AmeldeFıkhı-9-01

9- Amelde Fıkhı Ekber Ders 9

AMELDE FIKH-I EKBER DERS 9

Euzübillahimineşşeytânîrracîm. Bismillahirrahmanirrahim.

 

(Rabbi euzûbike min’hemezatişşeyâtîyn ve euzûbike Rabbi enyehdûrun. Allahümme salli ve sellim ve barik âlâ Muhammedin ve âlâ ali Muhammed. “Allahümme lekel hamdü küllüh ve lekel mülkü küllüh ve bi yedikel hâyru küllüh âlâ niyetühü ve sirruh fe ehlen inneke âlâ külli şey’in kadir.)

Çok kıymetli ve muhterem efendiler. Amelî konu da Amelde Fıkh-ı Ekber okulumuz okumak ve okutmamız devam etmektedir ve onun keşif notlarını vermeye devam ediyoruz. Geldiğimiz dersten kuyuların hükmü… Yüce İslam hayat dini olduğu için, hayat için neler yaratılmışsa o yaratılanları Cenab-ı Hakk kullarına faydalı olanları takdim etmiştir. Sularla ilgili olanlardan biri de kuyuların hükmüdür. Şimdi bu konuda da bizim çok kıymetli âlimlerimizin bir kısmının size keşif notlarını verdik, vermeye devam ediyoruz. Şimdi Mâlikîlerin, Mâlikî ekolünde ki yüksek âlimlerimizin kuyular hakkındaki durumunu size bildirmekle dersimiz başlamaktadır. Diyor ki bu zatı muhteremler: ‘’Kuyuya necis bir hayvan düşer ve suyu değiştirirse bütün suyun boşaltılması vacip olur’’ diyorlar. Yani farzdır diyorlar. Değiştirmemiş ise -yani suyu kalitesini değiştirmemiş ise- hayvan veya suyun oranı kadar boşaltmak müstehap olur dediler. Şimdi bunların bu konuda görüşleri çok net. Şafiîler ve Hanbelilere göre onlar da kulleteyinden az olan sular kuyular -dediler- necis olur içine kirletici bir hayvan veya başka bir şey düşerse dediler. Burada Hanbelilere göre sular değişmedikçe yani koku renk tat, bunlar değişmedikçe o su kirlenmez dediler. Hazreti Ali’den (radıyallahu ve anhüm ve erdahüm ecmain) gelen bir haberde bakın ne buyruluyor. Hazreti Ali kuyuya işeyen bir çocuktan sorulduğunda o kuyudaki suyun boşaltmaları emretti. Bakın ‘’Hz. Ali o kuyunun suyunu boşaltmalarını’’ emretti diyor. Çünkü o necaset kuyuya bulaştı. Dolayısıyla ‘’Kuyuyu boşaltın’’ dedi, Hz. Ali. Tabii o kuyunun özellikleri de inceleme konusudur. Hasan-ı Basri’den de buna benzer rivayetler gelmiştir. İnsanın kirlettiği bir kuyudan sorulduğunda, ‘’Son haddine kadar boşaltılır’’ diye cevap verildi. Bu da Hanbelilere göre Mâlikîler gibi kuyudaki suyun tamamını boşaltılmasına kail olmuşlardır.

5:10

Su, kalite bozulduğu müddetçe öyledir. Hanefilere göre çok suyun, yani 10 x 10 hacminde bir alanda bulunan suyun necaset eserinin onda belirmesi ile necis olacağı konusunda cumhurla beraber diller. Ancak az su vasıfları değişmese de necis olur Hanefiler böyle dediler. Yani bu 10 x 10 hacminden eğer kuyu veya havuz küçükse dediler. O zaman az su vasıfları değişmese de necis olur dediler. Hanefiler içinde az su bulunan kuyunun boşaltılmasında istihsan delile dayalı olarak şu miktarları belirlemişlerdir. Hanefiler keşif konusunda, araştırma konusunda olayları en geniş tutan ekoldür. Kuyuya düşenin canlı olarak kalması halinde necaset olmamak kaydıyla ‘diri’ olarak çıkarsa insan ve eti yenen hayvandan dolayı kuyu necis olmaz dediler. Çünkü temiz bir insan düşmüş. Sonra temiz, eti yenen hayvan düşmüş. Bunun gibi durumlar böyle incelenmiş. Kuyuya domuz düşer veya köpek salyası damlarsa kuyu necis olur, pis olur. Eti yenmeyen katır eşek ve yırtıcı kuşlar gibi diğer hayvanların salyası suya düşerse sahih olan görüş suyun temizlik, kerahet ve necasetlik açısından hayvanın hükmüne tâbi olduğudur. Yani her hayvana göre ayrı bir inceleme yapmıştır Hanefi âlimleri. Hayvan necis veya şüpheli ise kuyu mutlaka boşaltılır. Mekruh ise bir miktar boşaltmak müstehaptır. Necis olanlar ‘yabani pençeliler’ ve aslan kurt gibi hayvanlardır. Mekruh olanlar kerkenez ve doğan gibi yırtıcı kuşlar. Şüpheli olanlar ise katır ve eşektir. Mekruh olanlar kerkenez ve doğan gibi yırtıcı kuşlardır. Şüpheli olanlar ise merkep ve katırdır dediler. Hanbeliler, fare, kedi veya benzeri bir hayvan bir sıvıya ya da az suya düşer de canlı olarak çıkarsa o su temizdir demişlerdir. Bu da Hanbelilerin görüşüdür. İnsan ve hayvanın kuyuda ölmesi halinde -şimdi Hanefilerin keşifleri devam ediyor-; Hanefilere göre bir hayvan veya insan kuyuda ölürse düşer de ölürse, insan kuyuda ölürse su necis olur. Çünkü ölmüştür İbn-i Abbas ve İbn-i Zübeyir ashabının da bulunduğu bir yerde içinde ölen bir zenciden dolayı zemzem kuyusunun boşaltılması için fetva verdiler.

9:58

İşte bunun da kaynaklarını sağlam kaynaklarda görmekteyiz, bunları da. Yine Hanefilerin dışındakilerin görüşüne bu muhaliftir. Onlar Resulullah’ın ‘Mümin necis olmazi’ hadisine binaen kafirde olsa insanın kuyuda ölmesi halinde suyun temiz olacağını söylemişlerdir. Hanefilerin dışındakiler böyle söylemişlerdir. Şimdi burada tabii her görüş kıymetlidir fakat Hanefilerin görüşü dikkate daha çok değer bir görüştür. Çünkü düşen ölmüştür. Ölen hayvan su hayvanı değil de kara hayvanı olursa su necis olur. Koyun, köpek, tavuk, kedi, fare gibi -yani su hayvanı değil de kara hayvanı- olursa su necis olur. Yine bunlar Hanefilerin görüşüdür. Su hayvanlarının ölmesiyle kuyu necis olmaz. Çünkü o zaten suda yaşamaktadır. Sevgili Efendimiz Hz. Muhammed’den (A.S.V) şu hadisi buna delil olarak göstermişlerdir. ‘’Sizden birinin içeceğine sinek düşerse onu batırıp çıkarsın. Kanatlarından birinde hastalık diğerinde şifa vardır’’. Buhari, Ebu Davud ve kıymetli muhaddislerimiz rivayet etmişlerdir. Hastalık olan kanadından korunur lafzını ilave etmiştir Ebu Davut. Resulullah’ın şu hadisi de vardır. ‘’Ya Selman! Kanı olmayan her hayvanın düşüp öldüğü yemek ve içeceğin yenmesi içilmesi ve onunla abdest alınması helâldir’’ buyurdular. Şimdi kıymetliler. Sineğin bir kanadında mikrop taşıdığı hastalık taşıdığı öbür kanadında onun ilacını şifasını taşıdığı bunu bilimin daha buraya ulaşamadığını görüyoruz. İnşâAllah bir gün bilim oraya da ulaşır, bunları keşfederler. Çünkü İslam bilimler üstü bilim, tabiat üstü ilahi vahye, Peygamber’e, Allah’a dayanmaktadır Yüce İslam’ın ilimleri. Onun için kimse küçük beyniyle Allah’ın işine karışmaya kalkarsa dağa kafasını vurmuş olur. Kafasını dağa vuranlar kendi kafasını parçalarlar, dağlara bir şey olmaz. Necasetin suya düşmesi halinde -yine az da olsa- necasetin küçük kuyuya düşmesi ile kuyu necis olur. Kan damlası, içki damlası, sidik ve dışkı gibi bunlar damladığı, atıldığı zaman suyu kirletir su tamamen boşaltılır, o kuyu boşaltılır. Kıymetli efendiler, Yine İbn-i Mesut’un şu rivayeti vardır (radıyallahu anhüm ve erdahüm ecmaîn). ‘’Resulullah’a (A.S.V), iki taş ve at ve katır pisliğinden tezek getirdim’’ diyor – Peygamberimiz’e-. ‘’Taşı alıp tezeği attı ve o necistir’’ dedi. İşte görüyorsunuz Şanlı Peygamber gübre cinsi gübre olduğu için o necistir dedi ve taşı aldı gübreyi attı diyor. Şimdi Şafiîler bütün hayvanların ve kuşların tersi necistir dediler. Mâlikîler ve Hanbelilere göre yenen hayvanın sidiği ve tersi temizdir dediler. Yenmesi haram olanın sidiği ve tersi de necistir dediler.

15:37

‘’Boşaltılması vacip olan su miktarı’’. Kuyu suyunun tamamının boşaltılması. Eğer bu mümkün değilse 200 kova miktarının boşaltılmasının vacip olduğu haller vardır. Mesela hayvan ölürse düşen tamamen boşaltılır ve tamamen boşaltmak mümkün değilse o zaman kuyunun içindeki suyun miktarı ölçülür ona göre mevcut su boşaltılır. Peşine taze su aktığı için tabii devamı gelmektedir. Şişer ya da dağılırsa oraya düşen; yaralı iken düşerse kaçarken falan düşerse, bunlar kedi ve fare durumunda iseler ve sidik ve kan necasetleridir ve bunlarda da kuyular boşaltılır. Tavuk ve kedi gibi orta büyüklükte hayvanlar düştüğü zaman, kırk veya altmış kova su çıkarılır.Efendim. Camiu’s Sağir’de zikredildiği üzere kırk veya elli kovadır. Bu hayvanlardan ikisi düşmüşse hepsi boşaltılır. 40 kova vacip 50 kova ise müstehak olan miktardır dediler. Kuyuda serçe, fare, zehirli akrep ve bunun gibi küçük hayvan ölürse kovanın küçüklük ve büyüklüğüne göre 20 veya 30 kova su boşaltılır. 20 kova boşaltmak vacip 30’u da müstehaptır dediler. Enes’ten gelen rivayette ‘’Kuyuya fare düşer ve anında çıkarılırsa kuyudan 20 kova boşaltılır ‘’şeklinde rivayet vardır. Ebu Sait El Hudri’nin ‘’Kuyuda ölen tavuk için 20 kova boşaltılır’’ dediği nakledilmiştir. Bunlar tamamen incelenmiş netice bütün incelemelerin neticesine bakarsanız tertemiz olduğu kanaatine varılıncaya kadar bu keşifler mükemmel yapılmıştır. Kovanın çoğunun dolması yeterlidir. Hacim konusunda, suda ölü bir hayvan şişmemiş ise bir gün bir gece önce öldüğünü hükmedilir. ‘’Şişmemiş ise’’. Şişmiş ise üç gün üç gece hesap edilir. O müddet zarfında adetsizlikten dolayı o suda abdest alınmış, elbise yıkanmış ise namazlar yeniden kılınır yani iade edilir. Ey kıymetliler! İşte İslam âlimleri her konuyu incelemişlerdir. Allah’a kulluk doğru yapılmalıdır, doğru yapılması için de işte bu Fıkh-ı Ekber ilmine dünyanın bütün milletlerinin ihtiyacı vardır ‘başta Müslümanların’.

19:59

Ümmeti Muhammed’in tümünün, fıkıh ilminiü o yüksek âlimlerin keşiflerini bilmeleri gerekir. Amelde Fıkh-ı Ekber Okulu’nda okuyoruz. Okutuyoruz okuyalım, okutalım, keşfedelim, keşiflere devam edelim. Kaşiflerimizden faydalanalım, ilim yarışında olalım her konuda. Şimdi bir de temiz olan eşyanın çeşitleri hakkında bakın yüksek âlimlerimiz İslam Peygamberimiz’in hadislerini ve İslamî delillere dayanarak ve yüksek şahsiyetler içtihatta bulunarak neler söylemişler bir bakalım. Kâinattaki bütün varlıklar ya cansızdır yani cemattır veya canlıdır ya da artıktır. Yani varlıklar ya canlı ve cansız ya artıktır. Eşyada asil ondan necaset şer’i bir şekilde sabit oluncaya kadar kâinattaki esas olan temiz olmasıdır ki; kirli olması ispat edilinceye kadar. Fakihler eşyanın temizliği konusunda yaklaşık olarak aynı görüştedirler. Bütün büyük İslam âlimleri. Cansızların yani hayatı olmayan ve canlıdan türemeyen her şey işte bunlar cansız olan sınıfın içindedirler. Sarhoş ediciler hariç, temiz olduğunda müttefiktirler.  Toprağın katı, sıvı ve onlardan türeyen bütün bölümleri temizdir. Yeter ki ona kirli bir madde karışmış olmasın. Ancak necaset görüldüğü, karıştığı zaman durum değişir. Yoksa -buraya dikkat et- eşyada asil olan necaset şer’i bir şekilde sabit olmadıkça eşya temizdir. Bakın yaratılanlar bir defa temiz yaratılmıştır, bu temizliği bozan acaba kirleten kim. Buna dikkat et. İnsanoğlu -bakın- bu temiz yaratılanlara kirletiyor ve bozuyor. Ondan sonra da ilerici arıyor gerici arıyor gerici de bu tabiat ekosistemini bozanlar gerici de onlardır çağ dışı yobaz da onlardır. İslam ise temiz temiz tertemiz. Cenab-ı Hakk bir kâinat yaratmış ve bütün insanlığı yükselten İslam kanunlarını, Muhammed-i Şeriat’ı inzâl eylemiştir. Onun için insanoğlu, gericiliği, yobazlığı, alçaklığı bu kâinata verdiği zararda arasın. İnsanlığa verdiği zararda arasın. Hakk’ı tanımadılar kadar bâtıl zihniyetinde arasın. Hakk’ı tanıdığı kadar da hakça, adaletçe davrandıklarına baksın. Çünkü Hakk’ı tanıyan hukukun üstünlüğünden yana olandır. Çünkü mahlukata bütün hakları veren Allahu Teâlâ’dır. Eşyayı, kâinatı Allah temiz yarattı. Bunu sen kirletiyorsun sen!  Ey kirli ve pis herifler! İnsanlığa zarar verenler! kâinatta ekosisteme zarar verenler! Muzur insanlar! Gelin İslam’ın bu yüksek okulunda beraber okuyalım da insanlığa en faydalı olanları takdim edelim ve kâinatı da ekosisteminde koruyalım.

25:09

Kıymetliler toprağın katı-sıvı olanlardan türeyen bütün bölümleri temizdir. Camitler, yani katı olanlar altın, gümüş, demir ve bunun gibi madenler ile haşhaş, afyon, Van Otu gibi zehirli veya uyuşturucu da olsa bütün bitkilerdir. Sıvılar, sular, yağlar, kamış balığı, çiçek suları, kokular ve sirke gibiler de bunlar sıvı cinsidirler. Her kurunun temiz olduğunda, miskin kabınında da mis gibi temizliğinde ‘zebat’ (misk kedisinden elde edilen koku) ve amberin temiz olduğunda eti yenen hayvanın tüyünün de temiz olduğunda, kendiliğinden sirkeleşen içkinin temiz olduğuna ittifak edilmiştir. Yani bütün çeşitlerimiz yüksek âlimlerimiz bu konularda ittifak etmişlerdir. Tabii kurudan maksat içinde necaset bulunmayan kurulardır. Şer’i usül ile boğazlanmış hayvanın, balığın ve çekirgenin ölüsünün… -bunlara bakalım-. Kafir de olsa insan ölüsünün temizliğinde görüş birliği vardır. Hanefilere göre son şık(seçenek) temiz değildir. Hanefiler, insan ölüsünün temiz olmadığını söyler. İnsan ölünce artık İnsanoğlu yıkanmaya ihtiyacı vardır derler. Tabii bu Müslümanlar için, cenaze yıkanır. Yine Müslümanın cenazesi yıkandığını göre gayrimüslimin de ölüsü temiz değildir. Müslümanın ölüsü de öldüğü an yıkanmaya ihtiyacı vardır dediler. ‘Ademoğullarını üstün kıldık’. Şimdi temiz olduğuna delil getirenler ‘Ademoğullarını üstün kıldık’. Bu ayet evet insanoğlu en üstün yaratıktır ama insanı bir de kirli olduğu zamanlar vardır. Ölünce insanın kirlendiğini Hanefi âlimleri söylerler. İnsan yine değerlidir ölüsü de dirisi de. Değer başkadır, onu yıkanmaya ihtiyaç duyulması başka şeydir ‘Hanefilere göre’. Müslüman genelde pis olmaz bu da imân ve amel yönüyle evet değeri yüksektir. Ama niçin cenazesi yıkanıyor. Demek ki Müslümanında yıkanmaya ihtiyacı var. Müşrikler necistir. Allah Teâlâ böyle buyuruyor. Şimdi şirk koşan ne kadar insan varsa bunlar necistir diyor. Kur’an-ı Kerim. Allah Teâlâ söylüyor bunları. Buradaki necislik neresindedir. İnsan oradaki şirkindedir. Ve onun şirkinde, küfründe, bâtıl amellerindedir. Yoksa insan değerli yaratılmıştır. Bu değerini koruyanlar var. Bu değerini bozanlar var. Hanefilere göre domuz hariç bakın hayvanın diri veya ölü halinde kan dolaşmayan köpek dahil yenen ve yenmeyen bölümleri temizdir. Kan dolaşmayan, bakın domuz hariç domuz her yönüyle necistir.

29:59

Hayvanın diri veya ölü halinde kan dolaşmayan (köpek dahil) yenen ve yenmeyen bölümleri temizdir. Kıl mesela kesilmiş kuş tüyü, katı peynir mayası, kaka çatal tırnak, meşhur olan görüşte sinir, boynuz, ayak, yağlı olmadığı sürece kemik… Çünkü yağ ölüden olursa necistir. Kemikten çıkarılırsa necaset den giderilmiş olur. Kemik aslında Dare Kutni’ninde rivayet ettiği şu Hadis-i Şerifte temizdir: ‘’Resulullah (sâllâllahu aleyhi ve sellem), ölünün ancak etini haram kıldı. Derisi kılı ve yününde ise bir beis yoktur’’, diye Dare Kutni’nin rivayeti vardır. Evet kıymetliler, şöyle keşif notlarımızı vermeye devam ediyoruz. Yine kabul edilen görüş katır ve eşeğin salyasının temiz, yırtıcı kuşların ve evlerde yaşayan fare, yılan, akrep ve kedi gibilerin salyasının mekruh olduğudur. Domuz, köpek ve diğer vahşi hayvanların salya ve artıklarının necis yani pis olduğudur. İçki içtiği zamanlar ağzı necis olacağından ağzı yıkama veya anında su içme ya da tükürdüğünü üç defa yutmakla temiz olur. Yani haram olan bir maddeyi içtiği zaman içki içenler, ağızlarını yıkarlarsa veya bu gibi durumlarda bulunurlarsa temizlenirler dediler. Balık kanı temizdir. Kan rengine bulanmış sudur. Çünkü kanlı suda yaşamaz. Balığın kanı için bakın kan renginde bulanmış sudur dediler. Şimdi kıymetli ve muhterem efendiler. Kıymetli keşiflerimiz devam etmektedir. Bizim yüksek âlimlerimiz pek kıymetli keşiflerde bulunmuşlardır. Şimdi yine Hanbelilere göre ‘’Üzerinden ayrılmadıkça çok da olsa şehidin kanı temizdir’’ dediler. Bize iki kan ve iki ölüm helâl kılındı. Amber denizin çıkartıp attığı bir şeydir, dediler. Bunlarda bakın ‘’iki kan ve iki ölü helal kılındı’’ hadisine binaen. Şimdi yenen hayvanların ciğer ve dalakları temizdir.  İpekböceği ve kozası, mis ve deri kesesi temizdir. İpekböceği kozası, mis ve deri kesesi temizdir. Yine Buhari Şerif’in haberinde ‘amber de -diyor- denizin çıkartıp attığı bir şeydir’ hadisine binaen ‘amber de temizdir’ dediler. Kıymetliler biz keşif notları vermeye devam ediyoruz. Bizim kaşiflerimiz çok güzel incelemişler birçok görüşler beyan etmişlerdir. Biz tabii hepsini veremiyoruz. Çünkü zamanlara sığmaz saatlere sığmıyor.

35:05

Onun için öz veriyoruz az veriyoruz öz ve az keşif notları vermeye devam ediyoruz. Şimdi gelelim necaset konusuna. Hakikî necaset ıstılahta ruhsat olmaması halinde namazın sıhhatine mâni olan kirler, pisliklerdir. Gerçek necaset bunlardır ki ruhsat olmaması halinde namazın sıhhatine kesin mâni olan kirler ve o kirletici şeylerdir. Şimdi hakikî necaset bunlar ki mesela bunlardan kan, sidik, dışkı gibi murdar şeylerdir. Bunlar hakikî necasettirler ve namazın sıhhatine de bunlar kesin mâni olurlar ruhsat olmaması halinde tabii. Hükmi necaset vardır. Bir de bunların çeşitleri bulunmaktadır. Mesela hakikî necasetin çeşitleri; ganize, hafife, katı, sıvı, görülen ve görülmeyen gibi kısımlara ayrılan necasetler bulunmaktadır. Şimdi hükmî olan necaset; Mâlikîler hariç, fakihlerin cumhuruna göre elbiseni de temiz tut ayetine dayanarak burada hükmî temizlikte kesin vaciptir burada farz hükmündedir bu vacip. Onun için Müslüman hem hükmü necasetten hem hakikî necasetten temizlenecektir. Bunları da bilecektir. İbadete zarar vereni, vermeyeni; bunları bilecektir ve tertemiz temiz temiz, tertemiz olacaktır. Kıymetli efendiler, İmam-ı Mâlikî öezhebinde ise iki meşhur görüş vardır. Vacip ve sünnet konusunda. Mutemet ve meşhur olan onlarca sünnet konuşulur. ‘Namazı bâtıl olacağı için namazın iade edilmesi de vaciptir’ demişlerdir ki mesela füru vacip oluşuna göre bina edilmiştir. Bir kişiyi gidermeye muktedir olduğu hâlde bilerek necasetle namaz kılarsa namazı bâtıl olacağı için namazın iade edilmesi vaciptir de demişlerdir. Yani konuları iyi anlaşılırsa mükemmel olduklarını görüyoruz hepsinin de. Yine bütün Ehl-i Sünnet mezheplerinin ittifak ettiği necasetler konusunda da keşif notlarımız devam ediyor. Mesela yüksek âlimlerimizin tamamen ittifak ettikleri necasetler şunlar; domuz eti, şeri bir kesimle de olsa necistir, pistir. Onu kim keserse kesin domuzu yine pistir temizlenmez. Çünkü o necis -aynen necis- yaratılmıştır. Bizatihi necistir. Kur’an-ı Kerim’in kendisi söylüyor bunu. Yüce Allah domuz için diyor ki ‘o bizatihi necistir, her şeyiyle pistir’ diyor. Eti, kılı, kemiği ve tabaklansa bile derisi hasılı bütün organları necistir dediler.

39:59

Bütün İslam âlimleri. Kur’an-ı Kerim öyle dedikten sonra daha geriye ne kaldı ki. Şimdi kan… Akan kan -şehidin kanı hariç- necistir dediler. Bunun hakkında da Kur’an-ı Kerim’de kesin ayet-i kerime bulunmaktadır. Yine insan sidiği ve insan kusmuğu ve dışkısı. Bunlar kesin necistir pistir. İçki, Yüce Allah -bak- içki hakkında sarhoşluk veren o hamirler hakkında veya emsâli hakkında içki kumar dikili taşlar, putlar, şans otları şeytan işi birer pisliktir. (استعيذ بالله)

(إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ) Buyurdu Yüce Rabb’imiz. Mâide Suresi’nin 90. ayetine bakıldığı zaman bu görülmüş. Yine irin, pistir. Bozulmuş kana irin deniyor biliyorsunuz. Mezi ve vedi.  Şimdi Hz. Ali’nin Hadis-i Şerifinde zekeri yıkama ve abdesti emredildiği için necistir. Mezisi çok akan bir adamdım. Resulullah’a S.A.V sormaya da utandım. Mikdad bin Esvet ‘de söyledim. O sordu ondan dolayı abdest almak lazımdır buyurdu. Yine Müslim’in Şerif’te zekerini yıkar ve abdesti alır diye de rivayet bulunmaktadır. Demek ki Mezi ve vedi. Bunlar da necistir pistir. Evet kıymetliler. Mezi ve vedinin de ne olduğunu da bilenler biliyor, bilmeyenler dersimizin akışı içinde bilirler öğrenirler. Vedi necistir. ‘Bu vedi nedir’ derseniz; idrardan sonra veya ağır bir iş kaldırıldığında çıkan katı süt gibi beyaz bir sıvıdır. -Bu vedi-. İdrardan sonra çıkan kum ve taş eğer adil bir doktor sidikten oluştuğunu söylerlerse kesin oda necistir, pistir. Efendim, yine köpek koyun, kedi, serçe ve bunun gibi su dışında yaşayan eti yenen ve yenmeyen kanı akıcı olan hayvan ölüsünün eti. Yani meyteler. Komple necistir. Yani bunların ölüsü, ölmüşler kesilmemiş. Tabii içinde -kesilse bile- bunların temiz olmayacakları vardır ki köpek bunlardan biri. Şimdi tekrar ediyorum koyun, köpek, kedi, serçe ve bunun gibi su dışında yaşayan eti yenen ve yenmeyen, kanı akıcı olan hayvan ölüsünün eti pistir necistir, yenmez. Ve pistir, kirletir nereye bulaşırsa orayı. Yenmeyen hayvanların etleri ve sütleri bunlarda necistir. Bakın yenmeyen hayvanların etleri ve sütleri de necistir, pistir. Süt, etten oluşmaktadır onun hükmünü alır. Eti yenmeyen bir hayvanın sütü de katiyen caiz değildir.

44:59

Pistir, necistir. Canlıdan diri iken kopan veya ayrılan el, but gibi bölümler… Şimdi bunlar da canlıdan ayrılmış parçalar bunlar da katiyen yenmez. Ve bunlar temiz değildir. ‘Hayvandan diri iken kopan ölüdür’ buyurmuştur, Sevgili Peygamberimizden rivayet vardır. Şimdi bununda kaynağında kıymetli muhaddislerimizin varlığına görüyoruz. Tirmizi buna ‘hasen’ demiştir. Bu Hadis-i Şerife ve diğerleri de rivayet etmişlerdir. Kıymetli ve muhterem Efendiler. Bir de yüksek İslam âlimlerinin, fatihlerimizin, müçtehitlerimizin hakkında ihtilâf olunan necasetler var. Şimdi biraz önceki dersimizde ittifakla necis ve pis olduğunu hepsi kabul etmiş ittifakla ‘bunlar necistir’ demişlerdi. Şimdi bitirdiğimiz dersi ama bir de âlimlerimizin ihtilâf ettikleri var. Mesela köpek. Hanefilerde esas olan köpeğin bizatihi necis olmadığıdır. Zirâ korunma ve avlanma da ondan insanlar faydalanmaktadır. Domuz ise bizatihi necistir. Bakın şimdi Hanefiler canlı köpeğin kullanılma konusunda -bakın- bizatihi necis olmadığıdır. Yaşayan bir köpek üzerinde bir pislik eseri olmadıkça köpek yaşayan canlı bir köpek temizdir diyor Hanefi âlimleri, ama domuz böyle değil diyor. Domuz ise bizatihi necistir. Zaten bunda ittifak var domuz konusunda. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V) buyurdular ki köpek sizden birinin kabından içerse onu yedi defa yıkasın. İşte bu yedi defa, üç defa yıkanınca temiz olur. Çünkü Hadis-i Şeriflerde sonraki hadisler bunları nesih etmiştir. Ahmet ve Müslim’de köpeğin ağzına soktuğu sizden birinin kapının temizliği ilki toprakla olan 7 defa yıkansın -ve 7 defa yıkamaktır diye haber var-. Mâlikîlere göre -bakın- ister beslenmesine izin verilen bekçi köpeği veya çoban köpeği olsun, isterse başka köpek mutlak olarak bunlar yaşayan bir köpek temizdir dedi Mâlikîlerde. Sadece ağzına soktuğunda orayı kirletir ve yıkanır dediler. Ve taabdiden 7 defa yıkanır dediler. Bu da bakın Hanefilerin dışında, Mâlikîlere göre, ağzını bir şeye sokunca o zaman ortaya bir kirletme olayı çıkıyor. Şafiîler ve Hanbelilere göre köpek-domuz ve onlardan türeyenler bunların artığı, kiri necistir dediler. Burada ulema bu gibi görüşlerde bulundular. Değişik görüşler zengin görüşler beyan ettiler. Bu görüşlerin böyle farklı olması zenginliktir. Hayatı kolaylaştırır. Çünkü içinde bulunduğun hayata durumuna göre şartlara göre bu müçtehitler istimbat âlimidir, hangisinin görüşünü alırsan o makbuldür.

50:00

Su hayvanı akıcı ve kanı olmayan hayvanın ölüsü. Mesela mezhepler balık ve deniz hayvanlarının ölüsünün temiz olduğunda ittifak etmişlerdir. ‘Bize iki ölü ve iki kan helâl kılındı’. Balık ve çekirge -tabii her çekirge değil onun bir cinsi bir çekirge var-.  Ciğer ve dalak, bunlar helâl kılındı. Denizle ilgili hadisi; ‘onun suyu temiz ölüsü helâldir’. Bu dört sünen sahibi İbn-i Ebî Şeybe rivayet etmişlerdir. İbn-i Huzeyme ve Tirmizi Ebu Hureyre’ den nakledip sahihtir dediler. Ve bu gibi diğer kaynaklarda yer aldığını görmekteyiz. Kıymetli efendiler. Şimdi yine Hanefilere göre balık, kurbağa ve yengeç gibi suda yaşayanın ölüsü suyu necis kılmaz. Ancak akıcı kanı olan ölünün eti ve tabaklanmadan önceki derisi necistir dediler. ‘Balık, kurbağa ve yengeç gibi suda yaşayanın ölüsü suyu necis kılmaz, suyu kirletmez’ dediler. ‘Ancak akıcı kanı olan ölünün eti ve tabaklama dan önce derisi necistir’ dediler. Ve şu Hadis-i Şerifte delil olarak ortaya koydular. ‘Sizden birinin içeceğine eğer sinek düşerse onu batırsın sonra da çıkarsın. Çünkü kanatlarından birinde hastalık-mikrop, diğerinde şifa -aynı mikrobun ilacı şifası- vardır, dedi.  Bu da daha bilimin ulaşamadı ince bir noktadır. Peygamberimiz’in vahyine dayanmaktadır. Bu haber, Buhari Şerif Ebu Hureyre’den rivayet etti. Şafiî dedi ki: ’Bunun yorumu -Peygamber (A.S.V) için de- öldüğü sıvıyı necis kılacak bir şeyi batırmayı emretmez. Çünkü bu kasten, o şey ifsat olurdu’. Ebu Davud’un hasen bir isnatla şunu da ilave etti: ‘Hastalık bulunan kanadından korunur’ -bakın- ‘Hastalık bulunan kanadından korunur’ diye bunu da ilave etti diyor Ebu Davut. Çok kıymetli efendiler. Bunlar -bu gibi vahye dayanan- gizli sırlar âleminde bilinen ve bilimler üstü bilim ki -Peygamber’in ilmi- Peygamber de ilmini Yüce Allah’tan ve Cebrail Aleyhisselâm dan aldığı için Allah’tan vahiy yoluyla geldiği için bunlar, ilimler üstü ilimlerdir. Buralara zahirî keşiflerle ulaşmak mümkün değildir. Ancak Allahu Teâlâ’nın lütfu keremiyle insanlara Cenab-ı Hakk keşif kapılarını açar ve bilimde insanlar ilerler. Allah’ın vergileri lütufları müstesna. Mâlikîlerde aynısını söylediler, yani Hanefiler gibi söylediler. Şafiîler ve Hanbelilere göre kanı olmayanların ölüsü Şafiîlere göre necis, Hanbelilere göre temizdir. Kurbağa timsah ve yılan gibi karada yaşayan temiz deniz hayvanının ölüsü, Şafiîlere (göre) de Hanbelilere göre de necistir. Kurbağa, timsah ve yılan gibi karada yaşayan deniz hayvanının ölüsü Şafiîlere ve Hanbelilere göre necistir.

55:12

Hanbeliler, ağustos böceği gibi gübreden üremişse -diyor- ölü ve dirisi necistir. Şimdi bunları özetlersek karşımıza şöyle bir sonuç çıkmaktadır. Fakihlere göre kıymetli âlimlerimize göre bunlardan Şafiîler, akıcı kanı olmayanın ölüsünü, ‘Ölü size haram kılındı’ ayeti ne binaen necis saydılar. Mâlikîlere göre yenmesi haram olmayanlar da herhangi bir şeri yolla boğazlananların tamamı temizdir. Fakat haram kabul ettikleri eşek, katır ve atı kesmek, onları temiz hükmüne sokmaz dediler Mâlikî’ler. Köpek ve domuz da böyledir. Bu zikredilenlerin ölüsü necistir dediler Mâlikîler. Şimdi kıymetliler. Ölünün kan bulunmayan sert bölümleri, bunlar Hanefilere göre temizdir. Yani boynuz, kemik, diş, fildişi gibi sert bölümleri temizdir dediler Hanefiler. Yine Cumhur -bakın- Hanefilerin dışında Cumhur da şöyle demiştir: ‘’Ölünün bütün bölümleri necistir demişlerdir’’ -ölünün bütün bölümleri-. Yine ölünün tabaklandığında miski ve yıkandığında da yün ve tüyünde beis yoktur dediler. Fakat bu Hadis-i Şerifi zayıf kabul ettiler. Mâlikîlerde kanat tüyü ve kılı istisna ederek temiz olduğunu söylediler. Yine bazı Mâlikîler ölü filin dişinin -yani fildişinin-, kuş tüyünün bunların tenzihen mekruh olduğunu söylediler. Bu konuda da özetlediğimiz zaman, Şafiîlerin dışındaki fakihler ölünün tüyü, yünü ve kuş tüyünün temiz olduğu kanaatindedirler. Bunlar da Şafiîler’in dışındaki fakihler. Ölünün tüyü, yünü ve kuş tüyünün temiz olduğu kanaatindedirler. Mâlikîlerin meşhur görünüşü ölünün derisi hakkında, Hanbeliler, tabaklansın veya tabaklanmasın ölü derisinin necis olduğu görüşündedirler. ‘Mâlikîler ve Hanbeliler’. Tabii diğer kıymetli fakihlerimizin pek çoğunun bu görüşte olmadığını da görmekteyiz. Hangi deri tabaklanırsa temiz olur hadisini şeri değil lügat yönünden temizlik şeklinde yorumladılar. Bir benzeri de eti yenmeyen bir hayvan boğazlandığında tabaklansın veya tabaklanmasın derisi necis olur dediler. Hanefiler ve Şafiîler ise bakın bu konuda ne diyorlar? Hangi deri tabaklanırsa temiz olur? Tabii domuz derisi hariç.

1:00:01

İnsan da hariç. Çünkü insan kıymetli varlıktır. Domuz da aynen necis olduğu için o yüzden tabaklanmaz. Domuzunki tabaklansa bile temiz olmaz. Fakat bunların dışında hangi deri tabaklanırsa temiz olur Hanefiler ve Şafiîler böyle dediler. Bu Hadis-i Şerifin hakkında, bunun kaynağında, İbn-i Abbas’ı, İbn-i Ömer’i görüyoruz ki; onlar rivayet etmişlerdir. Bunlar Ashab-ı Gûzin’den. Birinci neseyi Tirmizi ve İbn-i Mace rivayet etti. Tirmizi, ‘hasen, sahih bir hadistir’ dedi. Diğerini de Dare Kutni rivayet etti ve ‘isnadı hasendir’ dedi. Bunlar Hanefilerin ve Şafiîlerin delilleridir. Şimdi bu Hadis-i Şerife binaen hayvanın ölmüş ve vesaire ile necislenen deriler tabaklama ile temiz olur, derler. Müslim Şerif’te de deri tabaklanınca temiz olur diye rivayetinde görmekteyiz. Yine racih olan görüş de budur. Çünkü bu Hadis-i Şerifler sahih Hadis-i Şeriflerdir. Yine Buhari ve Müslim’in, İbn-i Abbas’tan rivayet ettikleri bir Hadis-i Şerifte, Meymune’nin bir cariyesine bir koyun sadaka verildi. Koyun öldü. Resulullah (sâllâllahu aleyhi ve sellem) onu görünce derisini alıp tabaklayarak ‘Ondan faydalansaydınız ya!’ dedi. ‘O meytedir, ölüdür’ dediklerinde ‘O zaman da ancak yenmesi haramdır’ buyurdu ve tabaklamanın gereğine işaret etti. Onu su ve selem ağacı temizler. Bakın burada da Nebevi, Müslim’in şerhinde böyle diyor. Derinin fazlalıklarını gideren temiz kokular veren, bozulmasını önleyen şest, acı ve güzel kokulu toprak cevizi, selem ağacı, nar kabuğu ve bunun gibi temiz ilaç ve bitkilerden her biriyle tabaklama caizdir, dediler. Burada Hanefiler hakikî bir tabaklamayı kimyevi maddelerle, hükmî tabaklamayı da toprak ve güneşte caiz görmüşlerdir. Yani Hanefiler hakikî bir tabaklamayı kimyevi maddelerle, hükmî tabaklamayı da toprak ve güneşte caiz görmüşlerdir. Sütten başkasını yemeyen emzikli çocuğun durumu, ondan çıkan madde… Şafiîler ve Hanbelilere göre ‘o su serpmek ile temizlenir’ dediler. Hanefi ve Mâlikîlere göre ‘Erkek ve kız çocuğunun sidiği ve kusmuğu necistir. Bu sebeple elbisesinin yıkanması gerekir’ dediler. Her şeye güzel keşifler yorumlar getirdiler ve kaynakları incelediler bizim yüksek âlimlerimiz. Allah onlara çok mu çok rahmet eylesin. İnşâAllah derslerimiz Amelde Fıkh-ı Ekber konularıyla devam edecektir.

1:05:00

(Visited 127 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}