HadısŞerifKülliyatı 164-01

164- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 164

 

164- Hadis-i Şerif Külliyâtı Ders 164

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemin Vessalâtü Vesselâmü Alâ Rasûlüna Muhammedin ve Alâ Âlihi ve Sahbihî Ecmaîn’’

Eûzu billahis-semîîl- alimi mineşşeytanirracim min hemzihî ve nefgıhî ve nefsih’’

‘’Bismillâhillezi la yedurru mâismûhü şeyün filardı velâ fissemâ vehüvessemîul âlim’’

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

 

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler,

 

Dersimiz vakfiyeler ve hükümler hakkında devam ediyor. Hadis-i şerifler külliyâtından keşif notları isimli derslerimiz devam ediyor.

 

Abdurrahmân İbnu Ya’mur ed-Dîlî (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: „Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) Arafat’ta iken, münâdîsine (dellâlına) şöyle nidâ edip duyurmasını emretti: „Hacc Arafat’tır, kim Cem (Müzdelife) gecesi fecrin doğmasından önce (vakfeye) yetişirse, haccı idrak etmiş demektir. Eyyâm-ı Mina üç gündür. Kim ilk  iki günde acele davranırsa, herhangi bir günah terettüp etmediği gibi, te’hir edene de bir günah terettüp etmez.“ buyurdular’’. Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn-i Mâce bunu haber vermektedirler.

 

Vakfeyi herhangi bir sebeple kaçıran kimse müteâkip sene haccını yeniler. „Eyyâm-u Mina üç gündür“ tâbiriyle Mina’da kalınan günler kastedilir. Bunlara Eyyâmi’l-Ma’dudât, Eyyâmu’t-Teşrîk ve Eyyâmu Remyi’l-Cimâr da denir. Bunlar, yevm-i nahrdan sonraki  üç gündür, yevm-i nahr denilen bayramın birinci günü buraya girmez, çünkü ulemâ, nahrın ikinci günü, Mina’dan hareket etmenin câiz olmayacağı hususunda icmâ etmiştir. Yevm-i nahr, bu üçe dâhil olsaydı, ikinci gün dileyenin hareket etmesi câiz olurdu.“ Umumiyetle Eyyâm-ı teşrîk deyince Yevm-i Nahr’ı yani on zilhicce gününü takip eden ilk üç gün kastedilir. Yani Zilhiccenin 11-12-13. Zilhicce günleridir. Bunlara Eyyâm-ı teşrîk dendiği zaman hatıra bunlar gelir.

 

Kim ilk  iki günde acele davranırsa…“ demek, „Mina’yı terk etme hususunda acele davranırsa..“ demektir. „İki gün “den maksat da teşrik günlerinin son ikisinde demektir. Yani Zilhicce ‘nin 12’nci günü güneş batmazdan evvel yola çıkmıştır. Bu zaman içerisinde hareket edemeyen üçüncü güne kalarak, şeytan taşlamaya devam eder.

 

Dakika 5:06

 

„Acele etmek “ten, ikinci günü akşam vakti girmeden Mina hududunu terk etmek anlaşılmıştır. Bu vakit içerisinde terk edemeyen, üçüncü günü de Mina’da geçirmesi gerekir.

 

Sünnete uygun olan acele etmek ve üçüncü güne kalmamaktır.

 

Âyet-i kerimede Cenab-ı Hak:   فَمَنْ تَعَجَّلَ فِى يَوْمَيْنِ فَِ إِثْمَ عَلَيْهِ ومَنْ تَأَخَّرَ فََ اِثْمَ عَلَيْهِ   „Kim iki günde (Mina’dan dönmek için) acele ederse üstüne günah yoktur. Kim de geri kalırsa ona da günah yoktur“ bu âyet-i kerime (Bakara Sûresi’nin 203’üncü âyet-i kerimesinde) Cenab-ı Hakk’ın böyle buyurması câhiliye devrinde hâkim bir yanlış düşünceyi yıkmak gâyesini güder. Tefsirlerde belirtildiği üzere câhiliye insanları iki gruptu: Bir kısmı, Mina’dan ayrılma husûsunda acele davrananı günahkâr addederdi,  diğer kısmı da te’hir edeni günahkâr addederdi. Âyet-i kerime, bu hususta ruhsat vaz’ ederek, dileyene acele etmesini, dileyene te’hir etmesini, bu hususta hiç kimsenin günahkâr olmayacağını belirtmiştir

 

Evet, sevgili ve muhterem izleyenler!

 

Hz. Ali (Kerremallâhu Veçhe) (Radıyallâhu Anh) anlatıyor; Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) Kuzah’ta vakfe yaptı ve burası Kuzah’tır vakfe mahallidir. Cem’in yani Müzdelife’nin tamamı vakfe mahallidir. Ben burada kurbanı kestim. Mina’nın her yanı kesim yeridir. Kurbanlarınızı evlerinizde kesin buyurdu. Bunu da Ebû Dâvûd haber vermektedir.

 

Kuzah: Müzdelife’de imama mahsus vakfe yerinin adıdır. Burada imamdan maksat, hacc emiridir sevgili dostlarımız.

 

Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) bu rivayette, Müzdelife ‘nin tamamını „vakfe yeri“ olarak tavsif etmiştir. Ancak Şârihler, başka rivayetleri göz önüne alarak: „Muhassır vâdîsi hariç“  derler.

Bu hadis-i şerifte, Mina’nın her tarafında kurban kesmenin meşru olduğu belirtilmektedir. Ulemâ bunda ittifâk etmişlerdir.

 

İmâm-ı Mâlik (Rahimehullah) Hazretlerine ulaştığına göre, Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) şöyle buyurmuştur; “Arafat’ın tamamı vakfe yeridir Urene vâdisinden çıkın (vakfe yeri değildir). Müzdelife’nin tamamı vakfe yeridir, Muhassir Vadisi’nden çıkın, (vakfe yeri değildir)”. Bunu da Muvatta haber verirken Müslim’de haber vermektedir.

 

Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm), vakfe yapılmayacak yerlere dikkat çekiyor. Bunlardan biri Müzdelife’de ki ‘’Muhassır Vâdîsi’’ diğeri de Arafat’ta ki Urene vâdîsidir.

 

Dakika 10:00

 

Şimdi de dersimiz İnşâ’Allah’u Teâlâ ifâza hakkında olacaktır.

 

İfâza: hacıların Arafat vakfesinden sonra kitle hâlinde Müzdelife ’ye sökün etmeleridir akın akın Müzdelife’ye gelmelidir. Kezâ Müzdelife’den de Mina’ya olan akın akın bu akıntıya sökün etmeye ifâza denmiştir.

 

İbnu Abbâs (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) anlatıyor; Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) Arafat’tan yola çıkmıştı, arkasından birisinin (koşturmak için) devesine şiddetle bağırıp, vurduğunu işitti. Bunun üzerine kamçısıyla (etrafındakilere kulak verin diye) işaret edip, şöyle buyurdu: „Sakin olun, (Allah’ı râzı edecek iyi davranış ve) bir acelede değildir.“ Bunu da Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâi haber vermektedir.

Evet, gayretli olmak başka aceleci olmak başka, tedbirli olmak başka, aceleci olmak başka… Telaşta Allah’ın rızâsı yok mânâsında ihtarda bulunması cidden mânidardır. Gayretli ol ama aceleci olma.

 

Usâme İbnu Zeyd (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) Hazretleri anlatıyor; Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) güneş battığı zaman Arafat’tan (ifâza yaparak) yola çıktı. Dağ geçidine geldiği zaman deveden inip bevl etti. Sonra abdest aldı. Abdesti bol su kullanarak değil, hafifçe aldı. Ben: „Namaz mı kılacağız ey Allah’ın Rasûlü?“ diye sordum. „Hayır, namaz önümüzde!“ dedi ve devesine bindi. Müzdelife ‘ye gelince hayvandan indi ve yeniden abdest aldı. Bu sefer bol su kullandı. Sonra namaz başladı. Akşam namazını kıldı. Sonra herkes devesini ıhtı. Yine namaza başlandı. Bu sefer de yatsıyı kıldı, ikisi arasında başka bir namaz kılmadı.“ Bunu da Buhârî, Müslim ve diğerleri haber vermektedir.

 

Evet, sevgili dostlarımız!

 

İsba yani tam abdestin adına isba denmektedir. Birer veya ikişer sefer yıkayarak hafif abdest aldığı da vâkidir, bu rivâyet Rasûlullah’ın (Aleyhissalâtu Vesselâm) hep abdestli olduğuna işaret etmektedir. İsba yapmanın yani bol su ile bütün adabına riayet ederek abdest almanın müstehap olduğu görülmektedir.

 

Urve ’den yapılan bir rivayet şöyledir: Hz. Usâme (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) Vedâ haccından, ifâzadan (Arafat’tan ayrıldıktan) sonra yolculuğu nasıl yaptı diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi; Hızlı yürürdü. Ancak yolda bir düzlüğe rastlarsa daha hızlı yürürdü.” Buhârî, Müslim ve diğerleri haber veriyor; İfâzadan sonra yolda hızlı yürümek esastır.

 

Dakika 15:20

 

İbn-i Abbâs (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) Hazretleri: “Ben Rasûlullah’ın (Aleyhissalâtu Vesselâm) Müzdelife gecesinde, ailesinden erkenden taşlamaya gönderdiği zayıflar grubu arasında idim” demiştir. Bunu da Buhârî, Müslim ve diğerleri haber veriyor.

 

İmam-ı Mâlik, içinden mola vermeden geçmesi hâlinde dem gerekir, Müzdelife’ye inmişse ne zaman terk ederse terk etsin vazife tamamdır, hiçbir cezâ gerekmez demiştir.

 

Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) amcası Abbâs’a Müzdelife vakfesi yapıldığı gece şunu söyledi: “Zayıflarımız ve kadınlarımızı götür, sabah namazını Mina’da kılsınlar. İnsanların sökün etmelerinden yani ifâzadan önce taşlarını atsınlar”.

Bir kısım ulemâ zayıfların ve onlara refâkat eden kimselerin önce şeytan taşlaması yapabileceğine hükmetmiştir. Fakat Hanefîler, büyük şeytana güneş doğmadan taş atılamaz demişlerdir. Ancak güneşin doğmasından, güneşte doğmazdan önce olmakla berâber fecrin doğmasından sonra ise câiz olacağı fecirden de önce taşlayanın bunu yenilemesi gerekeceği hükme bağlanmıştır.

 

Hz. Âişe (Radıyallâhu Anha ve Erdahünne ve Erdahüm Ecmaîn) anlatıyor; “Sevde (Radıyallâhu Anhâ) Rasûlullah’dan (Aleyhissalâtu Vesselâm) Müzdelife ’den geceleyin ifâza yapmak için izin istedi. Sevde iri, ağır yürüyen bir kadındı, Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) ona izin verdi.

Hz. Âişe (Radıyallâhu Anhâ): “Keşke ben de onun gibi izin istemiş olsaydım” diye hayıflanırdı. (Vakti ile izin almamış olduğu için), o hep imamla birlikte ifâza da bulunurdum. İşte bunu da Buhârî, Müslim, Nesâî haber vermektedir.

Sabah vaktinin girmesinden sonra ortalık aydınlanmaya başlayınca, güneş daha doğmadan Mina’ya müteveccihen ifâzaya sökün etmeye müsaade etmiştir.

 

Yine Hz. Âişe (Radıyallâhu Anhâ) anlatıyor; “Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) Ümmü Seleme’yi kurban gecesi (Mina’ya) gönderdi. Ümmü Seleme daha şafak sökmeden şeytan taşlamasını yaptı. Sonra gidip ifâza (tavafını) yaptı. Bunu da Ebû Dâvûd haber veriyor.

İfâza tavafı, tavafı ziyarettir. Zayıflara ve hususen kadınlara tanınan bu istical, acele davranmak ruhsatının bir hikmeti de şu olmaktadır; Umumiyetle muntazam periyotlarla gelen hayız nöbetini bilen kadınlar bir iki saatlik istical ile temizlik devresi içerisin de ifâza tavafını da yaparak, bir haftalık bekleme müddetini kurtarabilirler.

 

Dakika 20:06

 

Fâtıma Bintü’l Münzir anlatıyor; Esma Binti Ebû Bekir (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) “Kendisi ve beraberindekilere Müzdelife’de sabah namazı kıldırıverecek olan kimseye, şafak söktüğü zaman kıldırmasını emredip, bineğine atlar ve Mina’ya hareket eder (yolda da) durmazdı.“ Bunu da Muvattâ haber veriyor.

 

Evet, sevgililer!

 

Arafat ve Müzdelife de telbiye konusuna gelmiş bulunmaktayız.

 

İbnu Abbâs (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) anlatıyor; Hz. Usâme (Radıyallâhu Anhü) Arafat’tan Müzdelife ‘ye kadar Rasûlullah’ın (Aleyhissalâtu Vesselâm) terkisinde idi. Sonra Müzdelife’den Mina’ya kadar da Fazl İbn-i Abbâs’ı terkisine aldı. Her ikisi de: “Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) büyük şeytanı (Cemretü’l Akabe)’yi taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadı” demiştir. Buhârî Müslim ve diğerleri haber veriyor bunu da.

Büyük şeytan diye bilinen (Cemretü’l Akabe)’ye taş atıncaya kadar yani bayramın birinci günü sabahına kadar devam etmektedir. Evet, bu da telbiye hakkındadır.

İmâm-ı Şâfiî, Sevrî, Ebû Hanîfe, Ebû Sevr, Sahâbe ve Tâbiînden birçok ulemâ grubu buna hükmetmişlerdir.

 

Evet, sevgili ve muhterem izleyenler, İbnu Hacer Tahâvî ’den yaptığı bir naklin yorumunda: Meşru olmadığı için değil, başka zikirlerle meşgul oldukları için vakfe yerlerinde hacıların telbiye’yi terk etmiş olduklarını belirterek böylece ihtilaflarla birleştirilmiş olmaktadır.

 

Muhammed İbn-i Ebû Bekir ve Es-Sakafî anlatıyor; Arafat’tan Mina’ya gelirken berâberindeki Enes İbnu Mâlik (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn) Hazretlerine telbiyeden sorarak: “Siz Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) ile nasıl yapıyordunuz?” dedim. Bana dileyen telbiye getirirdi Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) müdahale etmezdi, dileyen tekbir getirirdi Rasûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) ona da müdahale etmezdi, dileyen de tehlil getirirdi ona da müdahale etmezdi, bizden kimse farklı zikirler de bulunduğu için arkadaşını ayıplamazdı” dediler. Buhârî, Müslim, Nesâi haber veriyor bunu da.

 

İbnu Abbâs (Radıyallâhu Anhüm ve Erdahüm Ecmaîn), “Ben Hz. Ömer’le 11 kere haccettim. Ömer, remy-i cimâr’a kadar telbiye’yi bırakmazdı” diyor. Nevevî haccda telbiye tekbirden eftaldir demiştir.

 

Evet, sevgili dostlarımız, işte görüyorsunuz ki burada da İnşâ’Allah bu konuyla ilgili dersimiz burada sona ererken bir sonraki dersimiz yine İnşâ’Allah hadis-i şerifler külliyâtından keşif notları ile dersimiz devam edecek. Yine konumuz hacc ile ilgili olmaktadır İnşâ’Allah’u Teâlâ. Cenab-ı Hak bütün Ümmet-i Muhammed’in Say’ını meşkûr, günahlarını mağfur, ticaretini lentebur eylesin. Evet, kıymetliler, ne mutlu Müslüman’ım diyene itikatta, amelde, ahlâkta, hukûkta her yönüyle içiyle, dışıyla, yaşantısıyla gerçek Müslüman olanlara ne mutlu, ne mutlu Müslüman’ım diyene!

 

Dakika 26:04

 

(Visited 26 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}