Tip 30-01

30- Tıp İlmi Ders 30

HAYAT VEREN TIP İLMİ DERS 30

Kıymetli izleyenlerimiz; daha öncede belirtildiği gibi saç ekleyene de ekletene de Allah lanet etsin buyuruyor. Saça ipek veya yünden yapılmış iplikler eklenmesinin bağlanmasının saça eklenmesinin bir sakıncası yoktur da demişlerdir. Karaciğerde asılı safra kesesinde bulunan bir sıvıya safra denmektedir karaciğerde asılı safra kesesinde bulunan bir sıvıdır ki buna safra deniyor normal safra sarı safra birde dalağın iflas ettiği safra vardır ki siyah safra buna da kirli safra denmektedir. Ahlatı Erbaa da bunlar izah edilmektedir. Safra kanı inceltir ve kılcal damarlara kadar ulaşmasını sağlar vücudu artıklardan temizler, ödkesesini besler, bağırsakları temizler, balgamı temizler, bağırsakları uyarıp harekete geçirir. Hazmı yardımcı olur artıkların dışarı atılmasını sağlar normal safra açık hafif kırmızı anormal olanı ise pas ve kül rengindedir. Pas renginde olan daha kuvvetli olduğu için ölüme götürebilir. Safra için sirke safra ve balgama zararlıdır. Bal sirke ile yan etkisi giderilmiş olur bal sirke için zararlı ise de sirke ile yan etkisi giderilmiş olur. Un helvası faydalıdır fındık safra yapar ve mideyi bulandırır turunç ishal ve kusmayı keser çarpıntıyı önler siyah patlıcan safra yapar yağda kızartılırsa yan etkisi giderilmiş olur. Kabak ekşi nar veya sumak faydalıdır safraya karşı, deve sığır ve teke etleri safra yapar ve hazmı zordur, karabiber ve tarçın ile terbiye edilirse yan etkileri kalmaz. Sütleğen otu safrayı ve balgamı yumuşatır hararet verir zayıflatır çok miktarda alınırsa zehirlidir öldürür. Su ile ıslatıldıktan sonra kullanılması tavsiye edilmiştir, semizotu faydalıdır siyah zeytin safra yapar, yeşil zeytin iyi bir gıdadır, damar sertliği, karaciğer hastalığı, böbrek iltihabı ve safra kesesinde taş olan hastalar yumurta yemekten sakınmalıdırlar. Sirke safra ve balgama karşı zararlıdır, çıban, apse, yara, egzama, sivilce, uyuz ve ateş yanığına karşı ise faydalıdır. Farekulağı otunun koklanması baş ağrısına, balgam, safra, soğuk algınlığı ve şiddetli ağrılara karşı faydalıdır.

Dakika 5:03

Turuncun etli kısmı safraya karşı iyidir, koyun eti faydalıdır zihni ve hafızayı güçlendirir, kızartma safra meydana getirir buda yaşlı ve zayıf koyun etlerinde görülür. Bu kaynaklar, bu bilgiler Suyuti’nin ve Bağdadi’nin eserlerinden ve başka eserlerde de yer aldığını görmekteyiz bu bilgilerin. Safra kesesi hakkında karaciğerde asılı bulunan bir kesedir, safra sıvısını depo edip olgunlaştırır ve yoğunlaştırır sindirime yardımcı olur ve bağırsaklar bu sıvıların yeteri kadar gönderilmesini sağlar. Safra kesesi taşları hakkında da dut suyu idrarı çoğaltır safra taşlarına öksürük, nefes darlığı ve adale romatizmalarına faydalıdır. Yaş üzüm taş oluşmasına engel olur, keten yağı küçük taşları faydalar safra kesesindeki bağırsak yaralarına karşıda iyidir. Hindiba safrayı düzene koyar, böbrekleri, dalağı ve safrayı temizler. Evet, kıymetliler halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi işte yüce İslam hayatın garantisi ve sigortasıdır, mükemmel ve eşsiz bir hayat tarzıdır. Yüce İslam onun için insanoğlu İslam’ı yaşamalı onu ilmel yakin bilmeli sağlıklı yaşamak için İslami reçeteyi uygulamalı çünkü yüce İslam vahye dayanır, Allaha ve Peygamberin emrine Allah’tan Peygambere gelen ilahi vahye dayanır ki bunu aslı Kuran-ı Kerim ve sünneti şeriftir. Bunun yanında icma ve kıyasta bulunur bunlar asli delillerdir birde fevri deliller bulunur. Şimdi birde bir defada ekildiğinde 10, 15 sene kadar kendiliğinden biten tohumlardan safran yağı elde edilir ki bunlara safran denir. Sarı siyah ve kırmızı cinsleri vardır en iyisi kırmızı olan ve ele yumuşak geleni posası az olanıdır siyah cinsine Habeşi denir. Evet, kıymetli izleyenler hekimlikte, boyacılıkta ve esans yapımında kullanılır buna zaferan da denilir. Peygamber efendimiz (a.s.v) akciğer zarı iltihabı hastalığına yani zatülcenp hastalığına zeytinyağıyla, safran yağını tavsiye ederdi. Ümmü Seleme Hazretleri; Doğumdan sonra üç gün evde istirahat ederdik, çillikten dolayı da yüzlerimize safran yağı sürerdik haberi gelmektedir bize sahih kaynaklardan Ebu Davut, Ebu Nuaym, Tirmizi gibi kıymetli âlimlerimiz bunları rivayet etmektedir.

Dakika 10:25

Yine elbiselerini safran çiçeği ile buyardı İbni Ömer, sevgili Peygamberimiz elbiselerini safranla buyardı demiştir. İhrama giren kimselere Peygamber (a.s.v) safranla boyanmış elbise giymeyiniz buyurmuştur. Yine efendimizden gelen haberde erkek kimselerin safran yağı kullanmalarını yasakladı. Misk, amber, kâfur ve öd kokuları erkeklere mahsus güzel kokulardır, bunlar güzel kokar fakat renkleri yoktur. Safran ve Halit gibi kokular ise kadınlara mahsus kokulardır renkleri olur kokuları olmaz. İslam dini gelince bizler akika kurbanı olarak koyunu keser, çocuğun saçını tıraş eder, başına ise safran yağı sürerdik. Zatülcenp hastalığına yakalanan kişiler safran yağı içerler çil, kaşıntı, sivilce ve alaca gibi hastalıklar için yüze ve hastalık olan diğer yerlere sürülerek kullanılır, içilmesi faydalıdır. Safranla boyanmış elbise cinsel istek ve arzuyu harekete geçirir, yüzü güzelleştirmek için sürülerek kullanılır. Safran nefsi güçlendirir, ferahlık verir gönül’e, kabızlık yapıcı bir vasfı vardır. Yağından içildiği zaman 3 grama kadar içildiği zaman alaca hastalığına karşı faydalıdır aynı etkiyi gösterir üzerine sürüldüğü zaman, öd ağacının mizaç ve özelliğine yakındır safran. Evet, kıymetliler en büyük nimetlerden biriside işitme organımız işitme duyumuzdur. Allah’ım sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, abraşlıktan, cüzzamdan ve diğer kötü hastalıklardan sana sığınırım diye yalvaran Peygamberimizdir (a.s.v.). 14 yerde Kuran-ı Kerimde, Kur’an’a, İslam’a inanmayanlar sağır, dilsiz ve körlere benzetilmişlerdir. Evet, kıymetli izleyenler sıhhat ve afiyet en büyük nimetlerdendir, en büyük nimetlerin yanındadır şükretmeli ve sağlığın kıymetini bilmelidir. Müslümanlıktan sonra kişiye vermiş olduğu en büyük nimetlerdendir sıhhat ve afiyet. Davut Aleyhisselamın hikmetli bir sözü vardır, sağlık gizli bir hazinedir, bir saatlik üzüntü insanı bir sene yaşamış gibi kocaltır, dostlardan ayrı kalmak ise kişiyi hasta eder. Sağlık taştır hastalardan başkası onu göremez sağlık farkında olunmayan bir nimettir. Sevgili Peygamberimiz a.s.v sizlerden her kim ki vücutça sağlıklı, nefsinden malından korkusuz ve huzurlu ve günlük yiyeceği de yanında olarak sabahlarsa sanki dünyanın bütün nimetleri kendisinde toplanmış gibi olur buyurdular.

Dakika 15:21

İki nimet vardır ki insanlardan pek çoğu bunların kıymetini bilmeyerek zarar etmişlerdir biri sağlık diğeri ise boş vakittir. Emniyetli korkusuz yaşamak ve saplıklı olmak iki büyük nimettir ki insanlardan pek çoğu bu iki nimetten mahrumdur, sağlıklı mümin hastalıklı müminden daha iyi daha üstün ve Allah’a daha sevimlidir. Beş şey gelmezden önce beş şeyin kıymetini bil, ihtiyarlık gelmezden önce gençliğinin, hastalık gelmezden önce sağlığının, fakirlik gelmezden önce zenginliğinin, meşguliyet gelmezden önce boş vaktinin, ölüm gelmezden öncede hayatının kıymetini bil diyen şanlı Peygamberdir bu öğütlerin hepsi ondandır. Yedi şey gelmezden önce acele ediniz, kulluk vazifeni unutturan yoksulluk, azdıran zenginlik, hastalık, bunaklık, ansızın gelen ölüm, deccal ve kıyamet, kıyamet ise daha ağır ve daha acıdır. İşte bu yedi şey gelmezden önce acele ediniz diyende sevgili Peygamberimizdir. Evet, sevgili efendiler işte yüce İslam ortalığa sağlık için bütün şifa depolarını ve onun kapılarını açmıştır buda Allah’ın nimetlerinin fayda dolup taşmasıdır ve yüce İslam’da bunu reçetesidir. Allah’tan korkan bir kimsenin zengin olmasında bir sakınca yoktur, ya Resulullah bugün sizi neşeli olarak görüyoruz dediler. O Şanlı Peygamber, Allah’tan korkan kimsenin zengin olmasında bir sakınca yoktur, Allah’tan korkan kimse için sağlıklı olmak ise zenginlikten daha üstündür, gönül hoşluğu neşeli olmak Allah’ın nimetlerindendir buyurdu. Ebu Derda Hazretleri sıhhat ve afiyet üzere olup yüce Allah-a şükür ve hamd etmeyi pek seviyorum dedi, bir hastalığa yakalanıp ta ona sabretmekten çok seviyorum sıhhat ve afiyeti dedi, bunun üzerine Şanlı Peygamber a.s.v Allah resulü de seninle beraberdir oda sağlıklı olmayı sever buyurdu. Lokman (AS.) da oğluna ey oğlum sıhhat gibi zenginlik gönül hoşluğu gibide nimet yoktur diye öğüt, tavsiyede bulunmuştur. Sevgili Peygamberimiz, ey insanlar şüphesiz ki dünyada insanlara iman ve sağlıktan daha kıymetli bir şey verilmemiştir, böyle olunca yüce Allah’tan bunları isteyiniz, yüce Allah’tan bağışlanmanızı ve sağlıklı olmayı isteyiniz. Zira imandan sonra kişiye sağlıklı olmaktan daha üstün bir nimet verilmemiştir buyurdu. Hangi dua daha üstündür diye sordu bir kimse Rabbinden dünya ve ahrette bağışlanmanı ve sağlıklı olmanı iste buyurdu.

Dakika 20:02

Rabbin ’den dünya ve ahrette bağışlanmanı ve sağlıklı olmanı iste buyurdu rabbinde dünya ve ahrette bağışlanmanı ve sağlıklı olmanı iste çünkü sana ve ahrette yüce Allah’ın bağışlaması ve sağlık verilince şüphesiz ki muradına ermiş olursun buyurdu. İşte her soruya bu konuda tekrar, tekrar bu sorulara bu cevapları verdi. O rahmet Peygamberi ey Rabbim vücuduma gözüme kulağıma sağlık ve afiyet ver diye dua ederdi. Hz. Musa ve kumandan Talut’un güçlü kuvvetli ve sağlıklı kişiler olduğundan bahsedilir. Sağlığın koruması demek yüce İslam’ı bilmek yaşamak demektir, çünkü yüce İslam önce insanların hasta olmadan sağlıklı yaşamasını hasta olanları da en güzel şekilde tedavi olunmasını onun reçetesini onun amir hükümlerini ortaya koymuştur. Sağlıklı olmak sağlığın korumasını ilahi bir emirdir dinin dini muhafaza akla muhafaza nesli muhafaza malı muhafaza ve sıhhatin muhafazasın da ortak görüşe sahiptirler. Nitekim yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim de Allah yolunda mallarınızı harcayınız ve kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız davranışlarınızda dürüst olunuz çünkü Allah dürüstleri olanı sever. Ey iman edenler kendinizi öldürmeyiniz şüphesiz ki Allah sizleri esirgeyicidir o Allah rahman ve rahimdir ey âdemoğulları yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz çünkü Allah müsrifleri sevmez. Araf Suresi, Bakara Suresinde ki ayetler bunlar. Çoğu hastalıkların temizliğe dikkat etmemek çok yemek ve içmekten meydana geldiği tespit edilmiştir. Hz. Ali’nin oğlu Hasan (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) yüce Allah tıbbın tamamını yarım ayet içinde özetlemiştir diyerek yukarda ki mealini verdiğimiz ey âdemoğulları yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz çünkü Allah müsrifleri sevmez buyuran ayeti okumuştur. Hz. Hasan. Çünkü Hz Hasan da çok değerli ve çok âlim vakur kıymetli aziz bir insandı Allah’ın emirlerini yasaklarından sakındıktan sonra Allah’ın emirlerini yerine getirmenin ve yasaklarından sakındıktan sonra bizzat insanların kendisi için ortaya çıkar. Sağlıklı mümin hastalıklı müminden daha iyi ve Allah’a daha sevimlidir her ikisinde de iman yönünden hayır eşitlik vardır sana faydalı olan şeyleri yapmaya çaba göster gayretli ol sakın gevşekli gösterip aciz olma buyrulmuştur sevgili Peygamberimiz böyle buyurmuştur. Sağlığı korumak 5 esastan birisidir sağlığın haramdan korunması tehlikeli tehlikelerden ve bütün tehlikelerden kaçınmak lazımdır sevgili Peygamberimiz her kim korkuluksuz bir damda yatıp uyurda geceleyin damdan düşüp ölürse sorumluluğu kendisine aittir.

Dakika 25:12

Her kim de fırtınalı bir zaman da deniz yolculuğuna çıkar fırtınaya yakalanıp ölürse bununda sorumluluğu kendisine aittir buyrulmuştur. Tedbir, tedbir, tedbir, tedbir gibi akıl yoktur diyende sevgili Peygamberimiz. Evet, kıymetliler duvarın yıkılmaya yüz tutmuş olması sebebiyle ansızın ölmekten korktum demiştir, buradan niçin hızlı geçtiniz diyen birine. Çok konuşmak, çok uyumak, çok yemek, cinsi münasebeti çok yapmak, çok konuşmak beynin iliğini özünü azaltıp zayıflatır ve saçları çabukça ağartır, çok uyku rengini sarartır, kalbi kör eder, gözü tembelleştirir, rutubet meydana getirir. Çok yemek mideyi bozar, direncini azaltır, ağrılar meydana getirir. Cinsi münasebeti çok yapmak ise vücudu yıpratır, kuvvetten düşürür, zayıflatır, bedenin rutubetini kurutur, sinirleri gevşetir, vücutta tıkanıklıklar meydana getirir zararı bütün vücudu kaplar özelliklede dimağa büyük zarar verir. Sağlığı korumak için sıcak ve soğutkanda korunmalıdır, soğuktan ve sıcaktan sakınınız birçok hastalığın sebebi soğuktur buyuruyor yine efendimizden gelen haberde. Kirli ve pis olan şeylerden sakınınız şanlı Peygamber a.s.v her kim elinde et kokusu bulaşığı olduğu halde yıkanmadan yatıp uyur bu sebeple de kendisine bir şey isabet ederse ancak kendisini suçlasın buyuruyor. Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler karıncanın ağzı ve ayağı ile taşıdığı şeylerin yenilmesini yasakladı buyurdu Peygamberimizden haber. İçki içmekten domuz eti ve murdar ölmüş hayvan eti yemekten zina ve homoseksüellik gibi çirkin işlerden sakınmak şarttır, haram olduğu gibi bunlar pekte zararlıdır hastalıklar meydana getirir. Temizliğe dikkat etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, seyahat etmek, üzüntü ve kederi yok etmeye çalışmak, aç karna bal şerbeti içmek az yemek ve üzüm ve bal şerbeti içmek, güzel koku kullanmak, yağ sürmek, göze sürme çekmek, cinsi münasebette bulunmak işte bu gibi tedbirler sağlam ve geçerli tedbirlerdir. Taze hurma ile karpuz veya kavunu birlikte yemiştir Peygamber efendimiz, kuru üzüm veya hurma hoşafı içerdi tedavi olmayı ihmal etmezdi sevgili Peygamberimiz. Allah’a yemin ederim ki içinizde Allah’ı layığı üzere bilen ancak benim, ondan en çok korkanda benim sizlere gücünüzün yettiği kadar ibadet etmenizi tavsiye ederim çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz buyurdu. Osman ibni Manzumun, onun işi Havle bu kadının perişanlığı nedir? Diye sordu.

30:00

Peygamber efendimiz sordu bu kadın niye üzüntülü? Dedi. Kocası olmayan bir kadındır kocası gündüzleri oruç tutuyor, geceleri de namaz kılıyor bu sebeple kadıncağız sanki kocası olmayan bir kadın gibidir böylece kendini salıvermiş ve perişanlaşmış dedim diyor. Peygamber (a.s.v) Osman’a haber gönderdi geldiğinde Osman’a ey Osman sünnetimden vaz mı geçtin? Dedi, bakın! Nasıl bir soru? Ağır bir soru, oda hayır dedi öyleyse ben bir Peygamber olarak hem uyurum, hem namaz kılarım, hem oruç tutarım, hem iftar ederim, hem de kadınlarımla yatıp kalkarım. Ey Osman Allahtan kork hanımının sende hakkı vardır, misafirlerinin sende hakkı vardır, kendi vücudunun sende hakkı vardır. Bazen oruç tut, bazen ye, bazen namaz kıl, bazen de uyu buyurdular bu arkadaşınıza ne oldu? Diye sordu, yanındakiler; oruçludur bu sebeple biraz rahatsızlaştı dediler, sevgili Peygamberimiz yolculukta oruç tutmak mecburi değildir yüce Allah yolculukta oruç tutmamanıza izin vermiştir durum böyle olunca Allahın iznini kabul ediniz, sizlere bağışladığı ruhsatı benimseyiniz buyurdu. Tabi güçlü kuvvetli olanla zayıf olanların durumu farklıdır. İki oğlunun kolları arasında yürüyen bir ihtiyar gördü o rahmet Peygamberi Hz. Muhammed bu adam niçin böyle yürüyor? Diye sordu. Kâbe’ye kadar yürüyerek gitmeyi adamış dediler. Peygamber a.s.v. bu kişinin nefsine eziyet vermesine Allah’ın ihtiyacı yoktur buyurdu ve hayvana binmesi için emir verdi. İşte kıymetliler yüce İslam’ın nasıl bir hayat dini, gerçek aklıselim dini, tam bir vahye dayalı hakikat dini olduğu bu her yönüyle aşikârdır. Hz. Ömer devesini kirli şeyler yaladığı kendine haber verildi, haram sınırları içinden dışarı çıkartmasını hayvanın bu alışkanlığı unutup et ve sütünün temizlenmesini tavsiye etmiştir, odun topluyoruz bu deveye ihtiyacımız vardır dediler, öyleyse bu devenin üzerine binerek hac ve umre yapma diyerek kalabalık içine girmemesini tavsiye etti. Demek oluyor ki kirli şeyler yiyen hayvan kokuyor toplumun içine girmesi onun için istenmemiştir. Pislik yiyen hayvan deve ise 40 gün, sığır cinsinden ise 20 gün, koyun ve keçi ise 10 gün, tavuk ve horoz ise 3 gün evde hapsedildikten sonra etleri yenilebilir ve sütleri de içilebilir demişlerdir kıymetli âlimlerimiz. Yine Hz. İbni Abbas’ tan gelen haberde terledim bunu üzerine Peygamber a.s.v. gusletmemi emretti bu da vücudun terleyince kötü kokmasını önlemek için. İnsan naşı açıkta bırakılmayarak belli bir yere defnedilir, kokuşarak hastalıkların yayılmasına sebep olabilir o şanlı Peygamber ölmüş bir insan cesedine uğrayıp ta gömülmesi için emir vermeden geçip gittiğini görmedim diyor, evet kıymetliler bunu da diyen Yahya bin Mürre.

Dakika 35:13

Gömülmesi gereken o insanın Müslüman veya gayri Müslim olduğunu dahi sormazdı. Kuduz köpek ve hastalıklı hayvanların leşleri de toprağa gömülürdü. Hayvanlar insanların faydası için yaratılmışlardır karnı sırtına yapışmış bir deve gördüğünde konuşmayıp halini arz edemeyen şu hayvanlar hakkında Allahtan korkunuz. Bunların yemine suyuna iyi bakınız kuvvetli olarak üzerlerine bininiz ve semiz olarak kesip yiyiniz. Atların yelesini, perçemini ve kuyruğunun kıllarını kesmeyiniz çünkü kuyruğu ile serinlenir ve zararlı şeyleri kovalar perçemi ise süsü ve elbisesidir yelesine gelince orada hayır düğümlenmiştir buyurdular. Hayvanlarda bile bu fıtrat böyle korunmaktadır. Sizlere rengi siyah ve kırmızı arasında, alnı beyaz ayakları sekili olan doru atları veya rengi kırmızı açık doru alnı beyaz ayakları sekili yahut ta rengi siyah, alnı beyaz, ayakları sekili atları tavsiye ederim buyurdu sevgili Peygamberimiz. İbni Abbas canlını hedef alınıp taşlanmasını, oklanmasını, kısırlaştırılmasını ve dövüştürülmesini de yasakladı buyurdu. Evet, bunlar Peygamberimizden istinaden söylenen rivayetler. Hıristiyan bir tabip Ali bin Hüseyin el Vakidi’ye sizin kitabınız Kuran-ı Kerim de tıpla ilgili bir şey yoktur demiş. Bunu duyan Ali bin Hüseyin yüce Allah tıp ilmini bizim kitabımızda yarım ayetle özetlemiştir deyince Hıristiyan tabip hangi ayet diye sormuş, yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz ayetidir demiş mide hastaların evidir. Yine bu Hıristiyan tabip Peygamberimiz için tıpla ilgili bilgisi var mıdır? Diye, yine Peygamber (a.s.v) tıbbı birkaç cümlede özetlemiştir demiş. Nedir deyince? O şanlı Peygamber mide hastalıkların evidir perhiz ise tedavinin ilaçların başıdır her vücuda alışık oldukları şeyi veriniz hadisi şerifidir demiş. Hıristiyan doktor sizin kitabınız ve Peygamberiniz tıp konusunda Calinus’a bir şey bırakmamıştır demiştir. Evet, kıymetliler kafası çalışan gayri Müslim de olsa gerçeğin karşısında itiraf etmek zorunda kalıyor, bakınız Calinus gayri Müslim âlimin bizim yabancıyı taklit edenlerinde ele aldığı doktorlardan. Fakat Hıristiyan bir Doktor Calinus’u iyi bilen bir doktor ne diyor, Hz. Muhammet ve kuranı kerim Calinus’a hiçbir şey bırakmamış diyor hem de bir ayet bir hadisten anladığı kadarıyla diyor. Ya kuranı kerimin hepsini anlasaydı ya Peygamberin sahih hadislerinin hepsini anlasaydı ancak hayran kalırdı ve bayılırdı.

Dakika 40:00

Evet, muhterem izleyenler yüce İslam’a hayran olmaktan başka kimsenin başka bir şey yapacağı yoktur, hayran olmalı, iyi Müslüman olmalı dünyada da ukbada da mutlu olmalı Allah’ın rızasına ve cemaline ulaşmalıdır. Kıymetli izleyenler; mizacı sıcak ve kuru olan nimetlerden biriside sakız olarak görüyoruz, bu bazı ağaçlardan elde edilmektedir. Sakız mideyi güçlendirir, iştahı açar, geğirti verir, balgamı eritir, cildi de güzelleştirir, kusmayı önler, gül yağıyla karıştırılırsa iç ağrılarını da teskin eder, işte sakız çiğnemenin bu iş gibi faydaları görülmektedir. Yine İnsanın sağlıklı yaşaması için elden gelen yapılmalıdır şayet sakatlık ortaya çıkmışsa bakın! Peygamberimiz ne buyuruyor; Doğan her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, ancak anne ve babası Yahudi’yse çocuğu Yahudi, Hıristiyan’sa çocuğu Hıristiyan, Mecusi’yse çocuğu Mecusi yaparlar. Tıpkı sağlıklı bir deveden doğan yavrunun sağlıklı olduğu gibi, doğuştan kulağı kesik özürlü bir canlı bilir mi’siniz? Buyurdu Cenabı Hak istisnalar hariç esas kanun ve kurallar böyle işlemektedir. Midenin hazım artığı idrar, safra ve sevda’dır ki buna salgı denir, beynin hazım artığı sümük ve tükürüktür, salgıda midenin hazım artığı olarak idrar, safra ve sevda ortaya çıkar. Her organın bir hazım artığı da bulunur gözün ki çapaktır, beynin hazım artığı sümük ve tükürüktür kokuşmaması için tuzlu olmuştur. Mesanenin artığı kıllardır ki şeriat sahibi koltuk altındakilerin yolunmasını kasıklardakilerin ise tıraş edilmesini emretmiştir. Dikkat edin! Mesanenin artığı kıllardır ki şeriat sahibi koltuk altındakilerin yolunmasını, kasıklardakilerin ise tıraş edilmesini emretmiştir bunu da ancak şeriat sahibi bilir, her şeyi bilen odur bildiren ve öğretende odur, bilme öğrenme yeteneğini de veren odur. Kulakların artığı kulak kiridir ki kulağın içine böcek ve kurt gibi şeylerin girmemesi için acı olmuştur. Diğer organların artıkları ise ter ve kirdir bu harikalar karşısında Allah’ı tanımamak ve onu tespih etmemek mümkün müdür? Her şey böyle kâinatta İnsan vücudu, ruh yapısıyla beden yapısıyla muhteşem yaratılmış kâinatta böyle diğer canlılarda böyle ama en mükemmel insanoğlu ve yer gök ve içindekilerin hepsi insanoğlu için yaratılmıştır.

Dakika 45:00

هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاء فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Evet, kıymetliler ne yaratılmışsa bir sebebi ve gayesi bir faydası mutlaka birçok faydası dürüm, dürüm faydaları vardır, eğer bir şeyi de yapma dendiyse ondada sana zarar vardır, imtihan vardır, seni zarardan kurtarış vardır. O yap dediklerinde sana nice, nice kıymetli kazanımlar vardır, kazanan sensin ey insanoğlu iyi Müslüman olursan Allah’u Teâlâ’nın amir hükümlerini yaparsan kazanan sensin, yasaklarını yaparsan kaybeden yine sensin, sen bilirsin bizden söylemesi. Salya konusunda da Hüseyin’in salyası ise Resulullah’ın elbisesine bulaşıyordu diyor. Ağızdan sızan tükürüğe salya denmektedir, normal insanlarda pek fazla görülmez. Sandal denilen bir ağaç vardır ki onunda özelliğinde soğukluk ve kuruluk vardır sandal sirke ve gül suyu ile birlikte karışım yapılıp kullanılırsa baş ağrısını geçirmekte faydalıdır. Şurubu karaciğeri kuvvetlendirir ve susuzluğu giderir kabızlık yapan sıvı ilaçların içine katıldığı zamanda faydasını gösterir. Dimağın menfeziyle tıkanmasıyla bazen de kötü ruh ve duyguların tesiriyle meydana gelen bir hastalık vardır ki buna da sara denmektedir, dimağın yani beynin menfezlerinin tıkanması bazen de kötü ruh ve duyguların tesiriyle ortaya çıkan bilen bir hastalıktır ki buna sara deniliyor. Yüce şerefli ve iyilik seven ruhların bu kötü ruhlara karşı koyacağını etkisini gidereceğini vücuttaki faaliyetlerini iptal edeceğini bildirmektedir. Kıymetli doktorlarımız İslam tabiplerinden bazıları bunu ileri sürmüşlerdir ve güzeldir. Saralı kişi açısından tedavi eden kişi açısından moralini yüksek tutması Allah’u Teâlâ ya karşı samimiyetle yönelmesi dil ve kalbi birleştirerek doğru bir şekilde rabbine sığınması gerekir. Tedavi eden kişi açısından da aynen bunlar geçerlidir, işte görüyorsunuz bütün tedavilerin kökeninde kaynağında bir Müslüman için gerçek bir iman Allah’a samimiyet olacak, çünkü tüm nimetler onda, şifa ondan, afiyet ondan iman, derin saygı, tevazu, kulluk ve ibadet ihlâs ile kuldan yani bizden olacaktır bunlarda.

Dakika 50:13

Tedavi eden doktorda da bu ihlâs ve samimiyet Allah’a olacaktır olmalıdır. Eğer bunlar yoksa Müslüman’ın gideceği doktorlar bunlar değildir, Müslüman’ın doktoru Müslüman’dır ihlâsla Allaha bağlı ve saygılı olandır. Ben yaptım ben ettim, tabiat etti şu yaptı falan yarattı diyenler Allah’u Teâlâ’yı gereği gibi tanımayanlardır Allah’ı tanımayanlarında yapacağı tedavi de o nispettedir ve Müslüman’a bunlardan hayır gelmez. İnanmayana da Allah’u Teâlâ’nın yüce kitabı kurandan fayda gelmez onun için kuranı kerimden Allahın nimetlerinden faydalanmak için önce iman lazım iman شِفَاء وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ   buyuruyor şanlı Kuranı Kerim. Yapışkan fakat kalın bir sıvının dimağın karıncıklarındaki menfezleri bir nispet dâhilinde tıkamasıyla meydana gelmektedir yani bir sıvı ki dimağı beyni tıkıyor. Dimağ dışarı atmak için kasılmaya başlar bunu tüm organları içine alan bir büzülme takip eder bu durumda insanda ayakta duracak güç kalmaz yere düşer işte köpükler gelmeye başlar ağzından. 25 yaşından yukarıdaki insanlarda tedavinin zorluğu sebebiyle müzmin hastalıklardan sayılmıştır, hastalık kişinin dimağında yani beyninde ve bilhassa da dimağın çevresinde özünde bulunmaktadır bu hastalık, beyinle dimağ ile ilgili bir hastalıktır kıymetli dostlar. Örneklerde verilmiştir ki cennet kadınlarından bir kadın göstereyim mi? Diyor. Ata Bin Ebi Re-Baha’dan gelen bir haber. Bende evet göster dedim. Bunun üzerine İbni Abbas bana şu gördüğün iri yapılı ve uzun boylu Habeşli siyah kadındır dedi. Sevgili Peygamberimiz selam ey kadın istersen hastalığına sabret bunun karşılığında sana cennet vardır istersen kurtulman için Allaha dua edeyim buyurdu. Bu kadın sara hastasıydı Peygamberimize gelmişti, ya Resulullah hastalığıma sabrederim fakat sara nöbeti geldiği zaman ayıp yerlerim açılıyor dua ediniz açılmasın ayıp yerlerim dedi. O şanlı Peygamber âlemlerin rahmet Peygamberi ve şefaat Peygamberi dua etti, artık açılmaz oldu. İbni Abbas (Radıyallahu Anhüm) Peygamber a.s.v saralı çocuğun göğsünü sıvazladı ve iyileşmesi için dua etti bu sırada çocuk öğürmeye ve kusmaya başladı ve bu esnada çocuğun ağzından küçük ve siyah bir şey çıktı böylece çocuk iyileşip şifa buldu.

Dakika 55:10

Yine çocuğu bize yaklaştırınız buyurdu sevgili Peygamberimiz çocuğun ağzını açtı ve üç defa nefes etti ve Bismillah ben Allah’ın kuluyum ey zarar veren şey, bu çocuktan zararını gider diye dua etti. Dönüşünüzde bu çocuğu tekrar buraya getiriniz ve durumunu neticesini haber veriniz buyurdu Peygamberimiz, yanında üç koyunla birlikte diyor çocuğu getirmiş, çocukta hiçbir şey kalmamış hediye olarak ta üç koyunu kabul ediniz diye ricada bulundu çocuğun annesi. Aşağı in koyunlardan birini al ikisini kadına bırak buyurdu Peygamberimiz (a.s.v) İşte görüyorsunuz kıymetliler Peygamberimiz yanındaki zatı muhtereme böyle emir verdi. Sara hastalığı için çörek otu kullanılmasını tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur, bu tavsiyede Peygamberimizden geliyor; Çörek otu ölümden başka birçok hastalık için şifadır buyurdular. Nas, Felak, sureleri Ayetel Kürsi ve Müminun suresinin 115. Ayeti Kerimesinden başlayıp surenin sonuna kadar okunması bu sureler ve ayeti kerimeleri hem saralı kimse okur hem de tedavi etmeye çalışan kimse okuyup hasta üzerine nefes eder. İbni Mesut Hazretlerinden gelen haberde de kulağına okuyup nefes etmiş bunları kulağına okumuş hastanın ve hasta iyileşmiştir o şanlı Peygamber kulağına ne okudun? Diye sormuş. O da Müminun Suresinin 115, 118. Ayetlerini okuduğunu söyleyince şanlı Peygamber (.s.v) eğer gerçekten bir kimse inanarak bu ayetleri dağın üzerine okusa onu yerinden oynatır buyurmuştur. İşte görüyorsunuz kıymetliler şanlı Kuran-ı okuyan da, okunan da inanan ve ihlaslı insanlar olduğu zaman yüce Allah şifasını vermektedir (c.c) Şimdi abdeste de gusülde de bir yerinde yara varsa sargı yapılır, sargı üzerine mesh eder. Her hangi bir sebeple kendinizi öldürmeyiniz şüphesiz ki Allah çok merhametlidir buyuruyor o şanlı Peygamber.

Dakika  1:00:27

Eğer tehlike varsa o zaman teyemmüm eder şanlı Peygambere gelen bu Kuran-ı Kerimde Nisa Suresinin 29. Ayeti Kerimesinde de Cenabı Hak kullarına suyu kullanma eğer ki zarar verecekse teyemmüm eder kendisini tehlikeye atmaz sargı üzerine mesh eder ve sargının etrafını yıkar sargı olmazsa yara yeri yıkamaz sadece etrafını yıkar. Sargı üzerine mesh etmek tehlikeye karşı korumak içindir yüce İslam’ın, yüce Allahın bu bir ruhsatıdır. Yine İbni Ömer’in hizmetlisi Nafi (R.A) da şöyle der; İbni Ömer’in parmağı diyor kırıldı da üzerine sargı sardı abdest aldığı zaman üzerine mesh ederdi diyor. İşte devrisaadette Peygamberimizin saadet devrinde uygulamalar ümmet için ta kıyamete kadar örnek olmuşlardır çünkü şeriatı uygulayan Hz. Muhammed’dir (a.s.v)

Dakika 1:01:13

(Visited 215 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}