HadısŞerifKülliyatı 87-01-01

87- Hadis i Şerif Külliyatı Ders 87

 

87- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 87

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

‘’Elhamdülillahi rabbil âlemin vesselatü vesselamü ala rasulina Muhammed ve ala Ali Muhammed bi adedi ilmih ve minel mizan ve müntehel-ılm ve meblegar-rıza ve ziynetel arş’’ ‘’Euzü bi kelimatillahittammati min şerri ma haleka ve zerea ve berea rabbi euzu bike min hemezatişşeyatiyn ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Çok kıymetli ve muhterem izleyenler, 711. hadisi şerif’le devam ediyoruz. Ali İbnü Ebi Talip (R.A) Hazretleri haber verdiler ki kıyamet günü rahmanın önüne dava açmak üzere ilk diz çökecek olan benim. Kays İbnü Ubat der ki onlar hakkın da şu ayet indi. İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf, onu inkâr edenlere ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınları karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlarla da onlar demir topuzlar da onlar içindir. Hac Suresi ayet 19-21, Kays devamla der ki onlar Bedir savaşın da karşılıklı mübareze eden kimselerdir. Bir tarafta Hz. Ali, Hz Hamza ve Ubeyde İbnü’l Haris (R.A) karşı tarafta ise düşmanın tarafın da Şeybe İbnü Rebia, Utbe İbnü Rebia ve El Velid İbnü Utbe varlardı bunu da Buhari şerif rivayet etmektedir. Bedir savaşı sırasın da Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ın emri ile teke tek mübarezeye çıkanın ilki Hz Ali (R.A) Hazretleridir, hasmına galibiyetle neticelendir en Hz. Ali olmuştur. Bedir’de 2 ordu karşılaşıp harp düzenini alınca Mekkeli küffardan Utbe İbnü Rebia teke tek vuruşmak üzere ileri atılır, onu takiben oğlu Velid İbnü Utbe ile kardeşi Şeybe İbnü Rebia meydana çıkarlar. Bunlarla vuruşmak üzere Ensar’dan bazı gençler ileri atılırlar. Ancak Utbe sizinle vuruşmaya ihtiyacımız yok, biz amcamızın evlatlarını istiyoruz onlar karşımıza çıksın der. Bunun üzerine Resulullah (A.S.V) ey Hamza kalk Allah’ın Arslan’ı, ey Ali kalk yüce Allah’ın Arslanları, ey Ubeyde kalk diye ismen 3 kişiye seslenir, karşı taraftakiler de akraba bakın bu taraftaki, öbürleri putperest şirk küffar ordusun da beriki aslanlar ise Allah’ın Peygamberin ordusun da. Şimdi bunlar bu aslanlar Peygamberimiz kalk ey Hamza, ey Ali, ey Ubeyde kalk deyince hepsi aslanlar gibi kalktılar Hamza Utbe ’ye, Ali Şeybe ’ye doğru yürüdüler.

 

Dakika 5:22

 

Evet, kıymetliler küffar ordusu köpek ordusundan daha kötüdür. Ne yaptılar Allah’ın kılıcını hep orada yediler. İşte Hz Ali bu mübarezeyi İslam’da ilk gerçekleştiren kendisi olduğunu bildirmektedir. Alice rivayette mealini tam olarak kaydettiğimiz işte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf diye başlayan ayetlerin Hac Suresi 19-21 ki bunlar hakkın da indiği belirtilmiştir. Ey Müslüman sen yeryüzünün aslanısın ne kadar çakallar varsa, köpekler varsa insanlığı onlardan kurtaracaksın. Çünkü insanlığın kurtarıcısı İslam’dır ve Müslümandır. Allah’ın safındaki ordulardır, insanlığı kâfirleri de kurtarır. Kâfirlerin elinde inim inim inleyen insanlık âlemini kurtar. Çünkü sen Allah’ın askerisin, Yüce İslam hayat veren nizamın ta kendisidir. İşte hayat veren, yüce Allah’ın İslam ile tecelli etmesidir. Hayat vermesidir, İbnü Cübeyr (R.A) Hazretleri anlatıyor; Resulullah (A.S.V) buyurdular ki Kâbe’ye Kuran-ı Kerim’de Beytü’l Atik denmiş olması Hac Suresi 29 ve 33, ona hiçbir cebbarın galebe çalmamış olmasındandır buyruldu. İşte Kâbe-i Şerife kimsenin gücü yetmedi, ebediyülebet yetmeyecektir İnşallahu Teâlâ evet bunu da Tirmizi rivayet etmektedir. Kâbe’ye iki ayrı ayette Beytü’l Atik denmektedir. Evet, lügat olarak atik kadim, eski nefis kıymetli şerefli demektir. Yeryüzün de ibadet için inşa olunan ilk beyittir, yani Beytullah ki Allah’ın evi bu da Ali İmran Suresinin 96. ayeti kerimesi, atik bir de azat edilmiş manasına gelir. Nitekim bir rivayette yüce Allah onu cebbarların galebesinden azat etmiştir buyrulmaktadır. İşte Ebrehe ordusunun yere serilmesi gibi, Kâbe-i Şerifi yıkmaya gelen Ebrehe ordusunu ebabil kuşlarının nasıl bombardıman ettiğini evet (أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ ) işte orada anlatılmaktadır tefsir bölümün de bunlar anlatıldı. Bunun en güzel misali Ebrehe ordusunun bozgunudur, fil suresin de Ebabil kuşlarının havadan bıraktıkları küçük parçacıklarla Kâbe’yi istilaya gelen Habeş ordusunun nasıl perişan edildiği açık açık anlatılmıştır.

 

Dakika 10:08

 

İklime hazretleri Kâbe’ye Beytü’l Atik denmesinin sebebi, onun Nuh tufanı sırasın da yıkılmaktan azat edilmiş olmasıdır demiştir bunların hepsi doğrudur. Bütün rivayetler Kâbe-i Şerif’in eskimez bir yeni olduğu şerefi ve korunmuşluğu hususlarında ki ittifak ortadadır. İbnü Abbas (R.A) Hazretleri anlatıyor; Resulullah (A.S.V) Mekke’den çıkarıldığı zaman Hz Ebubekir (R.A) şöyle söyledi; Peygamberlerine eziyet ettiler, o da dayanamayıp oradan çıktı mutlaka helak olacaklar. Bunun üzerine şu ayeti kerime inzal edildi; haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Yüce Allah onlara yardım etmeye elbette kadirdir bu da Hac Suresi 39, işte görüyorsunuz Cenabı Hak zulme uğrayan Müslümanlara başındaki Peygamberimize ve Ebubekir’in o sözü üzerine bu ayet geldi müjdeledi. Ey putperestler siz bugün Müslümanlara eziyet edip zulmedip, onları dünyanın her tarafına muhacir olarak gönderdiğiniz, yerlerini yurtlarına bırakmalarına sebep oldunuz, göğüslerin de ‘’La ilahe illallah Muhammedurresulullah’’ imanını alıp, Mekke’yi terk eden o Müslümanlar var ya o aslanlar o kahramanlar var ya geri gelecekler, Kâbe’yi fethedecekler ve fethettiler. Ey dünya zulmü bırak imana gel adalete gel. Allah’ın adaletini uygula ey dünya yoksa perişan olacaksınız. Allah’ın adaletinden kurtulamayacaksınız. Tarih boyunca kurtulanlar iman edenler, ameli salih işleyenleredir. Nuh kavminden ibret alınsaydı Hud kavmi helak olur muydu? Lut kavminden ibret alınsaydı Ad kavmi Salih’in kavmi helak olur muydu? Eğer onlardan ibret alınsaydı Nemrutlar firavunlar helak olur muydu? Lut kavimleri Şuayb’ın kavimleri helak olur muydu? Tarih boyunca nice milletler helak olarak geldiler ama iman edenler, Allah’ın safın da yer alanlar, Peygamber’in yanın da bulunanlar, hepsi kurtuldular. Ey dünya aklını başına alda iyi Müslüman ol, İslam bütün milletlerin dinidir, bütün milletlerin Peygamberi Hz. Muhammed’dir, Allah birdir bütün mahlûkatın halikı sadece Allah’tır. İslam’dan başka da din yoktur onlar uydurmadır, İslam dini Âdem (AS.) ile ortaya doğdu, bütün diğer bütün Peygamberler ile Hz. Muhammed’e kadar geldi, Hz. Muhammed’de de ebediyete kadar devam ediyor. Bütün Peygamberler İslam Peygamberidir. Bütün Peygamberlerin dini İslam’dır. Öbürleri uydurmasyondur ve sapmadır tahriftir ve uydurmadır, bizden söylemesi, İsa’da Musa’da Müslümandır.

 

Dakika 15:18

 

Gelin bütün Peygamberler Müslüman olduğuna göre, Hz. Muhammed de son Peygamber olduğuna göre Kuranı Kerim’de son kitabı olduğuna göre gelin ey dünya bir olan Allah’ın emrin de bir bütün olarak Müslüman olun. Kimse kimseyi kandırmasın, aldatmasın size doğruyu söyleyenden başka dostunuz yoktur. Sen doğruyu söyleyeni kendine düşman bilirsen kendine yazık edersin. Tuttuğun dalı kesersin yaptığın evi bomba üstüne yaparsın ve kendi kendini bombardıman edersin kendini mahvedersin. Kendi hakiki dostuna kurşun sıkmış olursun, kendi orduna top atmış olursun yazık ediyorsun yazık. İşte bu ayet cihada izin veren ilk vahiy olmaktadır. Evet, Ebubekir (R.A) Hazretleri artık bun da böyle savaşacaklarını, savaşa Allah’tan izin çıkmış olduğunu anladım demektedir. O bir sıdık, her zaman en iyi anlayıp da en iyi tasdik edenlerden biri olduğu için Sıddık olmuştur. Evet, kıymetliler Müminun Suresi ile dersimiz devam ediyor. Hz. Ayşe’yi Sıddıka annemiz (Radıyallahu Anha ve Erdahünne ve Erdahüm Ecmain) anlatıyor; Resulullah (A.S.V) sorarak ey Allah’ın Resulü, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler işte onlar, iyi işler de ameli salih de yarış edenler, onlar ki yarış ederler o uğur da ileri geçerler. Müminun Suresinin 60. ayeti kerimesin de kastedilenler; şarap içenler, hırsızlık yapanlar mı? Dedim. Bana hayır ey Sıddık’ın kızı aksine onlar oruç tutup sadaka verip yaptıkları bu hayırların kendilerinden kabul edilmemesinden korkanlardır. Baksana ayet ne buyuruyor; işte onlar iyi ameller de Ameli Salihler de yarış ederler cevabını verdi, Tirmizi bunu rivayet etmektedir. Evet, kıymetliler bak bilenler daha iyi bilene soruyorlar. Ayşe’yi Sıddıka annemiz allame-i cihandır ama daha iyi bilen var yanın da. İşte her bilenin üzerin de daha iyi bir bilen var ki en iyi bilen netice de Allah’u Teâlâ’dır ve onun Resulüdür. Ebu Said El Hudri (R.A) ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır bu da Müminun Suresinin 104. Ayeti hakkın da şu açıklamayı yapar; ateş yüzü kızartır ve üst dudak büzülür, öyle ki başının ortasına kadar çekilir. Alt dudakta aşağıya sallanır ve göbeğe kadar düşer bunu da Tirmizi rivayet etmektedir.

 

Dakika 20:01

 

İşte Allah’ın rahmeti de sonsuz azabı da çok şiddetli. Ey insanoğlu Allah’a itaat et isyan etme, Allah’tan kork ama ümidini de asla kesme. İyi Müslüman olma gayreti için de ol, bundan başka yapılacak yapacağın bir şey yok. Nur Suresi şu anda Nur Suresine gelmiş bulunmaktayız. Amir İbnü Şuayip babası dedesi tariki ile rivayet ediyor; kendisine Mersed İbnü Ebi Mersed denen bir zat (R.A) vardı ki Mekke’den Medine’ye esir taşırdı. Mekke’de Anak adın da fahişe bir kadın bu adamın dostu idi, Mekkeli esirlerden birine kendisini götürmeyi vaat etmişti. Şimdi hikâyesini kendisinden dinleyelim, Mersed derki; Mekke’ye geldim Mekke’nin duvarlarından birinin gölgesine mehtaplı bir gecede indim, derken Anak geldi duvarın dibinde ki gölgemin karartısını gördü, yanıma gelince beni tanıdı ve Mersed ’sin değil mi? Dedi. Ben evet Mersed ’im dedim. Merhaba hoş geldin gel yanımız da geceyi geçir dedi, ben hayır ey Anak Allah zinayı haram etti dedim. Kadın ey çadır ahalisi bu adam esirlerinizi götürüyor diye bağırdı kaçtım diyor. İşte fahişeden dostun olursa durum böyle oluyor, beni 8 kişi takip etti Handeme dağının yolunu tuttum, bir mağaraya girdim takipçiler arkamdan gelip mağaranın ağzını tuttular. Tepemden üzerime küçük abdestlerini yaptılar bevl ettiler, sidikleri başıma isabet etti ancak yüce Allah onların beni görmelerine mani oldu. Sonra dönüp gittiler, ben de arkadaşımın yanına döndüm. Onu sırtlandım sırtıma aldım ağır birisiydi Mekke’nin dışındaki izhir denen mevkiye geldim. Orada demir bukalarını çözdüm, onu sırtım da taşıyordum. Beni çok yormuştu nihayet Medine’ye geldim, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın huzuruna çıktım, ey Allah’ın Resulü Anak ’la evleneyim mi? Dedim. Resulullah (A.S.V) cevap vermedi, sonra şu ayet indi, zina eden erkek ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir Nur Suresinin 3. Ayeti Kerimesi, işte inzal edildi bu ayet. Bu vahiy üzerine Resulullah (A.S.V) bana en Mersed zina eden erkek ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir onunla evlenme dedi Tirmizi bunu rivayet ediyor, Ebu Davud ve Nesai de tahriç etmişlerdir. Ey kıymetli ve muhterem efendiler, İslam dini namus dinidir.

 

Dakika 25:01

 

İslam namustur, onun için her Müslüman namuslu olmalıdır. Suffe ashabı muhacir Medine’de evi ve yakını olmayan kimselerdi. Mescidi Nebevinin Suffe kısmın da barınıyorlardı, bunlar 400 kişiydiler. Gündüzleri rızıklarını ararlar geceleri Suffa’ya sığınırlardı. Medine’de fücurlarını aleni işleyen fahişe kadınlar vardı, giyecek ve yiyecek yönüyle bolluk içindeydiler. Ehli Suffe bunlarla evlenip meskenlerine sığınıp giyecek ve yiyeceklerinden istifade etmek istediler. Bunun üzerine mezkûr ayetler inzal edildi, zina kökünden yasaklandı. Zani bir zaniye veya müşrike de başkasını nikâh etmez, zaniye onu da bir zani veya müşrikten başkası nikâh etmez. Müminlere ise bu haram kılındı buyrulmaktadır. Haberle emir sabit olmayacağı görüşü mevcuttur, zira sonradan gelen vahiylerin bu ayeti nesh ettiğini söyleyenler olmuştur. Bu vahiylerden biri Nur Suresinin 32. Ayetidir; içinizden bekârları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih Mümin olanları evlendirin. Diğer bir ayeti kerime Nisa Suresinin 3. Ayetidir; sizin için helal olan kadınlardan ikişer üçer dörder olmak üzere nikâh edinin. Evet, zinanın şenaatini, kötülüğünü beyan etmiştir bu gelen ayeti kerimeler vahyi ilahiler. Bazıları bu ayete dayanarak bir erkek, bir kadınla zina edecek olsa bunlar evlenemezler ayet haram kılmıştır demiştir, bu görüşe nikâhsız beraberlik başlatanlar evlenecek olsalar, ebediyen zina hayatı yaşamış olurlar. Evet, Hz. Ayşe, İbnü Mesud, Bera İbnü Azib’in bu görüşte olduğu belirtilir. Hasan’ı Basri onlarla evlenmek iffet sahiplerine haramdır der. Sonradan nesh edildiği kanaatindedir, bu haram ayeti Medine’de İslam’ın başlangıcın da bidayetinde geldi ve sonradan nesh edildiği kanaatindedir. Said İbnü Müseyyeb bu kanaati beyan etmiştir. Fuhuş hane çalıştıran kadınlardan bazılarının Müslüman olan fakirlere evlilik teklifi yapmaları üzerine bu ayet inmiştir. Ayeti kerime bu durumu yasaklamak için inmiştir denmiştir, Abdullah İbni Ömer, İbnü Abbas (R.A), Said İbnü Cübeyr, Mücahit, Said İbnü Müseyyeb ’den gelen rivayetler böyle demektedir. Müfessirler bu ayetten asıl maksadı Müminleri zina etmiş kimselerle evlenmekten zehir ve tahsir etmek uzaklaştırmak içindir demişlerdir. Evet, kıymetli ve muhterem izleyenler, inşallah bunun fıkıh bölümlerin de bunlar anlatıldı, burada da bunun neticesini sizlere vermeye çalışalım, müşrikler müşrik ile evlenemez.

 

Dakika 30:00

 

Müşrikler kadın veya erkek inanan bir kimse, yani bir Mümin Müslüman kimse müşrik ile evlenemez. Nikâh meşru nikâh değildir evlense bile bu evlilik hayatı müebbetten zinadır kesinlikle haramdır. Zinayı helal addeden veya mühimsemeyen zani ve zaniyeler bunlar müşrik hükmündedirler. Bunlarla evlenmek kesinlikle haramdır, bunların kerhane çalıştıran fahişeleri gibidir. Rab Teâlâ bunları müşriklerle bir tutmuştur, zina edenle müşriki bir arada zikretmiş Cenabı Hak, evlilik müebbet zinadır. Bu 2 zümre müşrikler zinayı helal addedenler ile evlenmenin haram olduğu hususun da nastır, muhkemdir. Zinayı helal addetmeyenlerin nikâhı bunlarla evlenmek tahrimen mekruh olmakla beraber, yapılan nikâh meşrudur batıl değildir demişlerdir. Tabii bunlar artık Müslüman olmuş zinanın haram olduğuna iyice inanmış zinaya haram demeyen, haram diyen kimseler hakkındadır bu şu andaki söylediğimiz. Hz. Ayşe, İbnü Mesud ve Berra İbnü Azip (R.A) bu kısmı da diğer ikiye ilhak ederek hepsini bir mütalaa etmişlerdir. Birleşip sonradan evlenmek isteyenleri, yani nikâhsız birleşip sonradan evlenmek isteyenleri ulema bu konuda da İbnü Abbas başlangıcı zina sonu nikâh buyurmuştur. İbnü Ömer (R.A) bu mesele de İbnü Abbas gibi düşünmüş ve bu önce çalıp sonra çaldığı şeyi satın alan kimseye benzer demişlerdir. Ebu Hanife Hazretleri ve Şafii hazretlerine göre istibra gerekmez, zira önceki suyun hürmeti hukuki şer’i değeri yoktur. İmamı Malik’e göre ise önceki suyun hürmeti olmasa da, nikâh suyunun hürmeti vardır. Bunun hürmeti sebebiyle zina suyunun üzerine dökülüp helal olan harama karıştırılmamalı, izzet suyu zillet suyuna mecr edilmemeli, bunun tahakkuku için istibra yani iddet denen bekleme müddeti geçtikten sonra nikâhın yapılması şarttır demiştir. Zaniye rıza ile işleyendir, yani zaniye kimdir? Zina eden kadın demek zaniye. Son olarak şunu belirtelim ki ayeti kerime de nikâhı yasaklanan zaniye, zina fazihasını bile bile kasten, amden rıza ile işleyen kişi zaniyedir fahişe kadın demektir. Rızasının hilafına zorla tecavüze maruz kalan zaniye sayılmaz, çünkü kendi isteğiyle olmamış tecavüze uğramıştır, bu sebeple âlimler zaniye ile mezniyeyi ayırmışlardır. Zaniye kendi isteği ile zina eden, mezniye de tecavüze uğrayan, zoraki tecavüz altın da kalan, zorla zinaya icbar edilen mezniyedir ama zaniye değildir.

 

Dakika 35:03

 

Zaniye zina fiiline rıza ile iştirak ettiği için faildir, mezniye ise rızası olmadığı için fail değil mefuldür. En az 4 erkeğin şahadeti şart olduğu gibi, zaninin İslam, akıl, buluğ,  hürriyet, evlenmişlik gibi vasıfları taşımasını da şarttır, zina eden kadın ve erkek bunlar zina suçundan İslam’da yargılanırlar her ikisi de. Yalnız tabii zina eden evli mi bekâr mı o da göz önünde tutulmuş incelenmiştir. Ona göre cezalar gerçekleşmektedir. Cenabı Hak içi dışı tertemiz, İslam milleti yeryüzünün en namuslu milletidir kadınıyla erkeğiyle. Cenabı Hak Ümmeti Muhammed’in tamamına bu izzeti iffeti haysiyet ve şerefi toptan bütün ümmetin tamamına kazanmayı nasip eylesin. Evet, efendiler yüce İslam her şeyi en asgariden en eksene doğru incelemiştir. Onun için yüce İslam’ı müçtehit âlimlerimizi, İslam’ın kendi delil kaynaklarını, aslı delillerini, müçtehitler ile beraber bu okul da hep beraber iyi okuyalım, dinimizi iyi öğrenelim. Sonuçta yüce Cenabı Hak günahsız kul olmadığı için bütün ümmeti Muhammedi affı mağfiret eylesin, birlikte Allah’ın dinini yeryüzüne hâkim kılmak için çalışan bir şahlanan ümmet haline getirsin.

‘’Âmin, âmin velhamdüleke yarabbel âlemin vesselatü vesselamü ala rasulina Muhammed ve ala Ali Muhammed’’

 

Dakika 37:44

 

(Visited 64 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}