hayat veren Tefsir 162-01

162- Tefsir Ders 162 hayat veren nurun keşif notları

 

162- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 162

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

(Nisâ Sûresi 163’ncü Âyet-i Kerime’den 175’inci Âyet-i Kerime’ler)

 

 

إِنَّا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ كَمَا أَوْحَيْنَا إِلَى نُوحٍ وَالنَّبِيِّينَ مِن بَعْدِهِ وَأَوْحَيْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإْسْحَقَ وَيَعْقُوبَ وَالأَسْبَاطِ وَعِيسَى وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَارُونَ وَسُلَيْمَانَ وَآتَيْنَا دَاوُودَ زَبُورًا ﴿١٦٣﴾

وَرُسُلاً قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلاً لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ وَكَلَّمَ اللّهُ مُوسَى تَكْلِيمًا ﴿١٦٤﴾

 

Yüce Rabbimiz bu âyeti kerimelerinde de insanlık âlemine geçmişin bütün hakîkatlerini, geleceğin bütün delillerini ortaya sunmakta insanlığa hayat veren yüce kitâbını, yüce âyetlerini kullarına teklif etmektedir. Akılların önüne, vicdanların önüne koymaktadır.

 

Buyuruyor ki; Muhakkak biz, Nuh’a yani (AS.) Nuh peygambere ve ondan sonra gelen peygamberlere vahiy yettiğimiz gibi, sana da vahiy ettik. Kime diyor? Hz. Muhammed’e diyor sana da vahiy ettik diyor. (AS.) İbrâhim’e, İsmâil’e, İshâk’a, Yâkup’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyüp’e, Yunus’a, Hârun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Dâvûd’a Zebur’u verdik diyor (AS.) ve bu peygamberlerin isimlerini Kur’an-ı Kerim sayıyor. Kur’an-ı Kerim’de bütün peygamberlerin tamamına İslam toz bile kondurmaz. Zerre bile hatâ kondurmaz. Peygamberlerin tümüne Kur’an-ı Kerim tamamen Müheymin’dir ve Mü’mindir ve böylece de emreder. Daha önce sana anlattığımız peygamberlerle, anlatmadığımız başka peygamberlere de vahiy ettik ve Allah Mûsâ ile de konuştu (AS.) Cenab-ı Hak bütün peygamberlerinin tümüne bizden selamı kabul eylesin hepsine selam olsun. İslam’da Kur’an-ı Kerim’de, ilâhî kitaplarda ismi geçen ve geçmeyen bütün peygamberlere Müslümanlar inanırlar Kur’an-ı Kerim îmânı emreder. Ayırım İslam’da yoktur. Bölücülük İslam’da yoktur, hakîkatin tamamını İslam kucaklamıştır. Yanlışları dışlamıştır.

 

رُّسُلاً مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلاَّ يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ وَكَانَ اللّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا ﴿١٦٥﴾

لَّكِنِ اللّهُ يَشْهَدُ بِمَا أَنزَلَ إِلَيْكَ أَنزَلَهُ بِعِلْمِهِ وَالْمَلآئِكَةُ يَشْهَدُونَ وَكَفَى بِاللّهِ شَهِيدًا ﴿١٦٦﴾

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ اللّهِ قَدْ ضَلُّواْ ضَلاَلاً بَعِيدًا ﴿١٦٧﴾

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمْ يَكُنِ اللّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلاَ لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقاً ﴿١٦٨﴾

إِلاَّ طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللّهِ يَسِيرًا ﴿١٦٩﴾

 

Dakika 4:42

 

Yüce Rabbimiz bak ne diyor bu âyeti kerimelerde de; Peygamberleri müjdeciler ve azâb habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah (C.C.) mutlak üstündür, yegâne hikmet sahibidir. Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Kime diyor? Hz. Muhammed’e diyor. Diyor ki; Sana Allah indirdiğini yani Kur’an-ı Kerim’i sana kendi ilmiyle indirdi diyor ve Allah buna kendisi de şahittir diyor. Buna dikkat et! Sana indirdiğini ey Muhammed diyor sana indirdiğini yani Kur’an-ı Kerim’i kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder meleklerde buna şahitlik ederler. Allah’ın şahitliği de kâfidir, yeterlidir. Başka şahide gerek yok ama başkaları da şahitlik ediyor, melekler şahitlik ediyor. Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir. Muhammed’in Peygamberliğine Allah kendisi şahitlik ediyor. Kur’an-ı Kerim’i Muhammed’e indirdiğine, kendi ilminden indirdiğine Allah kendi şahitlik ediyor birileri de reddediyor. Yarın Allah’ın huzuruna çıkacaksın, Allah’a ne diyeceksin? Allah (C.C.)  Ben şahidim diyor, Muhammed hak Peygamberdir, Kur’an-ı Kerim hak kitaptır diyor sen bunu nasıl inkâr edebilirsin, İnkâr edersen zararın kime? Kendine ve sapıttığın ne kadar insan varsa onlara yazık değil mi? Kur’an-ı Kerim geçmişin bütün hakîkatini kucaklamış bünyesine almış. Geleceğin bütün delillerini bünyesine barındırmış. Bunu inkâr etmek mümkün mü? Cenab-ı Hak ne diyor; Şüphesiz inkâr edenler, insanlara Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir diyor. Onları ancak cehennemin yoluna iletecek ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır. Allah’ı inkâr edersen, Peygamberini inkâr edersen, Kur’an’ı inkâr edersen ki Allah’ın kitâbî bu, Allah’ın şahitliğini de inkâr ediyorsun, Muhammed’i kabul etmiyorsun ve Kur’an-ı Kerim’i kabul etmiyorsun. Kabul edenlerinde bir kısmı işine geldiği gibi bir kısmını alıyor bir kısmını almıyor bunların tümü cehennemliktir doğru inanacaksın. Kur’an-ı Kerim nasıl istiyorsa Hz. Muhammed Kur’an-ı Kerim’i, İslam’ı nasıl ortaya îmân esaslarına inanmanın aslını esasını İslam ortaya koymuştur. Gerçek îmân İslam’ın ortaya koyduğu îmândır. İslam bir bütündür. Bunun tamamını kalbin tasdik edecek dilin ikrâr edecek ve Allah’u Teâlâ’yı bütün varlığınla severek ona kulluk edeceksin, emirlere itaat, taatte bulunup ilâhî emirleri yerine getireceksin. Yoksa kendine yazık edersin. Bugün yerin üstündeyiz yarın mezara ineceğiz, mezardan fırlayıp mahşere geleceğiz. İki zebânî, iki askerin ortasında Allah’ın asker orduları mahşeri kuşatmış o kadar bir uçsuz bucaksız askeri ordularla daire, daire kuşatmış mahşeri. Kendin bilirsin biz söylemekle mükellefiz. Aczimizle görevimizi yapmak zorundayız. Allah’a kulluk için yaratıldık kulluk en büyük şereftir. Başkalarına kulluk etmek ise putperestliktir. İşte bütün şerefi orada kaybeder.

 

Dakika 10:22

 

Allah’a kulluk en yüce şerefleri kazanmaktır. Kula kulluk bu şerefi kaybetmektir hem de ebedî. Hiç kimseyi ilâh yerine koyma herkese hakkını ver. Tamam, komutansa komutandır, bilginse bilgindir, âlimse âlimdir, fizikçiyse fizikçidir, kimyacıysa kimyacıdır, iyi bir devlet adamıysa devlet adamıdır, iyi bir ilim adamıysa ilim adamıdır. Herkese hakkını ver ama kimseyi putlaştırma, tanrılaştırma, ilâhlaştırma. Herkese ölçüsünü ver haddini aşırma. Kula ilâhlık verilir mi? O zaman ne kadar ilâh çıkar senin komutanını sen ilâhlaştırırsan, beriki de kendi liderini ilâhlaştırırsa, öbürü öbürünü ilâhlaştırırsa ne kadar tanrı çıkar ortaya o zaman Hristiyan’ın tanrısı üç olur seninki ve başkalarının ki artık sayamazsın da. Allah birdir, eşi, benzeri, şeriki, naziri, dengi yoktur olmadı, olmayacaktır. Kur’an’a bak Allah’ı tanı. Muhammed’le tanış Allah’ı iyi tanı. Allah’u Teâlâ’yı (C.C.) Esmâsıyla, Evsâfıyla, eserleriyle tanıyacaksın. Kendine yazık etme!

 

استعيذ بالله

 

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِن رَّبِّكُمْ فَآمِنُواْ خَيْرًا لَّكُمْ وَإِن تَكْفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَكَانَ اللّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا ﴿١٧٠﴾

 

Yüce Rab nur saçıyor hayat veren yüce emirlerini insanlar hayat bulsun diye bakın Kur’an-ı Kerim yanlıştan seni önce kurtarıyor. Doğrularla donatıyor seni hayat veriyor. Diyor ki; Ey insanlar! Bütün insanlara Yüce Allah bu âyetinde sesleniyor hitabette bulunuyor ne diyor; Size Rasûl size, diyor Rabbinizden hakkı gerçeği getirdi. Hz. Muhammed size Rabbinizden hakkı, gerçeği getirdi. Önceki peygamberler de öyleydi ama son Peygamberiniz kıyâmete kadar Hz. Muhammed’dir. Kendi faydanıza, yararınıza olarak ona inanın. Muhammed’e inanmak kişinin kendini kurtarmak, ebedî hayat bulmak demektir Cenab-ı Hak öyle diyor. Kendi faydanıza olarak ona o Muhammed’e inanın, Peygamberliğini tasdik edin, getirdiği şeriata göre amel edin, İslam îmânıyla îmân edin. Eğer inkâr ederseniz diyor bak, وَإِن تَكْفُرُواْ  diyor. Eğer inkâr ederseniz,  فَإِنَّ لِلَّهِ  bilin ki göklerde ve yerde مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ  ne diyor? Bilin ki göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. Hepsi gelip geçici Allah’ın hükümranlığı bütün âlemler de ebedî ve mutlak hükümdardır. Ebedî, ezeli, mutlak, muktedir hükümdar sadece Allah’tır. Birilerini hükümdar diye onu ilâhlaştırırsan o zaman senin hükümdarlarının hepsini toplasan sinek bile yaratabilir mi? O âlemleri nasıl mükemmel yaratmış seni yaratan Yüce Allah sen bunu bırak da birilerini ilâhlaştır hiç akla mantığa, vicdana, ilme, irfâna, bilime uyar mı bu? Cenab-ı Hak ne diyor, Allah bilendir, hikmet sahibidir. وَكَانَ اللّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا  buyuruyor.

 

Dakika 15:20

 

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ وَلاَ تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ إِلاَّ الْحَقِّ إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ فَآمِنُواْ بِاللّهِ وَرُسُلِهِ وَلاَ تَقُولُواْ ثَلاَثَةٌ انتَهُواْ خَيْرًا لَّكُمْ إِنَّمَا اللّهُ إِلَهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ أَن يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَات وَمَا فِي الأَرْضِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً ﴿١٧١﴾

 

Şimdi dikkat et ey Hristiyan âlemi, bu âyetlere dikkat et! Îsâ gerçek Îsâ’yı Allah sana öğretiyor hepimize. Birde senin uydurduğun Îsâ var, putlaştırdığın Îsâ var, birde gerçek peygamber Allah’ın kulu Meryem’in oğlu bir Îsâ var. Bak Allah ne diyor; Ey kitap ehli, ey Hristiyanlar ve Yahûdîler! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu Îsâ, Mesih… Dikkat et! Meryem oğlu diyor Allah’u Teâlâ ne diyor? إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ  diyor. Meryem oğlu Îsâ, Mesih sadece Allah’ın elçisi, Meryem’e atmış olduğu kelimesi ve O’ndan bir ruhtur. Allah’a ve peygamberine inanın. Allah üçtür demeyin. Allah birdir. Kendi faydanız için, kendi yararınız için buna yani üç demeye son verin. Allah’ın birliğini kabul edin. Zâtında Allah bir, sıfatlarında bir, Efâlinde bir, her şeyinde bir. Muhakkak ki Allah, tek bir ilâhtır. Ne diyor Cenab-ı Hak Allah tek bir ilâhtır. إِلَهٌ وَاحِدٌ  diyor.  إِنَّمَا اللّهُ إِلَهٌ وَاحِدٌ  Muhakkak ki  Allah, tek bir ilâhtır, Allah’tan başka ilâh yoktur. O çocuk sahibi olmaktan yücedir münezzehtir. Allah’ın kulları olur Allah’ın çocuğu olmaz, oğlu kızı olmaz, Allah’ın kulları olur. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter (C.C.)

 

Kıymetli ve muhterem dinleyenler,

 

İşte bizim Kur’an-ı Kerim’in tanıdığı Îsâ gerçek Îsâ budur, Allah’ın peygamberidir, Meryem’in oğludur, Allah’ın kuludur.

 

لَّن يَسْتَنكِفَ الْمَسِيحُ أَن يَكُونَ عَبْداً لِّلّهِ وَلاَ الْمَلآئِكَةُ الْمُقَرَّبُونَ وَمَن يَسْتَنكِفْ عَنْ عِبَادَتِهِ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ إِلَيهِ جَمِيعًا ﴿١٧٢﴾

 

Cenab-ı Hak ne diyor; hiçbir zaman Mesih’te Allah’ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah’a yakın melekler de, hep Allah’a kulluk ederler, çekinmezler. Kulluktan çekinmezler, ibadetten zevk alırlar. Kim O’na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır. Allah’ın hepsini toplayacağını unutma! Hepsini, kulluktan çekineni de, Allah’a gerçek kulluk edeni de tamamını, insi, cinini mahşerde huzurunda toplayacaktır bunu unutma!

 

Dakika 20:20

 

فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ فَيُوَفِّيهِمْ أُجُورَهُمْ وَيَزيدُهُم مِّن فَضْلِهِ وَأَمَّا الَّذِينَ اسْتَنكَفُواْ وَاسْتَكْبَرُواْ فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا أَلُيمًا وَلاَ يَجِدُونَ لَهُم مِّن دُونِ اللّهِ وَلِيًّا وَلاَ نَصِيرًا ﴿١٧٣﴾

 

Yüce Rabbimiz bu âyeti kerimede de; İnanıp güzel işler yapanlara gelince, güzel işler nedir? Allah’ın yap dediklerini yapacaksın bundan daha güzel bir şey olur mu? Allah’ın her yap dediği şey sana hayat veriyor. Seni ebedî mutlu ediyor. İşte diyor inanıp da gerçek îmân ile güzel işler yapanlara gelince, onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Allah’ın (C.C.) lütfu ebedî devam eder uçsuz bucaksız, bitmek tükenmek bilmez. Kendinin ihtiyacı yok sana verecek ey Müslüman! Ey îmânlı kişi, ey Amel-i Sâlih sahibi olan muhterem hanımefendiler, beyefendiler! Allah’ın ebedî lütfu sizindir. Gelin gerçek îmân edin, gerçek Müslüman olun. İslam bütün insanlığı kucaklamıştır. Bölücülük İslam’da yoktur, irtica İslam’da yoktur, çağdışı ne varsa İslam dışındadır. İslam çağları kucaklamıştır, bütün çağların sahibi Allah’tır, Kur’an’ı gönderen Allah’u Teâlâ’dır. Bütün çağların ve tabiatın üstünde yüce kudretin ortaya koyduğu yüce değerlerin, yüce kânûnların tümü işte İslam’dır.

 

Allah’a kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da şiddetli bir şekilde azâb edecek bunu Allah söylüyor ve onlar Allah’tan başka kendilerine ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklar. İkinci ilâh yok ki nereden bulacaksın? O yüce kudretin sahibi bir olan Allah adâleti tecellî etti mi artık kimisi cennette kimi cehennemde hak ettiğini herkes bulmuştur adâlet tecellî etmiştir. Biz duyuralım duyurmadı demeyesiniz. Duyurmazsak size görevimizi yapmış olmayız, sizi sevmiş olmayız. Size acımış olmayız, kendimize de acımış olmayız, kendimizi de sevmemiş oluruz. Sizi de, siz bizden, biz sizden hepimiz Allah’ın kulları değil miyiz? Muhammed’in ümmetiyiz, Âdem’in çocuklarıyız, Yüce Rabbin kullarıyız. Nasıl olurda birbirimize bu yüce değerleri tamamen içinde toplayan Kur’an’ı, İslam’ı neden anlatmayız? Cennet dururken, Allah’ın uçsuz bucaksız rahmeti dururken, Allah’ın şiddetli azâbına ve onun gazâbına neden çarpılalım? Aklımızı başımıza alalım! Alnımızı secdeye koyalım Allah’a yalvaralım. Allah’ım! Bize hidâyet et, yanlıştan bizi doğruya çevir, yanlış olan her şeyi doğruya çevir, her doğruyu bize nasip et, her sözümüzü her işimizi nur kıl, hak kıl. Hz. Muhammed’in duası bu her şeye hak olan Muhammed, her şeyi nur olan Muhammed ve nuru Muhammed’i bütün âlemlerin ilk cevheri Nur-u Muhammedî olan bak nasıl yalvarıyor Allah’ım diyor alnı secdelerde, boynu eğri ve eline açmış Cenabı Hakka ömür boyu Allah’ı seviyor bütün varlığıyla Allah’ın sevgilisi Allah’a yalvarıyor. Her işimi nur kıl, hak kıl diye yalvarıyor.

 

Dakika 25:18

 

Değerli Kardeşim! Biz birinin borusunu öttürmüyoruz. Allah’ın kitâbını imkânımız dâhilin de anlatıyoruz, onu söylüyoruz. Biz falan üstadım diye ben birisinden bahsetmiyorum, liderimden bahsetmiyorum, önderimden bahsetmiyorum. Ya? Allah ve Rasûlü Muhammed’den başkasının sözü din değildir ancak bu iki kaynağı iyi bilen müçtehitler söz sahibidir iki kaynağa. Kur’an’ı, sünneti, icmâyı bilenler kıyasta söz sahibidirler. Zaten İslam’ın 4 ana kaynağı vardır; Kur’an, Sünnet, İcmâ Ümmet, Kıyas-ı Fukahâ’dır. Aslı ise Kur’an ve sünnet, Kur’an Allah’u Teâlâ’nın kitâbı sünnetin önünde de başında Hz. Muhammed var. Muhammed’de Allah’tan aldıklarını uygulayan ve insanlığa tebliğ eden Allah’ın âlemlere rahmet olarak tecellî ettirdiği Peygamberi Muhammed’dir. Allah’ın âlemlere en büyük lütuflarından birisi Hz. Muhammed’din Peygamberliğidir, Kur’an-ı Kerim’dir, İslam dinidir. Bütün âlemler Allah’ın rahmet tecellîsidir. İşte bu kadar uçsuz bucaksız rahmeti sen bırak da yarın öleceksin cehenneme çek git olur mu öyle şey yazık değil mi? Gece gündüz Rabbimize yalvaralım. Allah’ım! Bizi şirkten koru, küfürden koru, nifaktan koru, İslam’ın tevhîd îmânını kalbimize ebedî yerleştir diye yalvaralım. Seni ne kadar sevdiğimi bir bilsen onun için sana bunları söylüyorum. Bütün insanlığın tümüne söylüyorum. Tüm insanlığa, tüm insanlık bizim potansiyel kardeşimiz Allah’ın kullarıdır. Çünkü Allah’ın kulu olarak, insan olarak bir defa kardeşiz. Âdem’in çocukları olarak hepimiz kardeşiz. Birde îmânda kardeş olursak işte gerçek kardeşlik îmân kardeşliğidir. Allah’ı inkâr ederek insanlık olur mu? İslam’ı, Kur’an’ı, Muhammed’i inkâr ederek insanlık, kardeşlik olur mu? İslam seni kucaklasın sen İslam’ı reddet Müslüman seni kucaklasın sen Müslümanı reddet ve ehli küfrün izini takip et. Hiç olacak iş mi? Sen reddedince Azrâil seni sen reddettin Azrâil’i de ret edecek misin? Yaratılırken yaratılışı reddettin mi? Yani edemedin. Ölürken ret edecek misin? Edemeyeceksin. Mezardan fırlayıp seni kaldıracaklar ret edecek misin? Edemeyeceksin. Mahşere geleceksin reddedebilecek misin? Edemeyeceksin. Mahkeme-i Kübrâ da hesaba çekileceksin. Ben çekilmem diyebilecek misin? Zincire vurulup cehenneme atılacaksın. Ben gitmem cehenneme diyebilir misin? Kardeşim deliye yalvarır gibi yalvarıyorum aklımızı başımıza alalım!

 

استعيذ بالله

 

Cenab-ı Hak şu âyeti kerimede de;

 

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءكُم بُرْهَانٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ نُورًا مُّبِينًا ﴿١٧٤﴾

 

فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُواْ بِاللّهِ وَاعْتَصَمُواْ بِهِ فَسَيُدْخِلُهُمْ فِي رَحْمَةٍ مِّنْهُ وَفَضْلٍ وَيَهْدِيهِمْ إِلَيْهِ صِرَاطًا مُّسْتَقِيمًا ﴿١٧٥﴾

 

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil yani (Muhammed) geldi (A.S.V) ve size apaçık bir nur indirdik diyor Cenab-ı Hak. Eğer bütün şeksiz, şüphesiz yüce bir delil, şanlı bir kesin hak bir delil istiyorsan bu burhan bu delil Muhammed Mustafa’dır. Eğer apaçık bir nur istiyorsan Kur’an-ı Kerim’dir ve Muhammedî nurdur, İslam’dır. Bütün peygamberlerin dinidir. Tekrar söylüyorum, İslam bütün Peygamberlerin dinidir. Bir olan Allah’ın tek din İslam’dır.

 

Dakika 30:57

 

Âdem’le ve diğer peygamberlerle devam etti, Muhammed’le de yenilendi kıyâmete kadar devam ediyor. Bunu anla, kulağını tıkama, gözünü yumma, anla bu gerçeği! Allah’a inanıp ona sımsıkı sarılanları Allah (C.C) kendisinden bir rahmet ve lütuf büyük bir lütfa girdirecek ve kendisine götüren dosdoğru yola iletecektir. İşte İslam Allah’tan gelen yol, Allah’a giden yoldur ama îmânınla sımsıkı Allah’ın İslam’daki emirlerine sıkı sıkı sarılarak ve bu şekilde eğer görevini yaparsan bu Allah’tan sana bir rahmet, bir lütuftur ve bu rahmetin bu lütfun içine seni yerleştirecektir. Ve seni kendisine, rızâsına, uçsuz bucaksız cennet ve Cemâline ulaştıracak olan dosdoğru bu İslam yoluna da seni hidâyet edecektir. İşte o da,

 

وَيَهْدِيهِمْ إِلَيْهِ صِرَاطًا مُّسْتَقِيمًا

 

Onu diyor Sırat-ı Müstâkim’e iletir ve hidâyet eder. Kime? O îmânlı kişiye Allah’ın emirlerine sıkı sıkı sarılan kişiye. Şimdi bunları duyduk duymadık demeyelim! Yüce Allah’ın hidâyetiyle, keremiyle, O’nun lütfu ihsânıyla, O’nun refiki, onun uçsuz bucaksız ihsanlarıyla ne yapalım? Yine kurtuluşumuzu ondan isteyelim. Ondan aldığımız gücü O’nun yoluna kullanalım.

 

استعيذ بالله

 

Birde son âyeti kerimede Nisâ Sûresi’nin son âyetinde kelâle âyetidir. Şimdi bu sûre Nisâ Sûresi kadınlar sûresi demektir içinde birçok ilâhî emirleri ihtivâ eder son âyetinde de kelâle hakkında bilgi verir. Aynı zamanda Allah’ına mîras taksimini de bu sûre de bol miktarda buluruz. Allah’ın taksimini buluruz. Kadına, erkeğe, mirasçılara mükemmel bir taksimi vardır Allah’ın taksimidir işte adâlet odur ama iyi keşfetmeli iyi anlamalıdır. Anlamayanlar kendi beyinleri çağdışı oldukları için İslam’a çağdışı diyenler kendi beyinlerini görmüşler aynada çağdışı beyinlerini gömüşler, karanlık beyinlerini görmüşler, İslam’ın nurundan kaçmışlar. Allah’ın taksîmini beğenmemişler kendiişlerine geldiği gibi taksim ediyorlar. Bunun adını da hukûk koyuyorlar. Hak, hukûk Allah’ın ortaya koyduğu sosyal adâlettir ilâhî taksîmattır. Eğer o kendini çağdaş görenlerin elindeki yanlışların içinde doğrular varsa o doğrular yine İslam hukûkundan alınmadır. Yine Kur’an’dan, yine Hz. Muhammed’den, İslam hukûkundan alınmadır. Dünyadaki bütün doğruların adresi Allah ve Rasûlü’dür, İslam’dır ve bütün doğrular İslam’a aittir. Her doğru İslam’ındır, her yanlış İslam dışıdır. Düşmanın elinde olsa bile bir doğru, doğru doğrudur İslam’a aittir. O onu öyle etmiş işine gelmiş almış, ötekini işine gelmemiş almamış o başka mesele. O onun kendi bileceği iş ama bu hakîkat budur ki, Allah’ın adâletinde eksik, kusur olmaz. Allah’ın adâletini beğenmeyenler insanlığın kanını emiyorlar zulmediyorlar vampirlerden daha çok bugün insanlığın kanı sömürülüyor. Bir taraf yığıyor bir taraf aç bırakılıyor ve dünyada Allah’ın verdiği nimetler çarçur ediliyor, kötü yollarda harcanıyor. Allah size silâhları yapın doldurun da milleti toplu kitleler hâlinde insan öldürün diye mi verdi size bu imkânları Cenab-ı Hak?

 

Dakika 36:50

 

Neden Allah’ın verdiği imkânları kötüye kullanıyorsunuz? Sulh, barış, kardeşlik varken.

 

يَسْتَفْتُونَكَ قُلِ اللّهُ يُفْتِيكُمْ فِي الْكَلاَلَةِ إِنِ امْرُؤٌ هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُ أُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمْ يَكُن لَّهَا وَلَدٌ فَإِن كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَ وَإِن كَانُواْ إِخْوَةً رِّجَالاً وَنِسَاء فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الأُنثَيَيْنِ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّواْ وَاللّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ﴿١٧٦﴾

 

 

Senden fetvâ istiyorlar diyor Hz. Muhammed’e Cenab-ı Hak diyor. Habibim senden fetvâ istiyorlar. Deki; “Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimsenin) mîrası hakkında hükmünü açıklıyor: Kur’an-ı Kerim’in tamamı Allah’ın hükümleridir. Kelâle hakkında da hükmünü veriyor: Çocuğu olmayan, fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığı malın yarısı o kız kardeşinindir diyor. Yarısı o kız kardeşinindir diyor. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse, erkek kardeş ona vâris olur. Eğer ölenin iki kız kardeşi varsa bıraktığının 3’te 2’si onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa, erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size hükümlerini açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. İşte kelâle âyetidir bu âyeti kerime. Şimdi sizlere bu âyetlerin biraz daha keşfi üzerinde bilgi vermeye çalışalım biraz daha açıklık getirelim.

 

Dakika 39:20

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Visited 61 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}