Tefsir 113-01

113- Tefsir Ders 113 hayat veren nurun keşif notları

 

113- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 113

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

Tevhîd akıl ile ilâhî saltanata tecellî sırları ve hükümleriyle sır ve gâyenin akışına seyredebilmelidir ama bunların başında tevhîd olacaktır. Tevhîd nuru kalpte parlayacaktır. İşte tam akıl sahipleri kalpleri Allah’ı zikreden ve Allah’ı zikirden başka itminanda katiyyen olmazlar yani güven de olmazlar. Ancak kalpleri Allah dedikçe, ibadet ettikçe farzları, vacipleri, sünnetleri yerine getirdikçe bunlar ve sürekli Yüce Allah’ın huzurun da olduklarını bilerek yaşadıkça hiç unutmamaya gayret edip, Allah’ın emrinde hareket eden dilinden, gönlünden onu bırakmayan kul oldukça işte kalpler güvendedir, mutluluk oradadır, sevgi oradadır, merhamet oradadır. İşte bireylerin karı kocanın, annenin, babanın evlat ebeveyn sevgileri hep bu Allah sevgisinden tevellüt eder ve bütün mahlûkat birbirine şefkatle, merhametle bakar. Çünkü îmân Allah sevgisiyle ve Allah’tan aldığı yüce değerlerin ilkesiyle o ölçülere göre hareket eder. O zaman bakarsınız ki anne baba evladını, evlat anne babayı, beyefendiler hanımlarını, hanımlar beylerini ve nasıl ortaya gerçek hak sevgi çıkar. Kalpler böyle mutmain olur. Kalbe yanlış reçete yazıyorlar adamın kalbi hasta gitmiş birine ruhunda îmânında problem var, ahlâkında problem var, amelinde problem var. Bu problemler giderilmeden yanlış yazılan reçeteler senin etine, kanına, kemiğine, kaslarına, dokularına, organ ve sistemlerine, hücrelerine belki faydası olur Mevlâ’nın dilemesiyle ama kalbin, ruhun asıl reçetesini Kur’an-ı Kerim ve Hz. Allah yazmış. Kalbin reçetesi, ruhun mutluluğu hayat veren bütün reçeteyi Allah yazmış Hz. Muhammed uygulamış ve Sahâbe-i Güzin’de uygulamanın şahidi olmuş bizâtihi.

Sevgili dostlarım!

Kur’an-ı Kerim Allah’ın yazdığı kalplere, ruhlara ebedî hayat reçetesidir ve kâinat tamamen kevni olarak âyetlerle bir kâinat eczanedir. Kur’an-ı Kerim tamamen bir reçetedir. Hem eczane, hem reçete onun için bunu sapa sağlam uygulayan da Hz. Muhammed ve gerçek Müslümanlar ve bu işi iyi bilenler insanlığa örnek olarak gelmişlerdir. Bu reçeteyi, yaratanın reçetesini kalbine, ruhuna kullanma başkasına git yanlış reçeteler al. Hele de şirkle ilgili bir reçete almışsan içinde küfür varsa, nifâk varsa, cehâlet varsa sende o şirk ve küfürlü olanı uygulamışsan, gerçek doktorunu bulamamışsan işte gerçek eczacını gerçek ilacını bulamamışsan işte o zaman o kalp daha perişan olmaktadır.

Dakika 5:22

Dünya stresle dolu herkes stres atacak yer arıyor. Ama gittiği kişi o stresliden daha stresli. İstisnâlar kâideyi bozmaz. Esas işte senin ebediyyû’l-ebed sana hayat veren reçeteyi iyi anla, iyi kavra iyice uygula, iyice tatbik et. Reçeteye sen uy doktorun dediklerine, iyi bir doktorun dediğine hasta nasıl itaat ediyorsa Yüce Allah da seni, beni yaratandır. Onun emrine iyi itaat et, onun yazdığı reçeteyi iyi uygula, kalbin ruhun mâhiyetini kimsenin bilme şansı yok. Yaratan bildiği için o fıtrata en güzel hayat veren nizamı kurmuş ebedî hayat İslam’dadır demiş, Kur’an’dadır demiş, hayat verendir demiş. Aç Kur’an’ı bak biz işte size anlamını verdiğimiz âyetler üzerinde konuşmalarımız ve keşif notlarımız devam ediyor. Bunlar birer keşfin ve tefsirin ipuçlarıdır. Gönülleri ilâhî murâkabeye müstağraktır. Çünkü kalpte îmân var güven içinde işte bunların gönülleri ilâhî murâkabeye müstağraktır. Müstağrak ilâhî murâkabe nedir? Allah seni sürekli görüyor ve yaşatıyor sana bakıyor ne yapıp, ne yapmadığını. Şimdi bir anne düşün kucağında ki çocuğu tabii ki hâl ve hareketlerini görüyor. Bundan daha mükemmel ki, yaratıcı kudretinde tutuyor bütün âlemi senin ne yaptığını o görüyor onun gördüğünü unutma işte murâkabe bu. Onun emrinde huzurun da olduğunu bil, gerçek anlam da ona inan. İnandığın zaman İman güvendir, huzurdur. Kişiye güven veren, huzur veren, esas sağlam bir îmândır. O da İslam, Kur’an îmânıdır. Eğer başka îmânlar geçerli olsaydı din iki olurdu. Din iki değil Allah bir, dinde bir. Murâkabeyi unutma! İşte gönülleri ilâhî murâkabeye müstağraktır. Allah’ın gördüğünü bilir, onun huzurun da tam edeple kulluğuna devam eder. Zikir mutlak zikirdir. Namaz bunların başında gelir. Dikkat et! Beş vakit farzlar mutlak zikirlerin başında gelir. Sonra tefekkür şu kâinata bak bu âyetler de zaten tefekküre açıkça ne yapıyor? Davet ediyor. Her Müslümanın mütefekkir olma yolunda bir çabası, gayreti olmalıdır. Kâinatta yerler de, gökler de nereye bakıyorsan gör, ilâhî kudreti gör. Tefekkür bakmak ve görmektir. İlâhî kudreti görmektir o yüce kudreti gördükçe kulluğunu sevgini artıracaksın, her gün terakkî edip yükseleceksin yerinde saymayacaksın ve keşifler ortaya çıkar.

Dakika 10:00

İşte bura da tefekkür keşif muşâhede Şuhut görünenden görünmezi okuyabilmek Şuhut’tan gıyabı yani görünenden görünmezi okuyabilmek İlâhî sanatın inceliklerini, kudretin alâmetlerini görmektir. Ayna da kendine bak veyahut karşında insanoğluna şöyle bir bak, ne kadar güzel yaratıldığına bak, yaratanın ne kadar güzel yaratıcı olduğuna şöyle bir bak. Neye bakarsan bak yaratanın neyi görünüyor? Kudreti, sıfatları, esmâsı tecellî ediyor. Bir ses duyar duymaz burada bir esmâ tecellîsini şöyle iyice anla esmâdan müsemmâya şöyle bir bak, sıfattan mevsufa bak, sıfattan eserlere doğru şöyle bir bak. Kâinatta nereye bakarsan bak İlâhî kudret görünüyor. Onun esmâsı okunuyor, evsâfı okunuyor. Çünkü esmânın tecellîsi evsâfın tecellîleri açıkça görünüyor her tarafta bak ve gör. Rabbini tanı böyle tefekkür yoluyla tanı esmâların anlamını oku, evsâfını oku, eserlerine bak, tefekküre dal, iyi düşün ve Kur’an-ı Kerim’i iyi anla. O zaman Rabbinle inanarak yaparsan bu işi tanışırsan, tanışırsan da muhabbet artar orta da tamamen bir muhabbet kalır, sevgi kalır. Sevgi hayatın özü kalbin gözüdür o sevgiyle bir defa Rabbini bütün kalbinle sev. O sevgiyle de mahlûkata şöyle baktığın zaman bütün mahlûkat senden neyi sezecek? Sevgi sezecektir. Senin ruhundan karşıya sevgiler yansıyacak ve sen görevini yapacaksın yapmış oluyorsun ve bunun ölçüsü de orta da şeriatın ölçüleri sevgi bütün varlığınla Allah sevgisidir. Öbürleri Allah için sevilecekleri sevmektir. Kimse Allah gibi değildir. Allah değildir kimse ama Allah için Allah’ın sev dedikleri sevmek görevimizdir. Ama kalbine bu sevgi deryası yerleşince artık ne olmaktadır? Senden karşıya sevgi ve iyilik, güzellikten başka güzel sözden, güzel amelden, güzel ahlâktan başka karşıya bir şey yansımayacaktır.

Dakika 13:46

 

 

(Visited 67 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}