Tefsir 500-01

500- Tefsir Ders 500 hayat veren nurun keşif notları

 

500- Kur’an-ı Kerim Tefsîr Dersi 500

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

Birileri yanıltıyor insanlığa birileri doğruları söylemiyor. Ey insanlık âlemi! Her şahıs bir insandır kadın erkek, genç yaşlı herkes aklını kullansın Allah’tan hidâyet istesin ve Müslüman olsun. İslam’ın îmânı bütün peygamberlerin îmânıdır evrensel îmândır. Bütün ilâhî kitaplar İslam’ın îmânın da mevcuttur yenileneceklere Allah, Muhammedî şeriatla yenilemiştir eskimeyen yenilikler İslam ile ortaya konmuştur. Her insan aklını kullansın iyi bir Müslüman olsun. Bu, tabii ki insanların kendi irâdesiyle, özgürlükleri ile kendi seçenekleri ile yapacakları iştir dayatma ile değil. ‘’Mâide Sûresi 19’da’’: “Ey ehli kitap! Beşîr nezir gelmedi demeyesiniz.” İşte o beklediğiniz şanlı Peygamber Muhammed geldi Kur’an-ı Kerim ona inzâl edildi artık Müslüman olmazsanız yarın mahşerde Allah’a ne diyeceksiniz? Artık Peygamber gelmedi diyemezsiniz. Peki, geldi Kur’an-ı Kerim ona inzâl edildi Yüce İslam Muhammedî şeriat dünyaya on dört asırdan beri dünyaya hükmederek geldi, kendini tanıttı, üç kıtaya da hâkim de oldu insanlığa neler öğretti. Buna rağmen yarın mahşerde Müslüman olmazsanız Allah’a ne diyeceksiniz? Haklı bir gerekçeniz hiç yok ki.

 

Dinlerin tahrif edilip zulmet için de hak-bâtıl seçilmez olduğu dönemlere fetret devri denir. İslam’dan önce dünyanın hâli bu idi, dinler tahrif edilmiş hak-bâtıl seçilmez bir hâle gelmiş idi, tam bir fetret devri yaşanıyordu, Yüce Allah, Peygamber âlemlere rahmet Peygamberi Muhammed’i gönderdi, Kur’an-ı Kerim’i inzâl eyledi, Muhammedî şeriat yepyeni tecellî etti, geçmişi tamamen yeniledi geleceğin delillerini de İslam ile ortaya koydu. Bunları niye böyle söylüyoruz derseniz, birbirimize doğruyu söylemedikçe birbirimizin dostu olamayız, doğruyu söylemek dostluktur. Yağlamak, yuvarlamak dostluk değil, ihânettir. Onun için kıymetliler düşmanlık ve inatlarından dolayı îmân etmediler, îmân edemediler. Düşmanlık ve inat insanların îmânının önün de en büyük engeldir ve aynı zaman da küfür sebeplerindendir. Bu küfür sebeplerinden de vazgeçemediler. Aynı zamanda “ahnef” düztaban olmayan anlamındadır ki Hanifler Hakk’a tapan Müslim Muvahhit Allah’ı birleyen Allah’ın bir olduğuna inananlara Hanifler denir. İşte İbrâhim Aleyhisselâmın ve bütün peygamberlerin îmânı haniftir yani Allah’ın birliğine inanmışlardır hepsi de. İslam dini tam bir hanif dinidir. Muhammed’in Mustafa’nın (S.A.V) dini, İslam bütün peygamberlerin dinidir. Onun için hanif, Allah’ın birlenmesi bir olarak tanınmasıdır Allah iki üç olmaz. Allah’ın kızı oğlu da olmaz Allah’ın kulları olur.

 

Dakika 5:15

 

Onun için îmân, ahlâk, sosyoloji vasfı İslam’ın içeriğidir. İslam’ın içeriği îmândır, ahlâktır, sosyolojik vasıflardır tam bir hukûkun üstünlüğüne dayalı tam bir ilâhî adâlettir. Dünyada ve ukba da ebedî insanların mutlu edecek bütün yüce değerler İslam’ın kendisindedir. Hac Sûresi’nin 31’inci âyetinde: “Şirksiz Allah’ı birleyin (Lâ ilâhe illallah Muhammedurresulullah) deyin.” (قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ﴿١﴾), (اللَّهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾), (لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣﴾), (لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣﴾) bunu iyi anla! İşte “İhlas Sûresi” denmenin hikmetine bak. Allah zâtında sıfatın da her şeyinde Allah birdir. De ki; O birdir O Samet’tir O doğmadı doğurmadı baba olmadı, eşi benzeri de olmadı olmayacak O bir. Samet her şey O’na muhtaçtır O kimseye muhtaç değildir. Bütün ihtiyaçların giderilmesi için müracaat edilen tek Allah’u Teâlâ’dır, herkes O’na muhtaçtır.

 

Tevhîd inancı, ihlâs, barış, evrensel barış, sıdk, gerçek doğruluk, adâlet İbrâhim ve tüm peygamberlerin milleti ki bunun tamamının adı İslam’dır. Şirk dinlerine karşı İslam tevhîd inancıyla gelmiştir bütün peygamberlerin îmânı tevhîd îmânıdır. Allah’ın birliğidir ve onun ortaya koyduğu kânûnlarıdır. Seybele ceybele eski eserler Asar-ı Atika Etiler, Hititler, Zeybel, Sabi dini ki bunlar İslam dini bunların hiç biri değildir. İslam, Hakk’ın dini hak dindir, Allah’ın birliği ve Allah’ın emirlerine dayanan vahyi ilâhî ile ortaya konan dindir İslam dini bütün peygamberlerin dini budur. Hz. Muhammed insanlar geçmişte haktan saptıkları için doğrudan bütün insanlığı doğruya çağırmış, bütün peygamberlerin hak dini İslam’dır geçmişi Allah Hz. Muhammed ile Muhammedî şeriatla yenilenmiştir. Bunu dünya iyi anlamalı dünyaya bu iyi anlatılmalıdır. Bu bütün insanlığın kârınadır insanlığın kurtuluşu buradadır. Hac Sûresi 30-31’de; Müşrik öyle bir kötü durumdadır ki müşrikler gökten düşen parçalanan her bir parçasını kuşların kaptığı rüzgârın alıp sürüklediği insanın hâline benzer müşriklerin hâli diyor. Bu misâli Yüce Allah kendi veriyor. Şûrâ Sûresi 13’te; değişmeyen gerçekler var değişmeyen şeriat var ki onlar İslam’da da şeriattır. Mesela, Nuh’un îmânı neydi? “Lâ ilâhe illallah” ve Muhammed’in Peygamberliğini tanıyor muydu? Tanıyordu. Bütün peygamberlerin peygamberliği de tanınıyordu.

 

Dakika 10:11

 

Bütün ilâhî kitaplar da tanınıyordu ölünce dirilme Nuh’un îmânın da mahşer de Mahkeme-i Kübrâ’ya gelme Nuh’un îmânında neyse İbrâhim de odur ve Şit’ler, İdrisler, Âdemler de öyledir diğer peygamberler de böyle… Onun için Yüce İslam’ın îmânı hak îmân gerçek îmândır bütün peygamberlerin îmânıdır dosdoğru hak îmândır, bu tevhîd îmânına uymayan îmânlar îmân değildir.

 

Kıymetli dostlarımız,

 

Bakara Sûresi 112’de; “Kim özünü muhsin olarak Allah’a teslim ederse mükâfatı onun katındadır, o Muhsin’dir, onlara korku yok mahzun da olmazlar.”

 

(بَلَى مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُ أَجْرُهُ عِندَ رَبِّهِ وَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ ﴿١١٢﴾) buyurulmuştur, Yüce Rabbimiz gerçekleri ortaya koymuştur. Kur’an gerçeğin nuru olarak ezeli ebedî parlayan bir nurdur hakkın hakîkatin nurudur. Yine Fussilet Sûresinin 30’uncu âyetinde; “Doğruların üzerine melekler iner onlara yardım ederler” melekler her yer de doğru dürüst insanların görünmeyen yardımcıları vardır. Görülenler de olur hepsi Allah’u Teâlâ’dandır, O’nun lütfu ihsânındandır. Emir ve hükmüne tâbî olarak îmânla hak tarafından Hakk’a O’nun tarafında olmak Hakk’a tapanlar olmak işte “Hanifler, Muvahhitler” bunlar. Allah’ın emir ve hükmüne tâbî olarak îmânla Hakk’a tapanlar, sadece Allah’ın birliğine inanıp Allah’a kulluk edenler Hanif’tirler Muvahhittirler. Bütün Müslümanlar bütün peygamberler Haniftir ve Muvahhittir. İbrâhim (AS.) nedir? Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de cevap veriyor; O ne Yahûdî’dir ne Nasranî’dir o bir Muvahhit Müslümandır müşriklerden olmamıştır diyor. Yani İbrâhim’i dinden bahsedenler biraz iyi düşünsünler! İbrâhim’i din Âdem’in de Nuh’un da diniydi, diğer peygamberlerin dini de İbrahim’i din yani Hanif’ti. Cenab-ı Hak İbrâhim’i örnek olsun diye gösteriyor ki Hz. Muhammed’in dini ezeli ebedî Haniftir yani Allah’ın birliğine tevhîd inancına bağlı ve O’na dayalı bir dindir ki Hakk’ın dinidir. Bakara Sûresi 285; “Dinin hepsini toplayanlar tüm peygamberlere îmân edenlerdir.” İslam hak dinlerin hepsini kendi bünyesin de toplamıştır. Yani buradaki din aslın da birdir ama şeriatlar farklıdır, meselâ Âdem’in çağındaki şartlarla, Nuh’un çağındaki şartlar bir olmadığı için İslam bir ama onun şeriatı Allah tarafından Allah Şârî’dir şeriatı Allah yeniler. İslam dini bütün peygamberleri bir olan dinidir bütün şeriatları da İslam yenilenmiştir.

 

Dakika 15:02

 

Ve bünyesin de hepsine toplamıştır alınacakları almış, yenilenecekleri yenilenmesi gerekenleri yenilenmiştir. Din (إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ) “Allah katın da din sadece İslam’dır” hep böyle olmuştur ezelden ebedîyete kadar da böyledir din İslam’dır. Hak tevhîd ihlâs ile yalnız Allah’a ibadet insanlığı selâmete erdirmek işte İslam’ın getirdiği yüce değerler budur. Nedir? Hak tevhîd ihlâs ile yalnız Allah’a ibadet etmek ve insanlığı selâmete çıkartmaktır İslam bunun için gelmiştir bunun adı İslam’dır. İslam dini sabit ve payidar kalacak bütün Ümmet-i Muhammed’in milli dinidir ve bütün milletlerin dinidir. Çünkü bütün milletler Hz. Muhammed’in ümmetidir inansın inanmasın. İnanmayanlar inanmadığını karşılığın da büyük mahkeme de hesap verecekler, inananlar da orada beraat edip cenneti bulacaklardır îmân ve amelin karşılığın da cennet vardır. İnkârın karşılığın da cehennem vardır. Evet, milletin dini İslam’dır, sabit ve payidar kalacak olan tek dindir, tevhîd namaz zekâtla başlar. Dikkat et! Yüce İslam tevhîd ile namazla zekâtla başlar. (فَخَلَفَ مِن بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا الصَّلَاةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا ﴿٥٩﴾) Meryem Sûresi’nin 59’uncu âyetinde ne diyor; “Öyle bir nesil geldi ki namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular, bölücülük yaptılar ve zekâtı vermediler. Bunlar “Gayya ’ya” bırakılacaklar bu gayya cehennemin bir tabakasıdır cehennem bile bu Gayya’dan Allah’a sığınır.” Cehennemin bile dayanamadığı bir cehennem tabakasıdır. İşte kıymetliler, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular, zekâtı vermediler bunlar cehennemin gayyasını boyladılar. Daha bunlar dinin hak dinin başlangıcı bunlar dinin bütün emirleri aynıdır, Allah’ın bir emrini alıp da öbür emrini atamazsın. Muhammedî şeriatta Kur’an-ı Kerim’de sahîh sünnette ne varsa bunu tasdikten geçirip baş tacı edip Amel-i Sâlih olarak yaşayacaksın. Küfür, isyân ateş hükmündedir. Dikkat et buraya! Küfür, isyân ateş hükmündedir, ayni ile ateştir ateş olarak zuhur eder dünyada da ateş içindedirler en şerlidirler mezarda da ateş içindedirler mahşerde de ateş için dedirler ki küfür varsa isyân varsa bu ateştir, îmân ve Amel-i Sâlih ise cennettir. Cenab-ı Hak böyle bunlara karşılık vermiştir, küfrün karşılığı ateştir ve îmânın Amel-i Sâlih’in karşılığı kesin de cennettir, ölümsüz hayattır ebedî mutluluktur. Allah’ın mülkün de Allah inkâr edilmez Muhammedî şeriat inkâr edilmez Muhammed’in Peygamberliği ve şanlı Kur’an Allah’ın Kitâb’ı inkâr edilmez, O’nun ilkeleri inkâr edilmez. Tasdikten geçir gücünün yettiği kadar Müslüman olmaya bak.

 

Dakika 20:40

 

Münâfıklar şeytan gizli açık tüm kâfirler, müşrikler en şerlileridir mahlûkatın. Dikkat et! Münâfıklar, şeytanlar gizli açık tüm kâfirler, tüm müşrikler bu dünyadaki canlıların mahlûkatın en kötüsü en şerlileridirler. Onun için münâfıklar görünüşte Müslüman gibi görünürler ama gizli kâfirdirler. İnsan şeytanları da böyledir, gizli açık tüm kâfirler inkârcılar da böyledir tüm müşrikler de böyledir, en kötüsü mahlûkatın en şerlisi bunlardır. Tüm faydalı amelleri işlemek, yasaklardan kaçınmak, Amel-i Sâlih işlemek işte bu da mahlûkatın en hayırlı en faydalı vasfıdır. İşte bu Sûre’nin 7’nci, 8’inci âyetleri bize bunları gösteriyor. Bakara Sûresi 286’da; “Gücünün üstün de teklif yoktur.” Yüce İslam herkese gücünün yeteceğini teklif etmiştir. Allah kimseye gücünün yetmediğini teklif etmemiştir etmez. Yüce İslam’da ki bütün teklifler hayatı hem kolaylaştırır hem mutluluk verir, hem de gücünün yettiği tekliflerdir. Namaz kılmaya gücün yetmiyor mu? Oruca yetmiyor mu? Cihâd edeceksin gücü nispetin de yapacaksın. Gücünü kim verdi? Allah verdi verilen gücü ve kuvveti Allah yolun da sarf edeceksin, maddî ve manevî kuvvetini malınla canınla Allah yolun da olacaksın. Herkes kendi hâlince kurtuluşa çalışmalıdır ve çalışsın. Zengin verecek fakir alacaktır, işte haz ve zevk buradadır zengin verecek fakir alacaktır. İşte zevk var burada mutluluk var haz var burada. Cimrilik kişiyi mahveder cimri olan insana sor; servetin var malı sana kim verdi? Ben kazandım diyorsun kazanma gücünü kim verdi aklı sana kim verdi? Sebepleri kim yarattı? Cimri de akıl olmaz cimrinin îmânı da tehlikededir onun için Müslüman cimri olmaz cömert olur. Dengi görülmedik feyiz ve nimetin şanının yüksekliği ebedîlik işte ebedî mutluluk aynı zaman da rahmetin öfkeyi geçtiğine daha büyüğü, daha büyüğü lütfu ilâhîdir ki gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, akılların ermediği en büyük rızâya ermişlerdir. Kim? “Raziye Marziye” Allah onlardan râzı olmuş onlar da Allah’tan râzı olmuşlar îmân etmişler İslam’ı bütün emirlerini seve seve kabul etmişler, gereğini de yapmaya çalışmışlar bunlar Allah’tan râzı Allah da bunlardan râzıdır.

 

Dakika 25:24

 

Bunlar büyük lütuflara mazhâr olmuşlar daha büyük lütuflara da mazhâr olacakları da müjdeleniyor. Başarının tek sebebi ve hikmeti Allah korkusunun sana hâkim olmasıdır. Haşyet, tâzim ile sevgi neticesi olan tam bir saygı mânâsında bir Allah korkusudur. Haşyet mutlak güzele, mutlak güzele dikkat et lâyık tam bir itaat ile ihsâna erdiren tam sevgi heyecanı uyandıran bir ruh hâlidir. Dikkat et bunlara! Haşyet Allah sevgisi ile saygı ile dolu bir ruh halidir özetlediğimiz zaman.

 

Mü’minûn Sûresi’nin 60’ıncı âyetinde; “Korku ile ürpererek Allah yolun da harcarlar. Yani bunlar mallarının en güzelini harcarlar en değerlisini Allah yolunda harcarlar yine de hakkı ile kulluk yapamadım diye korkarlar ürpere ürpere korku için de harcarlar. Onlar mala bakmazlar Allah’u Teâlâ’nın rızâsına bakarlar hakkıyla kulluk yapamama korkusu ile hareket ederler, en güzel amelleri işlerler yine de Allah’tan korkarlar. Keşfül Hafa’da (Ra’sul hikmeti Mehafetullah) haşyet, bakın hikmetin başı Allah korkusudur. Haşyet ilim ve mârifet derecesine göredir. Kişinin korkusu ilmine mârifetine onun derecesine bağlıdır, cahilin durumu tehlikelidir hak ilimle hak mârifetle haşyet ortaya çıkar. Onun için (إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاء) ‘’Fatır Sûresi 28’’  “Ancak âlimler gereğince Allah’tan korkarlar.” ‘’Enbiyâ Sûresi 28’de’’ (وَهُم مِّنْ خَشْيَتِهِ مُشْفِقُونَ) “Onlar titrerler O’nun korkusundan titrerler Allah korkusundan titrerler.” İşfak korkunun en şiddetlisidir ilmin âlimlerin faziletine de bu âyetler delildir başta en çok Peygamberler Allah’tan korkarlar, Fahrur Râzî Sevgili Peygamberimizden bakın şöyle naklediyor; (Arafüküm billahi ehlefüküm minallahi) “O’nu ancak tanıyanınız O’ndan en çok korkanınızdır ben ise O’ndan en çok korkanınızım” buyurmuşlardır. Korkmayanların başına ne gelecek? Zelzele gelecek. Gökten gelir, yerden gelir, sağdan gelir, soldan gelir, beyninde patlamalar olur, ruhunda kalbinde patlamalar olur zelzele gelir korkmayanlara, Allah’tan korkmayanların iç dünyasından, altından, üstünden neler patlayacak, zelzeleler gelecek, depremler gelecek nice tsunamiler nice ritalar daha neler, neler nice Marmaralar.

 

Dakika 30:05

 

İşte bunlar nedir? Allah’tan korkmayan insanlar, hırsızlardan, haydutlardan, yol kesenlerden de kötüdürler.

 

Sâbiî şöyle diyor; önceki kitapların meyvesi içinde hahamlarını… “Tevbe Sûresi 31’de: “Hahamlarını, rahiplerini Îsâ (A.S)’ı Rab edindiler Allah’ı emirlerini bıraktılar.”

 

Fahrettin Râzî diyor ki; “İşin başında Tevrât’ı, İncîl’i tasdik Hz. Muhammed’in geleceğini ikrâr vardı. Hz. Muhammed gönderilince inkâr ettiler bunların bu hali hırsızlardan daha kötüdürler diyor. Kim? Fahrettin Râzî. Efendimiz (A.S.V) vasıflarını anlatan âyetleri Tevrât’tan çaldılar, İncîl’den çaldılar yol kesenden de bunlar kötüdürler. Hakk’a vicdan yolu ne yaptılar? Vicdan yolu kestiler, Hakk’ın yolunu kestiler, Hakk’ın yolunu kapattılar, ihlâs ibadetin özüdür kutsî hadiste Yüce Allah’ın ortağı yoktur. Yüce Allah ne diyor? Ortağı olmayan benim, müşriki şirki ile baş başa bırakırım diyor.

 

Kıymetli dostlar,

 

Niyetsiz kötülüğü terk eden ondan kurtulur ecir elde edemez. Burayı iyi anla! Kötülüklerden vazgeçerken Allah için vazgeç, niyet etmedin niyetsiz kötülüğü terk ettin yani Allah’ın rızâsını hesaba katmadın, tamam kötülüğü terk ettin ondan kurtulursun ama ecir elde edemezsin. Niyetle yani Allah korkusundan dolayı niyet etseydin de o kötülüğü sırf Allah için terk etseydin yapmasan da o kötülüğü o iyiliği yapmasan da kötülüğü Allah için terk ettiğin için sevap alacaktın ve Allah için bir iyilik yapmaya niyet ettin ama yapamadın yine sevap alacaktın. Niyetsiz olmaz. Niyet ne demek? Bütün kötülükleri Allah için terk etmek, bütün iyilikleri Allah için yapmak. Başta farzlar, vacipler, sünnetler, müstehaplar bunlar yap emri ile birde Allah’ın yapma emri var. Nedir? Haramlar, günahlar. Mübahlarda böyledir niyetsiz yaparsa sevap elde edemez niyete rızâ-i ilâhî niyetle rıza-i ilâhîyi ararsa sevap elde eder. İbadet cihâd için güçlü olayım diye yiyen insan mesela ibadet edeyim diye yiyor cihâd edeyim diye yiyor içiyor dinleniyor, bunlar kazanırlar sevap kazanırlar. Haramdan korunmak için evlilik yapıyor evlilik ilişkileri haramdan korunmak için sırf Allah için evleniyor bu da bu evlilik sevaptır.

 

Dakika 35:00

 

Diğerleri de böyledir, uyumak bile bakın uyumak bile ifrat ve tefrite kaçmadan meşrû ameller ve mübah bile niyetine göre yakınlık vesilesi olurlar, rızâ-i ilâhîyi aramak şarttır. “Efendimiz (A.S.V) günde 70 kere tövbe ederim” diyor. Buhârî, Müslim ve diğerleri rivâyet etmiştir bu haberi Peygamberimizden. Günahsız Peygamber günde 70 kere tövbe ediyor istiğfar ediyor. Efendimiz (A.S.V) günah işlemeseydiniz yani siz günah işlemeseydiniz bir günah işleyen tövbe eden bir kavim yaratırdı diye de Müslim’in ve Tirmizî’nin ve diğerlerinin rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte vardır. İnsanoğlu günahtan hâli değildir tövbe etmelidir, tövbe-i istiğfara devam etmeli günahlara alışmamalı, sevap tiryakisi olur gibi sevaba alışmalıdır. Sevapta alışkanlık iyice vücuduna, ruhuna bedenine yerleşirse artık günaha nefret eder bir yapın oluşur bir meleke oluşur fıtratın güzel tabiatın güzel hilatin bozulmadan güzel olgunluğun doruğuna doğru yükselişe geçer. Onun için kötü alışkanlıkların tamamı kişiyi mahveder.

 

Kıymetli dostlarımız şimdi zelzele sûresi olan ‘’Zilzâl Sûresine’’ Allahtan korkmayanların tepesine kopacak bir deprem bir kıyamet başlangıcı gelmektedir. Cenab-ı Hak Allah’ın koruması altın da ebedî mutlu olan kullarından eylesin.

 

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

(Zilzâl Sûresi ‘inci. Âyet-i Kerime’den 8’inci Âyet-i Kerime’ler)

 

Kıymetli dostlarımız,

 

Zilzâl Sûresi Mekkî sûrelerden denmiş fakat Medenî olduğuna dair başka rivâyetler de bulunmaktadır âyet sayısı 8, sıra numarası 99’dur.

 

اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ ﴿١﴾

وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا ﴿٢﴾

وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا ﴿٣﴾

يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا ﴿٤﴾

بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَى لَهَا ﴿٥﴾

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ ﴿٦﴾

فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ﴿٧﴾

وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿٨﴾

 

Yer o zaman sarsıntı ile sarsıldığı zaman, bir gün bu yeryüzü zangır, zangır sarsılacak.

 

Yer içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı zaman ki atacak yeryüzü içini boşaltıp atacak.

 

Ve insan: “O’na ne oluyor?” dediği zaman.

 

O gün yer, yeryüzü Rabbinin ona vahiy etmesi ile haberlerini anlatacaktır.

 

O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek için bölük, bölük çıkacaklar mahşere büyük mahkemeye geleceklerdir.

 

Her kim zerre miktarı hayır işlemişse onu görecektir.

 

Her kim, zerre miktarı şer işlemişse onu da görecektir kesinkes.

 

İşte kıymetliler Yüce Rab bize bu sûreyi celile ile gerçekleri duyuran Yüce Rabbin kendisidir.

 

Dakika 40:27

 

Kur’an-ı Kerim’i anlamak dinlemek Allah’u Teâlâ’yı anlamak dinlemektir. Peygamberin görevi de neydi? Kur’an-ı Kerim’i insanlara anlatmaktı Allah’tan aldığı beyân ile anlatmaktı. Murâd-ı ilâhî ki Hz. Muhammed Kur’an-ı Kerim’i İslam’ı en iyi şekil de beyân etti tebliğ etti, yaşanan İslam’ı da yerleştirdi bilinen İslam’ı da bilimsel yerleştirdi görevini tam yaptı.

Şimdi gelelim bu Zilzâl, Zelzele Sûresi’nin keşif notlarına bir bakalım;

Tirmizî, Beyhâkî, İbn-i Abbâs’tan Kur’an-ı Kerim’in yarısına denktir bu sûre diye rivâyet vardır. Yani bu sûreyi okuduğun zaman Kur’an-ı Kerim’in yarısını okumuş gibi sevap alınır müjdesi vardır. Tabii okumalı anlamalı gereğini yapmalıdır. 4/1 diyen bir rivâyette vardır, Tirmizî, İbn-i Mâce, Ahmed Bin Hanbel “şu dörde îmân etmedikçe kimse mü’min olamaz.” Dikkat et! Bu hadis-i şerifi Hz. Muhammed söylüyor; T Tirmizî, İbn-i Mâce, Ahmed Bin Hanbel’de haberi onlara naklediyor bunlar muhaddisler. Sevgili Peygamberimiz; “Şu dörde îmân etmedikçe kimse mü’min olamaz mü’min olmayanda aslâ cennete giremez.” Bakalım bu 4 nedir?

Allah’tan başka ilâh olmadığına kesinkes îmân edeceksin,

Şanlı Peygamber Hz. Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna kesinkes şahitlik edeceksin,

Ölüme kesin inanıp hazırlık yapacaksın, dirilmeye kesinkes inanacaksın ölüme dirilmeye inanacaksın ve kadere îmân edeceksin.

Ölüme dirilmenin içinde mahşerin hepsi var kaderin içinde hepsi var Allah’ın ilminin ezeli ebedî her şeyi kuşatması var. Şimdi birileri kelime-i tevhîdi ortadan bölmeye sadece (لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ) dedirttirmeye (مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ)’ı ortadan kaldırmaya çalışanlar var. Bunlar kimdirler? Deisttirler bunların îmânı îmân değildir. Peygamberi inkâr Allah’ı inkârdır Peygamberi Allah gönderdi, Kur’an-ı Kerim’i Allah gönderdi. Sen şeriatı Kur’an’ı kabul etmeyeceksin, Kur’an-ı Kerim’in içindeki ilkeleri Muhammedî şeriatı Şârî olan Allah’ın şeriatını kabul etmeyeceksin birde tutup bende Müslümanım diyeceksin, bu kendini aldatırsın. Duyduk duymadık deme! Peygamberimiz bak ne diyor;

(La yu’minu abdün hattâ yü’mine bi Erbaa yeşhedü enlâ ilâhe illallahü ve ennî Rasûlullahi beaseni bil hakkı ve yü’minü bil mevti ve yü’minü bil ba’si ba’delmevti ve yü’minü bil kader)

İşte anlamını biraz önce verdiğim hadisi şerif bu. Amentünün içindeki esasların tamamı hattâ burada Hz. Muhammed’in Peygamberliğinin şahsında bütün Peygamberler Kur’an-ı Kerim’in kitabın şahsında bütün ilâhî kitaplar, dirilmenin şahsında âhiretin bütün safhaları bulunmaktadır.

Dakika 45:25

Kaderin şahsında Allah’ın ezeli ilmi ebedî ilminin kapsamı bulunmaktadır. Şiddet ve dehşet de yerin zangır, zangır sarsılmasına zelzele deniyor. İlk “Sûr” işte böyle başlar dünyanın yıkımı böyle başlar dünya tamamen yıkılıncaya kadar yok oluncaya kadar zelzele devam eder. ‘İza’ tekrar edilmemiştir müthiş olay, Hac Sûresi 1’de müthiş olay, Vâkıa 4-5’inci âyette şiddetle sarsılıp dağların parçalanıp toz duman olduğu, İnfitar Sûre ’sinde (وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ) “Kabirdekiler çıkartıldığı dışarı atıldığı zaman, ölüler, defineler, hazineler, madenler bunlar dışarı atıldığı zaman…” bazı haberlerde deccalın günlerinde hazineler meydana çıkacak. Yeryüzü altın dolacak ona iltifat eden olmayacak, dinini dünyasını yıkanlar Tevbe Sûresi 35’e bak! Malları cehennemde kızdırılır alınları, yanları ve sırtları dağlanarak biriktirdiğiniz budur diye yakılacak kendi malı kişinin kendini yakacak ve malları servetleri ateş olacak. Niçin? Allah yolunda kazan Allah yolunda harcamadığın için, garibanların fukaranın hakkını yediğin için, Allah yolunda harcamadığın için. Mal Allah yolunda harcamak için verilir. Dağlar dağılan kum yığınları olur, yer ve dağlar kaldırılır, çarpılır, toz duman olduğu zaman sarsıntı sarsar ardından diğeri gelir tek bir haykırma yeter hepsi uyanır. Volkanın patladığı zaman yeryüzünün tamamı volkanlar hâlinde patlayacak, bir mobilizasyon ıstırapların başlangıcı ortaya çıkacak daha bunlar başlangıç, içindekileri atıp dümdüz yapıldığı zaman Rabbine boyun eğdiği zaman, herkes Rabbine boyun eğmiştir ama iş işten geçmiştir. Şimdi şimdi Rabbine şimdi îmân et, boyun eğ, teslim ol. Muhakkak ki içinizde ben iki kıymetli şey bırakıyorum Peygamberimiz bakın Ahmed Bin Hanbel’in rivâyet ettiği hadisi şerifte Sevgili Peygamberimiz diyor ki; “Muhakkak ki ben içinizde iki kıymetli şey bırakıyorum onlar Allah’ın Kitâb’ı Kur’an-ı Kerim ve benim sünnetimdir ve zürriyetimdir.” İstiare-i mekniyye

Kıymetli dostlar, Yasin-i Şerif’in 52’nci âyetinde (مَن بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا) “Eyvah bizi mezarımızdan kim kaldırdı?”

 

Dakika 50:05

 

Bu Rahmân’ın vâdi Peygamberler doğru söylemiş diyecek mezarından fırlayan herkes ki herkes fırlayacak mezarından. Çekirgelerin etrafa saçıldığı gibi mezardan herkes çekirgelerin sıçradıkları gibi mezardan herkes fırlayacaktır.

 

Zümer Sûresi 68, birinci Sûr da hepsi bayıldı dilediği kaldı birincisi kıyametin kopması ölümdür, ondan sonra dirilme başlar, o ikinci Sûr ’dur. Tirmizi hal ile ve sözlü olarak haber verir üzerinde işlenen hayır ve şerri bu küre-i arz haber verir. Nerede ne günah işlemişsen oradaki işlediğin günahları oradaki kürre-i arz da ne varsa onlar haber verir, kendi vücudun haber verir günahlarını da haber verir sevaplarını da. Kabirden mahşere fırlayış kimisi yüzü ak olarak selâmet içinde binitli vasıtası gelir, şimşekten nurdan atlar gelir, binitli serbest mesut ve mutluluk içinde bunlar “Ashâb-ı Yemin ’dir” cennetlikler böyle mezarlarından mahşere binitlerle gelirler ve amel defterini bunlar sağından alırlar. Kimisinin yüzü kara, korku dehşet içinde, yaya sürünerek, bedbaht bunlar “Ashâb-ı Şimal’ dir” bunlar cehenneme giderler amel defterlerini solundan alanlardır. (يَوْمَ نَدْعُو كُلَّ أُنَاسٍ بِإِمَامِهِمْ) İbn-i Abbâs İsrâ Sûresi 71’de: “O gün insan topluluklarını önderleri ile liderleri ile çağıracağız her din ve millet sahibi kendi önderlerinin arkasında mahşere gelirler.” Önderine bak, liderine bak, grubuna bak şöyle eğer Muhammedî şeriat orada Kur’an-ı Kerim ve sünnet orada yoksa liderinde yoksa bunlar peşinden gidenlerde yoksa senin grubun ora değil yazık olur sana o zaman perişan olursun. Liderini bul önderini bul. Lider kim? Hz. Muhammed, önderin Hz. Muhammed’dir ve Hz. Muhammed’in yolunu bilen gerçek âlimlerimiz müçtehitlerdir, Ashâb-ı Güzin’dir, Tâbiîn ’dir ve Ehl-i Sünnet yolu ile bugüne kadar Yüce İslam’ı iyi bilenler elinde Kur’an, göğsünde îmân, Muhammedî şeriata tâbî olanlar işte senin grubun burasıdır. Liderini ona göre tayin et, önderini ona göre tayin et, yanlıştan vazgeç, doğruyu, hakkı hakîkati bul. Ağam şöyle diyor paşam böyle diyor benim üstadım böyle diyor benim liderim böyle diyor diye din olmaz. Direkt Kur’an-ı Kerim’i, sünneti, icmâyı kıyası konuşturan direkt Kur’an-ı Kerim’in kendisi ile hareket eden lider önder ve topluluk olacak. Ağam böyle diyor paşam böyle diyor tamam, ötekinin ağasıda böyle diyor berikinin paşası da böyle diyor öyle değil bunlar din değil. Din, Kur’an, sünnet, icmâ ve kıyas gerçek müçtehit âlimlerimizin elinde Kur’an var, Kur’an’ın tümü var Muhammedî şeriatın tamamı var.

 

Dakika 55:02

 

Ağam paşam diyerek din olmaz dinde anlatılmaz öyle. Bakın, biz Kur’an-ı Kerim’in kendisini veriyoruz bir, birde bu işin kâşifi olan Kur’an’ı Kerim’i iyi bilen gerçek kâşif âlimlerimizin oradaki ilmî görüşlerine yer veriyoruz ve Peygamberin (A.S) hadis-i şeriflerine tapu ve senetleri ile yer veriyoruz. Dikkat et! Ortada Kur’an-ı Kerim var, sünnet var, birde kâşif âlimlerimiz muhaddislerimiz var. Ağalar paşalar yok çünkü herkesin ağası paşası var, Allah bir tane herkesin bakıyorsunuz bölmüşler parçalamışlar ortalığı böyle din anlayışı olur mu? Şeyhimde benim şeyhim, liderimde benim liderim, grupta benim grubum deyip boru öttürüyorlar birisi üflüyor öbürü ötüyor, böyle dindarlık olmaz. Dindarlık; Kur’an-ı Kerim, sünnet, icmâ, ilim irfânla bizzat Kur’an-ı Kerim’in kendisi ile sünnetin kendisi ile yani Allah ve Peygamber konuşur din de öbürleri tercümanlık yapar, İmâm-ı Âzâm nedir? İslam’ı iyi bilen bir İslam âlimi müçtehittir hem de dinde müçtehittir ve İmâm-ı Mâlik de böyledir İmâm-ı Şâfiî Hanbelî de böyledir. Yüksek âlimlerin ortaya koyduğu din anlayışı şahsiyet değil Kur’an ve sünnetin nasıl anlaşıldığını ortaya koyarlar. Okurlar okuturlar, anlamışlardır anlatırlar, onlarınki ilmidir tamamı ve şer’idir. Bunun için kıymetli dostlarımız, en küçük karıncanın adına da “zerre” denir. Yine İbn-i Abbâs’tan gelen… Kim bu İbn-i Abbâs (R.A)? Ashâbın en yüksek müfessirlerinden biri Kur’an-ı Kerim’i çok iyi keşfeden iyi anlayan Peygamber okulunda okumuş bir zât-ı muhterem, Ashab okulunda okumuş Hz. Abbâs’ın oğlu, Peygamberimizin yeğeni. Bakın bu zat diyor ki; Toprak zerreleri diyor elini toprağa vurmuş üflemiş de bunlardan her birisi bir zerredir işte bu zerreler miktarınca günahlarınızı da sevaplarınızı da göreceksiniz diyor. Yarın mahşerde mîzan terazisinde zerrenin içinde de bir âlem vardır. Hani bugün bölünmez maddenin en küçüğüne atom deniyor bakın o atom elektronlar nötronlara şöyle bir bakarsan zerrenin içinde de bir âlem vardır. Zerre hayır ve şerrin dahi onun katında kaybolmayacağını açıklar. Ne hayr kaybolur ne şer kaybolur, boynuna amel defterinde yazılı boynuna takılı günahların sevaplarında beraber mahşere büyük mahkemeye Allah’ın huzuruna getirileceksin istesen de istemesen de. Uslubu şöyle bir bak kıyamet öncesi sarsıntı köşkler saraylar yerle bir olur, insan dehşet içindedir garip olaylar olur yerküreyi arz ölüleri kıyâmetli ne kadar kıymetli hazineleri dışarı ne varsa atar.

 

Dakika 1:00:07

 

Her insana yaptıklarını sayar devamlı art arda sallanır dünyayı komple yıkıncaya kadar zelzele durmaz, deprem durmaz. Şehirler, devletler, binalar, ağaçlar, dağlar hepsi yıkılır yok olur. Gökyüzünden yıldız yağar, yıldızlar sapır sapır dökülür, güneş kaybolur atılacağı yere atılır yok olacağı yer de yok edilir veya gönderileceği yere gönderilir. Ay da onun gibi. Tirmizî hazineler meydandadır, kimse iltifat etmez. Kâtiller, âsiler, terk-i sıla, hırsızlar eyvah derler derler ama bir şey almazlar. Niye? Artık kıyâmet kopuyor altınlar hazineler hep meydanda yer sizi karnında taşır yaptığını haber verir. Ele yapışanlar ele yapışan her toz toprak zerredir bunu böyle bilesin, zerre miktarı günahlar ve sevaplara kaybolma yok yarın bunları göreceksin. Zerre miktarı haksızlık etmez Allah’ın adâleti tam tecellî eder. Zerre âyeti için geniş kapsamlı eşi bulunmaz bir âyettir demiş Peygamberimiz, Buhârî Şerif bunu haber vermektedir hattâ bir zekât ile ilgili bir soru sorulunca Peygamberimiz bunu söylemiştir.

 

Dersimiz Âdiyât Sûresi’ne gelmiştir, şanlı Kur’an’dan dersini iyi alan, Muhammedî Şeriata iyi bağlanan kullarından eylesin.

 

Dakika 1:02:45

 

(Visited 38 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}