HadısŞerifKülliyatı 65-01

65- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 65

65Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 65

 

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain euzü bikelimâtillahittammâti min gazabih ve elimi ikabih ve şerri ibadih ve minşerri hemezatişşeyatın ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Sevgili dostlarımız, hadisi şerifler külliyatından keşif notlarımız devam ediyor. Yine dersimiz esbabı nüzuldür ‘’Nisa Suresinin 97. Ayeti Kerimesi’’ ile ilgili Etbeut Tabiinden Muhammed İbni Abdurrahman anlatıyor; oda İbni Abbas Hazretlerinin verdiği haberi iletiyor. Bu ayeti kerime ki ‘’Nisa Suresinin 97. Ayeti Kerimesin de’’ Buhari’nin de rivayet ettiği bu haber de Cenabı Hak buyuruyor ayeti kerimenin mealin de; kendilerine yazık edenlerin canlarını melekler aldıkları zaman onlara ne yaptınız bakalım deyince biz yeryüzün de zavallı kimselerdik diyecekler. Melekler de yüce Allah’ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya? Cevabını verecekler. Onların varacakları yer cehennemdir orası ne kötü dönülecek yerdir, hicrete imkânı olup da hicret etmeyenler bu Mekke’nin fethinden önceki bir durumdur. Hakkın da bu ayeti kerimenin geldiğini orada mazereti olmadan hicrete imkânı olanlar için bu. Evet, kıymetliler, bunlar hicret etmek istemediler fakat Mekke’de kalabilmek için Müslümanlıklarını gizlediler, Bedir savaşı sırasın da müşrikler onları da savaşa katılmaya mecbur etti yani putperestlerin askeri oldular. Savaşta bir kısmı isabet alarak hayatını kaybetti. İşte ayeti kerime nazil oldu kendilerine yazık edenlerin canlarını melekler aldığı zaman diyen bu ayeti kerime nazil oldu. Gâvurun askeri olursan hicret etme şansın olup etmezsen Müslümanla ile savaşa Müslümana karşı da savaşırsan gâvur seni savaştırır gâvurun için de kaldığın zaman. O zaman da can verirken melekler sana böyle diyecekler canlarını alırken, insanlardan Allah’a inandık diyenler vardır ama Allah uğrun da bir ezaya uğratılınca insanların cezasını Allah’ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa andolsun ki doğrusu biz sizinle beraberdik derler. Yüce Allah herkesin kalbin de olanları en iyi bilen değil midir? ‘’Ankebut Suresi Ayeti Kerime 30’’ Müslümanlar bu ayeti de onlara yazdılar yani hicret etmeyenlere. Mekke’dekiler buna da çok üzülüp her çeşit hayırdan ümitlerini kestiler.

 

Dakika 5:08

 

Bunun üzerine şu ayeti kerime nazil oldu; Rabbin türlü eziyeti uğratıldıktan sonra hicret eden sonra Allah uğrun da savaşan ve sabreden kimselerden yanadır, Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder. Bu da ‘’Nahl Suresinin 110. Ayeti Kerimesi’’ Medine’dekiler tekrar onlara yazarak Allah sizin için kurtuluş imkânı göstermektedir dediler, onlar tekrar Mekke’den çıktılar müşrikler tekrar bunlara yolda yetiştiler, ancak bu sefer araların da cihat çıktı bir kısmı öldü bir kısmı kurtuldu. İşte durum böyle hicret öyle anlar gelir ki hicret etmezsen gâvur askeri olursun. İşte hicret etmeye zorladı Medine Müslümanları Mekke’de kalanlara defalarca bu ayetleri sırasıyla onlara yazdılar. İşte oradan hicret edebilenler ettiler savaşanlar, savaşabilen savaştı ölen öldü, kalan kaldı ama hicret etmeyenler imkân olup da onlar işte suçlu olan onlar. Yine İbni Abbas Hazretlerinden gelen haber de yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat bütün ihtiyat tedbirlerini alın. Bu da ‘’Nisa Suresi 102. Ayeti Kerime’’ Abdurrahman İbni Avf (R.A) hakkın da o yaralı iken nazil oldu demiştir İbni Abbas Hazretleri bunu da yine Buhari rivayet etmektedir. Ayeti kerime savaş sırasın da bile olsa namazın bırakılmaması için emir vermek, namazın Allah nezdin de ehemmiyetine dikkat çektikten sonra düşmana karşı tedbirin bu mühim kulluk vazifesini ifa esnasın da bile ihmal edilmemesini emretmesini emrettiğini görüyoruz. Burada vücup ifade eden bir emir üslubu ile emretmesi ayeti kerimeden ibret alınması gereken bir başka husustur. İbni Kesir’in kaydına göre düşman karşısın da namaz terk edilmez, ancak şartlara göre üç rekât, iki rekât, ima ile eda edebilecek tek rekât, buna da gücü yetmeyene tek secde ve hatta namaz niyeti ile Allahu ekber yeterlidir savaşın durumuna göre. Bu sonuncu görüşün Cabir İbni Abdullah, Abdullah İbni Ömer, Kââb İbni Ubey (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) gibi büyük sahabelerden geldiği belirtilir. İşte kıymetliler, yüce İslam’da Allah’ın her emri yücedir, hiçbir emri ihmale gelmez hele farzlar katiyen terk edilmez keyfi olarak. Zaruret savaştan daha büyük zaruret hali mi olur? Zaruret bakın savaş anında bile namaz hakkın da böyle dediler. Sen yan gel yat namazı terk et ondan sonra da Müslümanım de bunun hesabını Allah’a vereceksin.

 

Dakika 10:05

 

Yala İbni Ümeyye anlatıyor; Ömer İbnü’l Hattab (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) ona Ömer İbni Hattab’a ayet-i kerime de yeryüzün de sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz namazdan kısaltmanız da üzerinize bir vebal yoktur. ‘’Nisa Suresi 101. Ayeti Kerime’’ de böyle buyruluyor. Şimdi ise halk emniyet içerisin de buna rağmen sefer halin de niye namaz kasr ediliyor yani kısaltılıyor dört rekâtlı farzlar niye iki rekât kılınıyor? Diye sordum diyor. Bana şu cevabı verdi, senin gibi ben de aynı şekil de merak ederek bu mesele de Peygamberimiz Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a sormuştum bana şu açıklamayı yapmıştı; namazın kısaltılması yüce Allah’ın sizlere yaptığı bir sadakadır, Rabbinizin sadakasını kabul edin dedi Peygamberimiz böyle buyurdu. Bunu da Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai rivayet etmektedir. Evet, kıymetliler, haberler bakın zincirleme birbirine bağlı Peygamberimize ulaşıyor netice de haber Peygamberimizden geliyor. Öyle ise bütün ilahi emirler de bir illet var, bir de hikmet ve maslahat var. İllet Allah’ın emri veya yasağıdır hikmet ve maslahat ise görebildiğimiz dünyevi faydasıdır. Sathi nazar ile bakın illetle maslahatı karıştırır, yanlış hükme gider bir mühim meselenin anlaşılması için ne yapacaksın – bu kurallara dikkat edeceksin. Evet, kıymetliler işte ilahi emirlerdeki illeti de hikmeti de maslahatı da görebilecek olan müçtehit âlimlerimizdir. Onun için ayeti kerimelerden sahih sünneti hadisi şeriflerden hüküm çıkarma yetkisi de onlardadır. Bir ayetin hükmünün farz mı vacip mi sünnet mi müstehap mı o hükmü hadisi şeriflerden durum yine aynı çıkarılan hükmün farz mı vacip mi sünnet mi ibaha mı müstehap mı bunları fakih müçtehit ulema bu hükümleri çıkarırlar ve içtihat gerektiği zaman da zamanın şartlarını iyi gözden geçirirler. Geçmişin şartlarını bugünün şartlarına taşıyabilen ulema bu içtihatta bulunurlar. İçtihatta ne zaman bulunurlar? Ayeti kerime de sahih sünnette yerini bulamadığı zaman, bilinenden bilinmeyene terakki ederek onun illetini gözden geçirerek maslahatını da gözden geçirerek içinde bulunduğu şartları geçmişteki şartlarla kıyas ederek bütün ilmi imkânlarını gücünü kullanarak müçtehitler içtihat ederler. Onlardaki ilim deryası buna müsaittir.

 

Dakika 15:01

 

Delil olarak o Aleyhisselatu Vesselam’ın sünneti yeterlidir başka delile ne hacet. İşte ayeti kerime de yerini bulamadığın zaman sahih sünnette yerini buluyorsan işte durum böyledir. Evet, kıymetliler, sevgili Peygamberimiz bize şöyle öğretti; onun öğrettikleri arasın da namazın kısaltılarak iki rekât kılınması da var delil olarak onun sünneti yeterlidir. Başka delile ne hacet? Peygamberimiz ayeti kerimeler de sahih sünnette olan amir hükümleri Allah’ın emirlerini yerli yerince hem tebliğ ediyor hem de onu kendisi uyguluyor yaşayarak gösteriyordu. Onun için Peygamberimiz hem ilmi İslam’dır hem de canlı İslam’dır yaşayarak onu sana gösterendir. Evet, kıymetliler, Aradan çok geçmeden şu ayeti kerime inzal edildi; ey Muhammed doğrusu insanlar arasın da Allah’ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye kitabı sana hak olarak indirdik, hakkı güzel hakkı gözet hainlerden taraf yani Beni Ubeyl tarafın da olma. O gün batıl hainler onlar idi bugünün hainleri de bugünün hainleridir ona dikkati çekmektedir. Her ortam da hainler vardır, Katadeye söylediğim söz için Allah’tan mağfiret dile yüce Allah bağışlar ve mağfiret eder, kendilerine hainlik edenlerden yana uğraşmaya kalkma, Allah hainlik de direnen suçluyu sevmez. Yüce Allah’ın razı olmadığı sözü gece kurallarken onu insanlardan gizli yollardan kendileriyle beraber olan yüce Allah’tan gizlemiyorlar. Allah işlediklerinin hepsini bilmektedir. İşte siz dünya hayatın da onları müdafaa ediyorsunuz ama kıyamet günü onları Allah’a karşı kim müdafaa edecek veya onların vekâletini kim üzerine alacak? Kim kötülük işler kendine yazık eder de sonra da Allah Teâlâ’dan bağışlanma dilerse Allah’ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur. Yani eğer onlar tövbe ederse Allah onları başlayacaktır, kim günah işlerse bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Yüce Allah bilendir hâkimdir. Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa şüphesiz iftira etmiş apaçık bir günah yüklenmiş olur. Lebi de söyledikleri söz; ey Muhammed eğer sana Allah’ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı, hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Sana da bir zarar veremezler yüce Allah sana kitap ve hikmet indirmiş sana bilmediğini öğretmiştir. Yüce Allah’ın sana olan nimeti ne büyüktür ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplanmalarının çoğun da hayır yoktur. Bunları Allah’ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz.

 

Dakika 20:27

 

‘’Nisa Suresi 104 ve 114. Ayeti Kerimelerin’’ mealini verdik kıymetliler, yukarıdaki ayeti kerimeler inince Büşeyr müşriklere iltihak etti, gidip Sülafe Binti Saad, İbni Sümeyye’ye misafir oldu bunun üzerine Cenabı Hak şu ayeti inzal eyledi. Doğru yol kendisine apaçık belli olduktan sonra Peygamberden ayrılıp inananların yolundan başkasına uyan kimseyi döndüğü yöne döndürür ve onu cehenneme yerleştiririz orası ne kötü bir dönüş yeridir. Yüce Allah kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar Allah’a ortak koşan derin bir sapıklığa sapmış olur. Bu da ‘’Nisa Suresi 115 – 116 Ayeti Kerimeler’’ Büşeyr Sülafe ’den Sülafe’nin yanına misafir olarak inince Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın şairi Hassan İbni Sabit (R.A) kadını taşlayıcı şiirler yazdı. Bunlar kulağına gelince Sülafe Büşeyr ’in havıdını başının üzerine koyup götürdü ve sel yatağına fırlattı sonra kendisine şunu söyledi; defol bana Hassa’nın şiirini hediyeden başka bir hayır getirmedin dedi Tirmizi. İşte bu Büşeyr kişinin Sülefa ismin de bir kadına sığınıyor oradan da kovuluyor bu Büşeyr mürtet kişidir ve bunun hakkın da ve bunun gibiler hakkın da dünyanın sonuna kadar ibret alınması gereken durumdur. Resulullah (A.S.V) Hassa’na pek çok iltifatlar da bulunmuş kendisini Ruhul Kudüs’ün takviye ettiğini şiirlerinin düşman üzerin de kılıçtan daha yaralayıcı olduğunu belirtmiş, düşmanlarını hicvetmesini emretmiştir. Rivayette Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın Hassa’na mahsus olmak üzere mescide bir minber tesis ettiğini dostlukları öven düşmanlarını yeren şiirlerini orada irşat ettiğini belirtirler. O günün şartların da hatip ve şairler günümüzdeki gazetecilerin rolünü oynamak da Efkâr-ı umumiyeyi yönlendirmekte idiler. Evet, kıymetliler, işte durum kendini gösteriyor batıl suç işliyor adam tövbe etmek istemiyor suçuna suç ekliyor, mürtet oluyor gidiyor ve kurtulacağını zannediyor. Fakat Allah’ın hidayet etmediği kimse kurtaramaz, bineğinin semerini fırlatıyor kadına kadının yanına geliyor Büşeyr bineğinin semerini fırlatıp attıktan sonra paramparça eden ev sahibesi sen bana karanlık bir gece yaşattın.

 

Dakika 25:10

 

Hassan ibni Sabitin zahir dolu zehir dolu beyitlerini hediye getirdin asla hayır getirmedin der ve adamı evinden kovar. Oradan kovulan Ubeyrik Taife gider orada boş bir eve girer ancak bir müddet sonra ev yıkılır ve adamın ölümüne de sebep olur. İşte geberdi gitti ne oldu? Peygamber düşmanlığı Müslüman düşmanlığı kimsenin yanına kar getirmez. Helak olmasına kesin sebep olur bir tek kurtuluşu vardır tövbe istiğfar etmesi, Allah’u Teâlâ’ya tövbe etmesi, Müslümanlardan özür dilemesi gerekir. Evet, kıymetli dostlarımız, sizlere Ebu Hureyre Hazretlerinin rivayetini verelim Ebu Hureyre (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) Hazretleri anlatıyor; kim fenalık yaparsa cezasını görür kendisine Allah’tan başka ne dost ne de yardımcı bulur. ‘’Nisa Suresi 123. Ayeti Kerime’’ Amelleriniz de orta yolu ve doğruyu bulmaya çalışın, mümine musibet nev’inden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur, musibet beklenmedik bir hadise olmuş ayağına batan bir diken olmuş fark etmez. İşte kıymetliler, ayeti kerimenin mealindeki ayet nazil olduğu zaman Müslümanları çok ciddi bir kedere sevk etti bunun üzerine Hz. Peygamber (A.S.V) işte bu haberi verdi çektiğiniz çilelerin size kefaret olacağını söyledi bunu da Müslim’in şerif, Tirmizi rivayet etmektedir. Evet, efendiler, sen Allah yolun da ol ayağına diken bile batsa günahların affına mağfiretine vesile olacağının günahların döküleceğini haber veren müjde eden Peygamberimizdir. Büyük çileler çekenleri bir düşünün! Allah yolun da büyük çileler çekenler de o çileler günah bırakmaz, affına mağfiretine vesile olur, günahlarına kefaret olur. Onun için ne çekersen Allah yolun da çek zararın olmaz. Küfür ve şirk ve nefsin yolun da değil iblisin yolun da değil, Allah yolun da yaşa, o zaman mutluluklar Allah’ın rahmeti olarak gelir sana çileler de geldiği zaman günahların dökülür. Hiçbir zararının olmaz kar üstüne kar işlersin, Allah’a kul Peygambere tabi olmaya çalış ve yüce İslam’ı da iyice öğrenmeye çalış bu derslerin hiçbirini kaçırma hiçbirini, o kadar keşif notları adı altın da dersler verdik ki yüce İslam’ın bütün ilimlerinin özünü ortaya koymaya çalıştık. Biz size duyuruyoruz ötesi size kalmıştır, yüce Allah’ın hidayeti ile rahmeti mağfireti merhameti namütenahi uçsuz bucaksız lütfu İhsan’ı ile iki cihan da mutlu olan bahtiyar olan kullarından eylesin.

 

Dakika 30:01

 

 

(Visited 46 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}