Tefsir 18-01

18- Tefsir Ders 18 hayat veren nurun keşif notları

18- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 18

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

Îran’dakilere de Kisrâ Türklerinkini de Hakan deniyordu, Mısır Hükümdarlarına da Firavun denmekteydi. Ben-i İsrâil’e zulüm eden Hükümdarlar Mısır firavunlarıydı. Zulüm kimde varsa o firavundur. Bu Mısırlıya başkasına hâs değildir. Zulmün küfrün adamı firavundur, feverândan gelir.

Cenab-ı Hak oğlanların öldürülmesinden, utanç veren şeylerden İsrâil’i kurtardı, bunlar kurtarıldılar. İsaf, bahri, kuzlan, yutan deniz ayrıca Süveyş’in yerinde bir şehrinde ismidir. Şark denizi bugünkü adı kızıl deniz ki bu denizin yarılmasıyla firavunun ve taraflarının helâkiyle İsrâil kurtulmuştur kurtarılmıştır Cenab-î Hak tarafından Mûsâ (AS.) vesilesiyle. Bu iyilikleri sayıyor Cenab-ı Hak İsrâil’e bu iyiliklerin karşılığın da İsrâil neler yapıyor, neler yaptı tarihte, neler yapıyor? Nice kötülüklerin başında bulunmaktadır, İyiler müstesnâdır. 40 gece Tur-i Sina’da mîkata çağırılması bir vakit ki 40 gece Zilkâdenin başından Zilhiccenin 10’una kadar mîkatta bulundu. Aylar geceden başlar. İlâhî tecellîler sahelde, fecirdedir. Târîkat ehlinin sülüki, çilesi buradan alınmıştır. Ne yazık ki Mûsâ’nın kavmi (AS.) bu kısa dönemde buzağıya tapmışlardır. Yâni Mûsâ (AS.) Tur-i Sina’da iken İsrâil oğlu daha Peygamberleri Tur-i Sina’ya gelinceye kadar Hârun (AS.) ‘da aralarında iken hemen tekrar puta dönmüşledir. Buzağıya tapmışlardır ve kurtuluşları Yusuf’un (AS.) Mısır’a girişiyle Mûsâ’nın (AS.) Mısırdan çıkısı arası 400 sene olduğu mervîdir. Mûsâ’nın (AS.) neshebi Mûsâ bin İmrân, bin Yâsir, bin Kays, bin Lev-i, bin Yâkup, bin İshâk, bin İbrâhim Aleyhimisselâm’lardır.

Dördüncüsü Tevrât’ın Furkân’ın verilmesi şerî hükümler, Asâ, Yed-i Beyzâ, kudret helvası, kudret kuvvet verilmesi, hâkimiyet ve diğerleri selva kuşu gibi. Nefsinizi öldürün tövbelerinin kabûlü hükümet nîmeti, tövbe hâllerinin ıslâhı, Bârî Teâlâ’ya bağlılık hükümet nîmetinin başta değil düzelme netîcesinde İlâhî nîmet olduğu hatırlatılıyor. Hükümet nîmeti baştan verilmiyor ya ne zaman veriliyor? Tövbeden ve durumu ıslâh edip düzeltmenin netîcesinde İlâhî nîmet olarak veriliyor. Vekillik tasarrufu düzelmenin netîcesi İlâhî bir ihsân oluşudur. Yâni işler düzeldiği zaman bir millet ahlâkını düzeltip Hakk’a yöneldiği zaman nîmetlere tekrar kavuşur. Şuanda İslam âleminin kurtuluşu hayat veren nizâma İlâhî nizâma dönmek ve Kur’an’a, sünnete sarılmakla mümkündür.

Dakika 5:10

Şirkin zararı millete, milletin zararı fertlere râcî olur ki buzağıya tapınma Mûsâ’nın (AS.) kavmi içinde büyük bir bozguna karışıklığa sebep olmuş. Düzelmesi için birçok nefislerin ölmesine, can kaybına sebep olmuştur belâ böyle temizlenmiştir. Nefislerin ölümü intihâr şeklinde birbirlerini öldürmeleri şeklinde tefsircilerin çoğu bu görüştedirler. Samiri altından buzağı yapıyor Mûsâ bunu aramaya gitti deyip halkı kandırıp taptırıyor. Bozgun ve nankörlük başlıyor. Bir kısmı ile Hârun (AS.) bunu önleyemiyor. Mûsâ’nın (AS.) dönmesi bekleniyor. Tapanlara da ses çıkarmayıp neme lâzım diyenlere de kendinizi öldürün emri veriliyor. Demek ki putlara, buzağıya tapan kadar ona ses çıkarmayanlar da suçludur. Hele de kalben ona rızâ gösteriyorsa tam suçludur. Tövbe edenler tövbe etmeyenleri öldürüyorlar. İç savaş zaferle sonuçlanıyor ama 70.000 kadar insan öldürülüyor. Mecâzî olması tövbe nedâmetle kan ve kederden canınızı çıkarın, şehvetlerden nefsinizi men ediniz perhiz yapınız, sizi şirke götüren nefsânî isteklerdir. Bu mâni işârîdir. البارئ ayıpsız, noksansız yaratan ki Hâlik’tan özeldir. البارىء  Yüce Allah’ın ismidir. Allah ayıpsız, noksansız yaratandır ve Hâlik’tan da özeldir. Furkan kudret, hâkimiyet, hükümet nîmeti gibi mânâları da içerir. Hakk’ı bâtıldan ayıran anlamındadır ama bunlara da işâret eder. Allah’ı görmedikçe îmân etmeyiz demişler. Kim bunlar? Yine İsrâil oğulları Mûsâ’yı (AS.) zor durumda bıraktılar. Ne oldu? Yıldırımlar yağmaya başladı, yıldırımlar çarptı, ölmüşler yeniden dirilmişlerdi. Sanki (Ba’sü Ba’del Mevt)’i yaşamışlardı. Titreme, zangırtı mafsalları kopuyor, belleri kırılıyormuş, mahvolurken Hz. Mûsâ ağlamış duâ etmiş, bunlar dirilmişler sayıları 70 kişilermiş Âraf Sûresi 155’inci âyet-i kerime’de de

وَاخْتَارَ مُوسَى قَوْمَهُ سَبْعِينَ رَجُلاً لِّمِيقَاتِنَا فَلَمَّا أَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ

Mûsâ 70 kişi seçti Allah ile konuşmayı işitince (C.C) Allah’ı açıkça görmedikçe sana inanmayız deyince deprem başladı, yeryüzü sallanıyordu, Tur-i Sina sallanıyordu. Mûsâ yalvardı dileseydin önce helâk ederdin. Beyinsizlerin yüzünden bizi helâk eder misin? Bu senin imtihânındır. Dilediğini sapıtır, dilediğine hidâyet edersin dedi yalvardı. Rabbi
(أَنتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ)
ALLAH âfâtı kaldırdı.
(الخشوع) Boyun eğmek Allah’a boyun eğip tam bir teslîm olmak, tam tevekkülde bulunmak, her Müslümanın, insanoğlunun göreviyken insanoğlu ne kadar büyük yanlışlar yapmaktadır. Nebîlere, Velîlere tapma şefâatte Allah’ın izniyle olur. Nebîlerin görevi belli Allah’a çağırırlar, şerîata çağırırlar. Velîler de tamamen kendilerine çağırmazlar, tamamen Allah’a, Peygambere çağırırlar. Şefâatte Allah’ın izniyle olur.Şimdi Enbiyâcılar, Evliyâcılar bunlar dikkat etsinler. İslam’da Enbiyâcı, Evliyâcı diye bir şey yoktur. İslam‘da Peygamberin ortaya koyduğu yüce değerler vardır, bunlara iyi riâyet edip Allah’ın sevgisini kazananlar, Allah’a iyi kulluk edenler Velî olmuşlardır. Bu kulluk netîcesinde sende bu kulluk yolunda devam edeceksin, Allah’ı bırakıp da Nebî’ye tapılmaz, Velî’ye de tapılmaz. O zaman ne olur? Başkalarının düştüğü yanlışa Müslümanlar da düşmüş olur. Bu Budistlerde vardır, Hinduslar da vardır, batıda vardır, başka yerlerde vardır. İslam’da yoktur, olmamalıdır.Bakara’da ölüyü diriltme beş yerde geçmektedir. Bu ölüyü diriltme ayetleri 56’ncı âyeti 73,243, 259, 260’ıncı âyetlerde kaçanların ölüp dirilme olayı 259, 260’ıncı âyetlerde Üzeyir (AS.) ve kuş etlerinin dirilip uçmaları 73’üncü âyette kâtili meçhûle Bakara kurbanının parçası vurulup dirilme olayı. 56’ncı âyetinde yıldırım çarpmak ölenlerin durumu Allah’ı görmedikçe inanmayız demeleriyle olmuştu bu da Bakara 42’nin tefsiriyle ilgili Bakara 79, Nisâ 46, Mâide 13 ve 42 Hakk’ı bâtıl ile karıştırmayın yine 79 elleriyle yazdıklarını bu Allah’ın diyenler bunların vay hâline onların. Kitâbı tahrîf etmişler, kelimelerin yerini değiştirmişler, bunlar Tevrât’a, İncîl’e uygulanan ihânetlerdir. Kur’an-ı Kerim’in noktasına kimse dokunamamış, dokunamayacaktır. Çünkü son kitaptır. Hep çağların önünde giden yeni bir şerîatla gelmiş bir kitaptır. Kelimeleri bozdular, kalpleri katılaştı, lânet edildiler. Müslümanları Cenab-ı Hak uyarıyor. Tevrât’a onlar İncîl’e neler yaptılar? Başlarına neler geldi? Sizde dininizi, Kitâbınız Kur’an’ı koruyun, sakın ihânet etmeyin, Kur’an’a ihânet eden kendi mahvolur. Kuran-ı bozma şansı yoktur. Hakk’ı unuttular hâinlik ettiler. Onun için kıymetli efendiler, Mûsâ (AS.) duâsından biride şudur.
(Gale rabbiğfirli veli ahî ve edhılne fî rahmetike ve ente erhamurrâhimîn rabbi ente veliyyunâ vağfirlenâ verhamnâ ve ente hayrul gafilîn)

Bunlar Mûsâ (AS.) duâlarıdır. Kur’an-ı Kerimdeki duâlardandır.

Şimdi dersimiz alabildiğine devam ediyor. İnşa’Allah bir sonraki dersimizde de bu âyetlerin keşfine devam edeceğiz. Cenab-ı Hak hayat veren bu hakîkatin tâ kendisi olan bu dersleri Cenab-ı Hak hepimize gerçek hayatı yaşayan, gerçek hayatı bulan, iki cihânda mutlu olan kullar zümresine ilhâk eylesin.

Dakika 15:52

(Visited 121 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}