Tefsir 215-01

215- Tefsir Ders 215 hayat veren nurun keşif notları

215- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 215

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

Aziz dostlarım!

Bir yandan İslamiyet’i doğru anlamak Ehl-i Sünnet çizgisini koruyabilmek, Ehl-i Bid ’ata karşı uyanık olmak, bir yanda da kâinatta ki keşiflere devam etmek bunlar insanlığın tamamen faydasınadır. Her insanın faydasınadır, her mü’minin Müslümanın faydasınadır, bütün insanlığın da faydasınadır. Çünkü doğrular gerçekler daima korunmalıdır ve insanlığa daima doğru ve gerçekler sunulmalıdır yanlıştan korunmalıdır. Yanlıştan beslenenler var. Doğrudan herkes beslenir ama yanlıştan beslenenler var yanlıştan beslenenler yanlışı diretmeye çalışmaktadırlar. Onun için Ehl-i Sünnete uymayan konularda da Müslümanların hassas olmaları gerekir. Bize İbn-i Teymiyye, İbnü’l Kayyım, Efkânî, Abdül Reşid Rıza, eş-Şevkânî, el-Kannevci’den Şah Veliyullaha uzanan çok renkli ve çok parçalı bir yapıyı aksettiren bir yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar konusunda benim tavsiye edeceğim bunların doğruları bizim doğrularımızdır. Ama bunların içinde Ehl-i Sünnete uymayan görüşler bulunmaktadır. Ehl-i Sünnete uymayan görüşler bunlar biz bunları o görüşleri onların kendilerine bırakırız. Ama Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemâat bunların Ehl-i Sünnete uymayan görüşleriyle amel etmeye mecbur değillerdir. Bunun içinde kimse kimseye kendi durumunu dayatmaya kalkmasın. Herkes gerçeği araştırsın ve gerçekler yaşansın. Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemâat yolu sağlam bir yoldur. Bunun dışında Ehl-i Bid’at ve dalâlet yollarının sayısı da çoktur. Ama Ehl-i Bid’atın içinde de doğruları bulunanlar bulunmaktadır. Bütün doğrular nerede olursa olsun hepimizindir. Ama yanlışları bilhassa din adına Ehl-i Sünnetin kabul etmediği Kur’an’ın zâhirine, bâtınına uymayan görüşler kişilerin kendilerini bağlarlar başkalarına onlarla fetvâ verilemez.

Şimdi bunun için dünya da Müslümanlar birliği, beraberliği, kardeşliği de korumalıdırlar. Yüce Kur’an, Yüce İslam bunun üzerinde de çok durmaktadır. İslam birliği eğer hak ve îmân birliği, güç birliği olursa dünyanın kârinedir, dünyaya barış kolayca gelir adâlet sağlanır. Çünkü İslam A’dan, Z’ye bir barıştır, adâlettir, haktır, hakîkattir, hem de ilâhî adâlettir. Bunu, bu barışı İslam’ın kendisi A’dan, Z’ye ilâhî barış, ilâhî kânûn olduğuna göre ilâhî adâlet, ilâhî merhamet bütün insanlığı seven uçsuz, bucaksız İslam aynı zaman da sevgidir. Bunu insanlardan mahrum etmek insanları İslam’dan mahrum etmeye çalışmak, insanlığın İslam’a giden yolunun önünü kesmek insanlığın hayrına çalışmak değildir. Üstelik Kur’an-ı Kerim’in değimiyle insanlığa en büyük kötülüktür. Bunu unutmamak lâzım!

Dakika 5:00

Çünkü İslam bütün insanlığı Allah’a çağırmaktadır, Allah’ın ezelî, ebedî rahmetine çağırmaktadır. Kimse buna engel olmaya kalmasın sakın ola ki! Engel olanlar da nasıl başlarına ne geleceğini düşünsünler. Çünkü her günah kişinin beyninde bir bombadır patlar. Şirk bir bombadır patlar. Küfür, zulüm bombadır patlar hem de perişan olursun. Şirk üzerine şirk, küfür üzerine küfür, bombalar bombaların üzerine işte oturmuş insana benzer patlayacağı bellidir. Günahlar, zulümler hep böyledir kimisinin patlama zamanı biraz geç ayarlanmıştır. Her günahın karşılığında Cenab-ı Hak ne yapmıştır? Cezasını hazırlamıştır. Yani sen biraz birçok günah işlersin yaptığım yanıma kaldı zannedersin. Onun patlama zamanı var, patlayacak ve şirk ve günah, zulüm sahibini helâk edecektir. Unutma bunu! Dünya böyle, mezar böyle, mahşer de böyle. Hiç unutma! Bunlar gerçeğin ifadeleri. Mutluluk dururken, Allah’a itaat varken Allah’a isyan olur mu hiç? Aklını başına al!

Bakın, birliğe çağıran zât-ı muhteremin birisi şöyle diyor;

Değil mi cephemizin sinesinde îmân bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir,
Değil mi cenge koşan Çerkeş’in, Laz’ın, Türkün,
Arap’la, Kürt ile bâkîdir ittihâdı bugün;
Değil mi sinede birdir vuran yürek… Yılmaz!
Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz!
Nasıl ki yarmadan âfâkî pare, pare düşer,
Huda’yı boğmak için saldıran Cünun-i beşer;
Nasıl ki nur-i hakîkatle çarpışan evham;
Olur şerare-i gayretle akıbet güm-nam,
Şu karşımızdaki mahşer de öyle haşrolacak.
Yakında kurtulacaktır bu cephe…
Kurtulacak…
Demek yıkılmayacak kıble-gâh-ı amalim…
Demek ki ölmüyoruz…
Haydi, arkadaş gidelim!

İnsanlığın huzuru işte bu birliktedir. İslam bütün insanlığı kucaklayan merhamettir. İslam’ı başka türlü tanıtanlar kendi beynindeki yanlıştan kurtulamayanlardır. İslam’ı iyi anla, iyi tetkik et! A’dan, Z İslam’ı iyi keşfet, maksatlı yaklaşma, art düşünceyle yaklaşma! Samimi yaklaş Allah’ın Kitâbına, Allah’ın Yüce dini İslam’a samîmî yaklaş ve o zaman Allah’tan hidâyet iste.

Bunun için çapı on milyar ışık yılı maddî kâinat yanında dünya bir zerre bile değildir. Bugüne kadar keşfedilebilen budur. En üstün kazanç İlâhî Rıza’dır. Bunu kazanan her şeyi kazanmıştır. Ey aziz dostum! Allah’ın rızasını kazanan her şeyi kazanmıştır. Allah’ın rızası nasıl kazanılır? Kazanılır O’nun îmân et dediği gibi inanırsın, O’nun amel et dediği gibi Amel-i Sâlih işlersin. Hz. Muhammed’e bakın o sizin için örnektir demiş, İslam’ı yeryüzüne Allah’ın rızası tam uygulanmış ve gerçekleşmiştir. İslam’ın öngördüğü gibi bilir, yaşarsan işte Allah’ın rızası oradadır. Yüce Allah’ın rızasını kazanan her şeyi kazanmıştır. Onu kaybeden her şeyi kaybetmiştir. Duyduk duymadık demeyin!

Dakika 10:58

Mâlikî’lerden Rabia ve bazıları içkinin necisliği manevidir demişler.

İlâhî kıl beni arifi billah,

Gönlüm hak meclisinde parlayan misbah,

İlâhî muhabbetle aşk ile döner arifi billah,

Gönlüm hak meclisinde parlayan bir misbah

 

Kıymeti dostlarım,

 

Kim ne derse desin Kur’an-ı Kerim’e baktığımız zaman Kur’an-ı Kerim bazı şeylere necis demiştir. Eğer Kur’an-ı Kerim bir şeye necis dediyse o necistir. Çünkü Allah söylemiştir. Şimdi buradan baktığımız zaman haramlara Cenab-ı Hak ne yapmış? Bir defa bunlara haramdır ismini koymuş, yasaklamış kullarına. Onun zararlarını sen bir tanesini beş yüzünü bulsan daha bulamadığın zararlar, keşif edemediğin taraflar olur. Bunun için Allah’ın ortaya koyduğu bilginin tamamına ulaşmak için hâşâ Allah kadar bilgin olması gerekir. Buna da kimsenin gücü yetmeyeceğine göre Allah’ın sözünü tut! Haram dediğini haram bil, zarar dediğini zarar bil, helâl dediğini helâl bil ortalığı karıştırma zararın olur. Yani söyledi, söylemedi deme zararın olur.

Yine Ebû Hayyân ve Zemahşerî de bunlar şüphecidir. İddia edilen ihlâs onların kendi sözüdür demişlerdir. Yani sofra isteyen işte Îsâ’dan bize bir gökyüzünden sofra indirsin, “Rabbine dua et” de diyenlerin durumuna burada dikkat çekmiştir. Kim? Ebû Hayyân ve Zemahşerî İslam’ın büyük âlimlerinden bunlar bazılarıdırlar ve İslam’ın büyük şahsiyetleridir bunlar ve Kur’an-ı Kerim’in de kâşifleridirler. Onun için bunlar böyle diyorlar. Eğer Havârîler de şüphe olmasaydı Îsâ’yı böyle bir zora sokmazlardı, kâinattaki sofrayı görürlerdi ve ayrıca gökten bize sofra indir demezlerdi diyor bunlar da.

Onun için Cenab-ı Hak bütün İslam âlemine ve insanlık âlemine İslam’ın ortaya koyduğu yüce inancın tamamını bağrında taşıyan gerçek îmâna sahip olan ve inandığı gerçekleri amele, güzel ahlâka, sevgiye, merhamete dönüştüren ve hem kendinin hem de insanlığın hayrına çalışan, Allah’ın rızasına vâsıl olan vuslata eren kullarından eylesin. Sizlere burada Mâide Sûresinin âyetlerinin kısa öz keşiflerinde ve keşif notlarında bulunduk o notları vermeye çalıştık.

Dakika 15:00

Şimdi dersimiz İnşâ’Allah En’âm Sûresinin âyetleriyle yine hayat veren keşif notlarıyla dersimiz ileriki saatler de devam edecektir. Bu hayat çeşmesinden doya, doya içmeyi gerçek hayat bulmayı, Cenab-ı Hak hayat veren, nûr ile nurlanmayı hepimize nasip eylesin.

Dakika 15:32

 

 

(Visited 64 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}