Tip 25-01

25- Tıp İlmi Ders 25

HAYAT VEREN TIP İLMİ DERS 25

Kıymetli izleyenler Dünyada sağlıklı olmak mezardan kalkarken mahşere gelirken de sağlıklı olmak için İslam her çareyi ortaya koymuştur. Tedavi ebedi bir mutluluğun neticesi bir tedavidir. İslam’da geçici hayallere bir defa katiyen önem verilmez Müslüman bakiye sığınmış bakiye sarılmıştır. İslam bakinin ortaya koyduğu kanun ve kurallardır ebedi saadetin ta kendisidir onun için gerçek sağlık ve afiyet İslam’dadır, iyi bir Müslüman olmaya bağlıdır. Yağmurdan önce rüzgârları müjdeci olarak gönderen,  yüce Allah’tır. Nihayet bu rüzgârlar buharla yüklü ağır bulutları kaldırıp yüklendiği zaman, birde bakarsın ki biz onları ölmüş kurumuş beldelere sevk etmişizdir. Böylece o bulutla o yere su indiririz de o su ile her çeşit meyveleri çıkarırız. İşte bu öbür araziden bitkileri çıkardığımız gibi ölüleri de böylece diriltip çıkaracağız, umulur ki düşünür ve ibret alırsınız. Kıymetliler, bu ve emsali birçok Ayeti Kerimeler ve hadisi şerifler ölünce dirilmenin bize Allah için çok kolay olduğunu bildirmektedir. Kuran-ı Kerimde haber verilen Ashabı Kehf ise üç yüz küsur sene mağarada uyumuşlar son kalkıp çarşı pazara gitmişlerdir, Allah her şeye kadir. Yılan, çıyan, fare ve benzeri hayvanlar kış mevsiminde ilkbahar mevsimi gelinceye kadar yerine göre iki, üç veya dört ay kadar kış uykusuna yattıkları bilinmektedir. Bu müddetten sonra yüce yaratıcı tarafından bunlar uyandırılmaktadır. Ve insanoğlunun acvuzzenep denilen kuyruk sokumu kemiği vardır, insanın çekirdeği odur. İşte kıyamette bir yağmur yağacaktır o insanlar o acvuzzenep kemiğinden dirileceklerdir ve ruhlar gelip kalıplarına girecektir. Allah için yoktan bütün âlemleri yaratmak nasıl kolaysa, ölünce diriltmek daha da kolaydır çünkü Allah için zor yoktur. Zorluk yoktur çünkü kudretin hepsi ondadır. Evet, sen Allaha itaat etmeye bak, ona kul olmaya bak, her çare Allah’tadır, sen fanilere sarılırsan çaresiz kalırsın, bakiye sarılırsan her çareyi bulursun. Evet, sen bütün organların, sistemlerin Allah yarattı sana sağlıklı olmak için ne yaptı? İslam gibi yüce bir reçeteyi önüne koydu bunu uygula dedi. Uygulamazsan suç seninle benim, ben uygulamazsan benim suç sen uygulamazsan senin suç, suç sende veya bende, aklımızı başımıza alalım. Dişleri de bize Cenabı Hak ne kadar fayda üzere yarattı ve verdi, dişlerini temiz tut ağzını fırçala.

Dakika 5:00

Güzel konuş, sevap konuş günah kelimeler kullanma. Sirke faydalıdır dişler için gargara yapılması da diş ağrısını teskin eder sirke ile tuzlu zeytin suyu diş etlerini kuvvetlendirir. Şekerli sakız çeşitlerinden sert şeyleri diş ile kırmaktan özellikle sıcak yemeklerden sonra aşırı derecede soğuk su içmekten, soğuk su içtikten sonra ise sıcak yemeklerden sakınmak lazımdır. Kürdan dişleri bozar, midenin bozulması da dişler için zararlıdır. Dişleri kamaştıracak şeylerden, selem ağacının yemişini yemekten sakınmalıdır, yine zarar veren bir özellik vardır bunda. Sütü devamlı içmek dişlere ve diş etlerine zararlıdır, ağız su ile iyice yıkanmalıdır. Süt ve yağlı şeyler yenildikten sonra çünkü süt yağlıdır, şeker kamışı yemek zararlıdır yedikten sonra dişler fırçalanmalıdır. Yine bal dişleri korur beyazlaştırır bal hem gıda hem şerbet hem de tedavi edici bir ilaçtır. Bal ağızdaki yaraları ve diş etlerindeki şişlikleri gideren bir merhemdir. Tereyağı dişlerin çıkmasına yardımcı olur, misvak ağzı temizler diş etlerini pekiştirir, ağız kokusunu ve dişlerin sararmasını önler. Tuz dişleri parıl,  parıl hale getiriri ağız kokusunu da yok eder tuz diş etlerini de güçlendirir. Kaymak çocuğun dişlerinin çıkmasına yardımcı olduğu otaya konmuş ve dişlere sürülürse faydalı olduğu ortaya konmuştur, kayda alınmıştır. Diş kürdanı diş ve diş etleri için faydalı olup diş sağlığını da koruyucudur bu diş kürdanı içindir özel, her kürdan faydalı değildir. Ağız kokusunun bozulmasına karşıda fayda sağlar, en iyi kürdan ağacı zeytin ve söğüt ağacından yapılan kürdanlardır. Kamış, mersin ağacı, reyhan nar ve horasan teresinden yapılan kürdanlar dişler için zararlıdır. Sorgun söğüdü tohumunu yağı dişleri parlatır ve ona bir güzellik verir diş sararmasını da önler. Kıymetliler; İslam temizlik dinidir şüphesiz ki ağızlarınız Kuran-ı Kerimin yollarıdır buyuruyor Peygamberimiz onu misvak ile temizleyip güzelleştiriniz. Ben dişlerimi o kadar misvaklarım ki bazen ön dişlerim ve etleri sökülecek diye korkarım. Misvak kullanınız zira misvak ağzı ve dişleri temizler, Cebrail (As.) her gelişinde bana misvak kullanmayı tavsiye buyurdu diyor ve o kadar ki ümmetime ve bana farz kılınacak diye korktum diyor. Ümmetimden abdest alırken ve yemekten sonra ağızlarını ve dişlerini temizleyenler ne güzel iş yapmış olurlar. Yemekten sonra dişlerinizi temizleyip ağzınızı yıkayınız zira bu hareket dişler için sağlıktır buyurdular.

Dakika 10:02

Bana ne oluyor ki dişlerinizi sararmış ve kirlenmiş olarak görüyorum. Misvak kullanınız, eğer ümmetime güç geleceğinden korkmasaydım her namazda abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim diyor yani farz kılınmadı ki ümmet birde cehennem cezasına çarpılmasın diye çünkü farzların terkinden cehennem cezası vardır. En büyük suç farzların terkidir çünkü haram ve günahlardan sakınmak farzdır. Birde Allahın emrettiği farzlar vardır onları yapmak farzdır, namaz oruç gibi. Şimdi misvakta farz kılınsaydı, namazı kılmayan adam misvakı hiç kullanmazdı o zaman hem namazdan hem misvaktan ayrı,  ayrı ceza görecekti. Şimdi misvak kullanmıyorsa hastalığının cezasını çekiyor, dişlerinin çürümesinin cezasını çekiyor bide cehennem cezası çekecekti farz kılınsaydı. Diş ağrısı, sirke ile ağızda gargara yapmak diş ağrısını sakinleştirir semizotu diş ağrısına faydalıdır. İki omuz arasından kan aldırmakta böyledir. Baştaki titremeye yüz, göz, diş, kulak, burun ve göz ağrılarına karşı müessirdir faydalıdır eğer diş ağrısı vücutta kan basıncında mütevelli ise dişlere en yakın yerden kan aldırmak da faydalıdır. Başın ortasından kan aldırmak deliliğe, cüzama uyku gelip basmakta, basmakla dokularda meydana gelen uyuşukluğa diş baş ve göz ağrılarına karşı faydalıdır. Altından bir burun yaptırmasını emretti, yaptırdım sonra koku yapmadı şimdi Uhud Savaşında ön dişi isabet almış ve kırılmıştı, Şanlı Peygamber (a.s.v) altından bir diş yapmasına izin vermiştir. İnsanın menfaati nerdeyse yüce İslam fetvayı ona göre verir. Dünyevi, uhrevi fayda nerdeyse yüce İslam faydalıyı celbe der zararları defeder ve bu metot üzere sistem üzere kuruludur. İslam âlimleri süs ve tefahür için olmayıp zaruret için olduğu müddetçe altın diş yaptırmak, kaplatmak ve altınla bağlatmak caizdir demişlerdir. İslam müçtehitleri İslam’a en güzel anlayan Muhammed’in şanlı ümmetidirler, Allah hepsine çok mu çok rahmet eylesin (Rahmetullahi aleyhim ecmain). Kıymetliler dersimiz veşir ile devam ediyor. Veşir hakkında Peygamberimiz (a.s.v)güzel gözükmek gayesi ile dişlerin inceltilip, seyreltilmesini, vücuda dövme yaptırılmasını, saç ve sakaldan beyaz kılların yolunmasını yasakladı. Dövme yapan ve yaptıranlara eğreti saç yapan ve yaptıranlara, yüzlerindeki kılları yolan ve yolduranlara, kaşlarını inceltenlere, güzellik için dişlerini incelten veya seyrekleştiren kadınlara böylece Allahın yarattığı şekli değiştirmeye çalışanlara yüce Allah lanet etmiştir dedi.

Dakika 15:04

Peygamberimizden gelen bir haber ki Abdullah ibni Mesut’un rivayetidir. Ümmü Yakup adındaki kadına, ibni Mesut’un yanına geldi o kadın sen dedi lanet okumuşsun dedi. Abdullah’ta Peygamber Aleyhisselamın lanet ettiklerine ben neden lanet etmeyeyim ki dedi. Kur’an’ın tamamını okudum dedi kadın böyle bir şey bulamadım dedi, eğer gerçekten okusaydın mutlaka bulurdun dedi Abdullah ibni Mesut. Size Peygamber ne getirdi ise onu alınız, sizi neden sakındırdıysa da ondan hemen vaz geçiniz buyuruyor Cenabı Hak Kuran-ı Kerimde. Kadın Abdullah’ın hanımının yanına girdi fakat bir şey göremedi, Abdullah bana bak eğer senin dediğin gibi olsaydı, biz onunla düşüp kalkmaz bir arada da olmazdık dedi. Görüyorsunuz ki kendi akınlı ileri sürüp, kendi yaptığını savunan insanlar o günde bulunabiliyor.  Allah o şeytanı rahmetinden kovdu oda dedi ki elbette senin kullarından belli bir pay alacağım onları sapıklığa çağıracağım. Onları gerçekten saptıracağım, kendilerini uzun emellere düşürüp olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğimde putlara adamak üzere hayvanların kulaklarını kesip yaracaklar ve yine onlara emredeceğimde Allahın yarattığı şekli değiştirecekler. Her kim Allah’ı bırakıp ta şeytanı dost edinirse gerçekten o kimse apaçık bir zarara uğramıştır buyuruyor Cenabı Hak şanlı Kur’an da. Evet, bu Nisa Suresinin 118 ve devamı. İşte kıymetliler yaratılan fıtratı tedavinin, zaruretin, zarar veren maddelerin dışında fıtratın değiştirilmesine asla müsaade yoktur. Şeytanın marifeti de fıtratı bozmak bozdurmaktır. Cenin annesi karnında yüzünü ayaklarına ve avuçlarını da dizlerine dayamış vaziyettedir ve görüyorsunuz bacaklar ayaklara yanaşmış yüzü ise annesinin sırtına çevrilmiştir. O dar yere bu şekilde oturması ilahi bir lütuftur, dışarı ilk çıkacak olan organı başıdır, önce çıkınca diğer organların çıkması kolaylaşır. Eğer cenin bu şekilde çıkmasaydı doğum mümkün olmazdı. Cenabı Hak ne güzel yaratmış her yarattığını her yaptığını ne güzel yapmış. Önce ceninin başı sonra omuzlar kollar ve en sonunda ayakları çıkmak suretiyle meydana gelen doğum normal doğumdur, ters doğum ise bunun tersidir. Ayakları sonra önce bebeğin ayakları, sonra kolları ve başının gelmesiyle meydana gelen doğum ters doğumdur. Hz. Ömer annem beni ters doğurmadı demiştir, bir söz gelimi.

Dakika 20:04

Terletici hamama değil rutubet verici hamama götürülür doğum yapacak kadın, göbeğine kadar sıcak su içine oturtulur, üzerine doğumu kolaylaştırıcı ilaç katılmış sıcak su dökülür. Vajinaya da kayganlaştırıcı yağlar sürülür, sancısı dört gün devam ederse cenin ölür tabi. Allahın yaşattıkları müstesna. Müdahaleli doğumlar vardır, özürlü doğumlar vardır (Muhafazan Allah) tıpkı sağlıklı bir deveden doğan yavrunun sağlıklı olduğu gibi doğuştan kulağı kesik bir canlı bilir misiniz? Buyurdu. Hasta kimseden hasta çocuklar, hasta hayvandan da hasta yavrular meydana gelmesi buda sakatlanma ve özürlü olma durumlarının ise sonradan meydana geldiği ortadadır. Sezaryen konusu da İmam-ı Servi tabiinden, ölen kadının hamile olarak ölen kadının karnındaki çocuğun sağ olduğu bilinirse, kadının karnı açılır ve çocuk kurtarılır. Yine sezaryen kelimesi Roma imparatoru Julle Sezar’dan gelmektedir. Bu usulle ilk olarak onun doğduğu rivayet edilir, doğum sırasında annesi ölmüştü, tabipler annesinin karnını yararak Sezar’ı çıkardı, Sezar’a kayser lakabı verildi. Hz. Meryem’in doğum yapmasından bahsedilirken Cenabı Hak nihayet Cebrail Aleyhisselamın üflemesiyle Meryem İsa’ya gebe kaldı, onunla uzak bir yere çekildi sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya sevk etti. Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim dedi, Cebrail (a.s) yüksek bir yerde bulunan Meryem’e aşağı taraftan şöyle seslendi; sakın üzülme Rabbin senin alt yanında bir su arkı yaratmıştır, hurma ağacını da kendine doğru silkele ki üzerine taze olgun hurmalar dökülsün, bunlardan ye, iç gözün aydın olsun dedi. Doğumu kolaylaştıran ilaçlar, kuşkonmaz çiçeğinin kökü, kaynatılıp suyunun içilmesi doğumu kolaylaştırır dediler. Evet, kıymetliler geçim sıkıntısı ekonomik durum, nüfusun çoğalması, siyasi ve hem ekonomik durum gibi, çocuğa zararlı olur düşüncesi ile tıbbi bir nedenle, kadının sağlığı yine bir tıbbi nedenle, estetik durumlar kız çocuğu olması endişesi gibi cehalet ve v.s gibi sebeplerle azlin sebepleri doğum kontrolü diye ortaya bazı nedenler ve safsatalar ileri sürülerek insan neslinin kesilmesine sebep olacak kadar yanlış uygulamalar ve yanlış dünyada görüşler yaygın hale getirilmiş çağımızda. Bunun farkına varan İslam dünyası ise daima farkındadır çünkü İslam dini teyakkuz içinde insanları uyarır.

Dakika 25:05

İstersen ondan azil yap istersen yapma onun için ne takdir edilmişse o olacaktır buyurdu Peygamberimiz azlettiğini söyleyen birine söyledi. Cariye efendisinden çocuk doğuracak olursa İslam hukukuna göre Ümmü Veled olur hürriyetine kavuşur, sahibinin mülkiyetinden de çıkar. Günümüzde olduğu gibi başka ekonomik sebeplerle azil yapmak isteyenlerde olmuştur. Yine bir kimse azil yapıyorum dedi. Peygamber (a.s.v) niçin yapıyorsun? Dedi. Sordu, emzirmekte olduğu çocuğa veya cenine zarar vereceğini düşünüyorum dedi. Peygamber (a.s.v) eğer bu zararlı olsaydı İranlılarla, Romalılara zararlı olurdu dedi ve onun öyle yapmasına gerek olmadığını söyledi Peygamberimiz. Onlardan birine kız çocuğu doğum haberi müjdelendiği zaman öfkelenip yüzü simsiyah oluyor cahiliye devri putperestlerinin hali buydu, kız çocuğu istemezlerdi. Çağımızda da kadını ve kızı ne hale getirdiler dikkat edin, verilen müjdenin bıraktığı kötü tesirle utanıp kavminden gizleniyor acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak koruyacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat ediniz! Hüküm verdikleri şey ne kötüdür buyuruyor Cenabı Hak. Evet, kıymetliler zamanımızda ise daha başka yöntemler uygulanmaktadır, fakat bu uygulamalardan bazısı kadının rahmini hasta etmekte, kısırlaştırmakta, hastalıklar meydana getirmekte. Azilde ise bu sakıncalar yoktur cinsi tatminsizliğin dışında tıbbi bir zararı da yok denebilir, fakat azilde de cinsi tatminsizlik ortaya çıkar. Bunlarda görüşlerini bir takım delillere dayayanlar ki, azil yapmayı mekruh sayanlar. Evet, kıymetliler âlimlerin çoğunun görüşüne göre eşinin de muvafakati ile azil yapmak caizdir, eşiyle anlaşmak kaydıyla. Azil kötü niyetle yapılmamalıdır, ameller niyetlere göredir yüce İslam da, annenin hasta çocukların hasta veya sakat gibi meşru sebepler olmalıdır. Estetik güzelliğin kaybolmaması düşüncesi, kız olabileceği kaygısı, meşru olmaktan uzaktırlar bunlar gayri meşru düşüncelerdir. Şanlı Peygamber (a.s.v ) 9 hanımının hiç birinden azil yapmamıştır. Türkiye de doğum kontrolünü destekleyen ve ücretsiz olarak ilaçlar dağıtan Avrupalılar kendi ülkelerinde doğumu teşvik etmektedirler. Almanya’da doğum yapan kadına tam iki yıl, çalışan bir işçinin aldığı maaşın yarısı kadar maaş verilmektedir. Ayrıca bu müddet zarfında kadın sigortalı sayılmakta, kilise tarafından da kilise ikramiyesi adı altında bir ikramiye verilmektedir. Dikkat edin! Sana nüfus planlamasını uygulayanlar kendileri ne yapıyorlar? Nüfusun artmasını teşvik ediyorlar, onun için kıymetliler bu konuda da uyanık olmak gerek İslam âlemi böyle bir oyuna gelmemelidir.

Dakika 29:57

Sirke dolama, egzama, ateşli şişlikler ve ateş yanığına karşı gayet faydalıdır, reyhanda iyi gelir nar çekirdeği dövülüp bal ile dolama ve habis yaralara karşı gayet faydalıdır. Evet, Cenabı Hak her konuyu yerli yerinde, doğru kavrayan, iyi anlayan, iyi anlayan kullarından eylesin. Kıymetli izleyenler ayın 14. En parlak gecesindeki haline dolunay denmektedir, sularda meddi cezir hadisesi meydana geldiği herkesçe bilinir. Ayın cazibe kuvveti ve tesiri sulara değil sadece insanlara, hayvanlara, meyvelere, ağaçlara, topraklara, hatta madenlere dahi tesir etmektedir. İbni Milhân el-Kaysi; Peygamber (a.s.v) bize her ayın 13, 14 ve 15. Eyyamı Biyz günleri oruç tutmamızı tavsiye ederdi buyurmuştur (r.a). Her kim ayın 17, 19 ve 21. Günlerinde kan aldırırsa birçok hastalıklardan şifa bulur. Buda Peygamberimizden gelen haberdir ki, işte buraların teşhis ve tespiti ancak Peygamber tarafından yapılabilir. Kan alınması gerekiyorsa o zaman alınır belli bir zaman gözetilmez İbni Sina Arabî ayların başında kan aldırmak tavsiye edilmez. Sıvı maddelerin seviyesi düşüktür, dolunayın suretinde olması ve çekim kuvvetinin artması sebebiyle vücuttaki sıvı maddeler, hem çoğalmış ve hem de hareketlenmiştir. Yine Arabî ayların birde kameri ay, kameri ayların 13, 14, 15. günleri oruç tutulmasının sebebi hikmetine gelince bu günlerde vücuttaki kan en hareketli ve en çok olduğuna göre tutulan oruç vücudu pek fazla etkilemeyecektir. Bazı ülkelerde yapılan istatistiklerde dolunay günlerinde işlenen suçlara nispetle ayın ilk ve son günlerinde işlenen suçların daha az olduğu tespit edildiği görülmektedir. Güneşin tesiri hararetiyle ayın tesiri de rutubetiyledir. Ayın çekim kuvveti ile denizlerde meddi cezir gel git olaylarının meydana geldiğini her halde bilmeyen yok sayılır. Ayın ilk yarısında bütün meyveler olgunlaşır bitkiler ise renklerini atarak solarlar. Uzun müddet ay ışığında oturan veya uyuyan tembellik ve gevşeklik meydana gelir baş ağrısı ve nezlesi artar.

Dakika 35:15

Kıymetli izleyenler; dersimiz devam ediyor ay ışığı altında kalan hayvan etleri bozulur. Dolunaydan ve ayın yeryüzünü etkilemesinden bahsediyoruz, Ayın ilk yarısında ekilen ekinler ve dikilen ağaçlar çabuk tutar hızla yeşerir gelişir ve büyürler aşılarda çabuk tutarlar ayın ikinci yarısında dikilen ağaçlar ise ya tutmaz ya da büyüme ve gelişme hızları çok düşük olur. Yine ayın ilk yarısında hayvanların sütleri çoğalır semizlenmeleri artar yine sütlerin beyazlığı daha da beyazdır. İkinci yarısından sonra ise sütleri semizlikleri ise sütteki beyazlıkları azalır. Ayın ilk yarısında bedenleri güçlenir rahatsızlıkları gider iyileşirler, ikinci yarısında ise kanın azalması sebebiyle zayıfladığı için ağrı ve sancılar artar daha geç iyileşirler tedavileri uzun sürebilir. İlk yarısında yine ayın yani dolunay halinde damarlardaki kan çoğalır bu rutubetin artmasındandır. Yine bütün canlıların vücutları kuvvetlenir nefsanî ve şehevi duyguları kabarır ayın 15’inden sonra kan, safra, balgam ve sevda sıvılarında dahi eksilme başlar. Gelişme hızı da azalır, gerileme azalma baş göstermeye başlar. Yine El Kindi gibi kıymetli tabipler gök cisimlerinin yeryüzüne tesirleri med ve cezir olayları ile ilgili eserler vermişlerdir. Bunlar bu şekilde İslam tabipleri tarafından Peygamberimizden alınan ilhama göre İslami kaynaklara istinat ederek bu keşifler yapılmıştır, bizde İslam tıbbından sizlere keşif notlarıyla derslerimiz devam ediyor. Kıymetliler Kuran-ı Kerim de domuz eti en büyük haramların içinde sayılmıştır, en büyük günahlardan ve tam bir haramdır onun için kesin haram olanlardan biride domuzdur domuz etidir pis bir hayvandır. Kuranı Kerim de size şunlar haram kılındı buyuruyor yüce Allah. Eti yenen hayvanlardan boğazlanmaksızın kendiliğinden ölen hayvan, akan kan, domuz eti, Allahtan başkası adına kesilen hayvan birde henüz canı üzerindeyken yetişip kesemediğiniz boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından boynuzlanmış, canavar tarafından parçalanmış hayvanlar, putlar adına kesilenler, fal okları ile kısmet aramanız işte bunlar doğru yoldan sapmadır bunlar kesin haramdır.

Dakika 40:13

Allah size eti yenen hayvanlardan boğazlanmadan kendiliğinden ölmüş olanı, akan kanı domuz etini ve Allahtan başkası için, putlar ve şahıslar adına kesilenleri kesin olarak haram kıldı. Fakat ölüm derecesinde darlığa düşen kimse açlıktan ölecek duruma gelmişse, helal kabul etmeyerek ve haddi aşmayarak zaruri ihtiyacını giderecek kadar yani ölmeyecek kadar bu haram şeylerden ancak o zaman yiyebilir. Bu yemesinden dolayı ona bir günah yoktur şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir buyrulmuştur yüce Kuranda, Bakara Suresi ve Maide Suresinde bunları görmekteyiz. Yine şanlı Peygamberden gelen haberlerde şüphesiz ki Allah ve resulü içkinin alınıp satılmasını, murdar olarak ölmüş hayvan ve domuz etinin yenilmesini ve putların satışını haram kıldı buyurdu şanlı Peygamber (a.s.v) efendimiz. Şüphesiz ki Allah içkiyi haram kıldı parasını da alınıp satılmasını da haram kıldı, murdar ölmüş hayvanı haram kıldı parasını da haram kıldı. Domuz etini haram kıldı parasını da haram kıldı. Allah Yahudileri kahreylesin, Allah onlara iç yağının yenilmesini haram kıldığı zaman onu eritip sattılar ve parasını yediler. Hâlbuki Allah bir şeyi bir kavme haram kıldığı zaman onun alınıp satılmasını da haram kılar buyurmuştur şanlı Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimiz. Ş imdi tabi Cenabı Hak bir şeye haram demişse onun pek çok sebepleri vardır, içerisinde ilim doludur takdirinde neler vardır. Tepeden tırnağa kadar pis bir hayvan olması, domuzun haram olmasının sebeplerinden biri,  domuz tepeden tırnağa kadar pis bir hayvan olması ve pis şeyler yiyerek beslenmesi. Hastalıklara sebep olması, dişisini kıskanmayan tek hayvan, hayvanlar içerisinde dişisini kıskanmayan tek hayvan domuzdur, bu sebeple domuz eti yiyenlerin karakterlerinde de aynı hallerin görülmesi domuz karakteri gereği olarak pislik ve kokuşmuş şeyler yiyen pis bir hayvan olduğundan dolayı eti de pistir pis olan bir şeyin yenilmemesi vesaire gibi sebeplerdir. Kendi arkadaşlarının pisliğini dahi yer domuzlar, domuz şehvetine düşkün, hırslı ve bütün ezası ile pis bir hayvandır. Domuzun yağı, derisi ve kılları da aynı eti gibi haramdır pistir, yani domuz yağını yemeklerde kullanmak veya başka maddeler içine karıştırarak kullanmak, derisini eşya yapımında kullanmak, kıllarından fırça yapmak, İslam ulemasının cumhuruna göre haramdır. Çünkü domuzun derisi debagat temizlik kabul etmez. Tevrat, İncil ve kuranı kerim gibi bütün semavi kitaplarda domuz eti ve benzeri pis şeylerin yenilmesi yasaklanmıştır. İbni Ebi Hatimin rivayetine göre, sahabeden Ebu Tufeyl, Amil ibni Vâsile demiştir ki; Hz. Âdem dört şeyi haram kılarak gönderilmiştir.

Dakika 45:17

Murdar ölmüş hayvan, kan, domuz eti ve Allahtan başkası adına kesilen hayvanlar. Bu dört şey yer ve göklerin yaratıldığı günden buyana hiçbir dinde ki Allah katında din zaten İslam’dır, asla bunlar helal kılınmamıştır bunlar Hz. Âdemden cenabı hakkın ortaya koyduğu yüce İslam dininin doğduğu andan itibaren bunlar haram kılınmıştır. Tıbbi zararlarına gelince; domuz eti, zehirlenme, damar sertliği, saç dökülmesi, bağırsaklarda kurtçuk, tenya, kanlı ishal, sarılık v.s gibi hastalıklar meydana getirir. Neslin azalmasına ve kısırlığa sebep olmaktadır, ilik ve göze kadar tesir ederek körlük ve cinnet meydana getirmektedir. Bunlar domuz etinin bir, bir zararlarıdır daha da bizim sayamadığımız nice zararlar bulunmaktadır. İbni Kesir dört şeyin haramlığını Hz. Âdemden beri bütün Cenabı Hakkın gönderdiği tüm şeraitlerdeki hepsinin aslı İslam bunları haram kıldığını İbni Kesir eserinde kayda almıştır. Kıymetli izleyenler; birde her haram ve günahta insan sağlığına zarar olduğuna göre, tedavide tıpta da kişiyi zarardan kurtarıp sağlığına kavuşturmak esas olduğu için. Vücudun her hangi bir yeri iğne veya çuvaldızla delinerek derinin altına sürme ve mürekkep gibi siyah veya yeşil bir madde konularak yapılan işleme dövme denir, diğer adı veşim’dir. Kan ile karıştırılarak kendi rengini alır hiçbir şekilde çıkmaz devamlı aynı şekilde kalır işte buna dövme denir deri altında kalan işlemdir. Erkeğe de kadına da yapana da yaptırana da haramdır. Ebu Reyhane Hazretleri Peygamber (a.s.v) güzellik için dişlerin inceltilip, seyrekleştirilmesini, dövme yaptırılmasını, saç ve sakaldan beyaz kılların yolunmasını yasakladı demiştir. Yine İbni Mesut Hazretleri dövme yapan ve yaptıranlara yüzlerindeki kılları yolan ve yolduran kadınlara, güzellik için dişlerini incelten veya seyrekleştiren kadınlara, kaşlarını inceltenlere böylece Allahın yarattı şekli değiştirmeye çalışanlara yüce Allah lanet etmiştir dedi. Bu söz Esatoğluları kabilesinden Ümmü Yakup adındaki kadına duyurunca hemen İbni Mesut’un yanına geldi. Ümmü Yakup Kur’an okumasını bilen bir kadındı bana senden duyulan söz nedir? Sen dövme yapan ve yaptıranlara, yüzünden kıl yolduranlara. Güzellik için dişlerini inceltenlere, Allahın yarattığı şekli değiştirmeye çalışanlara lanet okumuşsun dedi.

Dakika 50:03

Abdullah’ta; Peygamber (a.s.v)’ın lanet ettiklerine ben neden lanet etmeyeyim hem de bu Allahın kitabında vardır cevabını verdi. Bunun üzerine kadın; Yemin ederim ki ben kuranı kerimin iki kabı arasındakileri yani tamamını okudum fakat senin söylediğini bulamadım dedi. Abdullah; eğer gerçekten okusaydın mutlaka bulurdun, yüce Allah size Peygamber ne getirdiyse onu alınız, sizi neden sakındırdı ise ondanda hemen vazgeçiniz diyen ayeti sen okumadın mı dedi? İbni Mesut, o kadına yüce Allah böyle buyuruyor dedi. Bunu duyan kadın ben şimdi senin hanımının üzerinde bunlardan bazı şeyler görüyorum dedi. Abdullah; öyleyse git de bak dedi. Kadın hemen Abdullah’ın hanımının yanına girdi bir şey göremedi, Abdullah’ın yanına gelerek bir şey göremedim dedi. Abdullah; bana bak eğer senin dediğin gibi olsaydı,  biz onunla düşüp kalkmaz,  bir arada olmazdık diye karşılık verdi. İş çok ciddi, Yüce rabbimiz şanlı kuranda Allah o şeytanı rahmetinden kovdu oda dedi ki elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları sapıklığa çağıracağım, onları gerçekten saptıracağım, kendilerini uzun emellere düşürüp olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğimde putlara adamak üzere hayvanların kulaklarını kesip yaracaklar. Ve yine onlara emredeceğimde Allahın yarattığı şekli değiştirecekler, her kim Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse gerçekten o kimse apaçık zarara uğramıştır diyen Ayeti Kerimeler işte fıtratı değiştirmek isteyen şeytanın tuzağına basanlar için Cenabı Hak kullarını uyarıyor. Kıymetli izleyenler, doğmadan önce rahimden dışarı çıkar, çocuk bunun içinden çıkmış değildir, çocuk rahimde göbek bağı kordonu ile döl eşine bağlı olup gıdasını bundan alır, buna döl eşi denir. Toprağa gömmek lazımdır bu döl eşi de düştükten sonra. Aişe Sıddıka annemiz (Radıyallahu Anha) Peygamber (s.a.v) yedi şeyin toprağa gömülmesini tavsiye ederdi, bunlar saç, tırnak, akan kan kadınların adet bezi, diş, pıhtılaşmış kan ve kadınların döl eşi gibi ve emsallerini toprağa gömün dedi. Evet, kıymetli izleyenler; papatyanın suyu içilir veya lapasının üzerine oturulursa anne karnındaki döl eşini çıkarır, sarımsak döl eşini çıkarır. Salamura, mercan balığı ezilip büzük dışından konulduğu zaman kendisinde mevcut olan cazibe kuvvetiyle içerde kalmış olan döl eşini ve vücudun derinliklerinde olan artıkları dışarı atar. Evet, Cenabı Hak imanı ile Ameli Salih’i ile yüce İslam’ın bütün kanun ve kurallarıyla, sağlıklı bir ümmetin oluşması için çalışıp çırpınalım. Cenabı Hak, sağlıklı bir Muhammed ümmeti ve onun birlik ve kuvvetiyle dünyaya bu yüce İslam’ın imanının, amelinin, adaletinin, hukukunun, barışının dünyaya egemen olması için cenabı hak hakiki Salih ümmeti Muhammed’in kadrosunu dünyanın başına hâkim eylesin inşallah, sağlıklı dünya ancak böyle kazanılır.

Dakika 55:25

Kıymetli izleyenler; sağlıklı kalmamız için daima yüce Allahtan istememiz gerekmektedir. Her nimet her sağlık afiyet mutluluk ve şifanın hepsi Allah’tandır, onun için Allahtan istemek lazım, istemenin adı da duadır. Dua müminin silahı, dinin direği, yer ve göklerin nurudur, dua ibadettir, dua ibadetin özüdür, dua Allahın rahmet ve merhametinin anahtarıdır, Allah katında duadan daha üstün bir şey yoktur, dua ibadetlerin en üstünüdür diye rivayetler bulunmaktadır. Sizlere bu rivayetler bakın! Hâkim, Cami-üs Sağir, Feyzü’l Kadir, Müsned, Tirmizi gibi güzelim kaynaklarda mervidir ve yer almıştır bunlar sahih kaynaklarda sahih rivayetlerdir. Dua kulun kendi aciz ve kudretsizliğini görerek yüce rabbine sığınması ve ondan yardım talep etmesidir, dua hayatın her safhası için yapılabilir, şanlı Peygamberin hayatı tamamen duadır ve Allaha saygı, ibadet ve tattır. O şanlı Peygamber ki (a.s.v) sizden biriniz dua sırasında bütün isteklerini rabbinden istesin hatta nalisinin kırılmış kayışına varıncaya kadar, böyle buyurmuştur. Şanlı Peygamber (a.s.v) Allah’ım (c.c) üzüntüden, kederden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten korkaklıktan, borçtan, düşmanların galip gelmesinden, son derece yaşlılıktan sana sığınırım. Allah’ım delilikten, cüzamdan, abraşlıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım buyuruyor Peygamberimiz böyle dua ediyor ve nice, nice duaları var. Ey rabbim verdiğin nimetin yok olmasından, sıhhat ve afiyetin bozulmasından, intikamınla bütün hışmının ansızın gelmesinden sana sığınırım buyuruyor.

‘’Allahümme inni euzu bike minel aczi vel kesel ve minel buhli vel cüpni ve euzu bike min galebetitdeyni vegahrirrical’’ Duasının biri bu.

Yine birinde ‘’Allahümme inni euzu bike minel keseli vel heran vesurel kibarı vemin fitnetitdünya veazabilkabri vemin fitnetitdeccal la ilahe illa ent’’ Diye yalvarıyor. Bütün hayatı duadır.

‘’ Allahümme inni euzu bike min zevali niğmeti cevetehavful afiyetike’’ diye de ila ahir dua ediyor. Evet, kıymetliler duasız hayat olmaz, insanlar Rabbisine dua halinde olmalıdır. Yine Şanlı Peygamber birinde (a.s.v) Allah’ım senden sıhhat, iffet, emanet, güzel ahlak ve kadere rıza isterim.

Dakika 1:00:15

Allahtan sıhhat ve afiyet isteyiniz çünkü gerçek imandan sonra insana sıhhat ve afiyetten daha üstün bir şey verilmemiştir.

‘’Allahümme inni eselükelsıhhate veliffete vehüsnelhuligi verıda vel kader’’ daha bunun gibi nice dualar bulunmaktadır.

Ey Allahın kulları; sizlere dua etmenizi tavsiye ederim buyuruyor Peygamberimiz. İnsana gelecek kaza ve belayı ancak dua geri çevirir, ömrü de ancak iyilikler uzatır, mallarınızın zekâtını vermekle koruma altına alınız, hastalarınızı da sadaka vermekle tedavi ediniz. Dalga, dalga gelen bela ve musibetlere karşıda Allaha dua ve niyazda bulununuz, şanlı Peygamberin uyarısı ümmetine ve tavsiyesi. Eyyub’u da hatırla diyor Cenabı Hak, o bana gerçekten hastalık isabet etti sen merhamet edenlerin en merhametlisisin bu hastalığı benden gider diye dua etmişti, bunu üzerine biz tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik. Kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını ayrıca bununla birlikte bir mislini daha da verdik. İşte görüyorsunuz Eyüp Aleyhisselamın çektiği çileler ve sonunda ulaştığı mutluluk. Evet, biz ona insana iki göz bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona iki yolu doğru ve eğriyi göstermedik mi? buyuruyor cenabı hak kuranı kerimde. Evet, kıymetliler bütün organlarınla Allaha kulluk et, kalp ve samimiyetinle Allaha yana yakıla dua et istiğfar et ve buna devam et. Allah’u Teâlâ’nın güzelim nimetleri saymakla bitmez. Beyaz, siyah, kırmızı, sarı, mor ve pembe renklerindeki meyvelerinden biriside dut nimetidir, meyvesidir, beyaz cinsi tatlı, siyah cinside ekşi olur, siyah cinsine Şam dutu da denir. En iyisi tatlı ve büyük olanıdır, dut ağacının kabuğu meyvesi yaprakları ve kökü kurutularak baharat olarak kullanılır. Dutun bütün organlarda temizleyici ve yumuşatıcı özellikleri sıfatları vardır, olgunlaşmış beyaz dut ishal eder, ekşi ya da olgunlaşmamış dut ise kabuz eder. Beyaz dut taze kan yapar, şişmanlatır, gözenekleri açar, idrarı çoğaltır, karaciğer için faydalıdır, böbrek yağlarını çoğaltır, dalağa iyi gelir, fakat mide için zorluk verir, hangi karışımla karşılaşırsa hemen ona dönüşür, gaz yapar, şişkinlik verir, yan etkisi sirkeli bal şerbeti ile giderilir. Dutun şırası da meyvesi gibi aynı özelliklere vasıflara sahiptir, Karadut ekşi dut ise mide yanmasını söndürür, susuzluğu giderir, iştahı açar, yumuşatıcı bir vasfı vardır. Midedeki yakıcı karışımı giderir, tıkalı gözenekleri açar fakat göğüs ve sinirler için iyi değildir yan etkisi bal ile giderilir.

1: 05: 15

Dut cinslerin hepside boğmacı ve bademcik hastalıklarına boğaz ve diş eti şişliklerine çiçek ve kızamık hastalıklarına öksürüğe karşı müessirdir faydalıdır bal veya şekerle yapılmış tut şurubu daha da faydalıdır. Kaynatılmış şırası da kuvvetli etkiye sahiptir iç organlardaki yaralara karşıda müessirdir yaprağı toz haline getirilir ve zeytin yağ ile karıştırılarak cilde sürülürse kötü yaraları ve ateş yanığını da iyileştirmekte mahirdir yaprağın suyundan belli bir miktar içilecek olursa zehirlenmeye karşıda müessirdir. Meyvesi olgunlaşmadan ezilir ve sirke ile karıştırılıp ciltteki çatlaklara ve kurdeşen hastalığına karşı cilde sürülürse kısa zamanda iyileştirir dut ağacının kökü veya yaprağı incirle birlikte kaynatılıp suyu içilirse akciğer zarı iltihabı zatülcenp hastalığına ruh hastalıklarına ve müzmin bel ağrılarına karşı gayet müessirdir. Şeftali yaprağı da ilave edilecek olursa kısa zamanda bağırsak kurtlarını düşürür gargara gargarası ağız yaralarına dişlere ve diş etlerine karşı müessirdir tesirlidir. Dut ağacının dibi iyice eşilip köküne bir neşter vurulacak vurulursa altına bir kap konulur elde edilen suyu incir ve üzüm yaprağı ile iyice kaynatılıp saçlara sürülürse siyahlaştırır diş ağrısını iyileştirir yaralara karşıda faydalıdır dut ağacının kökünün kabuğu kaynatılıp içilirse ishal eder bağırsak kurtlarını öldürür zehirlenmeye karşıda faydalıdır. Kaynatma için konulan su miktarı dut kökü hacminin altı katı kadar olacak ve altıda biri kalıncaya kadar ağzı kapalı olarak kaynatılacaktır diye de tavsiyede bulunmuş kıymetli tabiplerimiz. Bunlarda teskerede yer aldığını görmekteyiz ve diğer kaynaklarda da görülmektedir. O uzuna yakın orta boylu iri kemikli iri yapılı dünyanın ve âlemlerin rahmet peygamberi güçlü kuvvetli ve yakışıklı bir insandı Peygamberimiz efendimiz. Cildi yumuşak teni kırmızıya çalan beyazdı kirpikleri siyah ve uzun gözleri kara ve büyücek iki kaşının arası açık fakat birbirine yakındı. Sakalı sık ve bir kapsa idi büyük başlı ve hilal kaşlıydı alnı yüksek burnu çekme boynu uzun göğsü genişti karnı ile göğsü bir idi şişman değildi zayıfta değildi sıkı etliydi ayakların altı çukurdu düztaban değildi demiştir bunları Hz. Ali anlatıyor. Düztabanın da bir özür olduğu Peygamber efendimizde ise muhteşem mükemmel bir örnek ve önder insan tipiydi onun için âlemlere rahmet Peygamberi bütün çağların Peygamberi önderi ve biricik efendisidir. Evet, kıymetliler kıymetli İslam tıbbından sizlere keşif notlarıyla derslerimiz devam ediyor.

Dakika 1:10:24

 

(Visited 159 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}