Tefsir 218-01

218- Tefsir Ders 218 hayat veren nurun keşif notları

 

218- Kur’an-ı Kerim Tefsir Dersi 218

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

(En’âm Sûresi 25’inci Âyet-i Kerime’den 32’nci Âyet-i Kerime’ler)

 

          Kıymetli dostum,

Hangi mevki de olursan ol hangi makam da olursan ol, ister dünyanın en zengini ol, en bilgilisi ol, istersen en câhili ol, en fakiri ol ecel ölüm saati gelince senin mevkiine, makamına, rütbene bakmadan Azrâil canını alıp götürecektir. Îmânın varsa, Allah’a itaatin varsa Allah’ın kurduğu bir nizâm var, düzen var İslam bunun adı. İslam kânûnlarının tümüne içinde bir tanesine fire vermeden îmân etmiş isen ne mutlu sana, amel etmişsen ne mutlu sana. İnkâr etmişsen ne senin mevkiin kurtaracak, ne makamlığın, ne fakirliğin, ne zenginliğin, ne ilmin, ne câhilliğin kurtarmayacak. Ya? Îmân ve Amel-i Sâlih Allah’ın emrinde îmân ile çalışırsan o zaman her hayırlı çalışmak sana fazilet olarak geri dönecektir. Seni faziletler kuşatacaktır, yüksek değerler senin olacaktır, inkâr olunca her şeyin boşa gidecektir. Yapma bunu, kendine bu kötülüğü yapma!

Cenabı Hak bütün âlemi rahmetiyle yarattı rahmetine çağırıyor, ebedî lütfuna rahmet sofrasına çağırıyor, azâbıma hışmıma çarpılmayın diyor, cennetim varken cehenneme gitmeyin, îmân varken küfretmeyin diyor. Tevhîd îmânı benim birliğim esas şirk koşmayın diyor. Ben ortaya hak nizâmını kurdum İslam nizâmını bunu kabul edin diyor. Kâinatı o yaratmış o kurmuş birde insanoğluna mükemmel bir İslam nizâmını kurmuş bütün peygamberler geçmişte İslam peygamberleridir en son da Hz. Muhammed gelmiştir, geçmişi yenilemiştir. Bunu yapan Allah’u Teâlâ’dır şeriatı Şârî yeniler, Şârî Allah’ın kendisidir. Allah dini kendi ortaya koyar, başkaları din icat edemez.

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن يَرَوْاْ كُلَّ آيَةٍ لاَّ يُؤْمِنُواْ بِهَا حَتَّى إِذَا جَآؤُوكَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنْ هَذَآ إِلاَّ أَسَاطِيرُ الأَوَّلِينَ ﴿٢٥﴾

Yüce Rab diyor ki; İçlerinden seni dinleyenler de vardır, fakat biz, onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hattâ sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Ve o kâfirler: “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.

İslam’a, Allah’ın kânûnlarına masal derler, safsata derler. Safsata onların kalplerini kaplamıştır, işte kalplerinin üstünde örtüler var. O örtüler onların kendi küfürleri oraya örtü olarak kondu onlar. Kendi şirkleri onlara engel olarak kondu onların iç âlemlerine onun için Cenab-ı Hak onların içlerine engeller koyduk Kur’an-ı Kerim’i anlama imkânları kalmadı ve kalplerinin üstüne örtüler koydu, kulakların içerisine ağırlık koydu. Ne bunlar? Onların kendi küfürleri işte bunlar, kendi şirkleri, kendi kazançları bakın kendilerine nasıl engel oluyor.

Dakika 5:17

Kur’an’ı anlamaya engel oluyor, dinlemeye câsusluk yapmak için gelip dinlemek istiyor ama inanmak için değil câsusluğa tecessüse geliyor. Allah da onların kendi şirk ve küfürlerini onların ne yapıyor? İç dünyasına yerleştirip artık Hakk’ı gerçeği anlamalarına kendi küfürleri engel oluyor.

وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْأَوْنَ عَنْهُ وَإِن يُهْلِكُونَ إِلاَّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ ﴿٢٦﴾

Onlar, insanları Kur’an’a îmân etmekten men ederler. Bakın duruma bakın, kendileri îmân etmiyorlar birde başkalarına da engel oluyorlar. Hem de kendileri ondam uzak dururlar. Neden? Kur’an’dan uzak dururlar böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller diyor Cenabı Hak. Yarattığı kullarının içini bildiği için yaratan, yaratanı bilmez mi?

Yine buyuruyor ki;

وَلَوْ تَرَىَ إِذْ وُقِفُواْ عَلَى النَّارِ فَقَالُواْ يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلاَ نُكَذِّبَ بِآيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ ﴿٢٧﴾

Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: “Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabbimizin Âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık” dediklerini bir görsen diyor Cenab-ı Hak.

Mahşere varınca her gâvur îmân edecek ama geri dönüp iyi Müslüman olmayı da isteyecek ama iş işten geçmiştir. Dünyaya 2 defa geliş yoktur, dünyaya bir defa geldin sana Allah bir ömür süresi verdi o ömür süresini bu imtihan meydanında iyi kullanman gerekiyordu fırsatını kaçırmışsan yazık ettin kendine!

Yine yüce Rabbimiz buyuruyor ki;

بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُواْ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّواْ لَعَادُواْ لِمَا نُهُواْ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٢٨﴾

Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine men edildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.

Bir insanın iç dünyası bozuldu mu o bir an için pişman olsa bile iyi bir ortama kavuşunca yine o içindeki bozukluk onun yanlışa sürüklemeye müsaittir Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Bunun için gece gündüz alnını secdeye koy ey Müslüman! Allah’a hamd et, beni bu duruma düşürme de. Allah’a şirkten, küfürden, nifâktan, şikaktan, kötü ahlâktan Allah’a gece gündüz sığın Peygamberimiz;

’Allâhümme innî eûzu bike mineşşirki veşşeki vel küfri vennifâgi veşşigâgi ve sûil ahlâgi ve sûil menzarî fil-ehli velmâli vel-veled’’

Diye o feryat edercesine Rabbine, Rabbimize, Rabbi’ sine yalvarıyordu. O mâsum bir Peygamber, geçmişi geleceği garantili olduğu hâlde herkesten daha çok kulluk ediyor Rabi’sine daha çok yalvarıyor.

Dakika 10:05

Soranlara Rabbime şükreden bir kul olmayayım mı? Diyor. Ben Rabbime kulluk edenlerden olmayayım mı? Diyor ve gece gündüz Allah’ın huzurunda el pençe duruyor. Bütün hâliyle Allah’ın huzurunda bir Muhammed görüyoruz (A.S.V) kulluğun işte örneği odur, kulların önderi odur, insanlığın tek örneği, önderi odur. Çünkü o Peygamber’dir, en büyük Peygamber’dir. Bütün insanlık onun izinden giderse onun önünü çektiği yol Sırât-ı Müstakîm’dir, cennete çağırıyor.

 

Kıymetli dostlarımız,

Bunlar hakîkatten daha büyük hakîkattir, en yüce hakîkattir, en yüce hakîkatten daha yüce hakîkattir bu anlattıklarımız. Onun için aklını iyi kullan! İrâdeni, aklını, bütün kuvvetlerini Allah’ın yoluna bağla. Allah’a bağla Allah’a. Neyimiz varsa bize Allah verdi bunları Allah’a bağla. Allah’ın yolunda O’nun rızâsına kullan, aldanma ve yardım iste gece gündüz!

وَقَالُواْ إِنْ هِيَ إِلاَّ حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ ﴿٢٩﴾ ⁠⁠⁠⁠

Dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur, biz diriltilecek değiliz.”

İşte gâvurluk bura da başlıyor. Dünya hayatından başka hayat yoktur. Ölünce insan dirilmez diyenler var ya! Gözleri kör bunların, kulakları sağır, akılları, kalpleri hiç çalışmıyor bunların. Niye? Şu yaratılmış âlem bir defa bizim yoktan yaratıldığımızın açık belgesi ortada. Bu belge bizim ölünce dirileceğimizin zaten belgesidir. Yoktan yaratılmak zaten zoru Cenab-ı Hak yaratmış Allah için zorluk yok. Bize göre bu ifade ölünce dirilmek, diriltmek daha kolay. Bütün şu var edilen mevcûdât zaten yoktan yaratılmış. Yaratılanlar dirilmenin belgesidir. Mahşere gelmenin belgesidir apaçık aklı îmânı olan bunu söyler mi? Allah’ım, bu duruma düşenlerden eyleme! Bu Kur’an-ı Kerim’i doğru anlatmayanlara da ya Rabbi! Sen doğru anlatmayı nasip et. Dinlemeyenlere dinlemeyi nasip et, cehennemin yolunu tutanlara Allah’ım cennetin yolunu tutmayı nasip et, şirkin içinde yüzenlere tevhit îmânı nasip et. Allah’ım! Bütün insanlar senin kulların, bunlara tevhîdi, gerçek îmânı, Amel-i Sâlih’i, nurlu İslam’ı, hayat veren Kur’an’ı Sen nasip eyle Muhammed’in önderliğinde sana giden kullarından eyle. (فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ) Hep Sana koşan, hep Sana kaça kullarından eyle. Allah’ım! Kur’an ’sız, sünnetsiz, icmâ, ümmet’ siz aslî delillere dayanmadan din anlatanlara da gerçek aslî delillerle bu dini anlatmayı nasip eyle. O zamanın dakikaları, o saatleri, o günleri, ayları, yılları, bütün ömürleri isrâf eden, helâk eden, heder eden insanlardan da eyleme! Onları da ya Rabbi Hakk’a onlara da hidâyet eyle Sırât-ı Müstakîmine sevk eyle Allah’ım bunların hepsi senin kulların.

Dakika 15:25

Ey insanoğlu! Allah seni ne kadar sevdi, Rahmet-i Rahmânın içinde yarattı, Rahmetin içinde yarattı. Niye kendine acımıyorsun da Allah’ı kabul etmiyorsun? Onun emirlerini kânûnları olan İslam’ı kabul etmiyorsun da sen Allah’ın hışmına, gazâbına gidiyorsun, niye kendine acımıyorsun be kardeşim? Biz Âdem’in çocuklarıyız insan olma bakımından kardeşiz. Ama Allah gerçek kardeşliği îmân da istiyor. (إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ) “Ancak inananlar kardeştir” diyor. Hepsi onun kulları ama Allah’ı kabul etmeyenleri, Allah da onları kabul etmiyor. İslam’ı kabul etmeyenleri Allah da onları kabul etmiyor. Bakın, sen Allah’ı ret edersen, Allah da seni ret ediyor ve inananlara kulum diyor hâlimiz ne olur? Îmânımız kaybolursa hâlimiz ne olur? Gece gündüz Allah’a yalvarmamız gerekmiyor mu? Ruhu O vermiş, bedeni O vermiş, bu kâinatı bizim için kurmuş döşemiş bir de cenneti hazırlamış, ölümsüz hayatı hazırlamış, hayat veren nuru parlatmış. İslam gönüller de, ruhlar da parlayan, hayat veren nurdur İslam aklını kullan ey kardeşim! Ey dünyanın papazları! Ey dünyanın hâkimleri! Ey dünyanın hükümdarları! Ey dünyanın kodamanları! Ey dünyanın general ve mareşalleri! Ey dünyanın lortlar âleminde yaşayanları şöyle bir düşünün! Azrâil fakir, zengin ayrımı yapmadan Azrâil size gelecek sizin de canınızı alıp Allah’a götürecek bunda şek ve şüphe yok. En büyük Allah’ın kulu Hz. Muhammed’dir onu da aldı Allah Azrâil (AS.) Allah onu da dâvet etti o da ecel şerbetini içti, Makamı Mahmud’a „Âlâ-yı ılliyyine“  yürüdü. Muhammed de bu şerbeti içti, Îsâ da içti, Mûsâ da içti. “Her canlı ölüm şerbetini içecek Allah’a hesap verecektir.” Allah’ı ret ederek cennete giremezsin ki, yaratanı yaratılmış sen bir damla sudan yaratıldın. Seni Cenab-ı Hak ne yaptı? Önce bir sudan kan pıhtısına çevirdi, sonra ete bir çiğneğim ete çevirdi, iskelet verdi içine ruh üfledi ve seni bir bebekken çocuk delikanlı yaptı ve delikanlılıktan olgunluğuna ulaştırdı. Yaşlandın ecel geldi ve ruhun çıktı cesedin ortada kaldı eğer biraz daha kalsa cesedin kokacak herkes kaçacak. Sen bu hâlinle yaratanı inkâr mı ediyorsun? Yaratana kafa mı tutuyorsun bu hâlinle?

Dakika 20:00

Sana hâkim olabilecek aklı kabiliyeti, bilimsel çalışmaları, keşifleri, kerametleri, istidraçları kim verdi? Ve sen omuzunu rütbeyle doldururken sana o kabiliyeti kim verdi? Allah beni inkâr etsin diye mi verdi bunları? Ey dünyanın hükümdarları! Ey dünyanın devlet adamları! Ey devletleri idâre edenler! Adâletle hükmedin adâletle milletlere zulüm etmeyin, gariplerin, yetimlerin hakkını yemeyin yedirmeyim, Azrâil gelip canınızı Allah’a götürecek. Duyduk duymadık demeyin!

Cenab-ı Hak yine buyurdular ki;

وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُواْ عَلَى رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَذَا بِالْحَقِّ قَالُواْ بَلَى وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُواْ العَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ ﴿٣٠﴾

قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَاء اللّهِ حَتَّى إِذَا جَاءتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُواْ يَا حَسْرَتَنَا عَلَى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَى ظُهُورِهِمْ أَلاَ سَاء مَا يَزِرُونَ ﴿٣١﴾

 

Kıymetli dostlarımız,

Cenab-ı Hak bu âyetinde: Rableri huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: “Bu, bir gerçek değilimdir?” Onlar da: “Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir” derler. Dünya da safsata diyorlardı orada gerçek diyorlar. Niye? Gerçeği artık gördüler. Rableri de onlara: “Öyle ise inkârınız sebebi ile azâbı tadın!” der.

Kurtuluş var mı? Yok, inkârcıya kurtuluş yok. Allah’a îmân et, itaat et isyân etme, şirk koşma, küfür etme, sakın inkâr etme, nifâktan uzak kal, samîmî ihlâslı Müslüman ol.

Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyâmet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklemiş olarak şöyle derler: “Dünya da yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” Bakın yüklendikleri günah ne kadar kötüdür!

وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَلَلدَّارُ الآخِرَةُ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ ﴿٣٢﴾

Dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise, Allah’tan korkanlar için daha hayırlıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız? Kim diyor? Yüce Rab diyor kullarına, aklınızı kullanın diyor. Gel kulla aklını kullan, bölücülüğü bırak Allah bir. Dünya da iki din yok, tek bir din var bakın dünya a ne kadar bölünmeler, parçalanmalar, sapmalar var. Bir tek din var bütün peygamberlerin getirdiği din sadece İslam’dır. Allah şeriatları geçmiş çağlardan bugüne kadar yenileyerek gelmiştir. En son da Muhammed ile İslam şeriatını Allah yenilemiştir. Kur’an, sünnet, icmâ, kıyas ve açıkça aslî ve fer’i deliller sapa sağlam ortadadır bozulma şansıda yoktur Kur’an-ı Kerimin.

Dakika 25:00

İslam’ı kimse bozamaz kendini bozar. Bir insan Kur’an’ı yanlış anlarsa kendini bozar. Yanlış anlatırsa kendini ve başkalarını bozar İslam bozulmaz ki. Kendini bozma kardeşim, başkasını da bozma doğru anla kendinde gelişen yükselen biri ol, başkalarının da gelişmesine, yükselmesine vesile ol.

Peygamberimizin bir duası da şudur pek çok hayatı hep duadır. Ne diyor;

Allah’ım diyor doğru yolda gidenlerden, başkaların hidâyetine vesile olanlardan eyle. Dalâlettekilerden sapanlardan eyleme, sapanlardan başkalarının da sapmasına vesile olanlardan eyleme diyor. Allah’ım! Senin sevdiğimi sevenlerden, Senin yerdiğini yerenlerden eyle diyor ve diyor da diyor devam ediyor. Çünkü onun bütün hayatı duadır, kulluktur. Bütün hayatı içi dışlıyla îmândır, Amel-i Sâlih’tir, gerçek en güzel ahlâktır, tam bir adâlettir, tam bir merhamettir. Tam anlamıyla âlemi kucaklayan sevgidir.

Dakika 27:28

 

 

 

 

 

 

(Visited 71 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}