gibi Tirmizi gibi İbni Mace gibi zatı muhteremler rivayet etmişlerdir. Evet, kıymetliler; İbnu Hacer bu hadiste imanın nefyi görülüyor ise de aslın da imanın kendisi değil kemali nefyedilmedikçe, nefyedilmekte der. Araplar da bir şeyi ismen nefyetmekten muradın o şeyden kemali nefyetmek olduğunu buna çok sıkça başvurulduğunu belirtir. Evet, bunlar imanı kemale götüren şeylerdir, güzel amellerdir, güzel hasletlerdir. Önemli olan gerçek iman sahibi olunca, bu güzel ahlakınla ibadetlerinle ne yapacaksın dinini kemale erdireceksin, Müslümanlığını kemale erdireceksin. Kim Allah için sever, Allah için buğuz eder, Allah için verir, Allah için vermezse imanını kemale erdirmiştir, bu rivayette Ebu Davut’tan gelmektedir, Ebu Ümame rivayet ediyor. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir, Mümin de halkın can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir buraya dikkat et, imanın alametini Peygamberimiz Müslümanlığın kemalini göstermektedir. Müslüman diyor diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Müslüman olman için sen güvenilir bir kişi olman gerekiyor, senin elinden dilinden kimse bir zarar görmeyecekse buna toplum inanmışsa sen bu güveni vermişsen gerçekten böyle isen sen Müslümansın. Mümin de bakın dikkat et, halkın can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir. Eğer toplum bu adamdan bize hiç zarar gelmez canımıza malımıza da zarar gelmez diye sen bir güven vermişsen karşıya sen Müminsin, Peygamberimiz bakın Ebu Hureyre’den gelen rivayet buda Tirmizi ve Nesai rivayet ediyor, bura da Müslümanlığın kemaline imanın kemaline Peygamberimiz ne yapmış işaretini göstermiştir. Evet, güven vereceksin güven, toplum birbirine güvenmez hale geldiyse imanların tehlike de, Müslümanlığının o kişilerin Müslümanlığının da tehlike de olduğu ortadadır. Gerçek Müslümanın olduğu yer de katiyen ihanet olmaz ve cana mala zarar gelmez, namusa haysiyet şerefe zarar gelmez. Bir Müslümandan diğer Müslümana zarar gelmeyeceği ve kesin kes bu güveni Müslümanlar birbirine vermek zorun da.

 

Dakika 40:04

 

Bu güveni bu emniyeti bu güvenilir bir sıfatı Müslümanların kazanmak zorun da. Aç kurtların hesap sana birisi emanet etse aç kurdun boynuna saldırdığı gibi fırsat bilirsen sen de Müslümanlık olmaz, imanın kemali hiç bulunmaz. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmedikleri kimsedir, muhacir de Allah’ın yasakladığı şeyi terk edendir. Bütün kötülükleri terk ediyorsan hicret etmişler gibisin. Çünkü kötülükleri terk etmeden hicretin amacı nedir? İslam’ın yaşanmadığı küfür ortamından İslam’ın yaşanan iman ortamına gitmenin adına hicret deniyor, buna hicret edene de muhacir deniyor. Muhacir de kimmiş? Allah’ın yasakladığı şeyleri terk edendir. Şirki, küfrü, nifakı, haramları, günahları terk eden kişi muhacirler hicret eden gibidir, gerçek hicret etmiş sayılır. İslam’da hangi amel daha hayırlıdır diye sorulunca Peygamberimiz birinde de ne diyor? Yemek yedirmen, tanıdık tanımadık herkese selam vermen dedi, bu da işin başka boyutu, bak  birinde de sorana iman nedir? Deyince hicret etmektir dedi. Hicret nedir? Bütün kötülükleri terk etmek iyilikleri ilahi emirleri yap denilen emirleri yerine getirmektir. Bakın bir cümleyi Peygamberin her sözünün içini iyi anladığın zaman ortaya ne çıkıyor iman çıkıyor, kötülüklerin tamamını terk etmek çıkıyor ortaya, bak iman nedir? Denince hicret etmektir diyor. Yani tüm kötülükleri başta küfür şirk nifak zulüm gibi büyük günahları terk etmek. Hicret etmek şartıyla biat etmek ailesini malını mülkünü kurulmuş hayat düzenini adam terk ederek kuru canı ile ne yapıyor? Peygamberimizin yanına gittiler, bunlar bu kurulu düzenlerini mallarını mülklerini her şeyini terk ettiler, hicret eden Muhacirler ilk Müslümanlar böyle, onun için bunlar mukarrabundurlar yani en ileri seviye de derecesi en üstün Müslümanlar muhacirlerdir peşinden ensar gelir. Bunların ikisi de Peygamberimizin Aleyhisselatu Vesselam’ın ashaplarıdırlar (R.A). Bu İslam’ın yeryüzüne yayılmasın da bu iki zümrenin hakkı ödenmez Muhacirlerin ve Ensar’ın Peygamberimizin ashabının hakkı ödenmez. Bunlar hem mallarını Allah yolun da verdiler hem canlarını verdiler. Hem de ilmi İslam’ın ilimlerini tahsil ettiler ve bütün dünyaya ilmi yaydılar, işin aslı kökeni Peygamberimizin etrafın da pervane gibi dönen bu ashabı güzine dünya Müslümanları insanlık ailemi çok borçludur, bu borcu ödeyemez, ancak iyi Müslüman olmalı bu yolda yürümeli, hizmet erlerinden olmalı, fetihten sonra hicret artık kalmadı.

 

Dakika 45:03

 

Mekke’yi Peygamberimiz putlardan temizledi, Arabistan putlardan temizlendi, ondan sonra hicrete gerek kalmadı ama kıyamete kadar gerek hicrete gerek var hangi hicrete kötülükleri terk edeceksin, iyilikler de yarışacaksın. İşte bu devam eden hicretin aslı bu, buraya dayanıyor. Kötülükleri terk etmendir, Rabbinin hoşlanmadığı şeyleri terk etmendir, hakiki muhacir Allah’ın haram kıldığı şeyleri terk edendir, işte Peygamberimizin sözleri bunlar (A.S.V). Ey insanlık âlemi ey ümmeti Muhammed (A.S.V) dinini iyi öğren, iyi anla. Gece gündüz Allah’ı dinle peygamberini dinle bu ilimleri öğren. Biz kişilere çağırmıyoruz. İslam’ın ilmi kaynaklarını delillerle sizlere haber vermeye aczimizle devam ediyoruz. Biz tebliği ilmi ortaya koyarız, ilimden İslam’dan Kur’an’dan maksat da Allah’a kulluk Peygambere ümmet olmak, o yolda Allah’ın emrin de bir mücahit kahraman kul olmaktır. Kişilere çağıranlar bu dini böldüler parçaladılar, kişilere çağırdılar çağırıyorlar, şeyhim de şeyhim diyor, Allah demiyor adam, liderim de liderim, önderim de önderim diyor, hoca da benim hoca diyor. İlme irfana bakmıyor Kur’an’a bakmıyor. Sen eğer şeyhini önderini Rab edinmişsen haşa Allah’ın Peygamberin önüne geçirmişsen Kuran-ı Kerim’in önüne geçirmişsen ve hadisi şeriflerin icma’nın kıyasın önüne geçirmişsen sen ilmi olmayan kişileri ilminden hareket etmemişsen, senin Hristiyan’dan, Yahudi’den, papazları, hahamları Rab edilenlerden senin ne farkın var. İşte farkın olmadığı için seni aldılar götürdüler ne yaptılar? En büyük ihaneti Ümmeti Muhammed’e yaptırdılar. Gâvura bir şey demiyor, Hristiyan’a bir şey demiyor, Müslümanı kendine düşman bilmiş bir de İslam kılığı adı altın da, hoca kılığı adı altın da. Ondan sonra Masonları locaları kucaklamış, Siyonistler bunu kucaklamış kucağına almışlar, insanları kişiye çağırırsanız o kişiyi de düşman kucağına alırsa işte böyle olur. Kuran-ı Kerim ortaya onun ilmini koyalım, hadisi şeriflerin ilmini koyalım, icmayı, kıyasın ilmi delillerini ortaya koyalım, bu ilimlerle bütün insanlığı Allah’a Peygambere çağıralım hep birlikte kardeş olalım bir olalım bütün olalım, Allah bir olun bütün olun diyor, dağılıp parçalanmayın diyor. Benim dediğim doğru diyenlerin hepsi yanılmıştır. Kuran-ı Kerim’in dediği doğrudur, Peygamberin dediği doğrudur, sahih sünnet doğrudur, icma kıyas doğrudur, müçtehit âlimlerin okulun da okunan İslam’ın ilimleri doğrudur. Bu dereceyi bu kaliteyi bırakıp da ne idiği belli olmayan kişilerin ilminden haberin yok, müfessir mi? Değil. Fakih mi? Değil. Müçtehit mi? Değil. Peki, mukallit ama neyi taklit ediyor bunu biliyor musun? Onu da bilmiyorsun.

 

Dakika 50:09

 

Bu mukallittir ama neyi taklit ediyor, müçtehidin ilminden başkasına tabii olunmaz. Nasları iyi anlıyorsan doğru anlıyorsan Kuran’ı Kerim’i, hadisi şerifi ki müçtehitlerimizin doğru anladığı doğru anlattıkları tevatür yoluyla bize kadar gelmiştir. Burayı bırakma, acı bir olayı adam anlatıyor ağlıyor anlatıyor, gâvur da bir acı olayı anladığı zaman, anlattığı zaman dinleyen de kendi de ağlar, gâvur da ağlar o an için merhamete gelir ama biraz sonra yine aynı gâvurdur. Şimdi ölçü gülmek değildir, ağlamak da değildir ölçü. Ölçü gerçekleri bilmek inanmak, tasdik etmek onu yaşamaktır. Cahillerin neye saplandıklarını cahiller bilmiyor. Aklınızı başınıza alın Allah sevgisi hem ağlatır hem güldürür. Allah korkusu kişiyi ağlatır ama Kur’an ile ağlamalı, Kur’an ile gülmeli gerçek olarak işte rahmeti rahmanın tecellisi İslam iledir Kur’an iledir. Bir acı olayı anlatmakla değildir, o merhamet imandan gelir o ayrı mesele, bu da fıtratta gâvur da dahi vardır, fıtratta o daha iyi acır ama biraz sonra o acıma duygusu gider. Yine eski sapık inancın da inkârın da adam devam eder. O biraz önceki onun acıması merhameti onu imanlı kılmaz ama iman edenler müstesna onlar ayrı. Bir kimsenin mescide alakasını görürseniz onun Mümin olduğuna şehadet edin. Zira Cenabı Hak şöyle buyuruyor; Allah’ın mescitlerini Ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar imar ederler. Bu da inanarak ibadetini yaparak, camilere yardımcı oluyorlarsa İslam cemaatine, ehlisünnet cemaatine bağlı iseler, bak bunlar burada bunların Müslüman olduğuna şehadet ediniz diyor Peygamberimiz. ‘’Tevbe Suresi 18. Ayeti Kerimede’’ de Cenabı Hak ne yapıyor; Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar imar ederler, camii nasıl imar edilir önce cami de ibadet edeceksin, İslam’ını camiye cemaate ilme irfana Kur’an’a bağlı kalacaksın ve ondan sonra da caminin tamire yeniden yapılmasına, restorasyona ihtiyacı varsa elinden gelen yardımı yapacaksın. Evet, önce iman olacak camilerin imarı cemaate devam etmektedir. Bugünkü camiler de cemaatin kalmadığını görürsünüz, niye kalmadı cemaat. Ehil olmayanlar oraları işgal ettiler. Fatiha’nın içeriğini bilmeden emekli olanlara oraları teslim ettiniz. Bir zamanlar Allah demek yasak idi görevden atılıyorlardı, devlet kurumlarına koymuyorlardı Allah diyenleri. Şimdi sizi ne yaptılar? Ölümü gösterdiler sıtmaya da razı ettiler. İşte onun için bu hallere geldi bu memleket. Ey Müslümanlar Ümmeti Muhammed hepimiz gayret için de olalım. Ferdi ile cemaatleriyle, devletiyle, milletiyle el ele, gönül gönüle verelim de ehil insanları iş başına geçirmiş olalım inşallah. Mevla’dan ümidimiz tamamdır, bu iş başlamıştır İnşallah ehliyetli insanlar gelecektir. Mevla’dan tam ümit varız, çünkü bütün ümitlerin karşılığını verecek ancak Cenabı Hak’tır, korktuklarından emin kılacak ancak Cenabı Hak’tır. Cenabı Mevla umduğuna nail olan korktuğundan emin olan Allah’a kul, Peygambere Ümmet olan iki cihan da mutlu olan kullarından eylesin, ümmeti Muhammed’in tamamına birlik beraberlik gerçek kardeşliği nasip eylesin.

 

Dakika 56:31

 

(Visited 96 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}