HadısŞerifKülliyatı 55-01

55-Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 55

 

55- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 55

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain Euzu bikelimatillahi min şerri ma haleka ve zerea ve berea rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatın ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler, hadisi şerifler külliyatından keşif notları vermeye devam ediyoruz. Konumuz yine esbabı nüzuldür, İbni Abbas (R.A) Hazretleri anlatıyor; kişi ihramsız olarak yani Mekke’de ikamet edenler veya umre için gelip umreden sonra ihramı çıkaranlar Beytullah’ı ziyaret eder, bu imkân hac niyetiyle ihram giymeye kadar devam eder. Arafat’a çıkınca kime deve sığır veya davardan kurban müyesser olmuşsa dilediğini kurban eder. Bunlardan biri olmazsa ona hacdaki 3 günün orucu terettüp eder bu günler Arefe gününden evvele ait olmalıdır. Bu üç günün sonuncu günü Arefe gününe tesadüf ederse bun da bir günah yoktur, sonra Arafat’ta vakfeye girer ikindi namazından akşam karanlığının gelmesine kadar vakfede kalır, İbni Abbas anlatmaya üslubu biraz değiştirerek devam etmektedir. Sonra Arafat’tan insanlar sökün edince orayı terk etsinler, topluca geceyi geçirecekleri yere yani Müzdelife’ye gelsinler orada yüce Allah’ı çokça zikredenler sabah vakti girmezden önce bilhassa tekbiri ve tehlili çok yapsınlar, sonra buradan da topluca hareket etsinler. Çünkü eskiden beri herkes buradan hareket ederdi, Cenabı Hak ‘’Bakara Suresinin 199. Ayeti Kerimesin de’’ insanların toplu olarak sökün ettiği yerden siz de sökün edin. Eski yaptıklarınızdan yüce Allah’a af dileyin Yüce Allah (C.C) bağışlar ve merhamet eder. Evet, kıymetliler, işte İbni Abbas’tan bu hadisi şerif’i bu ayetle ilgili durumu izahat ettiğini görmekteyiz. Yine İbni Müseyyeb anlatıyor; Bu da başka bir hadisi şerif Süheyp (R.A) Hazretleri muhacir olarak Mekke’den yola çıktı, Kureyş ‘ten bazıları onu takibe başladılar putperestler. Bunun üzerine o da devesinden inerek sadağın da ne kadar ok varsa hepsini çıkardı, takipçilere o putperest müşriklere Allah’a kasem olsun oklarımın hepsini atıncaya kadar bana yetişemezsiniz sonra elim de durdukça kılıcımı kullanacağım. Eğer dilerseniz size Mekke’de toprağa gömdüğüm malın yerini söyleyeyim.

 

Dakika 5:13

 

Mukabilin de siz de beni serbest bırakın, yoluma devam edeyim dedi. Takipçiler teklifini kabul ettiler oda sağ salim yoluna devam etti. Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın yanına varınca şu ayeti kerime nazil oldu; insanlardan öyle kimse de vardır ki Allah’ın rızasını isteyerek nefsini satın alır. ‘’Bakara Suresi Ayeti Kerime 207’’ Peygamber (A.S.V) Ebu Yahya’nın alışverişi karlı oldu der ve ayeti tilavet buyurur. Evet, kıymetliler, işte görüyorsunuz malını mülkünü evini yurdunu neyi varsa bırakıyor La İlahe İllallah Muhammedurresulullah diyerek İslam’ın yaşanmayan yerinden İslam’ı yaşamak için Allah ve Resulüne hicret ediyor, Peygamberimizin yanına gelince de bu ayeti kerime nazil oluyor. İşte görüyorsunuz her şeyini verip de dinini imanını alan Müslümanlara bakın Muhacirler bunlar işte. Bunlar dinlerini imanlarını alırlar dünyalık neyleri verse bıraktılar putperestlerin yurdun da, ama sonra ne oldu İslam orduları oraları da fetih eyledi, putlardan temizledi senin yapacağın şey iyi bir Müslüman olmak, Allah’a bağlan Peygamberine tabi ol, İslam şeriatını iyi öğren, iyi yaşa bizden söylemesi. Evet, esbabı nüzul işte bu ayette bu zatı muhteremin durumu ile ilgili nazil oldu. Evet, Müslümanlar bugün abdest almaya erinen, namazı orucu ve diğer ibadetlerini cayır, cayır terk edenlerin halini bir düşünün. Evet, kıymetliler Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ın vefatından sonra 7 yaşındaki oğlan ve kız çocuklarının, oğlan ve kız kardeşlerin yataklarını ayırın Müslimin şartı üzerine, keza Dare Kutni’nin de tahricin de yatak ayırma yaşı olarak, yatak ayırma yaşı olarak 7 yaş zikredilmiştir. Namazın terki halin de tedip edilme yaşı olan 10. Yaşta tevessül edilmesi emredilmektedir. Alliyyül Kari 7 yaşın da yataktan uzaklaştırılır. Evet, yani annesinin kız kardeşinin ve diğerlerinin yatağından zira bu yaş onun kadın veya diğerlerini temyiz yaşıdır. Temyiz yaşı ise 10 yaş değil 7 yaştır, Nevevi erkeğin erkekle kadının kadınla aynı yatakta yatmalarının asla caiz olmayacağını da hükmeder, her birisi yatağın birer kenarın da olsa bile. Evet, kıymetliler, Hz. Ali’nin bir kadının 7 yaşına basmış olan kızıyla bile mübaşereti zinadan bir şubedir dediğine dair rivayetlere rastlanmaktadır.

 

Dakika 10:40

 

Yatak ve hatta odalarıyla ayrılması meselesine ehemmiyet veren günümüz terbiyecileri, cinsiyet duygusunu çocukta doğumla başlatan Froytçu terakki’nin bir sonucu olarak ortaya atılmışsa kanaatimizce fazla bir diğeri de yoktur. Karı koca hayatına ait bilgiler buluğa yaklaşma sıraların da verilmesi daha uygun olmaktadır. Evet, kıymetli efendiler, işte yüce İslâm her tedbiri aldığını görmekteyiz. Ümmü Seleme annemizden rivayet edilen hadisi şerif’te sevgili Peygamberimiz anlatıyor; buyurdular ki (A.S.V) kadınlarınız çocuk yetiştirdiğiniz tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi gelin ayeti ile ilgili olarak şöyle buyurdu, tek yoldan ki o da çocuk yoludur olmak kaydıyla dilediğiniz şekil de temas kurun Tirmizi hadisi şerifin de böyle rivayet edildiğini görüyoruz. Bu da bu ayeti kerime ile ilgilidir. Evet, kıymetliler yetim rüştüne erinceye kadar onun malına o en güzel olanından başka bir suretle yaklaşmayın, keza yetimlerin mallarını haksız ve haram olarak yiyenler karınlarına ancak bir ateş yemiş olurlar. Onlar çılgın bir ateşe gireceklerdir. Evet, kıymetliler işte görüyorsunuz batıl yollarla kimsenin hakkı yenmeyeceği açık açık anlatılmaktadır ve kadın erkek aile durumu da yüce İslam’da çok önemli bir müessesedir. Bu müesseseyi gayet sağlam esaslara oturtturmak için bir defa küfü denklik aranmalıdır. Müslüman Müslümanla evlenmelidir ama iki tarafta İslam’ı bilmelidir. İman kalplere yerleşmelidir, Allah’ın emrin de kul olarak Allah’ın emrine teslim olarak Peygambere tabii olarak evlilik İslam’daki evlilik kurallarını bilerek evlenmelidir veyahut da birisinin bu konu da öbürüne yardımcı olacak kadar olgunluk çağın da olmalıdır. Evet, kıymetliler bugün ailelerde huzurun olmamasını sebebine bakarsanız cinsi birleşmenin dışın da fiziki görüntünün dışın da bir İslam bilgisine fazla sahip olmadıklarını görmekteyiz. Hatta İslam inancı bile aranıp aranmadığı yani şüpheli bir duruma gelmiştir.

 

Dakika 15:25

 

İşte malı olacak, mülkü olacak arabası olacak evi olacak iş olacak bunlardan hepsinden daha önemli imanı ve İslam’ı olacak ahlakı olacak, aç satan birini gördünüz mü bu dünya da açlıktan ölen kimseyi gördünüz mü? Rızıklar sen görevini yap rızkın Allah’a ait sen çalış. Yalnız dinli imanlı olmadıkça hiç kimsenin dünya da ukbada ferdi ailevi içtimaı huzur olma şansı yoktur. Din imandır kişiyi mutlu eden güven ortamın da kişinin mutlu yaşamasının teminatı dini imanıdır. Onun için dünya çok afaki şeylerle uğraşmaktadır. Enfüsi âleminden haberi yoktur, enfüsi âlemini İslam ile doldur. Afaki âlemine de İslam ile hazırlığını yap, cinsi bilgi konusunda da evliler de kadınlarınız tarlalarınızdır tarlalarınıza nasıl isterseniz öyle ekin öyle varın. ‘’Bakara Suresi 223. Ayeti Kerimesin de’’ Hz. Enes (R.A) rivayetine göre Ümmü Süleym bir gün Hz Peygamber Aleyhisselatu Vesselama gelerek Ya Resulallah (A.S.V) kadın rüyasın da erkeğin rüya da gördüğünü görünce gusül icap eder mi? Diye sorar. Orada hazır olan Hz. Ayşe Ey Ümmü Süleym kadınları rezil ettin, Allah canını almasın der bunun üzerine Hz Peygamber (A.S.V) Hz Aişe’ye hayır kadınları rezil eden sensin, Allah senin canını almasın. Evet, Ey Ümmü Süleym gusül etmesi gerekir. Eğer bunu görürse der hadisin Bezzar da gelen bir veçhin de Ey Ayşe bırak onu zira Ensar kadınları fıkıhtan sual ediyorlar buyurmuştur Peygamberimiz. Yani kişi dinini ister kadın ister erkek dinini öğrenmek için her şeyi sorabilir, bakın Hz. Aişe annemizi Peygamberimiz azarladı. Bırak onu dinini öğrensin sorusunu sorsun dedi. Evet dinini öğrenmek için sahte sofuluğa gerek yok, dinini öğrenmek için bir defa elinden gelen gayreti göster, dini öğrenme konusun da utanmak da yoktur dinini öğren. Kinayeli izahını kadıncağız anlamayınca Hz. Ayşe bir köşeye çekerek anlayacağı şekilde açık olarak izah eder, Peygamber okulun da iyi okuyan Hz. Aişe annemiz ondan sonra kadınlarla ilgili bilgileri o kadar çok bilgi verdi ki kadınlarla ilgili fıkıh ilmini kadınlara Aişe annemiz öğretmiştir. Peygamberimizin okulunda da iyi okumuştur.

 

Dakika 20:03

 

Cenabı Hak ‘’Ahzap Suresi 53. Ayeti Kerime de’’ (وَاللَّهُ لَا يَسْتَحْيِي مِنَ الْحَقِّ) buyuruyor. Allah gerçeği açıklamaktan vazgeçmez, çekinmez kadınlara dübüründen temas etmeyin temas yeri kadının kendi kadınlık organı organıdır, başka yoldan temas edilmez. O zaman ortaya Lutilik çıkar ki melun bir kavmin Allah tepesine taş yağdıran bir milletin yaptığı o pis hareket ki Lutilik deniyor buna, onun için lutiler gibi kadına arka tarafından yaklaşmayın ve arka taraftan yaklaşanlar lutilerdir. Allah onların altını üstüne çevirmiş, tepelerine taş yağdırmıştır.  Evet, önden veya peşten de olsa kadınlık organının dışın da bir birleşim asla olamaz. Hz Aişe bu durumu Ensar kadınları ne iyi kadınlardır, onların dini öğrenmelerine hayâ mani olmamıştır diyerek takdir eder, bakın sonuçta takdirler başladı. Yine Rifa’dan boşanan hanım Abdurrahman İbni Zübeyir ile evlenir, fakat ikinci kocasının cinsi yetersizliğini açık bir şekil de tasvir ederek eski kocasına dönmek hususun da Peygamber (A.S.V)’den izin ister. Bakın herhalde sen Rifaa geri dönmek istiyorsun, hayır sen onun balcığından, o da senin balcığından tatmadıkça eski kocana gidemezsin buyurdu Peygamberimiz. Çünkü önceki kocası onu boşamıştı. Başkasıyla da evlenmişti şimdi sonraki kocasından memnun olmadığını söylüyor, sonraki kocası da boşarsa iddetinden sonra eski kocasına gidebilir ama bak ne dedi Peygamberimiz herhalde sen Rifaa geri gitmek istiyorsun hayır sen onun balcığından o da senin balcığından tatmadıkça gidemezsin. Yani önceki kocası boşayınca bütün ortadan talaklar kaybolunca 3 talak üzere boşanmış olan bir kadın bir eski kocasına gitmek için illa biriyle evlenmesi gerekir. Evlendikten sonra boşarsa sonraki koca, eski kocaya o zaman dönebilir. O da nedir cinsi birleşim şartıyla illaki sonraki koca ile evlendiği zaman illa cinsi birleşim olmadan bir defa bu ceza yerine gelmiş olmuyor eski kocasına dönmüyor. Müslimi şerif’te tahriç edilmiş olan Ömer İbni Ebi Seleme’nin rivayetidir ki o da der Hz. Peygamber (A.S.V)’e oruçlu olan kimse hanımını öpebilir mi? Diye sordum. Hz Peygamber (A.S.V) zevcesi Ümmü Seleme’yi işaret ederek buna sor dedi? Ümmü Seleme Hz. Peygamber (A.S.V)’in yaptığını haber verince Ya Resulallah (A.S.V) senin yapman da bir beis yok, Zira Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti dedim. Hz. Peygamber (A.S.V) hayır Allah’a kasem ederim ki memnu olanı yapma da Allah’tan en çok korkanınız benim dedi.

 

Dakika 25:33

 

Yani ben hanımımı diyor öpmüşsem orada bir harama günaha girmemek kaydıyla orucu bozmamak, şehvete gitmemek kaydıyla sadece sevgi şehvetsiz sevgi o imandan gelen kalpten ruhtan gelen Allah için bir sevgi ile şehvetsiz olarak öpebilirsen Peygamber de bunların hepsi var o insanı kâmil, eşrefi de mahlûkat o zaman hanımına kendi nefsine güvenin varsa öpebilirsin yoksa tedbirli olman gerekir. Hayızlı kadına arka uzvundan temas eden, kâhine giden, cincilere Arraflar falcılara kâhinlere giden, Muhammed’e ineni inzal edileni yani yüce İslam’ı Kur’an’ı inkâr etmiştir buyurdu Peygamberimiz. Hanımıyla arka uzvundan cima edenin yüzüne Allah bakmaz, hanımına arka uzvundan temas eden melundur gibi pek çok hadisi şerifler vardır. Evet, kıymetliler, işte konular birbirini açıklamaktadır, yine Peygamber efendimizden gelen haberler de hayızdan temizleninceye kadar kadınlara yaklaşmayın, temizlendikleri vakitte Allah’ın size emrettiği yoldan onlara gelin. ‘’Bakara Suresi Ayeti Kerime 222’’ Kadınlarınız tarlanızdır tarlanıza nasıl isterseniz öyle istediğiniz cihetten gelin mealindeki ayeti kerimeyi iyi anlamanız gerekiyor. Hz Ayşe’nin ben senin annenim sen de benim oğlumsun sor demesi üzerine kadın hayız halin de iken kocasına helal olan nedir? Diye sordu. Hz. Ayşe cima hariç her çeşit mübaşeret cevazını verir. Nevevi’nin şu sözleri şayanı da dikkattir. Hakkı öğrenme meselesin de hayâ etmek dinin talep ettiği hakiki hayâ değildir. Yani dinini öğrenmek için adam utanıyorum falan filan bir sürü özür cızır gösteriyor. Bunlar özür de değil hayâ da değil dinini öğren, zira hayânın tamam mı hayırdır hayâ hayırdan başka bir şey getirmez. Dini bilgilendiren ve fakat utandırıcı meseleler de sualden vazgeçmek hayır değil şerdir. Öyle ise şer getiren şey nasıl hayâ olabilir, yani dinini öğrenme cahil kal ben utanıyorum da bu şerdir diyor, dinini öğren hayır dinini öğrenmektedir diyor, cinsiyet mühim bir yer tutmaktadır ihmal edilemez.

 

Dakika 30:01

 

Kadın erkek her ikisini birden ilgilendirir. Evet, kıymetliler cinsi meselelerle ilgili utanma sebebiyle ihmal caiz değildir. Ancak hayâ perdesini yırtıp müstehcenlik havasına bürünmek de uygun değildir, bunun bir adabı muaşereti vardır, kıza ve gerek oğlana cinsi bilgilerin verilmesi gerekir evlenmeden önce, evliliğe hazırlamak lazım kızını da oğlunu da, cinsi güç insanlara beşer neslinin devamını sağlamak gibi mühim bir gaye için verilmiştir cinsiyet cinsi güç. İnsan zayıf yaratılmıştır ‘’Nisa Suresi Ayeti Kerime 28’’ İbni Abbas Hazretleri (R.A) insan zayıf yaratılmıştır cimanın terkine tahammül edemez demiştir. Veki de kadınların yanın da aklı gider hükmünü vermiştir, Suyuti insan erkek kadın hususun da olduğu kadar bir başka hususta asla zaafa düşmez demiştir. Evet, erkekler için ve kadınlar için de en zaaf tarafları nefsani konulardır. Rabbi takatimiz fevkin de yük tahmin etme ayetiyle ‘’Bakara Suresi’’ Cenabı Hak şehvet galebesi kast edildiğini ileri sürmüştür. İbni Müceyhde kişinin nefsani şehvete galeyanı şehvete, galeyana gelince aklının üçte birini gider demiştir. Hz. Peygamber (A.S.V) kim sakalları ve bacakları arasın da bulunanlar hususun da bana garanti verirse ben de ona cennet hususun da garanti veririm. İnsanları en ziyade ateşe atan şey ağızları dilleri ve nefisleri yani ferçleridir buyurmuşlardır. Eğer kişi eline diline beline yani nefsine hâkim olabilirse ben de cenneti ona garanti ederim diye buna işaret etmiş Peygamberimiz. Fercin de bir emanet olduğu ifade edildikten sonra emanette emin olmayanın imanı yoktur denmek suretiyle zina ve livata hususundaki şiddetli tezliyeler, cezalar da bu emanete ihanetin büyüklüğünü göstermektedir. Evet, İnsanlar kendi nefsine hâkim olmak gerekir, çünkü sana verilen o erkeklik organı da kadınlık organı da bir emanettir, emaneti haram yolda kullanamazsın emanete ihanet edemezsin, ihanet ettiği zaman cezanın en büyüğüne çarptırılıyorsun. Çünkü zinanın cezası çok ağır olduğunu biliyorsunuz, bunun garantili yolu evlenmektir. Evet, meşru yollardan nefsini tatmin etmektir. ‘’Müminun Suresinin 5 ve 7. Ayeti kerimelerin de’’ nikâhlı zevcelerle tehdit etmiş meşru nikâh çare meşhur nikâhtır evlenmektir.

 

Dakika 35:14

 

Buluğ çağına giren gençlerin vakit geçirilmeden evlendirilmesini tavsiye ediyor Yüce dinimiz. Peygamberimizden Hz. Ali bakın şunları rivayet ediyor; Ey Ali Peygamberimiz buyuruyor üç şey vardır onları geciktirme tehir etme, bir vakti girince namazını geciktirme, 2 hazır olunca cenazeyi yerine yerleştir geciktirme, dengini bulunca kocasız kadın kız kimin bir çocuğu olursa güzel bir isim koysun ve en iyi şekil de terbiye etsin. Buluğa erince de derhal evlendirsin, buluğa erdiği halde evlendirmez ve delikanlı da bir günah işleyecek olursa bundan hâsıl olacak günah babaya da terettüp eder. Başka bir rivayette İncil’de yazılıdır ki kızı 12 yaşına bastığı halde evlendirmez ve o da bir günah işlerse şeklindedir, size dini ve ahlakı hoşunuza giden bir erkek müracaat edecek olursa derhal evlendirin kızınızı verin. Aksi halde yeryüzün de fitne ve çok şümullü bir fesat çıkar. Said İbni Mensurun bir tarihçidir ki Ebu Müslim El Halvani kendi kabile halkına şöyle seslenir; ey halvanlılar, kadınlarınızı ve dullarınızı evlendirin zira şehvetin ayaklanması mühim hadisedir. Onun için daima hazırlıklı olun bilin ki şehvetin kulağı, kulağı yoktur diye nasihat vermiştir. Yine sevgili Peygamberimizin (A.S.V) bu hususta sadece ebeveyne değil bizzat bekâr gençlere de hitap ederek söyle buyurur; ey gençler hanginiz cimaya veya evlenmek külfetine muktedir ise derhal evlensin. Zira bu gözü haramdan korumayı daha çok mümkün kılar, fecrin iffetini muhafaza eder böyle buyurur. En şerlileriniz bekâr olanlarınızdır buyurur. Yani hem şehvetine hâkim olamıyor hem evlenmiyor evlenme imkânı da var, bunlara da en şerli bekârlar olarak nitelendirmiştir, gücü evlenmeye yetmeyenler de oruç tutsunlar buyurmuştur. Evladını evlendirmeyi babalık vazifelerinden biri olarak zikretmesi, bunun önemini ortaya koymaktadır. 12 ukiye miktarda gümüş takdir etmiş daha fazlasını ne vermiş ne de talep etmiştir, öte yandan bir çift ayakkabı Kuran-ı Kerim’den bir sure öğretilmesi, beş dirheme tekabül eden nevat altın, demirden bir yüzük ve karşılığın da evlenenlere evlenmelere de cevaz vermek suretiyle evliliği kolaylaştırmaya çalışmıştır Peygamber efendimiz.

 

Dakika 40:04

 

Evlenecek kimselere kolaylık gösterilmesini emretmiştir. Şefaatin yani yardımın aracı olmanın en eftali evlenmeleri için iki kişi arasın da yapacağı şefaattir yani yardımcı olmaktır, sevişenler için nikâh kadar uygun bir şey yoktur, derhal nikâhlanın evlenin buyurmuşlardır. Sünnet şehvetin kulağı yoktur, yani şehveti galeyana gelen kişinin ne gözü görür ne kulağı duyar, azmandı bir hayvana döner, doktor kimseyi Amerika’da yaptığı incelemeler sonun da Amerikalıların 30 yaşına varmamış olan erkeklerin  %86 sının, kadınların %43 ünün evlilik öncesi cinsi münasebette bulunduğunu tespit etmiştir. Yine rapora göre erkeklerden %97’si kanunların yasak ettiği faaliyetlere tevessül etmiş, yüzde 70 fahişeler ile ilgili onlarla ilgi kurmuş yüzde 70’i, yüzde 40’ı evli erkek hanımını aldatmış, erkeklerin %37’si kadınların yüzde 19’u homoseksüel maceralara atılmış, çiftlikler de çalışan her 6 işçiden biri hayvanlarla temas kurmuştur. Dünya işte Amerika’daki batağa bakın Amerika bir batak içindedir ve dünya da böyle batılılar da böyledir. İslam âlemi de zayıflamıştır niye İslami kuralların uygulanmaması yüzünden İslam âleminde de yabancıya özenti yabancıyı taklit ve ahlakın çürümesi ortaya çıkmıştır. Tek çıkar yol izdivaç kabul edilen Amerika’da evlenmeye devlet ve kilisenin işbirliğiyle resmi izin 5 gün de istihsal edilebilecek gece ve gündüz de başvurulabilecek derece de kolaylaştırılmıştır evlenmeler ama ahlak inanç namus haysiyet şeref sen bunlar olmadan ne yaparsan yap rezil rezilliğini yapar. Önce iman ve İslam haysiyet ve şeref namus bunlar kişiye iyice aşılanmalıdır. Bekâr kalma konusun da Peygamberimiz (A.S.V) dul olarak Allah’a kavuşma gibi tavsiyeler de inzimam edince ashab bekâr olarak ölmekten şiddetle kaçınmıştır. Hz Ömer’in 3 gün sonra öleceğimi de bilsem bekâr gitmektense evlenmeyi tercih ederim dediği rivayet olunur. Yine Suyuti Kuran-ı Kerim’de geçen ancak Müslümanlar olarak ölün, ‘’Ali İmran Suresi 102. Ayeti Kerimesin de’’ ancak evli olduğunuz halde ölün, zira sizler o vakit kâmil olursunuz manasını vermiştir Suyuti. Suyuti büyük bir âlimdir, bu mananın da o ayetin şümulün de olduğu açıktır. Çünkü ayetlerin şumülü geniştir.

 

Dakika 45:04

 

Tatmin de Tacil Hz. Peygamber (A.S.V) sizden biri hanımına arzu duyarsa hanımının acil bir meşguliyeti bile olsa ona gitsin, hacetini görsün, bir başka rivayette sizden biriniz güzel bir kadın görür de hoşuna giderse derhal ehline kendi hanımına gitsin. Zira uzuvların hepsi birdir ehlindeki öbüründekinden, öbüründekinin aynısıdır hatta helal olandadır hayır helaldedir. Müslim’deki rivayet aynen şöyledir; Hz Cabir’in anlattığına göre Hz. Peygamber (A.S.V) bir kadın görmüştü ki zevcesi Hz. Zeynep’e geldi, Zeynep bu sıra da bir deri işlemekle meşguldü. Hz. Peygamber (A.S.V) ihtiyacını gördükten sonra ashabına gelerek bilin ki kadın şeytan suretin de gelir ve şeytan suretin de gider, sizden biriniz bir kadın görünce zevcesine yani kendi hanımına hemen gelsin, bu için de doğmuş olanı giderir der, işte ihtiyacı helal ile helalinle gider prensibine bağlı kal. Sevgili Peygamberimiz (A.S.V) erkek hanımını yatağa çağırdığı zaman, kadın gelmekten imtina ederse sabaha kadar melekler o kadına lanet okur. Kadının nafile oruç için kocasından izin alma zarureti de bu maksatla konmuştur. Kadının eğer bir mazereti yoksa hasta değilse, herhangi bir engel yoksa kocasının çağrısına uymalı, kocasının isteğini yerine getirmelidir, kadın da böyledir kadının isteğini de kocası yerine getirmelidir, daha önce Ebu Derda (R.A) Hazretleri ile ilgili olarak zikredilen hadisi şerif’te geçen senin ehline karşı da vazifelerin var. Yani ben bütün gece ibadet ederim. Bütün gün oruç tutarım diyenlere Peygamberimiz ne demiştir; hanımının sen de hakkı var hakkını ver demiştir, bütün geceyi ibadetle geçireceğim diye diğer hak sahiplerinin hakkını vermezsen o ibadet gerçek ibadet olmaz, hak sahiplerinin hakkını vererek ibadetini yap, oruçta böyle, bütün günler oruç tutulmaz bazen tut bazen iftar eyle. İşte o zaman ne olacaktır hak sahiplerinin hakkını vermiş olunca ibadetler gerçek ibadet olur. Evet, bu konular daha önce işlendiği için burada biraz kısa geçmekteyiz. Cenabı Hak görevini yerli yerince yapan sağlık afiyet içerisin de Allah’ın rızasından başka gayesi olmayan iki cihan da mutlu olan ailesini de mutlu etmeye çalışan kullarından eylesin.

 

Dakika 49:36

 

(Visited 109 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}