Tefsir 208-01

208- Tefsir Ders 208 hayat veren nurun keşif notları

 

208- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 208

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

(Mâide Sûresi 115’inci Âyet-i Kerime’den 120’nci Âyet-i Kerime’ler)

 

قَالَ اللّهُ إِنِّي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْ فَمَن يَكْفُرْ بَعْدُ مِنكُمْ فَإِنِّي أُعَذِّبُهُ عَذَابًا لاَّ أُعَذِّبُهُ أَحَدًا مِّنَ الْعَالَمِينَ ﴿١١٥﴾

 

Yüce Allah buyurdu ki: “Ben onu size indireceğim. Fakat bundan sonra içinizden kim inkâr ederse, ben ona âlemlerden hiç kimseye yapmayacağım bir azâbı yaparım.” dedi.

İşte kıymetli ve muhterem dostlarımız,

Bütün âlem Yüce Allah’ın Rahmet-i Rahmân sofrasıdır. Bunları görerek ayrıca sofra istemek bir defa neyin alâmeti olduğu ortada görülmektedir. Bu âyetlerin size keşfini, tefsirini tabii yaparak daha da açığa kavuşturarak derslerimiz devam edecektir. Fakat insanoğlu işte bu Rahmet-i Rahmân sofrasını ezelî sofrayı görmüyor, ebedî sofrayı göremiyor ama kendine başka bir sofra istiyor. Büyük sofrayı görmüyor hâlâ küçük sofrayı istiyor. Şu âlemler Rahmet-i Rahmân sofrasıdır. Hele İslam bütün âleme kurulmuş Allah’ın ilâhî ziyafet sofrasıdır İslam A’dan Z’ye. İnsanoğlu bunu görebilse ne kadar kendine iyilik etmiş olacağı kesindir.

Cenab-ı Hak;

وَإِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ أَأَنتَ قُلتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُونِي وَأُمِّيَ إِلَهَيْنِ مِن دُونِ اللّهِ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أَقُولَ مَا لَيْسَ لِي بِحَقٍّ إِن كُنتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُ تَعْلَمُ مَا فِي نَفْسِي وَلاَ أَعْلَمُ مَا فِي نَفْسِكَ إِنَّكَ أَنتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ ﴿١١٦﴾

Yüce Allah buyurdu ki: “Ey Meryemoğlu Îsâ, sen mi insanlara: ‘Beni ve annemi, Allah’tan başka iki tanrı edinin’ dedin?”. “Hâşâ, dedi Îsâ (AS.) sen yücesin, benim için gerçek olmayan bir şey söylemem bana yakışmaz dedi. Eğer demiş olsam sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen!” dedi.

Yani Îsâ hiçbir zaman beni ve annemi tanrı edinin demedi kimseye. İşte Cenab-ı Hak bu âyeti dünya duysun diye Meryemoğlu Îsâ’nın şahsında bu Kur’an’ın, bu âyetleri dünyaya mesaj vermektedir. Allah’tan başka ilâh tanıyanlara mesaj veriyor. Îsâ ne diyor? “Ben de, Annem de ilâh olamayız biz Allah’ın kullarıyız sen yücesin Allah’ım” diyor ve kulluğunu itiraf ediyor. Ama birileri Îsâ’yı ilâhlaştırıyor, Annesini ilâhlaştırıyor, Allah’ı üçlüyor ve Allah’a iftira ediyor, Îsâ’ya iftira ediyor, Meryem’e iftira ediyor, Rûhu’l Kudüs’e iftira ediyor.

Dakika 5:00

En büyük iftirayı da Allah’a yapıyor. Allah’ın eşi benzeri yok ki, Allah birdir Îsâ Allah’ın kuludur, peygamberidir. Meryem de herhangi bir değerli kadınlarımız gibi kahraman değerli, mü’mine, iffetli, namuslu temiz bir kadındır Meryem de. Allah’ın kuludur anası var, babası var. Îsâ’nın da annesi var. Âdem’in anası da yok, babası da yok yoktan yaratıldı. Onun için Allah her türlü yaratmayı bilendir, gücü yetendir.

Yine Cenab-ı Hak şöyle diyor;

مَا قُلْتُ لَهُمْ إِلاَّ مَا أَمَرْتَنِي بِهِ أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ وَكُنتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَّا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنتَ أَنتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ ﴿١١٧﴾    

“Ben onlara diyor sadece, senin bana emrettiklerini söyledim ya Rabbi diyor Îsâ (AS.). Cenab-ı Hak’ka böyle tam bir edep, saygı, terbiye ile cevap veriyor. Senin bana emrettiklerini söyledim diyor. Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin, dedim. Araların da olduğum müddetçe onlara şahit idim, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun. Sen her şeyi görensin dedi Îsâ (AS.). Cenabı Hak’ka böyle cevap verdi.

إِن تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِن تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١١٨﴾

“Eğer onlara azâb edersen, onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin.” Sen Azîz ’sin, sen Hakîm’sin dedi yine Îsâ (AS.).

قَالَ اللّهُ هَذَا يَوْمُ يَنفَعُ الصَّادِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ ﴿١١٩﴾

لِلّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا فِيهِنَّ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿١٢٠﴾

Allah (C.C) buyurdu ki: “Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır” buyurdu. Kim bunlar? İşte Sâdıklar diyor. Sâdıklar kim? Doğru inanmış, doğru ibadetini Allah’a taat ve itaatini Allah’a yapmış, Muhammed’in getirdiği şeriata hakkıyla tâbî olmuş. İtaat etmiş Allah’a isyân etmemiş, İslam’ı doğru anlamış, doğru yaşamış. İşte Sâdıklar bunlardır, bunlar kesin cennete gireceklerdir.

Allah onlardan râzıdır, râzı olmuştur, onlarda Allah’tan râzı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur. Müslüman Allah’tan râzıdır. Allah’ın her emrine bayılır hayran olur. Allah da bu kulundan râzıdır. İşte kul Allah’tan râzı, Allah da kulundan râzı olunca ortaya seven sevilen, sevgi Allah sevgisi ve Allah’ın sevdiği bir kul ortaya çıkıyor.

Dakika 10:08

Kul bütün varlığıyla Allah’ı seviyor, onun emirlerini yerine getirmeye çalışıyor. İşte Allah da bu kulundan râzı oluyor.

Göklerin ve yerin bunlarda bulunan her şeyin mülkü Allah’ındır. O her şeye kâdirdir.

Allah mutlak hükümdardır. O’na itaat etmeyip de kime itaat edeceksin? Ey sevgili dostum! Ey Allah’ın mükemmel yarattığı eşrefi mahlûkat olan ey Âdemoğlu, ey insanoğlu! Allah’a itaat etmeyip de kime itaat edeceksin? Başka İlâh yok ki. Bu âlemin eşsiz hükümdarı O. Şu başını buraya kim koydu? Senin biyolojik, fiziksel, ruhsal yapını sana böyle bir suret ve sireti ve sana bir ruh ve beden nimetine sana verip de seni eşrefi mahlûkat yapacak Allah’tan başka biri var mı? O’nun mülkünde bak barınıyoruz, bak O’nun nimetlerini yiyoruz, onun verdiği hayatı yaşıyoruz. O her nefeste bize bir hayat bahşediyor. Bir nefesi aldığımız zaman ikinciyi lütuf etmese hayatımız sona erecektir. Onun için her şeyimiz bu Yüce Rabbimize âittir, biz ona âitiz, O’nun kullarıyız. O’na kulluk etmeyip de kime kulluk edeceğiz? Nasıl kulluk edeceğimizin bütün her şeyi de İslam denilen, İslam şeriatı denilen yüce kânûnlarla belirlenmiş Hz. Muhammed gibi bütün âlemlerin Peygamberi, bütün milletlerin ve çağların Peygamberi ve Şanlı Kur’an gibi yüce kitap Allah’a nasıl kulluk edeceğimizi de en güzel şekilde bize öğretmiş anlatmışlar. Büyük âlimlerimiz de bize bu yolu bize kadar getirdiler ve bizde bu yüce emâneti bizden sonrakilere tam güvenilir bir şekilde emânete hiç mi hiç ihânet etmeden tam emâneti koruyarak, gücümüzü bu yolda sarf ederek Allah’a olan görevimizi yapmamız gerekiyor. Biz şuanda da Allah’a âitiz, ölünce de ona âitiz, dirildiğimiz zaman da ona âitiz. Dünya da, berzah da ve mahşer de her hâlimizle biz Allah’a aitiz. Allah’tan kaçmak, kurtulmak yoktur. Sonra Allah gibi Yüce varlıktan kaçılır mı? Ona koşmak gerek bütün varlığınla severek ona koşmalıdır. Kaçarsan eşkıyalar gibi Allah’ın orduları, Azrâil’in (AS.) orduları tarafından yakalanacaksın. Nereye kaçsan Allah’ın kudreti, kuvveti, orduları ora da hâzır ve nâzır Allah yeter ki (كُنْ) desin (فَيَكُونُ) her şey oluveriyor. Allah dileyip de bir şeyin olmam diye bir şey olmaz. Allah neyi dilerse ona (كُنْ) der o da hemen oluverir. Çünkü gerçek hak varlık yaratıcı otoriterin sahibi kendisi öyle bir yüce kudret otoritesi var ki ne diliyorsa dilediğini yapıyor. Ne yaratmak istiyorsa derhâl yaratıyor.

Dakika 15:00

Onun için hiçbir kuvvet O’nun karşısında olmam deme şansı yok. Kudretine nihâyet yok, irâdesine karşı koymak yok. O’nun kudret ve kuvveti sınırsızdır ve O’nun irâdesine de karşı koyacak kuvvet de yoktur. Her şeyinde birdir. İnşâ’Allah sizlere Mâide Sûresinin sonuna doğru ki âyetlerinin kısa öz anlamlarını verdikten sonra bunlarla ilgili keşif notlarını vermeye çalışacağız.

Cenab-ı Hak hepimizi mutlu olan, hayat veren bu reçeteyi hayatına uygulayan, iki âlemde de hep bahtiyâr olan zümreye hepimizi ilhâk eylesin.

Dakika 16:03

 

(Visited 88 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}