HadısŞerifKülliyatı 9-01

9- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 9

Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 9

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain, euzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka ve zerae ve berae rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

 

Çok kıymetli ve muhterem efendiler; hadisi şerif külliyatından keşif notları vermeye devam ediyoruz. Usulü hadis ile ilgili derslerimiz devam ediyor, ondan sonra da inşallah hadis külliyatına geçmiş olacağız. Tabi hadisi şerifler deyince Ashabı Güzin akla gelmektedir. Ashabın yüksek âlim sahabeleri, öne çıkan âlimleri söyle sıralanmıştır; İbni Abbas Hazretleri, Hz. Ömer, Hz. Ali, Ubey İbni Kââb, Zeyd İbni Sabit, Ebud Derda, İbni Mesut, İbni Ömer, Hz Ayşe (R.A), bunlar en öne çıkan sahabe âlim sahabelerdir. Mesrük bu konu da şöyle der; sahabenin ilmi 6 kişi de toplanmıştır; Ömer, Ali, Ubey, Zeyd, Ebu Derda, İbni Mesut, sonra bu altının ilmi de Hz. Ali ve Abdullah İbni Mesud da toplanmıştır der (R.A). Iraki de şöyle der; Hz Ali ile İbni Mesud hususi gayretle öbürlerin ilmini de kendi ilimlerine katmışlardır diyerek Mesruk’un sözünü açıklığa kavuşturur. Bunlardan sonra şu 20 sahabe, âlim olarak öne çıkarlar, Hz. Ebubekir, Hz. Osman Ebu Musa, Muaz İbni Cebel, Saad İbni Ebi Vakkas, Ebu Hureyre, Enes, Abdullah İbni Amr, İbnü’l As, Selman, Cabir, Ebu Said, Talha Ez Zübeyir, Abdurrahman İbni Avf, İmran İbni Husayn, Ebu Bekre, Ubade Tübnüs Samit, İbni Zübeyir, Ümmü Seleme (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) gibi zati muhteremler vardır ki bunların içerisin de bir de Abadile vardır ki yani Abdullahlar ilim de öne çıkan Abdullahlar demektir. Bunların içerisin de Abdullah İbni Ömer, Abdullah İbni Abbas, Abdullah İbni Zübeyir, Abdullah İbni Amr, İbni As ve daha önce de adı geçenlerden olduğu gibi Abdullah İbni Mesud hazretleridir.

 

Dakika 5:03

 

Abadilenin görüşü dendiği zaman bu Abdullahlar akla gelir, bu Abdullahlardan başka 220 ile 300 kadar başka da sahabe de Abdullahlar da mevcuttur. Ancak Abadile denince onlar kast edilmez, bu Abdullahlar kastedilir. İsimleri sayılan Abdullahlar kastedilir (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain), sahabenin sayısı konusunda da değişik rakamlar göze çarpmaktadır, Ebu Züratirrazi bakın şöyle diyor; o sıralar da diyor Peygamber Efendimizin dünyadan göçtüğü sıralar da Mekke-i Mükerrem’e Medine-i Münevvere havalisin de 114 bin Müslüman bulunduğunu söylüyor. Ali İbnül Medini 100 binden fazla olduğunu söylüyor ki rakamlar birbirine yakın. Er Rafi 30000 kadar Medine ve 30000 kadar da Arap kabilelerinden olmak üzere 60000 kadar Müslüman bulunduğunu kaydediyor. Bunların en hacimlisi olan El İsabe de İbnu Hacer 12293 adet tercüme verir ise de bunlardan bir bölümü kitabın El kısmurrabi bölümlerin de kaydedilen ve sahabe sayılmayan şahıslardır. Bir kısmı da tüna bölümün de ismi göstermek üzere mükerreren kaydedilen şahıslardır, şu halde ismen bilinen sahabeler 10000 civarın da kalmaktadır. Sahabenin sayısı çok ama fakat ismen bilinenlerin rakamı 10000 civarın da olduğu kayda alınmış. En son vefat eden sahabeler hakkın da Ashabı Güzinden (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) en son hayatta kalan Ebut Tufeyl, Amir İbnül Vâsile El Leysi (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) Hazretleridir. Vefat ettiği tarih ihtilaflıdır, hicri 100 veya 110 arasın da değişmektedir. Küfe de yaşamış ise de Mekke’de vefat ettiği kabul edilmektedir, Medine’de en son vefat eden hususun da ihtilaf edilmiştir, Saad İbnu Yezid veya Cabir İbnu Abdullah veya Sehil İbnu Saad veya Mahmut İbnül Rebî Hazeratı’dır. Mekke’de en son vefat edenin Abdullah İbni Ömer (R.A) söylenmektedir, Basra da Enes Bin Malik90 veya 93 yıllarında vefat ettiği söylenmektedir başka rakam verenlerde vardır. Abdullah İbnül Halis yine 85-89, Küfe de Abdullah İbni Ebi Evfa bu da 86 veya 88 yılın da veya Amr İbnül Hureys 95 veya 98 yılın da, Şam’da Abdullah İbnül Busür İbnu Busür Mazeni 88.

 

Dakika 10:07

 

Hicri tarihin de, Dimeşk de Vâsile İbni Eska Elleys’i 85 veya 86, Cezire de Urs İbnu Umeyr’e El Kindi, Filistin’de Kays İbni Sad İbnu Ubade 85 hicri yılın da, Yemâme de Hirmas İbnu Ziyad Bahili, Badiye de Seleme İbnül Ekva 64 hicri yılın da, en son vefat eden sahabe (R.A) bunlar olduğu rivayeti ortaya konmuştur ve gereken incelemeler de yapılmıştır. Tabiiler konusunda da tabii Hâkim En Neysahuri’nin de dâhil bulunduğu ulemadan ekseriyetin kabul ettiği tarife göre sahabe ( r a)’den biriyle veya birkaçı ile karşılaşmış olan mümin kimseye de tabiler denmektedir. İşte sahabe Peygamberi okulun da Peygamber ile görüşen Mümin ve Müslüman olarak yaşayan ve Mümin Müslüman olarak ölen kimseler olduğu gibi Tabiin de sahabe ile görüşen zati muhteremlerdir Müslümanlardır. Sahabe ile mülakat şart koşulmuştur. Hatta İbnu Hibban görüşmeyi de yeterli bulmayıp sahabeden gördüğünü ve işittiğini zapt edecek yaşta olması şartını koşar. Bağdadi sahabe ile olacak likanın kısa değil bir müddet devam edecek bir sohbet olması gerektiğin de ısrar ederler. Ekseriyet karşılaşmayı yeterli gördüğü için Enes (R.A) Hazretlerini görmüş bulunan Ameş’i, Yahya İbnu Ebi Kesir, Cerir İbnu Hazm tabiinden saymışlardır. Şöyle bir baktığınız zaman tabiinden olmak için, tabiinden gereken ilhamı almış olması gerekiyor ilmi irfanı, ilimde de öne çıkan ulema burada tabii ki onlar üzerin de daha çok durulmuş ilimleri konusun da. Tabiilerin de tabakaları bulunmaktadır. Müslim 3, İbnu Saad 4 tabakaya ayırır, Hâkim 15 tabaka teklif ederse de bütün tabakaları açık seçik beyan edip, her tabakaya ait isimleri zikredememişlerdir. Hâkimin ilk tabakayı Aşere-i Mübeşşere ile karşılaşanlar demiştir. İkinci tabaka El Esved İbnu Yezid Alkame, İbnu Kays, Mesrük İbnü’l Ecda, Ebu Seleme İbni Abdurrahman, Harice İbnu Zeyd vesaire, 3. tabaka ise Amir İbnül Şurahbil Eş-Şabi, Ubeydullah İbni Abdullah ve akranları olarak değerlendirilmiştir.

 

Dakika 15:01

 

Mekke’de İkrime Abdullah İbni Abbas’ın kölesi Ata İbni Ebi Rebah, Ebu Züheyr, Ebu Hacer, Muhammed İbni Müslim gibi zati muhteremlerdir ki bunların da hicri tarihi 128 miladi 745’tir. Medine’de Said İbnü’l Müseyyeb ve diğerleridir. Küfede Alkame İbnül Kays ve diğerleridir. Bir de Muhadramun denilen zati muhteremler vardır, muhadram biliyorsunuz ki yarı ömrünü cahiliye de yarın ömrünü de İslam’da geçiren herkese muhadram derler ve Allah’ın resulü Peygamber efendimizle sohbet şartını aramazlar. Böyle olunca muallaka sahibi Lebid bin Rabia el-Amiri Kââb İbni Züheyr gibi zati muhteremler muhadram şairler addedilirler. Yine fukaha-i Seba dediğimiz zaman Said İbnül Müseyyeb, Kasım İbnu Muhammed, İbni Ebi Bekir Es Sıddık, Urve İbnu Züheyr, Harice İbnu Zeyd Ebu Seleme, İbni Abdurrahman İbni Avf, Ubeydullah İbni Utbe İbni Mesud ve Ebu Eyyub Süleyman İbni Yessar El Hilal’i bunlarında genelce hicri tarih olarak şöyle baktığımız zaman 105 ile 104 arasın da hicri tarihler arasın da yaşayan zatı muhteremlerdir, bu fukaha-i Seba dediğimiz kişiler. Tabiinin eftalleri konusunda da Veysel Karâni gibi zati muhteremler dile getirilmiş (R.A) Eimme-i Metbuinden sadece Ebu Hanife İmamı Azam tabiindir. Hz Enes (R.A) çocukluğun da birkaç kere görmüştür, ayrıca Hz. Cabir Abdullah İbnu Cezez, Zübeydi Abdullah İbnu Üneys ve Ayşe Binti Acret (R.A)’ıda gördüğü rivayetler de bulunduğu bilinmektedir. Evet, kıymetli efendiler; bundan sonra da Etbeut Tabiin gelmektedir. Mümin olarak bir tabiyi gören ve Müslüman olarak ölen kimseye de Etbeut Tabiin denir. Sevgili Peygamberimiz (ASV) tarafından tebcil edilen 3. nesli teşkil eder. İslam’ın pek çok güzide evladı bu nesilden çıkmıştır, metbu imamlardan Şafii başta İmamı Azam olmak üzere hem tabiin hem Etbeut Tabiin içerisin de İmamı Azam olmak üzere ondan sonra Şafii, Malik hazretleri Süfyan Sevri gibi Süfyan İbni Uyeyne, Leys İbnu Saad bunlar (r a) hepsi Etbeut Tabiinin önde gelenlerinden kabul edilmişlerdir.

 

Dakika 20:25

 

Cenabı Hak dünya da bütün İslam yolun da ilmi ile irfanı ile çalışıp Yüce İslam’a hizmet eden ilminden insanlığın faydalanması için Allah’ın rızasını arayan, art niyeti olmayan ne kadar âlimlerimiz varsa Cenabı Hak onların tümüne bol, bol rahmet eylesin, mağfiret eylesin, merhamet eylesin. Şimdi de kıymetli dostlarımız; cerh ve tadil, usulü hadis ilminden cerh ve tadil ile ilgili bazı bilgiler vereceğiz, cerh ve tadil ilmi ravileri, yani hadisi şerif rivayet eden kimseleri adalet ve zapt yönleri ile inceleyen bir ilimdir. Cerh ve tadil öyle herkesin hadisi şerif rivayet etme şansına sahip değildir. Bu cerh ve tadil ilmin de mutlaka kişi ne yapması lazım, tam bir adalet sahibi cerh ve tadilden geçmiş olması lazım, cerh Ravi’nin adalet ve zapt yönünden eksikliklerini, zaaflarını söylemektir. Yani cerh Ravi de ne gibi eksiklikler, adalet ve zapt yönünden ne gibi zaafları varsa bunları incelemektir. Tadil ise Ravi’nin adalet ve zapt sıfatlarını taşıdığı, taşıdığını ifade etmektir. Yani güvenilir olup olmadığını ortaya çıkartmaktır ki tadil işte adalet ve zapt sıfatları taşıyor güvenilir bir ravidir denmesi gerekiyor. Cerh yerine tan taz’if tez’if gibi başka kelimeler de kullanılır. Keza tadil yerine de tevsik, tezkiye gibi başka kelimeler kullanılmıştır. Bunun aynı zaman da sika demek, güvenilir anlamın da kullanılmıştır. ‘’Hucûrat Suresinin 6. Ayeti Kerimesin de’’ Cenabı Hak, ey iman edenler size bir fasık, bir haber getirecek olursa onun için içyüzünü araştırın buyuruyor. Bakın bir fasık, bir haber getirirse içyüzünü araştırın, araştırmasanız bak sonun da yaptığınıza pişman olursunuz. Çünkü yanlış karar verirsiniz fasık sana yanlış haber getirmiş olur, onun için Cenabı Hak bu ayeti kerime de ümmeti Muhammedi uyarıyor. Her habere inanmayın diyor, onun için hadisi şerifleri rivayet edenler A’dan Z’ye incelenmiştir, bu ayeti kerimenin gereği. İçinizden iki adil şahit getirin bakın bu da ‘’Talak Suresinin 2. Ayeti Kerimesidir’’. Şimdi ilmi, hadisi, şehadetini kabul ettiğiniz kimselerden alın diye emreder. Kim? Sevgili Peygamberimiz.

 

25:01

 

Buraya dikkat et! İlmi, hadisi şehadetini kabul ettiğiniz kimselerden alın diye emreder. Bunu Hz. Ömer, Hz. Peygamber sadece sikadan yani güvenilir kişiden hadis almamızı emrederdi diyor, İbrahim Nahai derki; muhaddisler hadis almak için Raviler’e gelince gidişatına, namazına ve ahvaline bakıp sonra rivayetini alırlardı diyor. Yani güvenilir kişinin hadisi şerifleri alınmıştır, bu inceleme yapılmıştır. Ravi de aranan şartlar; bir, adalet olacak, öyleyse adalet Ravi’nin dini, insani yönlerini ifade eder. Adaleti sağlayan şartlar; aklı başın da olacak, Müslüman olacak, diyanet ehli olacak, mürüvvet sahibi, lika sahibi olacak. Umumiyetle açık bir ifade ile adaletin şartları meyanın da zikredilmemiştir fakat bura da zikredilmiştir. Buluğ, itikat yani buluğ çağın da olacak, itikadi İslam Ehlisünnet vel cemaat itikadı olacak, sıdk yani dost doğru olacak, şöhret kötü bir şöhreti de olmayacak. Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler; bu gibi incelemeler yapılıyor ve aynı zaman da güvenilir olmayan kişiden hadisi şerif alınmamıştır, son derece dikkat etmiştir bizim o yüksek âlimlerimiz. ‘’Lika’’ dediğimiz zaman karşılaşma demektir, Ravi’nin bir kimseden yaptığı rivayetin muteber olması, onunla karşılaşmasına bağlıdır. Adam ömrün de hiç görmemiş ama onunla görmüş gibi rivayette bulunmanın adına lika deniyor ki lika karşılaşmış bizzat hadisi kişinin şahsından almış olması şartıdır ki bu şart bazı yerler de koşulmamıştır. Yine zapt, ikinci şartta zapttır muhafaza etmesidir. Yani kişi hadisi şerif’i duyduğu zaman onu zapt edebilecek hafızaya, güce sahip olması gerekiyor. Bunlar da incelenmiştir. Bir hadis âlimin de bunlar aramıştır. Ravi’nin adaletini cerh eden sebepler, bunlardan bir tanesi kizb yani yalan uydurmaktır, kişide yalan eğer varsa o kişiden hadis rivayeti kabul edilmemiştir, fısk bidat ehli bidat ise yine kabul edilmemiştir. Dinin zaruri olan temel kaidelerine muhalefet eden bir rivayette bulunmasına da töhmeti kizb denir ki bu da kabul edilmemiştir.

 

Dakika 30:09

 

Cehalet-ül ayn, cehalet-ül hal bu yönleriyle de kişinin tanınmayan birisi olması ve bu da Ravi de kusur olarak kabul edilmiş, bu tür insanlardan da rivayet alınmamıştır. Kişinin cehaletine de bakılmış, ilmine de bakılmış, cehaleti olan, ilmi ağırlığı olmayan kişiden de hadisi şerifler alınmamıştır. Onun için kıymetliler, cerh ve tadil kaideleri iyiden iyiye gözden geçirilmiş, hadis rivayet eden kişiler ince elekten elenircesine bunlar incelenmiştir, herkesin rivayet ettiği hadis kabul edilmemiştir. Bu Ravi’nin durumu ile ilgilidir. Bir de hadisi şerifin metinleri de tamamen incelenmiştir, onun için İslam dini o kadar sağlam esaslarla gelmiş ki bize kadar, İslam âlimleri o kadar ömürlerini vererek mükemmel çalışarak gelmişler ve çalışarak kıyamete kadar İnşallahu Teâlâ Allah’ın lütfu ile devam edecektir. Hadisi şeriflerin üzerin de titizlikle duran İslam âlimleri, sahih hadisleri, sahih olmayanlardan da tamamen ayırt etmişlerdir ve sahih hadisler kayıt altına alınmıştır. Hadis düşmanlarına fırsat verilmemiştir, onun için hadis düşmanlığı yapanların bir defa şuna dikkat etmeleri lazımdır. Onlar hiçbir zaman görüşlerin de haklı olmamışlardır. Çünkü sahih hadisler, sahih olmayanlardan ayırt edilmiştir senetleriyle tapuları ile. Evet, şimdi hadis konusun da vicadetle amel durumuna gelince vicade ile amel konusun da Maliki, muhaddislerin çoğunluğundan ve başkalarından caiz olmayacağı rivayet edilmiştir. Şafii ve ashabının meseleye eğilenlerinden cevazına dair rivayet gelmiştir, hatta Şafii mezhebine mensup muhakkiklerden bazıları daha ileri giderek bulunana güven hâsıl olduğu takdir de amelin vacip olduğunu da söylemişlerdir. Bu zaman da geçerli olabilecek görüşte budur der. Kim? Nevevi. Evet, burada vicadet dediğimiz zaman neyi anlıyoruz vicadet güvenilir eserler de rivayet etmek, güvenilir eserleri elde tutmak, onların tebliğini yapmak. Lügat olarak vicadet bulmak demektir, ıstılah olarak bir kimsenin bir muhaddis veya bir şeyhin hattı ile yazılmış bir kitabı veya bazı hadisleri ele geçirmesi demektir.

 

Dakika 35:02

 

Bugün hadisi şerifler toptan elimize tapuları ile senetleriyle geçmiş bulunmaktadır. Onun için kıymetliler; elimizdeki tapulu, senetli hadislerin, muteber kitapların, zaten biri öbürüne şahitlik yapmaktadır. Ulema da bunun üzerin de titizlikle durmaktadır ve dünya da İslami ilimler her tarafta yaygın da okunmaktadır. Müslümanların çoğu bundan belki mahrum olanların sayısı çoktur ama ilimle uğraşanlar yok değildir. Hiç bir zaman yüce İslam sahipsiz değildir, Yüce İslam bozulmadan kıyamete kadar devam edecektir, bunun koruyucusu başta Allah’u Teâlâ ve gerçek İslam âlimleri ve İslam âlimleri ömürlerini vererek bugünlere kadar geldiler, kıyamete kadar da gidecektir. İmamuddin İbni Kesir, tefsirinin başka kısımların da vicade ile amel edilmesi gereğine sünnetten bir delil kaydeder. Hadiste Resulullah (A.S.V) ashabı güzine (R.A) sorar? Kimlerin imanı Allah’ı (C.C) daha çok memnun kılar? Melaikelerin, onlar Rablerinin nezdin de bulunsunlar da inanmasınlar bu olacak şey değil. Peygamberlerin, onlara vahiy getirsinler de inanmamış olsunlar mümkün mü? Öyleyse bizlerin imanı ben aranız da olduğum halde nasıl inanmazsınız olacak şey mi? Öyleyse onlar kimlerdir? Ey Allah’ın resulü onlar o kimselerdir ki sizlerden sonra gelirler, birtakım kitaplar suhuf bulurlar ve o kitap da mevcut olanlara inanırlar. İşte bura da sahih kitaplara, sahih hadis kitaplarına Peygamberimiz o gün işaret etmiştir. Daima yüce İslam koruma altın da devam etmektedir. Hadisi şeriflerin naklinin cevazına dair ulemanın icma ettiğini belirtmiştir. Bu icma, hadis kadar fıkıh kitaplarına da şamildir. Hem hadisi şerifler, hem de fıkıh ilmi bize bunlar ekol olarak dünya da okunarak, okutularak geldikleri için tevatür derecesin de gelmişlerdir. Hiçbir asırda fıkıh ilmi, hadisi şerifler ilmi, kesintiye uğramadan okunarak gelmiştir. Onun için yüce İslam’ın ilimleri güvenilirdir, tekrar ediyoruz önceki derslerimiz de tefsir ilminin keşif notlarının tamamın da ve dört mezhebin ve diğer müçtehitlerin, amel de Fıkhı Ekber, onun keşif notların da ve itikatta İmamı Azam’ın Fıkhi Ekber’inin keşif notların da ve diğer derslerimiz de bunlara değindik, değinerek gidiyoruz. Cenabı Hak razı olduğu hizmetlerden ayırmasın.

 

Dakika 40:07

 

 

(Visited 86 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}