HadısŞerifKülliyatı 82-01-01

82- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 82

82  Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 82

 

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

‘’Elhamdülillahi rabbil alemin vesselatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi Muhammed rabbi euzu bike min hemezatişşeyatiyn ve huzur bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Sevgili dostlarımız kıymetli izleyenler, derslerimiz esbabı nüzul ile devam ediyor. İbni Abbas (R.A) Hazretleri demiştir ki andolsun ki sana Seb´ül-Mesânî’yi  ve Kur’an’ı Azim’i verdik. ‘’Fecr Suresi 87. Ayetinde’’ geçen Es Seb´ül-Mesânî’yi uzun sureler, yani tuval denilen sureyi celilelerdir buyrulmuştur bunu Nesai rivayet etmektedir. Esseb’u kelimesi 7 demektir, mesânî tekrar edilen demektir, 7 tekrar edilen sureyi celileler kastedildiği gibi Hz. Peygamber (A.S.V) Buhari ve Müslim’de gelen hadisleri hadisi şeriflerinde de Fatiha-i şerif suresini Es Seb´ül-Mesânî’yi diye tarif etmiştir. Çünkü 7 ayet-i kerimedir ve her namaz da ve her rekâtta okunması tekrar edilir. Es-seb’ut-tival Bakara, Ali İmran, Nisa, Maide, Enam, Araf, Enfal, Tevbe sureleri bunlarda Es-seb’ut-tival diye zikredilmiştir. Bazı âlimler Enfal ile Tevbe’yi bir sure saymışlardır. Evet, kıymetliler, yine İbni Abbas (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) Hazretleri Kuran’ı Kerim’i parçalayanlara da ‘’Hicr Suresi 91. Ayetini’’ açıklamak üzere onlar ehli kitaptır yani Yahudi ve Hıristiyanlar bunlar onu parçalara bölerek bazı kısımlarına inandılar, bazı kısımlarına inanmadılar buyurmuştur bunu da Buhari şerif rivayet etmektedir. İşte onun için Allah’ın yolundan saptılar, Allah’ın kitabının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayanlar gerçek kâfirlerdir, bu Kuran-ı Kerim’de apaçık beyan edilmiştir. Mücahit Kuran’ı okumak manasın da anlayarak ehli kitabın kendi okudukları kitaplarını kısımlara bölüp bazı kısımlarını kabul ederken, diğer bazılarını reddettiklerini söylemiştir. Ayrıca ayeti kerimeden müşriklerin Kur’an’a sihir şiir eskilerin efsanesi yalan sözler nev’inden attıkları iftiraların kastedildiği de belirtilmiştir. İşte kıymetliler, hep esbabı nüzulün hangi sebeple ayetlerin indiğini surelerin indiğini anlatan ilim dalına esbabı nüzul denir.

 

Dakika 5:01

 

Hz. Enes (R.A) Hazretleri anlatıyor; Rablerine andolsun ki hepsini yaptıklarından sorumlu tutacağız. Bu da ‘’Hicr Suresi 92-93. Ayeti Kerimesi’’ ile ilgili olarak onlar la ilahe illallah demekten sorumlu olacaklardır demiştir bunu da Tirmizi, Buhari şerifler rivayet etmişlerdir. Bazı müfessirler Kuran-ı Kerim ile istihza etmelerinden onu kısımlara ayırıp şu sure senin, şu sure benim gibi istihzayı söz ve davranışlarından hesaba çekilecekler diye anlamışlardır. Kitabın hepsi Allah’ın kelamıdır, cüzi inkâr külli inkârdır. Onun için bir kısmını alaya alsan yine kâfirsin, hiçbirini kabul etmesen yine kâfirsin. Çünkü tamamını kalbin tasdik etmedikçe dilin ikrar etmedikçe kitaplara bilhassa Kur’an-ı Kerim’e inanmış olmazsın. İnanmadıkça da mümin değilsin mümin olmadıkça da cennete girme şansı kimse de yoktur, mümin olacaksın mümin o da gerçek imana dayalıdır. Evet, kıymetliler, şimdiden ‘’Nahl Suresine’’ gelmiş bulunmaktayız. Yine İbni Abbas Hazretleri (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) gönlü imanla dolu olduğu halde zor altın da olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah’ı inkâr edip gönlünü kâfirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır. Büyük bir azap da onlar içindir. ‘’Nahl Suresi 106. Ayeti Kerimesinde’’ ki umumi hükümden şöyle bir istisna yaptık. Rabbin türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden Allah yolun da savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder. Bu da ‘’Nahl Suresi 110. Ayeti Kerime’’ burada kastedilen Abdullah İbni Ebi Sarh’tır, bu zat Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın vahiy kâtibi idi, şeytan onu şaşırttı kâfirlere katılmasına sebep oldu. Resulullah (A.S.V) fetih günü yani Mekke-i Mükerreme’nin fethedildiği gün onun öldürülmesini emretti. Araya Hz. Osman girerek affını diledi, Resulullah (A.S.V) da onu affetti Nesai bunu rivayet etmektedir. Bu zatın adı tam olarak şöyledir; Abdullah İbni Sa’d İbni Ebi Sarh İbnül Haristir künyesi Ebu Yahya’dır, Hz. Osman Zinnureyn (R.A) Hazretlerinin sütkardeşidir. Annesi Mehabe Bintü Cabir’dir sadece İbni Hibban babasının münafıklardan olduğunu söylemiştir. Fetihten önce Müslüman olmuş hicret etmiştir. Abdullah İbni Sa’d İbni Ebi Sarh Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın vahiy kâtiplerinden biri idi.

 

Dakika 10:05

 

Vahiyler nazil oldukça Peygamber Efendimiz ona imla ettirirdi. Bu irtidat etti ve Mekke’ye giderek kâfirlere karıştı, ben Muhammed’in yazdırdıklarına istediğim gibi tasarrufta bulundum o bana (عَزِيزٌ حَكِيمٌ) diye yazdırırdı, ben (عَلِيمٌ حَكِيمٌ) derdim o da evet hepsi doğru derdi, yalanlar söylerdi birçok yalan katardı konuşmalarına, Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’a bu sözleri ulaşıyordu. Hz. Peygamber (A.S.V) Mekke’nin fethi sırasında Mekke halkını toptan affetmiş, bir rivayette 2’si kadın 4’ü erkek olmak üzere 6 kişiyi aftan istisna ederek, bu Kâbe’nin örtüsü altında bile olsa nerede görülürse öldürülmesini emretmişti. Abdullah İbni Ebi Sarh da bunlar arasında idi, Hz. Osman Radıyallahu Anh’ın yanına sığındı, Hz. Osman onu bir müddet sakladı ortalık sakinleşince beraberine alarak Resulullah Aleyhisselatu Vesselam‘ın huzuruna af talep etmek için getirdi üç sefer biat talep etti. Resulullah (A.S.V) her seferinde sükût buyurup müspet cevap vermedi. Hz. Osman ısrar edince üçüncüden sonra biatı kabul etti, onlar ayrılıp gidince ashaba yönelen (A.S.V) içinizde aklı başında biri yok muydu ki ben biat için elimi vermeyince öldürüvermedi dedi. Ensar’dan bir zat keşke bize bir imada bulunuverseydiniz hemen öldürürdük deyince Peygambere hain gözlü olmak yani içi ile dışının farklı olması diliyle sükût edip gözüyle işaret etmesi yakışmaz cevabını verdi. Abdullah İbni Ebi Sarh ölünceye kadar İslam’a samimiyetle bağlı kalmıştı, birçok hizmetlerde bulunmuştur İbnü’l Esir hoş olmayan tek bir davranış kendisinden sadır olmamıştır der. Evet, kıymetliler belki İbni Esire onu müspet yönleri gelmiştir, bir başkası başka rivayette bulunabilir ama şuanda hüsnü zannı korumak sahabeler hakkında dilini tutmak en uygun olanıdır. Hz. Osman onu 25 yılında Mısır’a vali tayin etmiştir, Cenabı Hak Afrika’nın fethini onun elleriyle müyesser kılmıştır. Abadeleden uluları da er olarak katılmışlardır bu savaşa yani meşhur âlim Abdullahlar Afrika’nın fethin de o orduda bulunmuşlardır. Yani Abdullah İbni Ebi Sarh’ın kumandasındaki ordularda onlarda asker olarak bulunmuşlardır. Bunun iki meşhur kazası daha vardır, Sudan cihetinde cihetine 31 yılında yaptığı Esavit siyahiler seferidir.

 

Dakika 15:00

 

Sulh anlaşması yapmıştır ve oraları İslam topraklarına bağlamıştır. Konstantin de yaptığı Saffari deniz savaşıdır yani üçüncü seferide Bizans’a karşı bizzat burada Saffari deniz savaşıdır 34 yılında cereyan etmiştir. Hz. Osman’a karşı fitne çıkınca yardım etmek üzere yola çıkmış ise de Mısırda çıkan bazı karışıklıklar sebebiyle geri dönmüş ve Askalana çekilmek zorunda kalmış, Hz. Osman’ın vefatına kadar orada ikamet etmiştir. Remleye çekildiği de söylenmiştir. Evet, Ashab-ı Güzinin tamamından Cenabı Hak razı olsun ve içlerinde yanlış yapanlar olduysa Allah onlara da mağfiret etsin. Evet, bütün dünyada ümmeti Muhammed’in ne kadar imanlı mümin samimi kimseler varsa ümmeti Muhammed’den hepsini birlik beraberlik içinde yüce İslam’a hizmet etmeyi nasip eylesin ve mağfiret eylesin merhamet eylesin. İnsanın olduğu yerde doğrular olduğu gibi yanlışta bulunabilir. Ubey İbni Ka’b (R.A) anlatıyor; Uhud savaşında Ensar’dan 64 muhacirlerden de 6 kişi şehit düştü, (Radıyallahu Anhüm Ecmain) bu şehitlerden biri de Hz. Hamza (R.A) idi. Bunların cesetlerinden bazı uzuvlarını kopararak hakaretlerde bulunmuşlardı putperestler müşrikler. Bunun üzerine Ensar bir gün bize de böyle bir fırsat düşerse bu hakaretin daha fazlasını yapacağız dediler. Mekke’nin fethi günü olunca şu ayet inzal edildi; eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynı ile mukabele edin sabrederseniz andolsun ki bu sabredenler için daha hayırlıdır Nahl suresi 126. ayeti kerime inzal edildi. Bir adam bugünden sonra Kureyş yok dedi, Resulullah (A.S.V) 4 kişiden başka kimseye dokunmayın diye emretti bunu da Tirmizi rivayet etmektedir. Evet, kıymetli efendiler, Resulullah (A.S.V) Uhud’ta şehit olan Hz. Hamza Radıyallahu Anh’ın cesedine hakaret kastıyla tecavüz edilerek paramparça edildiğini görünce sana bedel 70 tanesinin cesedini de ben parçalayacağım diye yemin eder, bunun üzerine Cebrail (AS.) Nahl suresinin hitam kısmını yani yukarıda kaydedilen ayetleri getirir. Ayette misliyle mukabele tecviz edilmiş olmasına rağmen sabretmenin daha hayırlı olacağı bildirildiği için Resulullah (A.S.V) intikam arzusundan vazgeçer. İbni Abbas, Ubey İbni Ka’b, Şabi vesaire son 3 ayet dışında Nahl suresinin Mekke’de nazil olduğunu söylemişlerdir. Yani ‘’Bakara Suresinin 190. Ayetinde’’ sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın, aşırı gitmeyin şeklinde sınırlı olarak verilen savaş izni yukarıda kaydedilen ayeti kerime ile düşmana yaptığı kadarını yapmak suretiyle cezalandırın daha fazlasını yapmayın diye açıklığa kavuşturulmuştur.

 

Dakika 20:25

 

Evet, efendiler, ey Muhammed Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel şekilde tartış, işte ‘’Nahl Suresi 125. Ayeti Kerime’’ de Cenabı Hak Peygamberimize böyle emretmiştir. Hikmetle, güzel öğütle, en güzel şekilde tartışma ile çağır insanları İslam’a. Evet bu davet işi halkın eski inançlarını adet ve alışkanlıklarını terki gerektirmektedir. Davetçiye istihza, hakaret, lanet, dayak, öldürme gibi çeşitli fenalıklar yaparlar. İslam’a davet etmek insanlığı kolay şeylerden değildir, en çok sıkıntı çekenlerin Peygamberler olduğunu unutmamak gerekir, bu yüzden ve Peygamberin yolunda varis ulema da gerçek âlimler de bu türlü çileleri çekerek gelmişlerdir. İtidali, ölçülü olmayı emretmekte Cenabı Hak. Size yapılandan fazlasını yapmayın buyurmaktadır evet bunu da Razi ayetin böyle açıklanmasını uygun olacağını söylemiştir. İsra suresine gelmiş bulunmaktayız kıymetli dostlarımız, buna Beni İsrail suresi de denmektedir. İbni Abbas Hazretleri (Radıyallahu Anhüm ve Erdahüm Ecmain) sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kuran-ı Kerim’de lanetlenmiş ağaç ile sadece insanları denedik. ‘’İsra Suresi Ayet 60’’ bu meali de ki bu ayeti kerimede geçen rüya için şu açıklamayı yaptı İbni Abbas Hazretleri. Bu Resulullah (A.S.V) miraç gecesin de Beytülmakdis’e götürüldüğü zaman gözüyle görmesidir. Kuran-ı Kerim’de lanetlenmiş ağaçta zakkum ağacıdır, bunu da Buhari, Tirmizi rivayet etmektedirler. Rüya kelimesi uyuyan kişinin gördüğü şey manasına geldiği gibi mastar olarak tıpkı ru’yet gibi görmek manasına da gelir. Bunun Türkçesi düş manasındadır, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın ve ashabının Mekke’ye gireceğine dair görmüş olduğu rüyadır. Hudeybiye sulhunun yapılması ile sonuçlanan ve Kâbe’yi ziyaret gerçekleşmeyen sefer yapılırken herkes bu rüyanın tahakkuk edeceği inancındaydı, dediğimiz gibi Kâbe tavaf edilmeden dönülünce ashapta sükûtu hayal olmuştur, hatta Hz. Ömer Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a Kâbe’yi ziyaret edeceğiz dememiş miydiniz diye öfkeli bir itiraz da bile bulunmuştu. Resulullah (A.S.V.) evet ama bu sene göreceğiz dememiştim diye cevap veriyor.

 

Dakika 25:05

 

İşte bu durum üzerine ‘’Fetih Suresinin 27. Ayeti Kerimesi’’ inzal ediliyor; yüce Allah (C.C) Resulüne rüyasında doğru söylemiştir, Allah’ın izniyle Mescid-ül Harama mutlaka gireceksiniz ayeti nazil olmuştur. Ey insanlık âlemi Allah ve Resulüne itaat ediniz, sizin bilmediklerinizi Allah biliyor Resulüne bildiriyor. Sakın yanlış yapmayınız, ashabın maruz kaldığı fitnedir, Cenabı Hak Hudeybiye’de ashabı güzini büyük bir imtihandan geçirmiştir. İmtihanı tam kazanan içlerinde Ebubekir Hazretleridir, öbürleri sükût ve bir üzüntü ile karşılamışlardır. Ebubekir ise Allah ve Resul’ünün her şeyi iyi bildiğini her şeyin içi sırlarla dolu olduğunu iyi biliyordu. Kureyş Resulullah (A.S.V), Kureyş liderlerinin Bedir’de gebertileceğine dair gördüğü rüya vesaire olduğunu söylemiştir bazı âlimler. Bunlar da gerçekleşmiştir bir, bir ittifakına mazhar olan görüş Hz. İbni Abbas (R.A) Hazretlerinin belirttiği görüştür. Yani Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ın miraç esnasın da gördükleridir, düş manasın da telakki edenler hata da ileri giderek Miraç hadisesinin rüya da cereyan ettiğini bunun bir düş olduğunu söylemişlerdir. Bunlar da ayakları kaymaya müsait olan insanların durumudur. Hz. Ebubekir (R.A) Muhammed ne söylemişse o doğrudur diyerek en iyi puanı alıyor ve Sıddık‘iyet payesine yükseliyor. Evet, lanetlenmiş ağaç zakkumun da imtihan kılınması ayeti kerime de ifade edilmiştir. Erimiş maden ve kaynamış su gibi yakıcı olacağı vesaire belirtilmiştir. Hatta bu çeşit tasviratı işiten Ebu Cehil biz zakkum diye hurma ile kaymağa deriz demişler, Ebu Cehil cariyesine emrederek hurma ve kaymak hazırlatmış arkadaşlarına haydi zakkumlanın diye yemeğe davet etmiş, bunun üzerine zakkum sevenlerden irtidat edenler olmuştur. İşte kalbi yoka sapmaya müsait yuvarlanmaya müsait nice insanlar vardır Ebu Cehil’in o firavunluğun hilesi karşısın da aldananlar olmuştur ama şu anda Ebu Cehil cehennemdeki gerçek zakkumdan yemeye devam ediyor. Dünya da gerçeklerle alay eden Ebu Cehil şimdi o cehennemin en dibin de cezasını çekmeye devam ediyor. İbni Mesud (R.A) Hazretleri bir şehri yok etmek istediğimiz zaman onu nimet ve refahtan şımarmış elebaşlarına yola gelmelerini emrederiz ama onlar orada iyice yoldan çıkarlar. Artık o şehir yok olmayı hak eder, biz de onu yerle bir ederiz. Bu da ‘’İsra Suresi 16. Ayeti Kerime’’

 

Dakika 30:03

 

Bu ayeti kerimede ki şımarmış elebaşlarına emrederiz ifadesi ile ilgili olarak şunu söylemiştir, biz cahiliye devrin de sayıca artan bir kabile için falanca kabile arttı derdik. İbni Mesut Hazretleri ayeti kerime de emrederdik manasına (Emerna) diye gelen kelimenin çoğaltırdık manasına da gelen geldiğini belirtiyor, bu durum da ayet şımarıklıkların sayısını artırırız onlar da böylece iyice yoldan çıkarlar manasını vermiştir. Şımarıklıkları idareye getirir başa geçiririz, işte azgınlar başa geçtiği zaman o milletin batması yakındır ve hep batmışlardır. Yine İbni Mesut (R.A) Hazretleri onların taptıkları da Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar, İsra suresi ayeti kerime bu ayeti kerime hakkın da şu açıklamayı yaptı, insanlardan bir grup cinlerden bir gruba tapıyorlardı. Bu cinniler Müslüman oldular, insanlar hala bunlara tapmaya devam ettiler bunun üzerine ayeti kerime nazil oldu, Buhari ve Müslim rivayet etmektedir bunu da. Deki; onu Allah’ı bırakıp boş yere tanrı diye söylediklerinizi çağırın. Bu da ‘’İsra Suresi Ayet 56’’ ibaresinde de put yani kast edilmemiştir, çünkü tapılan bu şey müteakip ayette şöyle tavsif edilir, onlara taptıkları da Rablerine yakın olmak için vesile ararlar. Şimdi İsa (AS.) bana tapının dedi mi? Demedi. Bak Müslüman cinler de Müslüman olmuşlar ama öteki putperest sapıklar hala yine tapınmaya devam ediyorlar. İşte iyi insanların katiyen kötü işin yapılmasına müsaade etmezler, ne yazık ki insanlar yoldan sapınca iyi insanları da putlaştırmaya çalışırlar. Cenabı Hak Allah’ın gazabına uğrayanlardan sapanlardan sapıtanlardan eylemesin. Allah’u Teâlâ hidayeti daim olan imanları kâmil olan ebediyülebet refaha mutluluğa ulaşan kullarından eylesin. İnsanoğlunun bir kısmı vardır ki sapmaya sapıtılmaya müsaittir. Allah onlardan eylemesin, onun için kıymetliler, gece gündüz yüce Allah’a dua etmek lazım.

‘’Allahümme inni eselüke kalben selime velisanen sadika ve es’elüke min hayri ma talem ve euzu bike min şerri ma talem ve estağfiruke mimma talem, la ilahe illa ent sübhaneke innî küntü minezzalimin. La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minezzalimin’’

 

Kıymetli muhterem dostlarımız, bütün varlığınla Allah’a dua halin de yalvarış halin de ol, çünkü ondan ayrı olmak helak demektir gafletin derinidir, derin gaflet kişiyi helak eder. Aman Rabbinden bir an bile gafil olma, Cenabı Hak muvaffak eylesin lütfu ihsanı keremi ile.

 

Dakika 35:11

 

(Visited 66 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}