HadısŞerifKülliyatı 69-01

69- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 69

69Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 69

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil âlemin vessalatü vesselamü ala rasulina Muhammedin ve ala ali Muhammed rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler, esbabı nüzul hakkın da derslerimiz devam ediyor hadisi şerifler külliyatından, geldiğimiz hadisi şerifin numarası 594. hadisi şerife gelmiş bulunmaktayız. Hz. Enes rivayet ediyor ve anlatıyor; Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’a sorular sordular, soru da öylesine aşırı gittiler ki bir gün minbere çıkıp öfkeyle sorun her sorunuza cevap vereceğim dedi. Cemaat bu sözü işitince korkuyla başlarını öne eğdiler başlarına mühim bir hadise gelmekte olmasından korktular. Enes (R.A) Hazretleri devamla dedi ki ben sağıma soluma bakmaya başladım, bir de ne göreyim herkes elbisesini başına sarmış ağlıyordu, kimseden ses çıkmıyordu derken münakaşa falan ettiği zaman babasından başka birisine nispet edilen bir kimse ilk konuşan oldu. Ey Allah’ın resulü babam kimdir? Dedi. Resulullah (A.S.V) baban Hüzafe’dir buyurdu, Hz. Ömer (R.A) de Rab olarak Allah’tan din olarak İslam’dan Peygamber olarak da Hz. Muhammed’den razıyız fitnelerden Allah’a sığınırız dedi. Hz. Peygamber (A.S.V) da hayır ve şer her ikisinin de bugünkü kadar bol indiğini hiç mi hiç görmedim, bana cennet ve cehennem gözle görülecek hale getirildi ve onları şu duvarın önün de gördüm dedi. Bunu Buhari şerif, Müslimi şerif, Tirmizi rivayet etmektedir. Bu rivayette şu da vardır ki bunun üzerine şu ayeti kerimeyi inzal edildi; ey iman edenler size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran-ı Kerim indirilirken onları sorarsanız size açıklanır ama üzülürsünüz yüce Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir Allah bağışlayandır halimdir sizden önce bir millet onları sormuştu, sonra da onları inkâr etmişlerdi. ‘’Maide Suresi 101 ve 102. Ayeti Kerimeler’’ bu olaylar üzerine inzal edildiği rivayeti var. Resulullah (A.S.V) Efendimiz cehalet hastalığının ilacı sormaktır.

 

Dakika 5:01

 

Bir şey de şüpheye düşerseniz benden sorun buyurmuştur. Fakat insanlar neyi soracağını bilmezse işte böyle ithama yakalanır. Ayşe annemiz (R.A) Ensar kadınları ne iyi kadınlardır hayâ onların dinlerini öğrenmeleri bilgilerini artırmaları hususun da soru sormalarına mani olmamıştır diye övmüştür. İbni Mesut (R.A) Hazretleri (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) ilmin artması taleple anlaşılması sualle, sormakla diye açıklamıştır. İbni Şihap ilim hazinedir anahtarı sualdir diye açıklar, Hasani Basri de (Kaddesallahu Esrarehüm) kim utanç belası ile ilim talebinden geri kalırsa cehalet için şalvar giyer, öyle ise ilim talebin de utanmayı kovarak kendinizden cehalet şalvarını atın. Zira kimin yüzü yufka ise ilmi de yufkadır diye nasihat etmiştir, yani dinini öğrenme konusun da utanmayı bırak diyor. Dinini her konu da sor ve öğren diyor ama neyi soracağını bil, Peygamber efendimize rastgele sorular kişilerin sonuçta aleyhine döneceğini tehlike ortaya çıkacağı da açıklanmıştır. Şöyle ki oraya Kâbe’yi Şerife yol bulabilen insana Allah için Kâbe’yi haccetmesi gereklidir. ‘’Ali İmran Suresi 97. Ayeti Kerime’’ de. Hac farz edildiği zaman cemaat her sene mi? Diye sorar. Resulullah (A.S.V) cevap vermez, cemaat tekrar tekrar her sene mi? Diye sorarlar. Israrla sorar. Hayır, eğer evet deseydim her yıl yapmanız vacip olurdu, şayet vacip kılınsa idi güç yetiremezdiniz buyurur. Yani başını aşan soruları sorma diyor, çünkü her sene mi değil mi? Onu Cenabı Hak kendi açıklar onun o tarafı ona ait, sen sadece sana öğretileni öğren, başına ağır yükler yüklenmesine kendin sebep olma. Önceki milletler böyle yaptılar bu sefer de ne yaptılar Allah’ın emirlerini terk ettiler ve çarpıldılar. İşte bunun üzerine yukarıdaki ayeti kerime nazil olur, öğrenildiği takdir de hoşa gitmeyecek olan şeyden soru sormanın yasaklandığı anlaşılmaktadır. Şimdi sen baban kimdir? Diye sordun. Hadi baban kendi babanın olmadığı ortaya çıkarsa hem sen rezil olacaksın hem de aynı zaman da senin dostların da üzülecek ve toplum da damgalanacaksın. Bunu sorduğun zaman milletin için de değil sadece Peygamber efendimize iki ikiye sorulsaydı yine zararı yoktu ama orada şu fayda ortaya çıkmıştır o tehlikenin yanın da dedikodu kapıları kapanmıştır.

 

Dakika 10:00

 

Ama aksisi olsa idi tam tersi olacaktı. Evet, kıymetliler, Resulullah (A.S.V) efendimiz ben sizi terk ettikçe siz de rahat bırakın yani başınıza iş açacak soruları sormayın, zira sizden öncekileri suallerinin çokluğu ve bir de Peygamberleri hakkın da ihtilafları helak etmiştir. Dikkat et şimdi sen işine gelmeyen de Peygambere muhalefet ettiğin an ayakların kayar gümbür, gümbür doğru cehenneme. Allah farzlar emretmiştir sakın onları ihmal etmeyin, bir kısım da yasak sınırlar koymuştur sakın bunları aşmaya kalkmayın. Bazı şeyleri de haram kılmıştır sakın bunları ihlal etmeyin, bazı şeylere de unuttuğu için değil acıdığı için yani rahmet olsun diye sükût buyurmuştur sakın bunlardan sual sormayın. Müslümanların cürüm yönüyle en büyüğü o kimsedir ki haram edilmemiş bulunan bir şeyden sual sorar da onun suali üzerine o şey haram kılınır. Ya aklını başına al dikkat et, yüce Allah siz de görülen 3 şeyden nefret eder; dedikodu, malı ziyan etmek, çok sual sormak. Kişi kardeşiyle oturunca öğrenmek için sorsun inatlaşmak için değil, işte görüyorsunuz bu sözlerin hepsi Peygamberimizden soruyla ilgili rivayetlerdir. Evet, kıymetliler, öğrenmek için samimi olarak sor, aksi takdir de başına bela olur. Bir adam Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a gelerek ey Allah’ın Resulü hangi yer daha hayırlıdır? Diye sordu. Resulullah (A.S.V) bilmiyorum (La edri) dedi. Adam pekâlâ hangi yer kötüdür? Diye sorunca, Resulullah (A.S.V) yine (La edri) bilmiyorum cevabını verdi. Bir müddet sonra Cebrail (A.S) geldi Resulullah (A.S.V) ona sordu ey Cibril hangi yer daha hayırlıdır? O da bilmiyorum diye cevap verdi. Netice de cevap Cenabı Haktan geliyor; hayırlı yerler mescitlerdir şerli yerler de çarşı pazardır diye rivayet var. İşte görüyorsunuz ilmin birisi de bilmediğine bilmiyorum diyebilmektir. Bakın bilmiyorum diyenin birisi şanlı Peygamber (A.S.V) biri de meleklerin başkumandanlarından Cebrail (A.S) bilmediğine bilmiyorum diyeceksin, bak cevabı Cenabı Hak verdi. Unutma nere imiş en hayırlı yerler mescitlerdir, en şerli yerler de çarşı pazarlardır diye cevap geldi. Sevgili dostlarımız, tabiinden İbnü’l Müseyyeb anlatıyor;

 

Dakika 15:04

 

El Bahira, cahiliye Araplarınca sütü putlara bağışlanan bu sebeple hiç kimse tarafından sağılmayan deveye denirdi El Bahira. Es Saibe, ilahları için salıverilen üzerine hiçbir yük vurulmayan deveye denirdi. El Vâsile, ilk doğumunu dişi yapıp sonra ikinci doğumunu da dişi yapan ve araya erkek doğum girmeyen devedir, bu da putlar için salı verilir hiçbir şekil de istifade edilmezdi. Elham dölünden muayyen batın yavruya ulaşılan erkek devedir bu da putlara adanır yükte kullanılmazdı. İbni Müseyyeb, Ebu Hureyre’den şu sözü nakleder; Resulullah (A.S.V) buyurdu ki Amir İbnü Amir El Huzâî’yi cehennem de bağırsaklarını sürüklerken gördüm. Bu adam hayvanları putlara adak olsun diye ilk salıveren saibe bırakan kimse idi bunu da Buhari, Müslimi şerifler rivayet etmektedir bu haberleri. Evet, kıymetliler, ayeti kerime de şöyle; Allah kulağı çentilen bahira, salıverilen saibe, erkek dişi ikizler doğuran vâsile, 10 defa yavrulanmasından dolayı yük vurulmayan ham hayvanların adanmasını emretmemiştir bunlar Allah’ın emri değil, putperestler bunları putları adına uydurdular. Fakat inkâr edenler Allah’a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler. Zaten putperestler de akıl denilen şey gelişmemiştir. ‘’Maide suresi 103. Ayeti Kerimesin de’’ işte Allahtan başka kimin adına ne yaparsan yap putlara yaptığın gibi yapmış olursun, putlara yapılanlar gibi olur. Onun için Allah için olmayan bütün ibadetler de böyledir, işte falan adına filan adına kesilen kurbanlar da böyledir. Allah için olmayan işin içine başkasını karıştırdığın zaman onun içine şirk karışır, şirk de zaten putperestliktir. Çünkü Allah’ın hak mabut olan yüce Allah’ın eşi benzeri şeriki naziri yok ki kulluğun ibadetin hepsi Allah’a yapılır. Putlara kurban kesenlerin hali gibi durumu gibi, bugün ehli bidat yollarından Müslümanlara bulaşan ehli bidat hareketlerine dikkat edin, Allah’tan isteyeceğin bir şeyi kulundan istediğin zaman sen de şirke gittiğini unutma. Putperestlerin yaptığını da unutma, Allah’tan istenilenler Allah’tan istenir kulundan istenmez ibadetin her türlüsü Allah’a yapılır.

 

Dakika 20:05

 

Onun için işin içine başkasını karıştırma, şirke düşersin şirke af yoktur. Şirk ile ölen kişi cennete ebedi girmeyecektir. Çünkü şirke af yok, ölmeden bu işin çaresine bak, tövbe istiğfar et şirkten vazgeç bunun çaresi bu, tevhid imanını iyice içine yerleştirir. Tevhid imanı nedir? Bunun ilmini öğren işte itikatta fıkhı ekber denilen derslerimiz İmamı Azam’ın itikatta Fıkhı Ekber’ini iyi öğren. Bu imanla ilgili bir ekoldür okuldur o dersleri öğren, biz hatırlatıyoruz adını söyleyip de arkasını bırakmıyoruz, ilmin kendini aczimizle ortaya koyuyoruz. Onun için adını söyleyip aslından haberi olmadan konuşanlar topluma faydalı olamazlar olamıyorlar zaten görüyoruz. Allah’u Teâlâ rahmandır, rahimdir diyor fakat rahmanla rahim arasındaki o yüce manaların farkını anlatamıyorlar. Onun için meal okumak Kur’an’ı anlamak demek değildir. Hiç yoktan iyidir o ayrı, ama Kuran-ı Kerimi kelime, kelime, cümle, cümle anlamaya çalış, iyi anlatanları iyi dinle. Bunların hiçbiri yetmez fıkıh ilmini itikatta amel de ahlakta hukukta fıkıh ilmini öğrenmeye çalış. Bu da bunun da bugün yeterli hale gelmesi için geçmişteki aslı bugüne bugünün şartlarına aktarabilmen gerekir, bunu da elinden öğren kendin yapmaya kalkma. Müçtehit olmayanın işin değil bunlar, müçtehit âlimin ilminden faydalan, ilmini taklit edeceğin zatı muhterem müçtehit fakih âlimlerdir. Başkasının ilmi taklit edilmez. Çünkü yüce dinimizi iyi anlayıp iyi anlatan iyi okuyup iyi okutan ekol müçtehitler ekolüdür. Ağzım var diyen konuşuyor öyle değil, müçtehit konuşacak sen de oradan ilmini alacaksın, müçtehit oluncaya kadar olabilirsen ne âlâ ne güzel ama müçtehitlerin sayısı dünya da hep az olarak gelmiştir. Şimdi sahte ilahiyatçılar çıktı türediler, bunlar Kur’an-ı Kerim’e manayı dahi vermeyi bilmeyenler kendi kafasına göre hareket ediyorlar. Sakın bunların oyununa da gelme, şimdi sen sahte altınla gerçek altını ayırt edemezsen çuvalına bir çuval sahte altını doldur, pazar da bir kuruşluk işine yaramaz. Hem de rezil rüsva olursun mahşere de sahte yanlış bilgilerle gelme mahşere, yüce İslam’ı kendi kaynağından iyice öğren kimseyi taklit etme. Müçtehit âlimlere bak, Kuran-ı Kerim’in sahih sünnetin icma’nın kıyasın asli ilimlerine bak, dinini kendi kaynağından öğrenirsen seni kimse Vatikan’a, localara misyonerlerin içerisine ve düşmanın maşalarının arasına seni götüremezler.

 

Dakika 25:08

 

Uşak olarak seni kullanamazlar mukallit taklit edip de sahteyi taklit edersen, kendini ya localarının için de bulursun ya misyonerlerin için de veyahut da dinsiz imansızların içerisin de bulursun kendini sonuçta aklını başına al. Avlanmayı bilmezsen seni kolayca avlarlar, bunun gerçek avlanmanın silahı da tedbiri de feraseti de yüce İslam’ı ilmel yakin iyice anlamaktır. Aczimizle ümmeti Muhammed’e faydalı olalım diye ben bunun için çalışıyoruz. Evet, kıymetliler, yüce Allah kulağı çentilen Bahira, salıverilen Saibe, erkek dişi ikizler doğuran Vâsile, 10 defa yavrulamasından dolayı yük vurulmayan Ham hayvanların adanmasını Allah emretmedi, bunlar hep putlara adanmış şeyler, fakat inkâr edenler Allah’a karşı yalan uydurdular ve çoğu da akletmezler. Aklı olan aklı yeterli olan bir adamın putperesti olur mu? Aklını doğru da kullanan kişi hidayete erer Allah’ın hidayeti ile onun lütfu ihsanı ile. Sevgili dostlar, cahiliye devrin de yani putperest İslam öncesi devreye cahiliye devri putperest devridir. Cahiliye devrin de Araplar bir dişi deve 5 batın doğurur 5. erkek olursa onun kulağını yararlar salı verirlerdi. Onu ne sağarlar ne binerler ne de kullanırlardı, Bahire nezri budur. Putlara adanmış şeyler bunlar hep, Bahir yarmak demektir, Bahire yarık yani kulağı yarılmış adak deve manasınadır. Bir adamın başına herhangi bir dert gelirse ondan kurtulmak için putlar namına deve adar. Gayesi hâsıl olunca da o deveyi salıverir, ondan faydalanmayı kendisine haram ederdi saibe de budur. Hayvan dişi doğurursa kendilerinin erkek doğurursa putlarının olurdu, şayet ikisini birden doğurursa dişi erkeğe kavuştu derler. Bu dişiden de dolayı erkeğini de kurban etmezlerdi vâsile de budur, Bir erkek devenin dölünden 10 batın doğursa onun sırtını haram sayarlar onu hiçbir sudan ve meradan men etmezler ve sırtı himaye edilmiştir derler ki Ham da budur. Resulullah (A.S.V) cehennem de bağırsağını sürüklediğini haber verdiği Amir İbni El Amiral El Huzâî’ye gelince bu kimse develerden Saibe ve Bahire gibi adaklar Araplar arasına ilk sokan kimsedir. Rivayetler Mekke’deki belli başlı putların da ilk defa bu Hanif tarafından ihdas edilerek Hz. İbrahim’in tevhid dininin bozulduğunu açıklamaktadır. Yani tevhid dininden sapıp da putperest oralara ilk defa getirmeye çalışan adam işte cehennem de bağırsaklarının etrafın da dolaşan adam.

 

Dakika 30:03

 

Amerika’nın putlara taptıklarını gördü bu adam, Hubel adlı bir putu götürüp Kâbe’ye dikti işte bu sapık adam, diğer bir meşhur putu olan Lat ’ta Amir’in eseridir. Amir bunu da bir fırsat sayarak halka bu adam ölmemiştir, bu helva taşının içine girmiştir diyerek bu taşı da bir put yapmış ve halkı tapmaya davet etmiştir. İşte helvadan put yapıp hem yiyip hem tapan akıl ve zihniyet bunlardır. Bu hayvanların karınların da olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup eşlerimize yasaktır, ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir çünkü o hâkimdir âlimdir. ‘’Enam Suresi 139. Ayeti Kerime’’ de Cenabı Hak bu tür putperestlerin adetlerini aldı attı çöplüğe attı oradan da doğru cehenneme. Ey insanlık âlemi seni bütün kötülüklerden kurtarıp bütün yüce değerlerle seni donatan değerler İslam’ın değerleridir. İyi Müslüman ol yüce İslam’ı iyi anla iyi kavra, Allah ümmeti Muhammed’in yardımcısı olsun.

 

(Va’fu anna vağfirlena verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafirin fensurna alel kavmiz zalimin el münafikin el müşrikin fensurna alal kavmil fasikinelfacirin Allahümme katilil keferate minellezine ütül kitap Allahümme katilil keferatellezine yükezzibüne rusulek ve yesuddüne an sebilik Allahümmecal aleyhim rızka ve azabek rabbi la tezer alel arzı minel kafirine deyyara)

 

Ya Rabbi ümmeti Muhammedi bütün kâfirlerden zalimlerden münafıklardan müşriklerden kurtar ya Rabbi ve İslam’ı yeryüzünün tepesine hâkim eyle, yeryüzün de İslam’ın barışını onun adaletini hâkim eyle yarabbi ki hem ümmeti Muhammed kurtulsun hem de insanlığın tümü kurtulsun. İşte İslam bütün insanlığın hayrına çalışıyor ey insanlık âlemi gel bu hayra bu yaygın rahmete sırtını dönme, cennete sırtını dönersen cehennem seni kucaklar cehennemin dibin de kendini bulursun aklını da başına al. Cennete sırt dönmek demek İslam dinine sırt dönmek demektir, Allah’a sırtını dönen şeytanların ortasın da kendini bulur onlarla beraber cehennemin dibine bulur. Bizden söylemesi ötesi sana kalmış.

 

(Velhamdü leke ya rabbel alemin Allahümme salli ve sellim ve barik ala Muhammed)

 

Dakika 34:40

 

(Visited 60 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}