74- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 74

74- Hadis-i Şerif Külliyatı Ders 74

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

 

’’Elhamdülillahi rabbil âlemin vesselatü vesselamü ala rasulina Muhammed ve ala alihi ve ezvacihi ve ashabihi ve etbaihi ve etratihi ecmain rabbi euzu bike min hemezatişşeyatiyni ve euzu bike rabbi en yahdurun’’

 

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Sevgili dostlarımız, hadisi şerifler külliyatından keşif notları vermeye devam ediyoruz. Yine dersimiz esbabı nüzul hakkındadır. İbnü Abbas (R.A) Hazretleri efendime söyleyeyim şu iki ayet hakkın da aşağıdaki açıklamayı yapmaktadır. Cenabı Hak buyuruyor; doğrusu inanıp hicret edenler tabii ki hicretin ne olduğunu biliyorsunuz, inanıp hicret edenler Allah yolun da mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler yani Ensar’ı Ensar (R.A), işte bunlar birbirlerinin dostudurlar ve inanıp hicret etmeyenler var ya işte o hicret etmeyenlerle hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrun da yardım isterlerse aranız da anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Yüce Allah işlediklerinizi görmektedir, inkâr edenler birbirlerinin dostlarıdır, eğer siz aranız da dost olmazsanız yeryüzün de kargaşalık fitne ve büyük bozgun çıkar. İnanıp hicret eden, Allah yolun da savaşanlar ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır, sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar işte onlar sizdendir. Evet, kıymetliler bu ayeti kerimeleri Müslümanlar iyiden iyiye incelemeleri gerekir, tüm Kuran-ı Kerim’de olduğu gibi. Bedeviler Muhacire varis olmazlar, yani olmazlardı. Muhacir de ona varis olmazdı, bu durum nesh edildi. Ayeti şöyle buyurdu; birbirinin mirasçısı olan akraba yüce Allah’ın kitabına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu yüce Allah her şeyi bilir Enfal Suresi ayeti kerime 22-25 bunu da Ebu Davud rivayet etmektedir. Sevgili dostlarımız, işte miras ayeti gelince artık yakın akrabalar birbirine mirasçı oldular. Önceki durum mensûh oldu, bu ayet öncekini nesh etti, bura da nasih mensûh olayı vardır. Nasih olan sonraki gelen Allah’ın hükmü bir öncekinin hükmünü ortadan kaldırır.

 

Dakika 5:02

 

Hükmü ortadan kaldırılan mensûh denir. Hükmü sonraki gelen hükme de nasih denmektedir. Evet, şimdi de Enfal suresinden sonra dersimiz Berâet Suresine gelmektedir İnşaAllahu Teâlâ. Yine İbnü Abbas Hazretleri rivayet ediyor ve anlatıyor ki; Hz. Osman (R.A) Hazretlerine dedim ki sizin niçin mesânî grubuna giren Enfal Suresini miun grubuna giren Berâet Suresine yaklaştırdınız ve aralarına da besmeleyi yazmadınız. Hz. Osman (R.A) şu cevabı verdi; Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a vahiy sırasın da birçok sure birlikte gelirdi, bu durum da herhangi bir vahiy geldi mi vahiy kâtiplerini çağırır, onlara şu ayetleri şu, şu meselelerin zikredildiği sureye koyun diye irşat ederdi. Bir ayet geldiği zaman da bu ayeti için de şu, şu şeylerin zikredildiği sureye koyun derdi. Enfal Suresi Medine’de ilk nazil olanlardandı, Berâet suresi ise iniş itibariyle Kuran-ı Kerim’in sonuncusu idi, bunun kıssası da Enfal ’in kıssasına benzemekte idi. Bu sebeple Berâeti öbüründen zannettim, Resulullah (A.S.V) bu surenin öncekinden olduğunu belirtmeden vefat etti, bu sebeple ben bunların arasını yakın tuttum ve ikisinin arasına Bismillahirrahmanirrahim satırını koymadım. Böylece onu yedi uzunların              seb ’ut-tival arasına koydum Ebu Davud, Tirmizi bunu bu şekil de rivayet etmektedirler kıymetli dostlarımız. Ayetlerin tertibinin tevkifi yani ilahi irşat ve Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam’ın emriyle olduğun da icma ederler. Yani ayetler Kuran-ı Kerim’deki tertip şeklini Allah’tan gelen emre göre ayetler tertip edilmiştir. Onu bildirmektedir seb ’ut-tival 7 uzunlar demektir, 7 uzun sure Bakaradan itibaren el miun ayetleri yüzden fazla veya buna yakın olan surelere denmektedir. El Mesânî ayetleri yüzden az olan surelere denmektedir. El Mufassal Kaf Suresinden sonrakiler denmektedir başka burada değişik rivayetler de bulunmaktadır. İbnü Cübeyr (R.A) Hazretleri anlatıyor; İbnü Abbas (R.A) Hazretlerine sordum Tevbe Suresi nedir? Şu cevabı verdi; Tevbe mi, bilakis o fazihadır, İslam düşmanlarını rezil etmektedir (وِمِنْهُم) onlardan bir kısmı şöyledir.

 

Dakika 10:03

 

(Ev minhüm) Onlardan bir kısmı şöyledir diyerek o kadar çok sayı saymıştır ki halk bizden kimseyi bırakmayacak herkese zikredecek zannına kapıldılar. Ben tekrar sordum ya Enfal Suresi bu dedi Bedir savaşı hakkın da nazil oldu, ben tekrar sordum pekâlâ Haşr Suresi, o da dedi Beni Nadir Yahudileri hakkın da nazil oldu Buhari, Müslim bunu rivayet etmektedir bu şekilde. Faziha rezil eden kepaze eden demektir, İbnü Abbas (R.A) Hazretleri onlardan bazıları Peygambere eziyet verirler, onlardan bazıları sadakalar hakkın da sana göz kırparlar. Onlardan bazıları bana müsaade et derler vesaire, yani mazereti olmadan kaytarmaya çalışanlar olduğu gibi, bu işin için de gizli münafıklar azılı Peygamber İslâm düşmanları hakkın da Tevbe Suresi yani Berâe Suresi düşmanları rezil kepaze eden surelerdendir diyor İbnü Abbas hazretleri ve örnekler veriyor. Burada Berae ve Tevbe bilhassa Berae ihtiyar ültimatom demektir. Tevbe ismini de surede Tebük savaşına katılmayanların tövbelerinin kabul edildiğini haber veren ayetlerin bulunması sebebiyle bu ismi almış olduğunu söylemektedir. O tövbesi 50 gün geciken ve cezalandırılan kendini cami mescidi nebinin direğine asan, 50 gün kimsenin selam vermesi yasaklanan, hanımından dahi uzaklaştırılan kişiler hakkın da bunların tövbesinin kabul olması da bu süreyi celile de zikredildiği için bu ismi almıştır buyrulmaktadır o konu yerin de izah edilmiştir. Bir diğer rivayette de Said İbnü Cubeyr’in, ya Suret ’ül Haşr niye inmiştir diye bakın bir soru soruyor? Bunun sorusuna İbnü Abbas (R.A) Hazretleri bakın ne diyor; Haşr Suresi hayır o Beni Nadir Suresidir cevabını verdiği kaydedilmiştir. Yani Yahudiler hakkın da inzal edilen bir sure ki Yahudiler anlaşmaları bozuyor, Peygamberimize suikastlar hazırlıyorlar öldürmek için her yola başvuruyorlar hem de putperestlerle İslam düşmanları ile birlikte gizli hareket ediyorlardı. İşte Cenabı Hak her düşmanın tepesine layık olduklarını indiriyor, bindiriyor. Beni Nadir adındaki Yahudi kabilesinin Medine’den sürgün edilmesidir. Suikast hazırlayıp üzerine damdan bir değirmen taşı yuvarlayarak Peygamberimizi öldürmeye teşebbüs ettiler. Vahyi ilahi Resulullah (A.S.V) oradan aniden uzaklaşması planı akim bıraktı, planlarını bozdu Cenabı Hak.

 

Dakika 15:12

 

10 gün için de Medine’yi terk etmelerini yüce Allah Peygamberimize emretti, Peygamberimiz de Yahudilere 10 gün için de terk edin Medine-i Münevvere’yi dedi. Bu Yahudilerle gizli işbirliği yapan münafıkların lideri Abdullah İbnü Übey adam göndererek Yahudilere kalelerinize girerek savaşın, Peygamberle savaşın Muhammed’le diyordu. Peygamberimize de gelip (A.S.V) ben Müslümanım diyordu bu adam münafıkların lideri idi. Baş münafıktı, benim 2000 adamım var diyordu Yahudilere gizli destek veriyor, diğer Araplar da yardım eder sizin için son fertlerine kadar ölürler diye onları savaşmaya teşvik etti. Bu işte Peygamberimizin arkasın da namaz kılan kılar görünen münafık ve onun adamları. Bunun üzerine Beni Nadir Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a adam göndererek yurdumuzu terk etmiyoruz, istediğini yap dediler. Resulullah (ASV) derhal kuşatma emri verdi, Beni Nadir vaat edilen yardımlardan hiçbirini göremeyince 15 günlük direnmeden sonra götürebilecekleri kadar malla Medine’yi terk etmek şartıyla sulha razı oldular. Evlerini Müslümanlar faydalanmasın diye kendi elleriyle yıktılar, o Yahudi zihniyeti, Haşr Suresin de onların bu hali adeta istihza ile yâd edilir. Evlerini kendi elleriyle ve müminlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri ders alın ders diyor Cenabı Hak, Haşr Suresi ayeti kerime 2. Yine 17 ayetlik kısmı hemen hemen tamamen Beni Nadir’in Medine’den sürgüne gönderilmeleri ile ilgilidir. Bu sure bugün silah, terör, dalavere ve Beyne’l Minel siyasi himaye kalâlarına sığınmış olan Yahudilerin gelecekte 1967 harbinden sonra yerleştiği Sina’yı Mısırla yaptığı anlaşma gereğince boşaltırken, oralar da kurduğu inşaatları dinamit ve buldozerle kendi elleriyle tahrip etmeleri örneğin de olduğu üzere, nice inşaatlarını dinamitleyerek terk etmek zorun da kalacaklarının mucizevi ilahi bir müjdesi de sayılabilir. Nitekim Resulullah (A.S.V) efendimiz şöyle buyurmaktadır; Müslümanlarla Yahudiler harp etmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Harpte Müslümanlar galip gelerek Yahudileri ortadan kaldıracaklar, öyle ki Yahudi taşın ve ağacın arkasına saklanacak da taş veya ağaç ey Müslüman, ey Allah’ın kulu şu arkamdaki Yahudi’dir, hemen gel de öldür onu diye taşlar ağaçlar konuşacaktır. Peygamberimiz böyle haber vermektedir, sadece kargat ağacı müstesna, çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır buyurdu Peygamberimiz.

 

Dakika 20:12

 

İşte görüyorsunuz kıymetliler, Yahudi kendi Peygamberlerini tarih boyunca katleden Peygamber katili bir millet için de iyiler müstesna. O kuralı bozmuyor ve yüksek âlimleri katleden âlimlerin katilleri. Peygamber katili, ulemanın katili zihniyet şimdi de ne yapıyor Filistin’i işgal ederek orada Müslüman kanı döküyor o kan da yarın boğulacağını hiç düşünemiyor. Tarihinden ibret almadı Kitoslar onları yaktı yıktı, buhdunnasarlar onları yaktı yıktı, Hitler onları yaktı yıktı, geçmişinden hiç mi hiç ibret almadılar. Hâlâ kan dökmeye devam ediyorlar, dünyadaki localar da dünyayı nasıl fitne fesada boğarız diye gece gündüz onun hesabını yapmaya devam ediyorlar. Her azgının belası yakındır. Bizim diyeceğimiz şudur; Tevrat’a gerçek Tevrat’a dönün, gerçek Musa’ya dönün, orada Hz. Muhammed haber veriliyor, gerçek Tevrat’ta gerçek Musa, gerçek İncil, gerçek İsa, Hz. Muhammed’i müjdeliyor. Oraya dönün derhal Müslüman olun, benim diyeceğim bizim diyeceğimiz bu ama sen kendin bilirsin. Eğer ben bu zulümden, bu katillikten bu kan dökmekten vazgeçmem dünyayı ifsat etmeye devam edeceğim, emperyalist güçlerle hareket edeceğim diyorsan başına gelecek belalara hazır ol. Allah’a kimsenin gücü yetmez, senin elindeki yanlış Tevrat seni aldatıyor. Gerçek Tevrat’a dön, senin yanındaki sahte din adamları seni aldatıyor. Gerçek din adamlarına dön, Abdullah İbnü Selam Peygamberimizin devrin de yüksek bir Yahudi âlimi idi, gerçekleri gördü Tevrat’ta İncil’de, Hz. Muhammed’i görür görmez Müslüman oldu. Bu gerçek bir Yahudi âlimi idi, işte gerçek Yahudi âlimleri ile hareket edin ki bu katillikten kendinizi kurtarın cehennemden. Dünyayı siz cehenneme çeviriyorsunuz, dünyayı cehenneme çevirince önce o ateşte kendiniz yanıyorsunuz haberiniz olsun. Kan döken adam dünya da huzurla yaşar mı? Batıl yolda savaşıyorsun hak yolda savaşsana. Hak yolu sana İslam Hz. Muhammed, gerçek Tevrat, gerçek Musa, gerçek İsa, gerçek İncili şerif, hepsi bunların Kuran-ı Kerim’de bunlar sana gerçeği gösteriyor, bu yolda Müslüman ol bu yolda savaş. Allah’ın emrinde ol, bizden söylemesi ötesi sana kalmış biz de zorlama yok. Bizde tebliğ var, ister inan ister inanma. Allah, Kuran-ı Kerim dünyaya meydan okuyarak geldi, meydan okuyarak gidiyor, Allah’a kimsenin gücü yeter mi yetmedi yetmeyecek, Allah’u Teâlâ azizdir, mağlup olmayan ebedi galip olan, zât-ı ilahi sadece Allah’tır. Allah’tan yana ol, Allah’ın emrin de ol kimsenin gücü yetmez. Ha ölüm var mı? Var şehit olursun Allah yolun da en yüksek mertebeye çıkarsın o ayrı.

 

Dakika 25:28

 

Kalırsan gazi olursun şanlı bir kahraman olarak, işte Müslümanın ölümü de çok hayırlı gazi olması da çok hayırlı, biri şehit olup arşı alanın kandillerindeki saraylara gidiyor, birisi de kahramanca dünya da göğsünü gere gere Allah’ın emrin de kahramanca cihad ediyor. Allah’ın askeri Allah’ın emrin de bir kul, dünya da barışı adaleti kardeşliği sağlamak için çalışan kahramanlarının adıdır İslam gazileri. Kan dökenler değil, katillerin hakkından gelen barışın önündeki engelleri kaldırıp atan kahramanlardır gaziler. O yolda canını veren de şehitlerdir. Hak yolun ilmini, irfanını da dünyayı okuyarak, okutarak gelen İslam âlimleridir. Âlimler ömrünü verirler hak yola, şehitler canlarını verirler, gazilerce kahramanlarca o cepheden öbür cepheye hazırlanırlar. Çünkü dünyanın huzuru, dünyanın barışı ey Müslüman senin güçlü olmana bağlı güçlü ol, bir ol, beraber ol. O zaman dünya barış için de zalimi caydırıcı olarak güç hazırla güç. Gâvurdan güçlü olmazsan o zaman meydan gâvura kalır, zalime kalır katillere kalır barış’ın düşmanlarına kalır. Ey Müslümanlar bir bütün olun, birlikte kahramanca barışı yeryüzüne hâkim kılmak için o barışın adı İslam’dır İslam. Adaletin adı gerçek adaletin adı İslam’dır, gerçek kardeşliğin gerçek muhabbetin sevginin adresi İslam’dır. Dünyanın huzuru İslam’a bağlıdır, bütün milletlerin huzuru. İslam Müslüman kendi huzurunu sağlamakla kalmaz, bütün dünya da bütün milletlerin huzurunu da sağlar. Yalnız sen İslam’ı cihana hâkim kılmaya bak. Katillerden, kerhanecilerden, meyhanecilerden aklı yerinde olmayan sarhoşlardan dünyayı kurtar. Onun bunun kanını emen, hak adalet tanımayan ve dünya’yı kendi mahiyetin de toplayan dünyanın malını, mülkünü ipotek altın da kendine alıp dünyanın bir tarafını aç bırakmaya çalışan, bu vampirlerden bu katillerden dünyayı kurtarmak zorundasın. Bu da ümmeti Muhammed’in bir ve bütün olmasına bağlı. Bu Peygamber katili katilleri bakın arzı mevuttan bahsediyorlar, Peygamber katili için arzı mevut söz konusu değildir. Müslüman ol, dünyaya hakkı adaleti kardeşliği sulhu barış’ı sağla o zaman olur. O zaman Yahudi’si de kurtulur, Hristiyan’ı da kurtulur, Müslümanı da kurtulur, insanlığın tümü kurtulur.

 

Dakika 30:05

 

Çünkü Allah katın da din nedir? (إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ) Allah katın da din İslam’dır. Bu din Hz. Âdem’le dünyaya doğdu İdrislerle, Şit’lerle, Nuhlarla, İbrahimlerle, diğer Peygamberlerle Musalarla, İsalarla Hz. Muhammed’e kadar geldi. Muhammed’le (A.S.V) bütün Peygamberlere de selam olsun, Hz. Muhammed’le dünyanın sonuna kadar devam edecektir. Allah bir, dinde birdir, İslam bu, bunun son Peygamberi Hz. Muhammed’dir, kitabı Kur’an’ı Kerim’dir, sen bunu inkâr ediyorsan senin kaç ilahın var. Yahudi’nin Allah’ı ayrımı, Hristiyan’ın Allah’ı ayrımı, İsa’nın Musa’nın Allahları ayrımı? Haşa sümme haşa, İbrahim’in, Nuhların, Âdemlerin Allahları ayrı mı? Allah bir zaten sıfatlarında da her şey de Allah bir, o bir olan Allah bütün Peygamberleri görevlendirdi bu yanlıştan vazgeç, Peygamber Yahudi’den olursa kabul edeceksin, Yahudi’den olmazsa kabul etmeyeceksin, sana bu ırkçılığı Siyon zihniyetini şeytanlar bu hapı yutturmuş bundan vazgeç, bugün İsmail (AS.) soyundan geliyor. Hz. Muhammed, İsmail’le İshak nedir? İshak’ın soyundan Yakuplar, Yusuflar geliyor, İshak’la bugün İsmail kardeş, babaları İbrahim (AS.) iki kardeşten geliyor bakın Peygamber ağacı, birisi İsmail’den Hz. Muhammed öbüründen yine İbrahim Aleyhisselamın öbür oğlundan da Beni İsrail geliyor. Kökün bir kardeşsin, hepsi Allah’ın kulları İbrahim Aleyhisselamın bunlar evlatları bunlar Peygamber, sen kendi soyundan gelmedi diye Peygamberi inkâr etmek Allah’ın emrine karşı koymak, sana ne kazandırır en büyük zalimliği kazandırır. En büyük katili kazandırdı işte başına gelmedik bela kalmadı bundan vazgeç, evet iki kardeş bakın İsmail (AS.) ile İshak (AS.) Peygamber İbrahim’in çocukları evlatları bunlarda Peygamber, sen Yakup’un, Yusuf’un soyundan gelmiyor diye öbür Peygamberleri kabul etmeyeceksin. Allah’ın emrine karşı koyacaksın senden daha büyük kâfir olmaz. Çünkü İslam bütün Peygamberlerin tamamını ayrım yapmadan tasdik eder. İslam amentüsünün için de bütün Peygamberler vardır, bir tanesini dışlayamaz bir Müslüman, Musa’yı sen inkâr etsen de Müslüman Musa’yı inkâr etmez, Tevrat’ı gerçek Tevrat’ı bir Müslümana inkâr et desen katiyen inkâr etmez. Niye? Amentünün için de var o, İslam amentüsünün Tevrat’ta var İncil’de var Zebur’da var Musa da var İsa’da var, Zekeriya da var, Yahya da var, bütün Peygamberler var, İbrahim’den tut Nuh’tan ta Âdem’e kadar (AS.) hepsine selam olsun. Biz ne İsa’ya gerçek İsa’ya toz kondurmaz, gerçek Meryem’e Kuran-ı Kerim’in Meryem Suresi var biz ona toz kondurmayız. Musa’ya biz toz kondurmayız ama Muhammed (A.S.V) ki o Muhammed Mustafa ya da toz kondurmayız bunu da bil.

 

Dakika 35:24

 

Musa, senin gerçek Musa da değil senin inandığın, gerçek Tevrat’ta değil, sen Musa gerçek Musa’ya inansaydın gerçek Tevrat’a inansaydın, Muhammed düşmanı olmazdın. Diğer Peygamberlerin de katili olmazdın, nice Peygamberler katlettiğiniz siz, Kuran-ı Kerim Allah mı doğru söylüyor sen mi doğru söylüyorsun? Elbette ki Allah doğru söylüyor, Yahudiler tarihte çok Peygamberler katlettiler. Çok âlimler katlettiler, Kuran-ı Kerim bunu açıklıyor haber veriyor, tövbe edin ey insanlık âlemi, sadece Yahudi Hıristiyan değil Müslümanların yanlış yoldakileri de bütün insanlık âlemi de tövbe istiğfar etsin imana gelsin, Müslüman olsun. Müslümanlık İslam dini kimsenin tekelin de değil, İslam dini Allah’ın dinidir, insanlığın tamamı Allah’ın kullarıdır, bu İslam’dan herkes nasip almak hakkına sahiptir, herkes Müslüman olsun ve Allah’ın sonsuz rahmetine mazhar olsun. Rahmeti rahmanla ana sermayeyi zaten Cenabı Hak vermiş. Rahmeti rahimle sana cennetimi vereceğim diyor Müslüman ol. İslam dini Allah’ın dinidir hepimiz Allah’ın kullarıyız, elindeki yanlışların tamamını bırak, Kur’an-ı Kerim’e bak ve Hz. Muhammed’in ortaya koyduğu gerçeklere bak. Tevrat’ı, Musa’yı, İncili ve Zebur’u ve geçmişin bütün suhufların, mümini, müheymini, musaddiki Kuran-ı Kerim. Gerçekleri Kuran-ı Kerim koruyor, gerçek Musa’ya toz kondurmaz, gerçek Tevrat’a, İncil’e, İsa’ya, Musa’ya ve bütün Peygamberlere bütün ilahi kitaplara suhuflara Kuran-ı Kerim toz kondurmaz, bunlar için Kuran-ı Kerim Musaddiktir, mümindir, Müheymin’dir. Yani geçmişin bütün değerlerini Kuran-ı Kerim bünyesin de koruma altın da tutar Kuran-ı Kerim. Geçmişin bir şeyinin doğru olması için Kuran-ı Kerim’in tasdikinden, Hz. Muhammed’in tasdikinden geçmiş olacak. O zaman geçmişin değerleri koruma altındadır. Daha bundan daha güvenilir bir himaye bulabilir misin? Kuran-ı Kerim bir şeyi himayesine almışsa, Hz. Muhammed onun doğruluğunu sana haber vermişse Kuran-ı Kerim’in müfessiri kim? onun beyanını Allah Peygamber öğretmedi mi? Kuran-ı Kerimi en güzel anlayıp anlatan Hz. Muhammed’dir, hadisi şeriflerin önemi de buradan gelmektedir. Evet, kıymetli dostlarımız, bu bütün insanlık hepimizin insanca kardeşi olduğu için, birbirimize doğruları söylemek için ne yapalım acı tatlı birbirimize gerçekleri söyleyelim. Ama insanoğlu inanır ama inanmaz onu kendi bilir, çünkü kalbi mühürlü ise o mührü alıp kimse silemez. Bu kâfir olarak yaşar kâfir olarak ölür.

 

Dakika 40:00

 

Ama kalbi mühürlü değilse, iman etmeye iç dünyası müsaitse Müslüman olur, Allah’ın hidayeti ulaşır kurtulur o da onu Mevla bilir. Hidayet Mevla’dan bizden değil ki, çünkü Peygamberlerin elin de hidayet olsaydı bir tek kâfir bırakmazlardı, dünya hepsinin imanlı Müslüman olmasını isterlerdi. Bütün Peygamberler bütün insanlığı doğruya çağırmışlardır. Yanlışı bırakın batılı bırakın, hakka gelin hakikate gelin demişlerdir bütün Peygamberler. Onlar tebliğcidir gerçekleri tebliğ ederler, ama hidayet Allah’tandır. Hangi gâvura hidayet ulaşacak, hangisine ulaşmayacak onu Allah’u Teâlâ iyi biliyor. Biz onu bilmemiz imkân ve ihtimali de yoktur, biz ancak insanlara doğruları söyleriz, hidayet ulaşır ulaşmaz onu Mevla bilir. Hz. Muhammed amcası Ebu Talibi ne yapıyordu çok seviyordu ama Cenabı Hak ne dedi? Ey Habibim sen sevdiklerine hidayet edemezsin dedi. O kadar ısrar etti açıktan               Kelime-i Şehadet getiremedi. Ebu Leheb kızıl kâfir olarak geçti gitti o da amcası o da amcası. Tebbet Suresi Ebu Leheb için geldi, ama Hz. Hamza gibi Hz. Ali gibi zatı muhteremler ne yaptılar? Bütün varlıklarıyla Allah’ın yoluna kendilerini adadılar ve Seyyid-i Şüheda şehitlerin efendisi olarak Hz. Hamza şehit oldu. Hz. Ali de kahramanlar kahramanı, âlimler âlimi, ilmi deryası ile kahramanlığıyla sonuçta o da şehit oldu. Allah yolun da bakın bunlar bir ağacın ayrı ayrı dalları, ama o ağaçtan neler oluyor işte görüyorsunuz. Birisi cehenneme odun olurken, birisi Cenneti Âlânın en üst makamlarına yükselebiliyor. Ey yüce Rabbim hidayetini Ya Rabbi nasip eyle. Azılı İslam düşmanlarını hidayette nasipleri varsa onları İslam dostu haline getir. Hidayette nasipleri yoksa ki sen hepsini en iyi bilensin ya rabbi bunların belasını başlarına ver de Müslümanları bunların şerlerinden emin eyle. Ya Rabbelalemin azılı İslam düşmanlarının hakkından gel, ümmeti Muhammed’e birlik beraberlik ver, hakkı hakikati dünyanın başına egemen eyle âmin.

 

‘’Vel hamdü leke yarabbel âlemin Allahümme salli ve sellim ve barik ala Muhammed bi adedi ilmih sübhanallah elhamdülillah Allahu ekber bi adedi halkıh ve minel mizan ve müntehel ilm ve mebleal-rıza ve ziynet el-arş estağfirullah bi adedi zunubina hatta tuğfer Allahu ekber hatta tuğfer la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim’’

 

Dakika 44:38

 

(Visited 35 times, 1 visits today)
{"message":{"type":8,"message":"Undefined variable: show_right_meta","file":"\/home\/pwny9ik9\/public_html\/wp-content\/plugins\/cactus-video\/video-hook-functions.php","line":1155},"error":1}