HadısŞerifKülliyatı 63-01

63- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 63

63 Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 63

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain euzü bi kelimatillahittammati min şerri ma haleka ve zerea ve berea, rabbi euzu bike min hemezatişşeyatiyn ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Sevgili ve muhterem izleyenler; hadisi şerifler külliyatından keşif notları vermeye devam ediyoruz. Konumuz yine esbabı nüzuldür. İbnü Mesud (R.A) Hazretleri anlatıyor; beş ayet vardı ki onları bütün dünya ve içindekilerle değişmem. Bunlar şunlardır ‘’Nisa Suresinin 4. 31. 64. ve yine 18. yine 110. Ayeti Kerimeleridirler’’ Şimdi sizlere 31. ayetin meallerini vererek devam edelim; size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz buyuruyor Cenabı Hak. ‘’Nisa 31’’ Evet büyük günahlardan insanlar kaçındığı zaman görüyorsunuz kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz buyurdular. Yine ‘’Nisa Suresinin 4. Ayeti Kerimesin de’’ yüce Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat arttırır ve yapana büyük ecir verir. Biz her Peygamberi ancak Allah’ın izniyle itaat olunması için gönderdik, onlar kendilerine yazık ettiklerin de sana gelip yüce Allah’tan mağfiret dileseler ve Peygamberden onlara mağfiret dileseydi yüce Allah’ın tövbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi. Bu da ‘’Nisa Suresi 6o. 64. Ayeti Kerime’’ Yine Cenabı Hak Allah kendisine ortak koşmayı elbette mağfiret etmez bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar yüce Allah’a ortak koşan kimse şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur. ‘’Nisa Suresi 18. Ayeti Kerime’’ Kim kötülük işler veya kendine yazık ederde sonra Allah’tan bağışlanma dilerse tövbe istiğfar ederse Allah’ın mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur. Bu da ‘’Nisa Suresinin 110. Ayeti Kerimesidir’’ Rezin bunları tahriç ettiğini görüyoruz. Evet, kıymetliler; Ümmü Seleme annemizden gelen haber de (R.A) validemiz şöyle anlatıyor;

 

5:07

 

Ey Allah’ın Resulü dedim erkekler cihada çıkıyorlar, kadınlar cihat yapmıyor, biz kadınlara mirastan da yarım veriliyor. Bunun üzerine Rab Teâlâ şu ayeti kerimeyi inzal buyurdu; yüce Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Yüce Allah’tan bol nimet isteyin, doğrusu yüce Allah her şeyi bilir. Mücahit şöyle der; Cenabı Hak şu ayeti de Ümmü Seleme hakkın da inzal buyurdu. Doğrusu erkek ve kadın Müslümanlar erkek ve kadın Müminler, boyun eğen erkek ve kadınlar, doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkek ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, yüce Allah’ı çok anan erkekler ve kadınlar, işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır buyurdu Cenabı Hak. ‘’Ahzap Suresi 35. Ayeti Kerime’’ bu da, bir önceki de ‘’Nisa Suresi 32. Ayeti Kerime idi’’ Evet, kıymetliler; Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin diye tavsiye ediyor. İbnü Abbas (R.A) bu ayeti şöyle açıklığa kavuşturduğunu görüyoruz, kişinin falan falanın malı ve ehli ben de olsa idi diye temenni de bulunmasın, böyle temenni de bulunmasını Allah yasaklamıştır. Öyle deyinceye kadar ne arzu ediyorsa Allah’ın fazlından istesin, Hasani Basri (Kuddise Sırruhu) İbni Sirin, Ata ve Dahhak gibi diğer büyükler de ayeti böyle anlamışlardır. Falanca kinin falancanın elindekine göz dikme, yalnız Allah’tan iste bunun kısa özeti bu, İbnü Abbas Hazretlerinin ve diğerlerinin de adı geçenlerin de değindikleri gibi. Yaratılıştan gelen fıtri hususiyetler tabii faziletler üstünlükler olduğu söylenebilir. Erkeğin cihat yapma yönü kadının şefkat yönü gibi, Mücahidin de yukarıda kaydedilen sözü muhtasardır. Evet, kıymetli efendiler; çünkü ben bir kadın dese ki ben de erkek olaydım bu yanlıştır, bir erkek dese ki ben kadın olsaydım bu da yanlıştır. Yüce Allah seni kadın yarattı ise kadınlığını bil, erkek yarattı ise erkekliğini bil. Kadının o zaman seni yaratılışa razı olmuyorsun, razı olmadığın zaman yaratana karşı koymuş oluyorsun farkında olursun olmazsın buna dikkat et. Mademki sen erkek yaratılmışsın iyi bir Müslüman erkek ol, mademki sen de kadın yaratılmışsın iyi bir Müslüman kadın ol. Yüce Allah’ın işine karışma, kendi görevini iyi bil.

 

Dakika 10:24

 

Ne istersen Allah’tan iste kulunun elindekine göz dikme. Evet, sevgili dostlarımız; işte gerçekleri yüce Allah ve şanlı Peygamber bizlere ne yapıyor duyuruyor. İnsanı insanı kâmil yapmak için işte neler, neler şu İslami ilimleri baştan sona bir insanoğlu yeteri kadar tahsil edebilse. Yine Hz. Enes (R.A) Hazretlerinden gelen haber de; Allah’u Teâlâ (C.C) şüphesiz zerre kadar haksızlık etmez zerre kadar iyilik olsa onu kat kat artırır ve yapana büyük ecir verir. Ayeti ile ilgili olarak sevgili Peygamberimiz (A.S.V) söyle dediğini rivayet etti, Allah hiçbir Mümine yaptığı tek hayrın bile karşılığını ihmal etmek suretiyle zulüm de bulunmaz. Yaptığı her hasenenin karşılığı hem dünyada hem de ahirette kendisine verilir. Kâfir ise yaptığı hayır sebebiyle dünya da öylesine yedirilir ki ahirete varınca karşılığı verilecek tek hayrı kalmaz. Yani gâvura dünya da veriliyor, veriliyor, veriliyor ama ahirette hiçbir nasibi yoktur. Çünkü gâvurun nasibi ahirette cehennemdir, başka türlü dünya da ise ne çalıştıysa karşılığını dünya da gâvur almıştır. Hem de öylesine diyor dünya da gâvura öyle şeyler yedirilir ki ahirete varınca karşılığı verilecek tek hayrı kalmaz. Yani gâvurun bütün kazancının karşılığı dünya da verilir. Ahirette nasibi yoktur ama Müslüman çok mu çok şanslıdır. Hem dünya da alır karşılığını yaptığı güzel hayırların, hem de öbür âlem de cenneti alayı Cenabı Hak imanı ve Ameli Salih’i vesilesiyle ona cennetini de veriyor. Doğrusu inkâr edip inkârcı olarak ölenlerin hiçbirinden yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile bu kabul edilmeyecektir. İşte elem verici azap onlaradır. ‘’Ali İmran Suresi Ayeti Kerime 91’’ görüyorsunuz gâvurun hiçbir şeyi de kabul edilmiyor. İnkâr edip inkârcı olarak ölenlerin hiçbirinden yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile bu kabul edilmeyecektir, işte elem verici azap onlaradır. ‘’Ali İmran Suresi 91’’ Kim bir hayır yaparsa ona on katı verilir.

 

Dakika 15:02

 

Bu Müslümanlar için büyük bir müjdedir en az. ‘’Enam Suresi 60- 160. Ayeti Kerime’’ Kadir suresin de belirtildiği üzere bir hayrın 30000 veya daha fazla misliyle katlandığı da müjdelenmektedir. Çünkü bir gecelik güzel amelin karşılığını Kadir gecesin de 1000 aydan daha fazla hayırlı mükâfat veriliyor. Hakikate inanmak vaciptir, bu bir hakikattir. Değil inkâr tereddüt bile caiz değildir, yani bir şeyi Kuran-ı Kerim, sahih sünnet bildiriyor ise bu bir hakikattir bu hakikate inanmak vaciptir. Yani inkâr edemediğin gibi tereddüt şüphe bile caiz değildir. Ne Kuran-ı Kerim hakkın da, ne de sahih sünnet hakkın da şüphe bile caiz değil, imanın gümbür, gümbür yok olur gider imanın varsa, inkâr ile şüphe ile iman kalmaz bizden hatırlatması. Evet, kıymetli dostlarımız; İmamı Malike ulaştığına göre Hz. Ali (R.A) karı kocanın arasının açılmasından endişelenirseniz erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin, bunlar düzeltmek isterlerse yüce Allah onların aralarını buldurur. ‘’Nisa Suresi ayeti kerime 35’’ bu ayeti kerime de temas edilen 2 hakem hakkın da karı kocanın ayrılma veya birleşme kararları bu iki hakemin vereceği hükme kalmıştır diye beyan da bulunmuştur. Bu da Muvatta da zikredilmiştir, İmamı Malikin buradan anladığı bu ayeti kerimeden hüküm budur. Yine Hasan’ı Basri ve Ebu Hanife Hazretleri hakemler birleştirmeye memurdur ayırmaya değil demişlerdir. Yine Ebu Hürre erRakkaşi Hazretleri (R.A) bakın naklen Hz. Peygamber (A.S.V) bunu Ebu Hürre erRakkaşi amcasından naklediyor. Sevgili Peygamberimiz (A.S.V) şerlerinden serkeşliklerinden yıldığınız kadınlara gelince, onlara evvela öğüt verin nasihat edin, bilmediklerini öğretmeye çalışan, vazgeçmezlerse kendilerini yatakların da yalnız bırakın. ‘’Nisa Suresi Ayeti Kerime 34’’ bu ayeti kerime hakkın da şunu söylemiştir; kadınların serkeşlik etmelerinden yılarsanız yatakta onları yalnız bırakın. Hammat merhum yatakta yalnız bırakmayı cinsi teması terk etmek olarak anlamıştır bunu da Ebu Davud rivayet etmektedir. Evet, kıymetliler; tatlılıkla nasihat etmek öğüt vermek kadına ilk yapılacak şeyler bunlardır.

 

Dakika 20:08

 

İlk yapacağını sonraya bırakırsan en sonraya en sonrakini de en başa alırsan, o yuvayı yıkmaya çalışırsın direği çelmeye çalışırsın aklını başına al. Cumhur çoğunluk beraber yaşamakla birlikte yanlarına girmemek diye anlarlar yatakta yalnız bırakmayı. Bu da yataklarının ayrılması ile gerçekleşir bazıları aynı yatakta yatar ancak sırtını çevirir, bazıları beraber yatar ancak cima da bulunmaz, bazıları cima da bulunur fakat konuşmaz demişlerdir, hatta bazı âlimler ibareden kadına sert konuşur manasını da çıkarmışlardır bu da nasihat kar etmediği zaman. Hammad İbnü Seleme’ye göre ayetteki yatak ayırmadan murat cimayı terk etmektir demiştir. Yaralamaksızın dövmek, yaralayıcı olmamak, başa ve hayati tehlike arz eden yerlere vurmamak gereklidir bu da son çarelerden biridir, âlimlerimizin çoğu tedibi dövmeler de üçten fazla vurmamak gerektiğini söylerler. İşte kıymetliler; âlimlerimiz konuları enine boyuna araştırmışlar. Yine Hz. Ali (Kerremallahu Veche) (R.A) Kuran-ı Kerim’de en çok sevdiğim ayeti kerime şudur; Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. ‘’Nisa Suresi Ayeti Kerime 48’’ bunu Tirmizi rivayet etmektedir ve Hz. Ali’den geliyor bu da. Evet, kıymetliler; Haricileri açık bir şekilde tekzip etmektedir, ulema demiştir ki yüce Allah (C.C) iman ve tövbe ile şirk günahını affedeceğini bildirdiğine göre tövbe ile şirkin altın da kalan bütün günahları affedecek demektir. Üstelik Allah’ın bu meşieti affı dilemesi tevhide inananlardan tövbe etmeyenler hakkındadır. Evet, kıymetliler; bu durum da tövbe etmeden büyük ve küçük bir günah işlemiş olarak ölen kimse, Allah’ın meşietine, dilemesine kalmıştır dilerse affedip fazlı ve rahmeti ile onu cennetine koyar. Dilerse azap edip azaptan sonra cennetine koyar. Evet, Ehlisünnet uleması daima güzel hükümleri güzel ortaya koymuşlar ve güzel izah etmişlerdir. İbnü Abbas (R.A) hazretleri anlatıyor; ey iman edenler Allah’a itaat edin Peygambere ve sizden buyruk sahibi Ulül Emir olanlara itaat edin. ‘’Nisa Suresi 59. Ayeti Kerime’’ Evet, yine Abdullah İbnü Huzâfe İbnü Kays İbnü Adiy Es Sehmi hakkın da Resulullah (A.S.V) onu bir seriyyeye gönderdiği esna da nazil oldu demişlerdir.

 

Dakika 25:07

 

Bu kumandan bakın ne yapıyor, ateş yaktırıyor insanları ateşe atılmaya emir veriyor, tabii ki ateşe biz ateşten kurtulmak için Müslüman olduk savaşa geldik, ateşe girmek için değil dediler ateşe girmediler. Kumandanın emrini orada şeriata İslam’a aykırı bir emir olduğu için girmediler ateşe, Peygamberimize olay getirildi anlatıldı, ateşe girseydiniz çıkamazdınız, itaat maruftadır buyurur Peygamberimiz, yani Allah’ın Peygamberin emrine uygunsa Ulül Emre itaat edilir, değilse Allah’a isyan edilen yer de mahlûka itaat yoktur. Bu vakıa üzerine ey iman edenler Allah’a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin, eğer bir şey de anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahiret gününe inanmışsanız o meseleyi Allah ve Resulüne havale edin, böyle yapmanız hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir. ‘’Nisa Suresi Ayet 59’’ işte görüyorsunuz Ulül Emir de Allah’u Teâlâ’nın kanun ve kuralların çiğneyecek şekil de emir veremez. Emir maruftadır dedi Peygamberimiz. Maruf nedir? Şeriatın ve aklıselimin doğru olarak gördüğü her şeydir. Evet, sevgili efendiler; yine bakın meseleyi çözmek, çözmek için kitap ve sünnete başvurun diye emretmektedir, mesela ihtilafa düştüğünüz bir anlaşmazlık çıktı aranız da bunu Allah’ın kitabına ve sünnete başvurun. Eğer ayeti bilmiyorsanız ayetleri sahih sünneti de bilmiyorsanız bilenlere başvurun. Kimler Ulül Emir’dir? Ebu Hureyre Hazretleri Radıyallahu Anh ’den yapılan sahih bir rivayete göre bunlar ümeradır yani idareciler devleti elin de tutanlar. Meymun İbnü Mahran ve başkalarından da bunu teyit eden rivayetler yapılmıştır. Cabir İbnü Abdillah Radıyallahu Anh ’den yapılan rivayete göre Ulül Emir ilim ve hayır ehli kimselerdir demiştir. Mücahit, Ata, Hasan-ül Basri ve Ebul Aliye’den yapılan rivayetlere göre Ulül Emir ile ulemadır demişlerdir. Mücahitten gelen daha sahih bir rivayet Ulül Emir’den maksat sahabedir demiştir. Bu tevili İkrime yapmıştır bu ayetin oldukça hususi bir tevili olmaktadır, bu da hususi bir tevili İkrime yapmıştır, ona göre bundan maksat Hz. Ebubekir Radıyallahu Anh ’dir demiştir. Bu haberlerin hepsi doğru Ebubekir halife iken tabii ki Ulül Emir odur devletinin başkanı, diğerleri de cahile itaat edecek değilsin, tabii ki ilim ehline, tabii ki idarecilerin meşru olan emirlerine itaat edeceksin bunların hepsi doğrudur.

 

Dakika 30:13

 

İmamı Şafii hazretleri bakın ne diyor; ümera der birinci tevili tercih ederek ümera der o da. Yine sevgili Peygamberimizden gelen haber de (A.S.V) şöyle buyurmuştur; kim emirime itaat ederse bana itaat etmiştir buyuruyor Peygamberimiz. Allah’ın emri ile emreden hükmü ile hükmeden emirler onların onlara itaat Peygambere itaat gibidir bakın Peygamberimizden geliyor bu haber, âlimler hükmünü umuma hamlederler. Evet, umuma bunu hamledince de her doğru ne yapar kabulü gerektirir. Ümeraya, ulemaya, sülehaya itaat etmek gerekli olabilir İslam anarşiyi kabul etmez. Aslın da bunların hepsini bura da topladığımız zaman ümeraya da, ulemaya da, sülehaya da itaat etmek gerekir. Çünkü bunlara birine itaat etmediğin zaman gerçeklere karşı koymuş olursun. Ulema doğru ilim sahibi ulemanın ilmi ya Kur’an’ı Kerim’dir, ya sahih sünnettir, icmadır, kıyastır gerçek ulema. Peki, ümera ise devletin idare teşkilatın da Allah’ın emri ile emretmek hükmü ile hükmetmek makamın da oldukları için onlara da itaat edilir. Sülaha da Salihlerdir, bunlar da insanlara doğru yolu gösterirler. Evet, sevgili dostlarımız; Cenabı Hak hakkı hak bilen, hak ve hakikate tabi olan, batılı batıl bilen batıla da karşı çıkmasını bilen için dışı iman ve imanın nuru ile nurun ala nur olan Müslümanlardan eylesin. Çünkü Allah’ın emrin de kul olmak kadar güzel ne olabilir. Allah’a kul ol Peygambere tabi ol, Peygambere inzal edildi yüce İslam, onun için Peygambere tabi olman gerekir. La ilahe illallah deyip de Muhammedurresulullah demeyenler bunlar Müslüman falan değillerdir bunu kulağına küpe et, çünkü o Peygamberi Allah gönderdi İslam’ı ona Allah inzal eyledi. Sen şimdi Allah diyeceksin Allah’ın ortaya koyduğu İslam’ı reddedeceksin ve onu Peygambere inzal eyledi İslam’ı Cenabı Hak Peygamberi kabul etmeyeceksin. Muhammedurresulullah demeyeceksin bunlar tamamen içi boş şeylerdir İslam’ın içini boşaltmaya çalışıyorlar. Gerçek La ilahe illallah diyen kişi Muhammedurresulullah demek zorundadır. Gerçek La ilahe illallah diyen kişi İslam’ın tümüne inanmak zorundadır, İslam’da hepsi Hz. Muhammed’e inzal edildiğine göre dünyaya İslam’ı tebliğ eden, onu yaşayan yerleştiren uygulayan ve dünya’yı da okutacak ekolleri onun temellerini atan Peygamber olduğuna göre sen Peygamberi devre dışı çıkarınca imansız geberir gidersin.

 

Dakika 35:14

 

Ve İslam’ı başkalarına batıl olan zihniyete eşitlemeye çalışıyorsun seni casus ve ajan, sen casus ve ajansın. Müslüman kılığın da gizli kâfirsin, bunu da kendin de bil dünya da bilsin, seni gidi Peygamber ve İslam düşmanı milleti kandırmaya çalışıyorsun, La ilahe illallah deyin cennete girersiniz o zaman İslam’ı yok sayıyorsun, Peygamberi yok sayıyorsun. Evet, bunun doğru yönü nedir? La ilahe illallah bunun içini doldurduğun zaman Muhammedurresulullah ortaya çıkar, Muhammedurresulullah dediğin zaman Muhammed’e inzal edilen İslam’ın tümü ortaya çıkar. İşte La ilahe illallah içi böyle doldurulur. Bir de bunların tamamını bu kalp tasdikten geçirecek bu dil ikrar edecek. Dilin ikrar etmezse yine Mümin değilsin. Kalbin tasdik etmezse yine Mümin, Müslüman değilsin, bunu da unutma. Casuslara ajanlara gizli misyonerlere İslam kılığı adı altın da bu casuslara dikkat et. Her koldan düşman çalışıyor, Ehlisünnet vel cemaatin İslam anlayışını iyi anla iyi dinle. Ehlisünnete savaş açan ehli bidatlara sakın taviz verme.

 

Dakika 37:28

 

(Visited 60 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}