Tefsir 290-01

290- Tefsir Ders 290 hayat veren nurun keşif notları

290- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 290

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

Kıymetli dostlarımız,

Bütün âlemleri yaratan ve yöneten Yüce Allah’a kafa tutan firavunlar dünyaya nemrutlar gelmiştir. Bir türlü Allah’ı, O’nun kânûnlarını, kitâbını ve peygamberlerini Yüce Allah’ın ortaya koyduğu hak hukûku bir türlü tanımamışlardır ve (أَنَا أُحْيِي وَأُمِيتُ) diyen nemrutlar çıkmıştır. Sinek bile yaratamayan, sineklerin istilâsından kurtulamayan, sineklerle helâk olup giden bakın Nemrut’un hâline bakın! İnsanların nefsi feverân edip firavunlaşınca (أَنَا أُحْيِي وَأُمِيتُ) derler. Yani firavunlar kendini tanrı yerine koymaya kalkarlar ve bende diriltirim bende öldürürüm derler. Bunu dedi Nemrut, sinekler onun ülkesini istila ettiği burnundan bir sineğin girdiği beynini yemeye başladığı bir kanadı kırık sinekle helâk olup gittiği rivâyetleri vardır. Onun için şanlı Kur’an’da Nemrut’un (أَنَا أُحْيِي وَأُمِيتُ) dediği bu âyeti Nemrut söylemiştir İbrâhim Aleyhisselâm’a karşı. İbrâhim Aleyhisselâm da ona böyle deyince: “Güneşi Allah doğudan doğduruyor batıdan batırıyor” haydi ey Nemrut! “Sende şu güneşi batıdan doğdur doğudan batır” deyince Nemrut’un dili durdu ve zorbalığa kalktı beyinsizdir Nemrutlar. En çağdışı olanlar firavunlardır, Nemrutlardır her çağın kızıl despotları ve zındıkları peygamber, Allah ve hukûkun üstünlüğünü tanımayan zındıklar beyinsizdirler karşılarına hak bilgi çıkınca ona topla tüfekle karşı koyarlar. Bilgiye bilgiyle akla akılla ilim irfânla karşı koyamazlar çünkü akılları, ilimleri, irfânları yoktur bunların. Hak, hukûk, Allah, peygamber tanımayanın ilminde de hayır yoktur. Onun için bunlar Hakk’ın, hukûkun emrinde kontrol altında kullanılmalıdır. İslam ezelî ebedî Allah’ın merhameti, Allah’ın koruması olduğu için tam bir emniyet ortamı olduğu için ne yapar? Her millete görev verir ama kontrolü hak olan, gerçek olan sosyal adâlete, tam adâlete dayalı kontrolü disiplini de bırakmaz ama hak disiplini yapar. Zorba despot disiplini zâlim disiplini değil.

Şimdi bu âyet-i kerimelerde Cenab-ı Hak örtünmeden bahsetti biliyorsunuz. Avret yerini örtmek her zaman farzdır. Camii ve civarları da ziynet merkezleridir. Bizim seçkin âlimlerimizin de ifâdesi budur. Eğer bunlardan bir örnek göstermek gerekiyorsa biliyorsunuz Türkiye Büyük Millet Meclisinin teklifi üzerine ‘’Muhammed Hamdi Yazır Elmalılı’ya’’ tefsir yazdırılmıştır. O tefsire de bakarsanız orada da bulursunuz bu âyetlerin anlamının ne olduğunu.

Dakika 5:00

Tıp nedir? Tıp: korunma, tedâvi etme buna tıp deniyor. Korunmanın, tedâvi etmenin adıdır ilimle tedâvi sanatıdır tıp. Esas tıp ilimle tedâvi metodudur. İslam tamamen ilmi âmirdir ilmi emreder, bilimi emreder, İslam tamamen ilim ve bilimdir. Eğer siz İslam âlimlerini saf dışı yapar meydana câhilleri bırakırsanız, câhilleri din adına konuşturursanız işte o zaman kıyâmetin dünyada hercümerci başlamıştır. Hercümerç ve başıbozukluk kavram kargaşası işte o zaman ortaya çıkar. Yoksa İslam güneşten daha parlak nurun, hakîkatin kendisidir. “Her işi ehline ver” diyen yine Kur’an-ı Kerim Yüce Allah’tır. Onun için tedâvi İslam aynı zamanda hak ve hakîkat olduğu için koruyucu hekimlik esas Allah’ın koruması ile başlar. Diğerleri o sahadadır. Doğru ve dürüst geçerli ilime ve bilime dayalı olduğu müddetçe o saha İslam sahasıdır. Her doğru İslam’dadır her yanlış İslam dışıdır. İbn-i Abbâs tefsirciler söyle dediler ziynet konusunda da, şimdi örtünme vücudun sağlığı için Yüce Allah’ın emirleri hikmetle dolup taşmış olduğun için ziynet giyilecek şeylerdir. Kim diyor bunu? İbn-i Abbâs Kur’an-ı Kerim’in tefsirini en iyi bilen sahabilerden birisi ve tefsircilerimizin çoğu. Ziynet diyor giyilecek şeylerdir. Her çeşidi buna dâhildir giysilerin her çeşidi buna dâhildir. Erkek için altın ipek hâriçtir gerçeği âhirette mü’min içindir. Münkir inkârcılar için işe mahrumiyet vardır. İşte Kur’an-ı Kerim’i Hazreti Muhammed’in saadet devrinde sağlığında en iyi bilenlerden biri Abbâs (Radıyallâhu Anhüm) ve diğer tefsircilerimiz de ziynetin giyilecek şeylerdir ve her çeşidi buna dâhildir demişlerdir.

Fuhuştan bahsetti bu âyetler, fuhuş ahlâk aykırı olanlar gizli fuhuştan mesela birisi nikâhlıymış gibi görünenler, nikâh câiz olmayanlar ‘’Bain Talak’’ da nikâhı yenilemeden karı koca olmak gibi bunlarda nedir? Gizli fuhuş cinsindendir ve bütün günahlar şeriatta uymayan ne varsa bunlar fuhuş cinsindendir. Yani gizli fuhuş açıktan fuhuş bunlar ahlâk aykırı olanlardır ki, bunların çeşitleri vardır. Burada örnek olsun diye bunlar kâşiflerimiz tarafından da bu gibi örnekler verilmiştir gerçek müfessirlerimiz tarafından. Haksız yere tekit hak yere olan isyân olmaz. Haksız yere tekittir hak yere olan isyân olmaz. Şirkin, küfrün, nifâkın haklı dayanağı var mıdır? Yoktur. Dikkat et buraya! Şirkin, küfrün, nifâkın haklı dayanağı yoktur ve olamaz.

Dakika 10:25

Haramların faili dikkat et! Haramların faili kim olursa olsun eceli vardır fert veya devlet ecel saati gelecektir azâb felâket ona bağlıdır belâsı başında ecel saatini bekler. Herkesin eceli farklıdır belâlardan farklıdır ve farklı gelin toptan onun için her zaman helâk olma yerine herkes kendi eceline göre belâsını bulacaktır. O saat ileride, geride alınmaz her günah kişinin bir ecelidir, bir ecel saati vardır. O günahı haramların faili kim olursa olsun. Haram var mı? Tamam, onun bir de ecel saati var. O ecel saatinde belâsı başında bekliyor. O saat o belânın geleceği saat diyor geride alınmaz. Cenab-ı Hak o belâlar gelmeden tövbe istiğfar edip haram ve günahlardan temizlenmeli, arınmalı içten ve dıştan îmânın nuruyla güzel amel ve güzel ahlâkla temizlenmeli, parlamalı. Yoksa yazık olur çünkü ecel saatinden kurtuluş yoktur. Her belânın bir ecel saati var, her haramın bir ecel saati var. O ecel saati geldi mi kişinin başının belâsı tepesine inmiştir. Allah muhafaza buyursun gerçek tövbe istiğfar eden affa uğrayan kullarından eylesin. Ama iyi bir îmân en iyi bir tövbe lâzım. Yine şöyle buyuruldu; O saat diyor ileri geride alınmaz kimse kurtulamaz ancak îmân eden, tövbe eden, Amel-i Sâlih’e sarılanlar hâriçtir. Bunlar Allah’ın affı, mağfireti, merhametiyle bunlar kurtulurlar. İbn-i Abbâs ve tefsircilerin çoğu da buradaki ecelin azâb ve helâk ecelidir. Mutlak ömür anlamına değildir demişlerdir. Yani haramların karşılığında gelecek belâların ecelidir diyoruz. Helâk eceli azâb ecelidir diyor. Her azâbın, her helâkin bir saati var haramlar günahlar karşısında. İşte azâb ve helâk saati geldi mi daha o saat ileri geri alınmaz diyor. Olacak olur gelecek belâ gelir diyor. Sebep haram ve günahlardır diyor. Bir müddet âs3ilerin gayrimüslimlerin refah ve sefasına, medeniyetlerine kimse aldanmasın. Dikkat et! Âsîlerin bir müddet âsîler kim olursa olsun âsîlerin diyor refah ve sefasına, medeniyetlerine kimse aldanmasın, örnek almasın, ecelleri belâ ve helâkları başlarında bekliyor. Bu bir kânûndur. Hangi kânûn? (وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ) İşte bu kânûn Allah’ın âyeti bu (وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَل) her ümmet için fer, cemiyet, millet ve devlet kim olursa olsun her millet, her toplum için bir ecel saati var bu azâbın eceli helâk olmanın ecel saati var o saat ileri-geri de alınmıyor.

Dakika 15:18

Bir bu var birde ömür eceli var ölüm meselesi var. Ölüm saati de ömrün bittiği anda o da eceldir. O zaman ölüm saatini de ileri, geri kimse alamaz o saat gelince kesin öleceksin. Bunda da şek şüphe yok. Ölümün adı ne olursa olsun vuku bulduktan sonra o tam eceldir. Vuku bulmadan önce her tedbiri başvura bilirsin. Ama hangi tedbiri alırsan al ecel saati gelmiş ise ölüm olacaktır. Dünyada birileri tedbir almadı, tedâviye gitmedi. İyi onlar öldü tedâvi olanlar ölmüyor mu? Tedâvini ol, tedbirini al ama ecel saatine hazırlan. Ecel saati öleceksin kesin bu kadar sana net ve açık Kur’an-ı Kerim söylüyor. Kulağını Allah’a ver, Kur’an’a ver, Muhammed’e ver. Sahtekârlara kulak verme, âsîlere kulak verme, inkârcılara hakkı hukûku inkâr edenlere kulak verme! Yazık kulaklarına ömrüne yazık israf ettiğin ana dakika saniyelerine yazık. Hakk’a kulak ver, kalbini ver, hukûka ver, hukûkun üstünlüğüne dikkat et! Hak (الحق) Allah’u Teâlâ hukûk O’nun emirleri, O’nun adâleti. (وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلاً) Cenab-ı Hak ne diyor; “inkâr edeni az bir süre geçindiririm” diyor. Bakara Sûresi 126’ncı âyet-i kerimeye bakıver. Önceki derslerimizde bunlar geçti. Ne diyor? (وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلاً) “İnkâr edeni az bir süre geçindiririm. Geriye yüz karası küfürleri kalır.” Az bir süre dikkat et o az bir süre at oynatacak ve dünyadan menfaatlenecek. Belki en iyi mevkii de elde edecek belki en iyi lort zenginliği de elde edecek ama bu (قَل۪يلاً) az bir müddet olarak ecel saati haramın ecel saati gelip belâsını ölüm saati gelince de canını alıp gönderecekler gönderecekleri yere. Niye aldanıyorsun ki bunların cilasına, süsüne? Hakk’a bağlansana, Hakk’a bağlandığın zaman gerçek menfaat orda ya, gerçek kazanç orada ya, kaybedilmeyen kârlar orada ya, kaybedilmeyen zenginlik orda ya, tükenmez nimetler eksilmez göz aydınlığı orada ya. Niye Hakk’ın emrini yapmıyorsun da haramda arıyorsun bunları inkârda arıyorsun? Önde ki sapıtmış olabilir bir önderin biri sapıtmış olabilir, önde gidenler sapıtmış olabilir peşindeki sapmış kabul etmiş o sapıklığı kabul etmiş birbirini desteklemişlerdir. Hepsinin azâbı katlamadır hepsi cehennemde kat, kat azâba çarpılacaklardır. Birisi saptıysa sen niye sapıyorsun? Bu kim olursa olsun işte âyetler de geçti. Bunlar hep düşerler duaları ret olunur inkârcının duası da ret olunur. Melunun, münkirin, müşrikin, zâlimin duası ret olunur. Îmân ve Amel-i Sâlih’le dua yükselir duanın alt yapısında Amel-i Sâlih olacak duada hak kelimelerden olacak hak kelimelerde gerçek Amel-i Sâlih’le yükselecek. Aç Kur’an’ı da bak! Onun için ‘’El Cemel’’ bir de deveden bahsetti bu âyetler. Ne diyor? Deve, urgan, halat, darbımeseldir. Balık kavağa çıkınca ne kadar mümkün olmayana bağlamaktır. Yani iğne deliği küçüklükte deve büyüklükte meseldir. Kâfirin cennete girmesinin mümkün olmadığının temsil ile anlatmaktır. Yani deve iğnenin deliğinden geçinceye kadar kâfir cennete girmeyecek diyor. Ne diyor? Kâfire cennet yasak diyor ebediyyû’l-ebed yasak diyor bunu anlatmak istiyor.

Dakika 21:25

Çalış ey Müslüman! Fakat başarı, hidâyet Allah’tan olduğunu bil çalış durma çalış iyi çalış. Allah için çalış, Allah için kazan Allah için harca ama başarı, hidâyet, îmân hepsi Allah’tandır. Sakın وَمَا تَوْفِيقِي إِلاَّ بِاللّهِ demeyi unutma! “La havle velâ kuvvete illâ billâh” demeyi unutma! وَمَا تَوْفِيقِي إِلاَّ بِاللّهِ demeyi unutma! Aldanma Rabbinden bir an bile kopuk düşünme! Rabbinin emrinde olduğunu bil, Rabbinin yaşattığını bil. Yaratanın, emredenin O olduğunu hiç unutma! İlâhî hidâyete sığın hep O’nun yardımı iledir ne yardım varsa hep O’nundur. Bütün yardımlar O’nundur, O’ndandır sebepleri de O yaratır. Hadis-i şerif:        “Her mü’minin her münkirin cennette, cehennemde yeri vardır.            Dikkat et! Allah herkese cennette cehennemde yer hazırlamış. Ne yazık ki cehenneme gidenler cennetteki yerlerini kaybetmişler. Cennete gidenler de cehennemdeki yerlerini ne yaptılar? Oradan kurtuldular. Biri kurtuldu, biri kaybetti cenneti kaybetti biri, öbürü de cehennemden kurtuldu. Bu da hadis-i şerif Hz. Muhammed’e istinâden söylenen sözdür. Cehennem ehline cennetteki yerleri gösterilir itaat etseydiniz bunlar sizindi denilir. Cennet ehli onların yerine vâris olurlar. Cehenneme gidenlerin yerleri cennetliklere verilir,  onlar vâris kılınır. Fahrur Râzî uzaklık sese engel değildir. Âlimler, ses kuvvetlidir uzaklıkta engel olamaz sese uzaklık engel değildir. Bu Kur’an-ı Kerim bunu asırlar önce bakın sesin bu durumunu ortaya koymuştur. Radyo televizyon bakın emsâli aletlerin keşfine bakın Kur’an’ın bu gerçeği asırlar önce ortaya koyduğu gerçeğe bakın, Kur’an gerçeği ve keşiflere bakın. Onun için dünya ne öğrendiyse Hazreti Muhammed’den ve Kur’an-ı Kerim’den öğrenmiştir. Bunu inkâr etmek mümkün değildir inkâr edenler Allah’ın huzuruna o inkârlarıyla da gelirler. Birileri doğuculuk, batıcılık yapıyor. Doğuculuk, batıcılık, şimalcilik cenupculuk yapmaya gerek yok. Kur’an-ı Kerim orta da. Niye Kur’an-ı Kerim gelmeden önce bu keşifler niye yapılmadı? Eğer Kur’an’la savaşılmasaydı İslam’a, îmâna, Muhammed’e, Kur’an’a, Hak ve hakîkate saldırmasaydı bu dünyadaki saldırganlar bu dünya daha çok ilerleyecekti. İlimlerin irfânların önüne set çektiler, insanlığın ilerlemesine engel oldular. Birleştiler, birleştiler putun etrafında İslam’a saldırdılar.

Dakika 26:23

Yazık ettiler kendilerine de yazık ettiler, başkalarına da yazık ettiler. İslam onları kucaklayan rahmetle geldi, merhamet ve geldi onlar kendilerini kucaklayan rahmetle savaştılar. Allah’la savaş olur mu? Kur’an Allah’ın kitabı, İslam Allah’ın hukûku kânûnları, onunla savaş olur mu? İslam’da zerre kadar kusur yoktur kusur insanoğlundadır. Müslümanın da kendine göre küçük veya büyük kusuru olabilir ama İslam’ın kusuru olmaz. Bunu dünyanın bilmesi gerek.

Yine İbn-i Kesîr şöyle diyor; “Ameller arazlar kıyâmette cisme çevrilir.” İbn-i Abbâs yine diyor ki; Amel defterleri tartılır, amelin sahibi de tartılır. Nice diyor şişmanların sinek değeri kadar değeri yoktur, hattâ sinek kanadının ağırlığı kadar bir değeri yoktur diyor. Kim diyor? İbn-i Abbâs’tan gelen bir Hadis-i Şerif’te İbn-i Kesîr ’de de kayda alınmış bir haber bu. Çünkü değer şişmanlıkta değil ki zayıflıkta da değil, şişmanlıkta da değil. Ya nede? Îmân, Amel-i Sâlih’te ve takvâ da,  sevaplarda. Bunun için herkes dikkat etsin, sevabını arttırsın, kalbini ve ruhunu Allah’a yükseltmeye çalışsın dengeli beslenmenin reçetesi İslam’dır. Gerçek hayat tarzı İslam’dır, hayat veren nurun bizzat kendisi İslam’dır, Kur’an’ı Kerim’dir ve bunun önderi rehberi Hazreti Muhammed’dir. (Aleyhisselâtu Vesselâm)

Şimdi birde Âraf ’tan bahsetti âyet-i kerimeler orada size bazı bilgiler verdik biraz daha açmaya çalışacağız. Âraf, Arf’ın çoğulu yüksek yer atın yelesine, horozun ibiğine de Arf denir. Âraf Meşhûra göre cennet ve cehennem arasında perdenin, surun yüksek tepeleridir. İbn-i Abbâs’tan gelen haber de: “Sırâtın yüksek şerefeleridir” diyor. Sırat köprüsünün yüksek şerefeleridir diyor. Hasan-ı Basrî de mârifet bilmektir kelimesindendir diyor. Cennet ehliyle nâr ehlini tanımak üzere birtakım kimselerdir iyiliği kötülüğü eşit kimselerdir deyince, belki de bir kısmı aramızdadır demiş. Kim? Hasan-ı Basrî Hazretleri (Rahmetullâhi Aleyh) Ebû Huzeyfe mizanda diyor sevabı, günahı eşit olanlar tevhîd inancındadırlar. Bir müddet Âraf ’ta yani orada kalırlar sonra hükümleri verilir. Cennete girenlere selâm selâmet okurlar. Kim? Âraf ehli. Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler, Sâlihlerdir Âraf ehli bunları müjdeler diyor. Âraf ehlinin birinci de müjdelediği cennetlikler bunlardır. Ebû Cehil ve onun gibiler de onun gibilere de Âraf ehli bakın ne diyor? Ebû Cehiller de Âraf ehlinin gözünün önünden cehenneme sevk olunacaklar.

Dakika 31:30

Diyor ki Ebû Cehil ve onun gibilere çağdaş Ebû Cehiller vardır geçmiş çağlarda ve bu çağda bunlara diyor ki, Âraf ehli: “Küfrünüz, kibriniz fayda sağlamadı derler.” Ey tâğutlar hak, hukûk tanımayanlar! Allah tanımayan, onun emirlerini tanımayan, Hakk’ı hakîkate saldıran, Hak düşmanları, hukûk hakîkat düşmanları! Hani ya sizin küfrünüz, kibriniz fayda sağlamadı derler. Kim? Âraf ehli.

Yine Hasan-ı Basrî, iblîs diyor insanoğlunu kandırmakta elinden geleni yapar. Ama bir an bile meleklerden hiç olmadı diyor. İnsanoğlu ise bakın meleklerden daha üstün dereceye gelebilecek kazanımlarla donatıldı. İslam insanı meleklerden daha üstün seviyelere çıkarmak için yükseltir insanoğlunu. Bak, insan çamurdan yaratıldı ama çamurun bitme, gelişme ıslâh yeri olma gibi özellikleri var. Ateş ise işkence yeridir iblîs, şeytanlar ateşten yaratıldı. İbn-i Şirin ilk kıyas yapan iblîstir diyor. Kıyas yaparken Allah’ın emrini yok sayarak kıyas yapanlar iblîsin durumuna düşenlerdir. Ebû Hayyân şöyle dedi: “Kendi görüşüne göre kıyas yaparsa diyor kim olursa olsun iblîs ile birdir         diyor. Aynı iblîstir diyor. Çünkü kıyas Allah’ın emrini tanımak o bildiği emirden bilinmeyeni ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bu da müçtehitlerin, fâkihlerin görevidir, herkesin yapacağı iş değildir. İblîs bu yanlışı yaptı Allah’ın rahmetinden kovuldu. Zemahşerî de zelillik, aşağılık elbisesi giyen kimdir? Zelillik, aşağılık elbisesi giyen ilk defa iblîstir diyor. Allah onu aşağıların aşağısına attı. Kibrin, küfrün karşılığıdır bu diyor. Allah’ın emrine karşı kibirlendi, emri tanımadı, Âdem’in hilâfetini de kabul etmedi. İblîs, kibirlendi ben Âdem’den üstünüm dedi insanoğlundan hem üstünüm dedi hem düşmanlık ilan etti, hâlâ düşman devam ediyor. Onun için Hakk’a boyun eğen yücelir Hakk’a kafa tutulmaz ki, bizi Hak yarattı. Hakk’a boyun eğ ki yücelesin.

Bir gün Hz. Muhammed’in yanına Ebû Bekir ve Hz. Ömer girmişler (Radıyallâhu Anhüma ve Erdahüm Ecmaîn) salât selâm Allah’ın Habîbi üzerine olsun. Peygamberimiz Makâm-ı Mahmûd’un sahibi Arş’ın merkezinde cennetlerin üstündeki Makâm-ı Mahmûd Hz. Muhammed’in makamıdır. O makamın sahibi yeryüzünde bir hasır üzerinde yatmış toprak üzerinde Ebû Bekir ile Ömer yanına girince bakmışlar hasırın izleri Efendimizin yüzünde görünüyor. İkisi de ağlamaya başlamışlar.

Niye ağlıyorsunuz demiş Sevgili Efendimiz Hazreti Muhammed (Aleyhisselâtu Vesselâm)

Ya Rasûlallah! Bütün derecelerin en üstünü sana verildi. Ama hasır üzerinde yatıyor o hasırın izleri yüzünüzde belli oluyor da bu hâlinize bir romanın kralları, Kisrâ’nın kralları, o zamanın süper devletlerin kralları altın yaldızlamalı köşklerde oturuyorlar. Siz ise, Arş-ı Âlâyı, Makâm-ı Mahmûd’un sahibi olduğunuz hâlde siz, böyle bir hasır üstündesiniz deyince;

Dedi ki Sevgili Efendimiz, ben dedi Allah’a kulluk eden bir kul olma yolunu seçtim. Onların ki dedi geçicidir de ateştir dedi. Allah’ın rızâsına uygun olmayan hiçbir şey fayda vermez.

Dakika 38:00

Hangi köşkler de, hangi burçlar da sağlam kal’âlarla saraylarda nerede yaşarsan yaşa îmân ve Amel-i Sâlih Allah’a boynun eğri ve O’na tamamen teslim olan, O’nun emrinde olan bir yakın yoksa vay geldi hâline! Hangi sarayda yaşarsan yaşa! O çok çabuk geçici bir an meselesidir biter gider. Ama îmân ve kulluk ve tevâzu seni yükseltir de yükseltir. Bunun için iblîs ne yaptı? Bana dedi ikinci sura kadar izin ver dedi. Cenab-ı Hak da birinci sura kadar ona izin verdi. Bu haberin kaynağında da Kurtubî gibi ciddi büyük müfessirlerimiz bulunmaktadır.

Tevil sonuca irca etmek doğruluğunu beklerler iş işten geçer. Onun için doğru sonucu elde etmek için şimdiden doğru bir îmânın, doğru bir amelin Kur’an’a İslam’a tam bir bağlılığın Muhammed’in şeriatına tâbî olman gerekiyor. Tevil sonucu irca etmektir. Doğruluğunu beklemek için, tam iyi bir sonuç elde etmek için iş işten geçmeden elden geleni yapmalıdır. Hepsini diyor hükmü, tasarrufu altında tutan yüce Allah’tır bütün âlemler Allah’ın hükmü tasarrufu altındadır. Hükmü, tasarrufu altında tutan Yüce Allah’u Teâlâ’dır bütün âlemlerin. Hepsine sahip nizâmlı ve muntazam bir ritimle yani uyumla andan ana, hâlden hâle, şekilden şekle, devirden devire değişip gitmekte o ise tam bir hâkimiyet ve tam bir mülkiyetiyle hepsini tam hâkim mutlak yücelik ile ulu mu ulu eşsiz yüce Arş-ı Âlâ’dan da daima üstün bütün varlıklara hâkim olan Yüce Allah’ın kendisidir. Ve şöyle diyor Kaf Sûresi 16’ncı âyet-i Kerimede; (وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ  ) “Biz diyor ona şah damarından daha yakınız” diyor. Kime? Zerreden kürreye bütün âlemlerin içine dışına.

Dakika 41:54

 

(Visited 82 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}